Anasayfa / Başarı Yazıları / Kendi şirketimi kurarken öğrendiğim 5 (çok zor) ders

Kendi şirketimi kurarken öğrendiğim 5 (çok zor) ders

Dünyanın en yüksek 4. gökdeleninden atlamanın nasıl bir duygu olduğunu hiç merak ettiniz mi? Eğer kendi işinizi kuruyorsanız bu duyguyu tanıyorsunuz demektir.

Ücretli çalışma yaşamını sonsuza kadar terk etmek ve kendi işinizi kurmak için verdiğiniz karar, Dünya Ticaret Merkezi binasından ölümle aranızı sadece bir paraşütün ayırdığı bir atlayış yapmak kadar (hatta belki de daha fazla) ürkütücü olabilir.

Küçük işletmelerde ters gidebilecek pek çok şey vardır. Ama o tersliklerle karşılaşıldığı zaman yola devam etmek için ne yapılacağını bilmek, başarıyla yenilgi arasındaki farkı yaratır. İster yeni bir uygulamayı hayata geçirmiş, ya da yerel bir mağaza açmış olun, bir felaketi sadece kabullenmekle kalmayıp, onu atlatabilecek gücü de sergileyebilmek paha biçilmez bir deneyimdir. Kendi şirketimi kurarken öğrendiğim 5 (çok zor) dersi sizlerle paylaşmak istiyorum:

İşinizi Batma Noktasına Getiren Olaylardan Sağ Kurtulabilirsiniz

1- Korkuyu Hissedin ama Yılmayın

Herhangi bir olay işinizi tehdit ediyorsa, korku duymanız doğaldır. Zira “savaş/ ya da kaç” içgüdüsü korkuya karşı gelişmiş evrimsel bir tepkidir ve yaşamı tehdit eden durumlardan kurtulmamızı sağlar. Çok büyük bir müşteriyi kaybetmek gibi işinizi zora sokabilecek olaylar büyük bir olasılıkla gerçek bir ölüm-kalım durumu yaratmayacak olsa da, buna hayatta kalma içgüdünüzle tepki vermeyeceğiniz anlamına gelmez. Şirketim Wordstream daha kuruluşunun birinci yılındayken en büyük müşterilerimizden birini kaybettiğimizde, ben bu durumu yaşamıştım. İşinizi yerle bir edebilecek büyük bir sorunla karşılaştığınızda, kaçıp kurtulma dürtünüze karşı direnin. İçgüdüleriniz size bunun tam tersini söyleyecektir, ama o seslere kulak asmayın. Neden mi? Zira böyle durumlar işinizin büyümesinde önemli bir etki yaratabilir. Ben de şirketimi daha yeni yeni büyütmekteyken, beni her şeyi bırakıp kaçma noktasına getiren bir değil, iki olayla karşılaştım – ama bunu yapmadım. Şirketimin batma olasılığı beni daha yaratıcı düşünmeye ve sorunlarım için yeni çözümler bulmaya zorladı. Sonuç mu? İşe devam ettik, yeni gelir kaynakları belirledik ve zaman içerisinde büyümemizi sürdürdük. Korku, güçlü bir motivasyon unsuru olabilir – ondan yararlanmayı bilin.

İlgili Yazı :   Okyanus Dediğin Damlalardan Oluşur

2- Kafanızın İçindeki Seslere Aldırış Etmeyin

İnsanlara yeni iş fikrinizi anlatmaya başladığınız zamanları hatırlıyor musunuz? Büyük bir olasılıkla en az birkaç kişi bu fikirle alay etmiş, ya da tek başına kendi işinizi kurmaya kalkıştığınız için size deli diyenler olmuştur. Çevrenizdeki herkes sizi yüzde yüz desteklemiş olsa bile (ki bu büyük bir şans), eminim yine endişeye düştüğünüz zamanlar olmuştur – ben düştüğümü hatırlıyorum.

Bu seslere kulak vermek, büyümekte olan bir işi zehir gibi etkiler. Endişelerinizin artmasına izin verdiğiniz anda, aslında kendinize de pes etmek için onay vermiş olursunuz. Zira oluşabilecek aksilikler üzerinde ne kadar fazla düşünürseniz, hayatta kalma içgüdülerinizin sizi uykusuz bırakan tehlikelerden kaçıp kurtulmaya ikna etme olasılığı o kadar artar.

Eğer iş fikrinize güveniyorsanız, o seslere sus deyip işinizi büyütmek için çalışmaya devam edin. İş fikrinize ve onu uygulayacak güce de sahip olduğunuza inanmanız çok önemlidir. Siz inanmazsanız, başkası neden inansın ki? Zaman zaman herkes endişeye düşebilir, ama başarılı girişimciler o seslere aldırış etmemeyi ve ileriye bakmayı öğrenmişlerdir.

sirketi batirmamak

3- Kendinize Karşı Acımasızca Dürüst Olun

Gecenin en karanlık saatlerinde kafamızın içinde yankılanıp duran endişeli fısıltıları duymazlıktan gelmek başka şey, bir türlü ayağa kalkamayan bir iş için her şeyimizi feda etmek ise daha başka bir şeydir. Bu iki durumun arasındaki farkı görebilmek, iş kurmayı düşünen herkes için çok önemlidir.

İlgili Yazı :   Başarı fırsatı sevmekten geçiyor

Geçerli olmayan bir iş fikrini hayata geçirmeye çalışmanın maliyeti çok yüksek olabilir – hem de her açıdan. Evet, tutkulu, inançlı ve fikrinizi hayata geçirmek kararlı olmanız çok önemli. Ama bulduğunuz iş fikrinin gerçekten geçerli olduğu konusunda kendinize karşı acımasızca dürüst olmanız gerekir. Eğer geçerli değilse, size çok şeye mal olabilir.

Her fikir başarıya ulaşmaz – hatta hiçbir işe yaramayabilir. Bu gerçeği kabul etmek, başarılı bir iş kurabilmek için çok önemlidir. Bir fikri hayata geçirmek için çok çaba gerektirdiğini kabullenmek zordur, ama o fikirden tamamen vazgeçmek cesaret gerektirir. İşinizi uzun uzun, dikkatli bir şekilde inceler ve neden umduğunuz gibi büyüyemeyeceğini anlamaya çalışırsanız, uzun vadede girişiminizi kurtarabilirsiniz. Bu nedenle, her zaman cesur olmalı, kendinize karşı dürüst davranmalı ve başarıya ulaşamayacak fikirlere “hayır” diyebilmelisiniz.

4- Hatalarınızdan Ders Alın

Orijinal fikrinizin hiçbir işe yaramayacağını bağıra bağıra söyleyen iç sesinize aldırmadığınızda ne olacak pekiyi? Her şeyden vazgeçip, ruhunuzu boğan ofis işinize geri mi döneceksiniz? Hayır!

Çoğu kişinin hata yapmaktan ödü kopar – ama hata müthiş bir şeydir. Herkes ( özellikle de en başarılı girişimciler) hata yapar. Ama bu hatalardan ders almayı bilmek, olağanüstü başarı hikayeleriyle – yol kenarına savrulmuş enkazlar arasındaki farkı yaratan ender bir beceridir.

Her girişim başarılı olamaz. Ama en kötü başarısızlık bile çok değerli bir deneyim olabilir. Ağlaya ağlaya uykuya dalmak yerine, kendinize bir takım zor sorular sorun. İşiniz neden başarısız oldu? Seçtiğiniz ürün ya da pazar mı doğru değildi? Pazarlamanız mı yetersiz veya etkisizdi? Pazarınız mı fazla doymuştu? Nerede hata yaptığınızı belirleyebilirseniz, bu deneyimlerinizi gelecek sefer başarılı olabilmek için bir yol haritası olarak kullanabilirsiniz.

İlgili Yazı :   Başarı Formülünde Güven Faktörü Nerede

5- Asla Vazgeçmeyin

Bazı girişimciler, belli bir maddi hedefe ulaştıklarında, veya belli sayıda müşteri kazandıklarında, veya (……. buraya kendi hedefinizi ekleyebilirsiniz), iş sahibi olarak hayatlarının sihirli bir şekilde kolaylaşacağını düşünür. Acaba öyle mi olur? Hiç de değil. İsteseniz de, istemeseniz de, her gün, sabahtan akşama kadar aynı tempoyla çalışmayı sürdürmek zorundasınız.

Bazı günleriniz diğerlerinden daha kolay olabilir veya bazı hatalarınız size daha pahalıya patlayabilir. Ama işiniz ne durumda olursa olsun, asla vazgeçmeyin. Çabanızı sürdürün, hatalarınızdan ders alın ve ilerlemeye devam edin. Unutmayın ki, kendi işinizi kurmuş olmakla, diğer birçok kişiden çok daha başarılı sayılırsınız. Özellikle de size bu iş asla tutmaz diyen ya da yüzünüze karşı alay edenlerden. Unutun onları. Kendi işinizin patronu olun ve onu başarıya ulaştırın – zira siz harika birisiniz!

Kaynak : Small Business Trends

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

mutsuz calisan

Mutsuz bir çalışan mısınız?

Bankacılık, hukuk, danışmanlık ve muhasebe gibi kurumsal alanlarda kariyerinizin başlangıcındayken sizden daha ...