Anasayfa / İnsan İlişkileri / İletişim becerisini geliştirme taktikleri

İletişim becerisini geliştirme taktikleri

Çocukluk dönemi çok önemlidir. Birçok şeyin temeli bu dönemde atılır. Bir yaklaşıma devamlı maruz kalan çocuk bir süre sonra öyle olduğuna inanır ve inandığı şekilde davranışlar geliştirir. Örneğin; devamlı yaramazsın diye yaklaşırsanız çocuk bir süre sonra öyle bir inanç geliştirir ve aynı davranışları devam ettirir. Çocukları olduğu gibi kabul edip, olmasını istediğimiz gibi davranmalıyız. Karşınızdakilerin (çocuğunuz, eşiniz, arkadaşınız…) kişiliğine değil davranışlarına odaklanın. Kişilik değişmez ama davranışlar değişir: “çok yaramazsın” yerine  “bu hareketin doğru değil”  “inatçının tekisin” yerine “böyle davrandığında inatçı oluyorsun”  gibi. Sadece davranışlara odaklanın. Çocuğa yaramazsın dediğinizde çocuk kişiliğinde böyle bir inanç geliştirir. Bunu değiştirmek zordur. Ama bu davranışına kızıyorum diye yaklaşırsanız, genelde iyi olduğunu ama sadece bu davranışında problem olduğunu düşünür, bunu da değiştirmek kolaydır. Hayatta neye inanıyorsanız o sizin gerçeğinizdir. Gerçeklerinizi herkesin kabul etmesini beklemek doğru değildir. Kendinizle ilgili, eşinizle, çocuğunuzla, dış dünyayla, renklerle, sanatla vs. ilgili gerçekleriniz size aittir.

İngilizler soğuktur, bu okula girmek imkansız, siyah renk uğursuz, eşim çok sinirli, çocuğum çok duygusal bunu kaldıramaz, ben onu söyleyemem, topluluk önünde konuşamam gibi buna benzer milyonlarca inançları devamlı düşündükçe beynimizde bunlarla ilgili kemikleşen yapılar oluşur. En sonunda sınırlarımızı oluştururuz. En az 100 gün boyunca deli olduğunuzu düşünürseniz bir süre sonra delilikle ilgili davranışlar geliştirirsiniz. Olumsuz inançlardan kurtulmak için olumlu hale getirmemiz gerekir. Başarılı ile başarısız, mutlu ile mutsuz insan arasındaki fark, inançlarının farkıdır. Başarabileceğine mi inanıyorsun evet başarırsın. Başaramayacağına mı inanıyorsun evet inanırsan başaramazsın.

İlgili Yazı :   Bedel ödemeye hazır mısınız?

Her anne babanın hedefi özgüvenli, sorumluluk sahibi, başarılı, mutlu bir çocuk yetiştirmektir. İstemek ayrı ama bununla ilgili eylemde bulunmak ayrıdır. Anketlerde anne ve babalara sorduk. Çocuklarınızla ilgili hayattan beklentileriniz nelerdir? %75 genelde istemedikleri vasıflara odaklandıklarını gördük. “Mutsuz olmasın, kötü insanlarla arkadaşlık yapmasın, pasif, çekingen olmasın” gibi… İstenmeyen kısım oldukça doluyken, istenilen kısım birkaç cümleyle sınırlıydı. Markete bile giderken kâğıda istemediklerinizi değil almanız gerekenleri yazarsınız. Beyniniz sadece onlara odaklanır. Evet siz de kendinize zaman ayırıp bir düşünün. Ne istiyorsanız odaklanın ve bunları not alın!

GERİBİLDİRİM
Çocuklara devamlı geribildirim verin. Yaptıkları her davranışın geri bildirimini almalılar. Okulöncesi dönemde olumlu davranışları pekiştirmek için ödül kullanılır ama bunun da abartılmaması gereklidir. Daha sonraki dönemlerde geribildirimler verilmelidir. Devamlı ödül alan her eylemde ödül bekler.

Ödülün olmayacağı eylemlerde bulunmamayı tercih edebilir. Devamlı ceza çocuklarda olumlu davranışı getirmez, tersine intikam duygusu geliştirir. Öc almak için de olumsuz davranışı tekrarlar.

İletişim becerisini geliştirmek

Örneğin; çocuğunuz bir oyuncak istedi, ama baştan kuralları koydunuz “bak  onları devamlı dağıtırsan ben toplamam” dediniz. Oyuncağı aldınız ve dağıtmaya, toplamamaya devam ediyor. Nasıl yaklaştığınız çok önemli.

İlgili Yazı :   "İşyeri kabadayısı" size çatarsa!

1. Uyarı : – böyle devam edersen bu oyuncak gider, hala devam ediyorsa
2. Uyarı : – bu oyuncaklar gidiyor , hala devam ediyorsa
3. Uyarı : – bulunmadan oyuncağı alın.Bu bir geribildirimdir. Yaptığı davranışın geribildirimidir bu. Ama genelde devamlı yapılan “atacağım bu oyuncakları” diyip her seferinde atmamamızdır. Bu da çocukta atılmayacağı inancını geliştirir. Biz yetişkinlerde devamlı  hayatta yaptıklarımızın ve yapmadıklarımızın geribildirimini alırız.

Geribildirim olumlu bir iletişimdir.Eylemlerimizin sonucunu yaşamaktır.Yaptığı olumlu ya da olumsuz davranışların ardından, eleştirmek yerine geribildirimlerini verin.

’İyi ya da kötü sonuca neden ulaştığını anlatın’

Yazan : Aşkım KAPIŞMAK

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

4 yorum

  1. Iletişim ileilgili dale carnegie’nin dost kazanma ve insanlari etkileme sanati diye bir kitabi var çok beyendiğim bir kitap okumanizi tavsiye ederim yaziya gelirsekte güzel bir yazi yanliz genelde cümleler kendini tekrar ediyor.

  2. Ben cekingen biri olarak yetiştim fakat su anda bu çekingenliğimi ve çocukluk dönemlerinde kalan farklı davranışarı yavaş yavaş iteliyorum. farklı ortamlar farklı davranışları farklı şekilde etkilediğini yaşadığım ülke olan amerika gördün…

  3. Evet yazı da özellikle ” hep ödül verirseniz ödül olmayan davranışları yapmaz ” düşüncesini çıkarmak ve ” geri bildirimler konusu ” ayrıca beyinde şartlandırma sınırlandırma diyebileceğimiz ” yaparım dersen evet yaparsın başaramayacağım düşüncesine inanırsan evet başaramazsın ” düşüncelerini çıkarmak gerekir = )

  4. Bende çekingen yetiştim kendimi gerçek hayatta ifade eemiyor yazıda ise olan üstü iyiydim yorum yapıyor bunu sadace yazıya döke biliyordum konuşma becerim yoktu çekiniyordum şimdi aştım

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

kullanilmamasi gereken kelimeler

Sıkıntı Yok’tan Aynen’e kadar Kullanmamanız Gereken 10 Kelime!

Etkili iletişim için bir numaralı aracı kullandığımız dildir. Ancak konuşurken bazen kolaya kaçar ...