Anasayfa / Motive Olmak / İşini severek hayatını güzelleştirmek

İşini severek hayatını güzelleştirmek

Hepimiz iyi kötü bir işe sahibiz.  Aslında iş her tarafta vardır. Bir öğrencinin işi okumak ve ders çalışmak, işsizin işi de iş arayıp bulmaktır. Ev hanımlarının işi de ev işlerini yapmaktır. Herkesin bir işi olduğuna göre, hepimizin hayatının büyük bir kısmı işinde geçiyor. Peki hayatınızın büyük bir kısmını sevmediğiniz birine bağışlar mıydınız? İşinizi sevmek ya da sevmemek bizim elimizde mi? İşimizi seversek ne olur? Ya işimizi sevmezsek…

Hayatta hepimiz bilerek veya bilmeyerek bizim için yanlış olan bir mesleği seçebiliyoruz. Bazen bir mesleğin popüler olması nedeniyle aslında mutlu olamayacağımız bir mesleği seçebiliyoruz. Bazen de kendimizi yeterince geliştirememek yüzünden bizim için en uygun mesleği seçemeyebiliyoruz. Örneğin; bir dönem doktorluğun çok popüler olması nedeniyle matematik zekası çok yüksek, ancak biyoloji, sağlık ve insana ilgi duymayan biri doktor olmak için yanlış bir meslek tercih edebiliyor. Bu duruma benzer nedenlerle istemediği bir işte çalışan insanların oranı tüm çalışanların yüzde otuzunu oluşturuyor.

İşini sevmek

Hayat ya da kader bazen bizi istemediğimiz yerlere götürmüş olabilir. İstemediğimiz yerlerin bizim için daha hayırlı olup olmadığını bilemeyiz. Bunu yaşadıktan sonra anlarız. Hatta bazen bu istemediğimiz yerler bize büyük bir zenginlik katar. Ancak biz bu yerleri sevmezsek buralardan yeterince faydalanamayız.

İlgili Yazı :   Pozitif misin? "İşin mi yok!" arkadaş...

İşini sevmenin önemini anlatan en güzel örneklerden biri benim hayatımdır. Okul hayatım boyunca genelde çok başarılı bir öğrenciydim. Ancak yakınlarımda bana yol gösterip örnek olabilecek insan sıkıntısı had safhadaydı. İlköğretim yıllarında tüm derslerde başarılı olmama rağmen sözel mesleklere daha çok ilgim vardı ve bir hukukçu olmak istiyordum. Liseye başladığımda biyolojiye ve doktorluğa olan ilgim arttı. Lise birinci sınıfta sözel derslerim çok iyi iken, sayısal derslerimdeki başarım biraz düştü. Ancak ben doktor olabilmek için daha az başarılı olduğum sayısal bölümü tercih ettim. Sonraki yıllarda sayısal derslerdeki başarım biraz daha düştü. Ancak biyolojideki başarım gittikçe artıyordu; çünkü biyolojiyi çok seviyordum. Sonuçta liseyi bitirip üniversite sınavına girdim ve doktor olmak için gerekli olan yeterli puanı aldım. Doktor olmaya kesin gözüyle bakıyordum. Tam dokuz tane tıp fakültesi tercihi yaptım. Ancak o yıl tıp fakültelerinin hepsinin puanları en az iki puan arttı ve ben sonraki tercihlerimden biri olan kimya mühendisliğini kazandım. Bir anda dünyam yıkıldı. Sınava bir yıl daha çalışma imkanım da yoktu. Mecburiyetten bu bölüme kaydımı yaptırdım. Aklımda hâlâ tekrar sınava girerek doktor olmak vardı; çünkü doktorluğu kazanmak benim için kolaydı. Ancak sonraki üç yıl boyunca sınavları kazanabileceğim halde kazanamamıştım. Bu arada henüz sevemediğim ve hayallerimde olmayan bu bölümde başarısız oldum. Baktım böyle olmuyor, kader benim doktor olmama izin vermiyor ve kimya mühendisi olmamı istiyor diyerek ben de mesleğimi sevmeye karar verdim.

İlgili Yazı :   Sandığının içinde sandığından fazlası var!

İşini Sevme ve Sevmemek
Çok çabuk olmasa da bir süre sonra kimya mühendisliğini kendime sevdirmeyi başardım. İşimi sevmeyi başardıktan sonra da hayat değişmeye başladı. Daha önceleri çok zorlanacağımı düşündüğüm derslerden yüksek notlar aldım. Özgüvenim geri geldi. Artık işimden çok memnun, kimya mühendisi olduğum için çok mutluyum. Ben kendimi tamamen başka bir mesleğe vermişken işimi sevmeyi ve çok başarılı olmayı başardıysam bunu başkaları da başarabilir.

İşimizi sevmeliyiz, çünkü karnımız işimizden kazandıklarımızla doyuyor, çünkü hayatımızın büyük bir kısmı işimizde geçiyor. İşimizi sevmezsek; çalışırken daima sıkılır ve huzursuz oluruz. Her dakika saatimize bakarak paydos saatini bekler ve işe ilk girdiğimiz andan itibaren emekliliğin hayalini kurarız. İşimizi seversek; işimizde zaman su gibi akıp geçer. Daima huzurlu ve neşeli oluruz. Aldığımız paranın hakkını daha kolay veririz. Akşam yatağımıza yattığımızda rahat uyuruz. Enerjimiz ve zindeliğimiz artar. En önemlisi, işimizde daha başarılı oluruz.

İşinizi sevmek ya da sevmemek sizin elinizde. Aklı başında olan herkes işini sevmeyi seçer. Ya sevdiğiniz işi yapın ya da yaptığınız işi sevin. İşi sevmenin en kolay yolu bu işin size kazandırdıklarını ve kazandıracaklarını düşünmektir. “Ben işimi seviyorum” diye söyleyeceğiniz cümleler bir süre sonra beyninizin ve kendinizin işinizi sevdiğinize inanmasını sağlayacaktır. İş hayatınızı işinizi severek mutluluğa çevirin!

İlgili Yazı :   Daha anlamlı bir hayat için...

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye’nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede “beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi” gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

4 yorum

  1. Ben makina teknikeri oldum ama işimi bi türlü sevemedim yaşımda 19 gençliğime güvenip yeni bir iş bulacağım büyük bi ihtiman ticarete atılıcam aile mesleğimiz olduğu için çekiyo.. genlerimizde ticaret var galiba .. inşallah isteğim gerçekleşir .. yazınız çok güzel çok teşekkür ederim . bu siteyede çok şey borçluyum başka bir insan oldum sanki artık. çooooook teşşekkür ederim :)

  2. ne mutlu işini sevmek sevilen iş iyi bir eş insanı mutlu eder nasip kısmet.

  3. İşini severek yapan insanları herzaman önde tutmuşumdur :) . Teşekkürler.

  4. Tapu müdürlüğünde daimi isci olarak calisiyorum arsivde görevliyim ve isimi bir türlü sevemedim bunun icin ne yapmalıyım

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

kendini secmek

Bu Hayat Sadece Senin.. Farkında mısın?

Hey dünyalı! Görmeden bakıyorsun. Duymadan dinliyorsun. Tat almadan yiyorsun. Bedenini duyumsamadan hareket ...