İnsanları tanırken “narsistleri” es geçmeyin!
Narsisistik kiÅŸilik bozukluÄŸu
“Genç eriÅŸkinlik döneminde baÅŸlayan ve deÄŸiÅŸik koÅŸullarda, düşlemlerde ya da davranışlarda ortaya çıkan üstünlük duygusu, beÄŸenilme gereksinmesi ve empati yapamamanın olduÄŸu sürekli bir örüntü…”
Kendinin çok önemli olduÄŸu duygusunu taşıma…
BaÅŸarılarını ve yeteneklerini abartma, yeterli baÅŸarı göstermeksizin üstün biri olarak tanınmayı bekleme…
Sınırsız baÅŸarı, güç, zeka, güzellik ve kusursuz sevgi düşleri üzerine kafa yorma…
Özel ve eÅŸi bulunmaz biri olduÄŸuna ve ancak baÅŸka özel ya da üstün kiÅŸilerin, toplulukların, kurumların kendisini anlayacağına ve onlarla arkadaÅŸlık edebileceÄŸine inanma…
Çok beÄŸenilme isteÄŸi…
Her ÅŸeye hak kazandığı duygusu…
İliÅŸkileri çıkarları için kullanma…
BaÅŸkalarının duygu ve isteklerini anlama konusunda isteksizlik…
BaÅŸkalarını kıskanma ve kendinin kıskanıldığına inanma…
SAYILARI ARTIYOR
Bu özelliklerin çoğuna sahip ve küstah, kendini beğenmiş davranışlar sergileyen tanıdıklarınız var mı? Yakından tanımasanız bile gittikçe çevrenizde bu özelliklere sahip kişlerin sayısında artış oluyor mu? O zaman narsisistik kişilik bozukluğu olan birilerini biliyorsunuz demektir. Çünkü bu tanım ve özellikler psikiyatride kişilik bozuklukları başlığı altında yer alan hastalıklardan biri olan narsisistik kişilik bozukluğuna aittir.
Biraz kendini beğenmenin, hele bu beğenmeyi gerektirecek özellikler varsa sakıncası yoktur. Hatta kendini değersiz hissetmekten, önemsiz sanmaktan çok daha sağlıklıdır. Ama iş sadece kendini sevip, diğerlerini sevememeye gelince sorun olur. O sadece kendi gücü, başarıları, güzelliği ile ilgilenir. Diğer insanları sadece kendi çıkarları için kullanırlar. Aslında diğer insanları umursamasının tek nedeni, kendisi hakkındaki yargılarıdır. Yoksa kişi olarak onları umursamaz.
NARSİSİZMİN ARKA YÜZÜ
Narsisistik kişi, kendini yeterli görüp başarıya ilişkin fantazilerle uğraşır. Ama aslında kendinden kuşku duyan, kırılgan, eleştirilere tahammülsüz, değersiz hisseden bir gizli yanı vardır. İnsanlarla yüzeysel ilişkiler kurup, devamlı övgü isteyen, toplulukların içine gerçek anlamda giremeyen, başkalarına güvenmeyen, dayanamayan, onların zamanlarına değer vermeyen, sınırlarını önemsemeyen biridir.
Toplumsal alanda genellikle başarılıdır. Çok ilgi alanı vardır ama hepsi yüzeyseldir. Sıkıntılı, sağlıksız ve taklitçi değerlere sahiptir. Bir yandan yalan söyleyerek maddiyata dayalı, otoriteye saygısız bir yaşam sürerken, dışarıya dürüst, aşırı ahlakçı ve paraya önem vermeyen biri tablo çizer. Baştan çıkarıcı, denetimsiz cinsel yaşamı olan kişilerdir. Evlilikleri düzensizdir, evlilik dışı ilişkilere girer. Çünkü eşini ayrı bir varlık olarak göremez ve sevemez. Çok iyi konuşan, kararlı biri gibi görünmekle birlikte bilgileri; sadece başlıkları içeren yüzeysel bilgilerdir, ayrıntıları unutur. Onun için, dil ve konuşma kendine güvenini tazelemenin bir yoludur.
ÇAĞIMIZ MI ÜRETİYOR?
Gittikçe yakınmalarımız artar oldu çevremizden, tanıdıklarımızdan. “Sadece kendini düşünüyor, kendi çıkarı için her ÅŸeyi yapar, her ÅŸeyi hak ettiÄŸini sanıyor, kimseyi beÄŸenmiyor” söylemlerimiz artıyor mu? Yoksa yapılan bir ÅŸeyler nedeniyle çağımız narsisistik bireyler mi üretiyor? Evde “birey” yetiÅŸtireceÄŸiz iddasında olan ve çok da fazla çocuÄŸa ayıracak zaman bulamayan anne babaların yetiÅŸtirdiÄŸi çocuklar kendilerini daha fazla gösterme gereksinimi duyarken, bir yandan da yalnız kalmanın ve “fazla birey” olmanın sonucu, artan oranlar da narsisistik kiÅŸilik özellikleri gösteriyor olabilirler. Tabii bu sürece toplumları idare eden liderlerin kendi çıkarlarını ön planda tutmaları ve diÄŸer politikacıların bu sürece eÅŸlik etmelerinin katkıları da göz ardı edilemez.
SİZ NE GÖRÜYORSUNUZ?
YetiÅŸen yeni nesle öğretilmeye çalışılan, mesajlarla, örneklerle adeta ezberletilen “önce kendisini kurtarması gerektiÄŸi, önemli olanın bireysel baÅŸarısı olduÄŸu, kendini gösterdiÄŸi taktirde kazanacağı” gibi ilkelerin (!) bu sürece etkilerini de unutmamak gerekir. Bu kadar bireyselleÅŸip, sadece aynada kendini görmeye baÅŸlayan insanların gittikçe artan oranlarda mistik öğretilere, yeni dinlere, baÅŸka dünyalara ilgi duyması çok da ÅŸaşırtıcı olmasa gerek. Belki de bu çağımızın yarattığı bir ÅŸey deÄŸil, çağımızın geliÅŸmeleri insanlarda zaten var olan bu özelliÄŸi sadece belirginleÅŸtirdi. Kimbilir belki de bu artış sadece bu iÅŸle uÄŸraÅŸan bizlerin söylemlerinden ibaret ve aslında artan bir ÅŸey yok, sadece biz var olanların farkına varıyoruz. Sahi sizler çevrenize, televizyonlara çıkanlara, gazetelerde okuduklarınıza, dinlediÄŸiniz propagandalara baktığınızda ne görüyorsunuz?
Â
Yazan : Prof. Dr. Bengi Semerci
Kaynak : www.sabah.com.tr





Bu yazıyı okuyanlar, bunları da okumalı :



06 Ekim 2007, 14:02
ya bole bi yazı gercekten cok yuzlestirici, insan kendinden ve baskalarında olabilecek bi drum herkes dikat etmeli, ayrıca bu konuya deginen proforumuze tesekkurler
06 Ekim 2007, 20:16
Gerçekten güzel bir yazı.. Evet, çevremde gördüğüm narsist gençlerin sayısı hızla artıyor.. Üstelik Narsizmi, Sosyalist olmanın ya da solcu olmanın ÅŸartı olarak algılayanların sayısı da hayli fazla.. Ne alakası varsa.. Bencillik ve “ben” eksenli bir örgüdür narsizm.. E tabi görmek, görmek içn bilgilenmek, bilgilenmek için de okumak lazım yani..
19 Kasım 2007, 15:31
benimde böyle bir arkadaşım olduguna inanıyorum ne desem ikna edemiyorum arkadaşımı degiştirmenin yolu yokmu