Anasayfa / Başarı Yazıları / İş Hayatında Kısa Mesafe Koşucusu Olmak

İş Hayatında Kısa Mesafe Koşucusu Olmak

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Obama’nın ünlü İngiliz Çevre Elçisi Bear ile global ısınmaya dikkat çekmek için yaptığı doğa yürüyüşünü izlerken, Obama’nın içsel direnç ve dayanıklılık ile başarının ilişkisi hakkındaki sözlerine katılmadan edemedim. Obama diyor ki çok yetenekli olabilirsiniz, ancak duygusal direnciniz zayıfsa başarılı olamazsınız. 20 yılı aşkın bir zamandır, önce yönetici sonra girişimci olmuş, bir terapist ve koç olarak bu görüşün altına kalın çizgiler atmak istiyorum. Çocukluğunda nice yetenekli olan koşucular gördüm, ancak bu kişiler iş hayatına atıldıklarında, duygusal hassasiyetleri yüzünden kısa mesafe koşucusu olarak kaldılar. Ya da yeteneği ortalama ancak hedefleri olan çocuklarla çalıştım, ısrarla kendilerini geliştirmeye, çocukluktan yetişkinliğe geçişte yıllar sonra koşacakları mesafe için kendilerine yeni yeni beceriler katma yolunda ısrarcı davrandılar, vazgeçmediler ve nihayetinde hem manevi, hem de maddi mükafatlarına erdiler.

Hayat bir geçişler tüneli gibidir. Önce anne karnından geçerek dünyaya geliriz. Ardından bebeklikten çıkarız, çocukluğa geçiş yaparız, sonrasında beyin fizyolojimizin ve hormonlarımızın bizi şaşkınlığa uğrattığı ergenlik kapısı bekler bizi. Gençlik yılları hemen bir sonraki dönemeçtedir. Sonrasıysa yetişkinlik ve iş hayatı. Bu geçişler boyunca türlü duygusal inişler çıkışlardan geçeriz. Bu tünelin bazı yerleri zifiri karanlık, bazı yerleriyse ışıklıdır. Ancak bu tünelde yürümüş olmak sonraki hayattaki direncimiz için önemlidir, kimi zaman korkarak, kimi zaman büyük bir cesaretle olsa da. Bazılarımız fazla korunduğumuz için, bazılarımız fazla baskılandığımız için tünelin tamamını geçememiş olabilir. Şayet doğuştan getirdiğimiz mizacımız da yatkınsa eğer, tüneli tamamlayamamış olmak, yetişkinlik hayatımızda duygusal alınganlık, kişiselleştirme, yorgunluk, kişisel ilişkilerde yıpranma ve yabancılaşma şeklinde kendisini gösterebilir. Sonuç: Vazgeçmek, donup kalmak veya kavgacı bir kişilik.

İlgili Yazı :   Sende satışçı geni var mı?

iş hayatında kısa mesafe koşucusu olmak

Son günlerde sosyal medyada fazla yer aldığı için dün akşam bir ara Survivor’ı açtım ve yetişkin bedenlerdeki ergen diyaloglarının ekrandaki haline takıldım. Karakterlerden birisi kavga etmeden diyalog kuramazken, diğeri de sürekli kendisini savunma halinde. Elbette ki Survivor bir oyun ve belki de tüm davranışlar kurgu, ancak meselelerini çözmek yerine biriktirerek yetişkinliğe gelen kişilerin çoğunda günlük hayatımızda benzer davranışlar görmüyor muyuz?

Yetişkinlik hayatında kariyere geçişten itibaren türlü tuzaklarla karşılaşırız. Bu tuzaklar enerjimizi çekerler. Duygusal dayanıklılığı düşük kişiler bu tuzaklara düşer ve enerji yönetimi yapmazlar. Bu nedenle de enerjileri zıp zıp top gibidir. Bazen yüksek, bazen düşük, bazen sert darbeli, bazen yumuşak. İnsanın kendisine yapabileceği en büyük iyilik, içsel direnç geliştirmektir. Bunun yolu da duygusal dayanıklılık inşa etmekten geçer. Fazlasıyla hırslı insanlar gördüm. Ancak bu insanlar içsel olarak kendilerini desteklemedikleri için hırslarına paralel beceriler geliştirmemişler. O nedenle de gençlikleri bitip de orta yaşlara geldiklerinde de başarılı olmanın hazzını yaşayamadıkları için mutsuz olurlar. Peki içsel direncinizin düşük olduğunu nasıl anlayacaksanız? İşte size bazı ipuçları:

İlişkilerinizde alınganlık gösteriyorsanız, olayların sorumluluğunu genellikle dışarıda veya başkalarında arıyorsanız,proaktif olmak yerine reaktifseniz, içsel dargınlık ve küsme yaşıyorsanız, kırılgansanız, sık iş-kurum değiştirme eğiliminiz varsa (gittiğiniz yerlerde üç yıldan az kalıyorsanız), pek çok şeyi deneyip ancak pratik etme ve beceriye dönüştürme aşamasında vazgeçiyorsanız, pişmanlıklarınız fazlaysa, hayal kırıklığı yaşadığınız durumlar motive olduğunuz durumlardan daha çoksa,başladığınız işleri yarım bırakma eğiliminiz varsa, sizin için önemli konuları yüzeysel ele alma eğiliminiz varsa, genellikle kaygılıysanız, genellikle öfkeliyseniz…

İlgili Yazı :   En Etkili Başarı Sözleri

Bunlardan biri tekrar eden bir kalıp olabilir veya birkaçı kendisini sıkça gösteriyor olabilir. Şayet bunlar sizde varsa, duygusal dayanıklılık inşası için çalışma zamanınız gelmiştir. Nasıl?

Öncelikle, tüm içtenliğinizle eski mahallenize bir ziyaret yapma cesaretini toplayın. Bu yolculukta ertelediğiniz, baskıladığınız, ifade edemediğiniz korkularınızla, endişelerinizle ve en önemlisi de hırslarınızla yüzleşin. Bunu sakın yüzeysel bir kişisel gelişim yolcusu olarak yapmayın, sadece makyajlanırsınız, alttaki kırışıklıklar yerinde durur. Bunu gerçekten en otantik niyetinizle damıta damıta yapın. Aceleye getirmeyin, kendinize bir süre verin ve tek tek sanki akrabalarınızı ziyaret eder gibi içinize yolculuk yapın.

Sonra mevcut durumunuza gelin ve içinde bulunduğunuz şartları olduğu gibi kabul edin. Bu aşamada, ayağınızı yorganınıza göre uzatın, en azından bir süre, yeni şartları tasarlayana kadar buna ihtiyacınız olacak. Mevcut durumda akıllı bir SWOT analizine ihtiyacınız var. Bunu tek başınıza yapmayın. Herkesten, sizi beğenen beğenmeyen; seven sevmeyen; çok tanıyan az tanıyan herkesten geri bildirim alın ve geri bildirimlerin tamamında şu soruyu sorun: Bu geri bildirimde bu insan ne demek istiyor? Bu geri bildirim bana nasıl faydalı olabilir? Burada haklılık payı var mı? En son olarak da ben nasıl bir etki yaratıyorum diye sorabilirsiniz. Elbette ki bu insanların geri bildirimlerinin hepsi doğru değil, ancak mevcut durumdaki ekolojiniz buysa şayet, o zaman duygusal dayanıklılığınızın da iklimi buradadır. Bu nedenle savunmaya geçmeyin, saldırmayın, sorun ve kabul edin. Aldığınız cevaplar bir sonraki adımda yol haritanıza ışık tutabilir.

İlgili Yazı :   Kariyer Siteleri devrini tamamlıyor mu?

Son olarak da geçmiş ve mevcut durumdan çıkardığınız analizle, gelecekteki duygusal dayanıklılığınızı tasarlamaya geldi. Kendinize sormanız gereken sorular:

Hangi duygusal alışkanlıklarınızı geride bırakmak size dirençli birisine dönüştürür? Hangi düşünsel muhakeme alışkanlıklarınız size hizmet ediyor? Hangileri sizi baltalıyor veya kaçmanıza ya da donmanıza sebep oluyor? Hangi davranışsal alışkanlıklarınız sizi destekliyor? Hangilerini geride bırakmak iyi olacaktır?

Bu sorulara verdiğiniz cevaplardan sonra şimdi şu soruyu cevaplamanız iyi olacaktır: Ben mevcutta işlevsel olmayan bu alışkanlıklarımın yerine, duygusal-düşünsel ve davranışsal olarak nasıl alışkanlıklar edinmek istiyorum?

Üç boyutta da edinmek istediğiniz alışkanlıkları tanımlayın. Üç ay boyunca her gün en az birini hayata koyma pratiği yapın. Üç ayı, altı aya uzatın, altı ayı bir yıla. Bir yılın sonunda, arzu ettiğiniz ve sizi mutluluğa kavuşturacak duygusal dayanıklılığa ulaştığınızı, eski meselelerinizin artık söz konusu bile olmadığını göreceksiniz. Garanti veriyorum, duygusal yıpranmalarınız sona erecek ve sorunlarınızla yüzleşebilme rahatlığına kavuşacaksınız. Bir yerde, bir konuda ısrar ederek yeteneklerini beceriye dönüştürmenin mutluluğuna erişmiş yeni bir “ben” sizi bekliyor. Bugün yola koyulabilirsiniz.

Yazan : Talyaa Vardar | HBR Türkiye

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

elon-musk

21. Yüzyıl Dehası : Elon Musk

Son yıllarda gündemden düşmeyen, çılgın projeleriyle akıllarda yer etmiş bir isim Elon ...