Anasayfa / Başarı Yazıları / John Wayne, Dürbün ve İnovasyon

John Wayne, Dürbün ve İnovasyon

X ve Y kuşağını ayıran şeylerden birisi kovboy filmleri olabilir mi? Her pazar sabahı tek kanalda kovboy filmi olurdu. John Wayne inanılmazdı! Hemen hemen hepsinin bir dürbün sahnesi olur; iki daire içinde kovboy uzakları yakın ederdi! Biz de kovboyculuk oynarken, ellerimizi dürbün yapardık; dürbünsüz kovboy olunmazdı. Bir gün babam eve dürbün aldı. Baktım; tek daire var. Tuhaflık vardı ama çocuk aklımla herkesin tek dairesi olsa gerek diye düşündüğümü hatırlıyorum. Yıllar sonra göz doktoruna gidip, bir gözüm ileri düzeyde göz tembelliğinden  geride olduğu için, “oğlum, anlamadın mı farkı?” diye sorduklarında, sadece kovboy filmlerini ve benim dürbünümü anlatabilmiştim. Öğrenilmiş çaresizlik bu olsa gerek!!

Çocukken tuhaf, yanlış giden şeyleri açıklamak belki daha zor ama büyüyüp iş hayatına girince de bazen yanlış giden şeyleri söylemiyoruz. Hele biz, X Kuşağı.. Veri kabul ediyoruz.

2004 yılı ve Deniz’e geldiğim ilk aylardı ve o günün ölçeğine göre kalabalık bir operasyon toplantısı vardı. İşleri iyileştirmek üzerine fikirler havada uçuşuyordu. Son bölümüne CEO’muz Hakan Bey katıldı ve çıkan bulguları paylaşmalarını istedi. Pek kimse gönüllü olmadı. Hun Lideri Attila Han’ın bir yönetim ilkesini kendisine de düstur edindiğini söyledi: İyi haberi getiren askerini ödüllendirmek yerine, kötü haberi saklayan askerini cezalandırırmış Attila Han.. Size göre, Deniz’de yanlış giden ne var? diye bir kez daha sordu. Sonuç görülmeye değerdi: Bir çok konuda önemli tespitler ve iyileştirmeleri tetikleyen harika bir toplantı oldu.

İlgili Yazı :   Kariyeriniz mi geldi?

Daha sonra da Hakan Bey’den bu düsturu dinlediğimiz örnekler olduğu gibi, “yanlış giden ne var?” sorusu kurumsal ortak aklımızın önemli bir sermayesine dönüştü. Her yıl tüm üst yönetim üyeleri tüm şubeleri tek tek ve sadece tek gündemle, “yanlış giden ne var?” sorusuna yanıt bulmak üzere, 81 ilde 700’den fazla şubeye giderler. Ayrıca her yıl Kaptanlar Toplantısından aylar önce bölge müdürleri arasından bir-iki kişinin moderasyonunda yine bu sorunun yanıtı onlarca şube müdürünün katılımıyla aranır, taranır. Bu grup 7 Yıldır Kaptanlar Toplantısında sahneye çıkar ve sahada iyileştirmesini istedikleri her ne varsa yaklaşık 2 saat doğrudan iletirler. Kimse gücenemez; darılamaz; sadece alkışlarız eleştiri ve öneriler için.

john wayne ve inovasyon

X kuşağından bu yanıtları alabilmek sistematik, düzenli, şeffaf bir süreç gerektiriyor (halen dürbünümde tek daire var). Oysa yeni nesil öyle mi? İyi ki de böyleler.. İş hayatının ilk haftalarında bir yandan iş başında işi öğrenip çözer diğer yandan da Deniz Akademi‘de temel eğitimleri devam ederken yaptığımız arama toplantılarına bayılıyorum.

İşlerin iyi gitmesi ancak iyileştirilecek şeylerin bulunması ile mümkün.. Özgüvenle bunlarla karşı karşıya geldiğinizde, geçmişe hayıflanıp birilerine kızmaktansa, geleceğe bakıp rekabette nasıl fark yaratırım diyorsunuz. Yaratıcı Özgüven (tasarım odaklı düşünmenin özü) inovasyonun da motoru oluyor.

İlgili Yazı :   Bir balık vücudunun ıslak olduğunu nereden bilir?

Hatalardan ders almak çok önemli. 3 çocuk babasıyım ve ne yazık ki ikisinin gözlerinde benden dolayı sıkıntılar var(dı). Erken teşhis ve tedaviler ile üstesinden geliyoruz. Onların dürbününde tek daire olmayacak. Kurumlarda da erken teşhis ve özgüvenle üzerine gitmek gerek..

Sizin öğrenilmiş çaresizlikleriniz neler?

Yazan : Yavuz Elkin | Executive Vice President – HR & Deniz Academy at DenizBank

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye’nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede “beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi” gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

kendini secmek

Bu Hayat Sadece Senin.. Farkında mısın?

Hey dünyalı! Görmeden bakıyorsun. Duymadan dinliyorsun. Tat almadan yiyorsun. Bedenini duyumsamadan hareket ...