Anasayfa / Özgüven Geliştirme / Kendine güven – 2

Kendine güven – 2

Geçen haftaki yazımı bitirirken bu hafta ne yazacağımı son satırlarda belirtmiştim. Size hatırlatma yapmak için geçen haftaki yazımın son paragraflarından başlamak istiyorum.

“Yeni gençlere bakıyorum daha yirmili yaşlarda çalıştığı büyük bir holdingden istifa edebiliyor. Kendilerine öylesine güvenleri var ki ben master yapmaya gidiyorum ya da yurt dışına gidiyorum diyebiliyor. Nasıl olsa masterını bitirdikten sonra daha kuvvetli geri geldiği zaman holdingin kendisini alacağını biliyor. Üç dört aylığına yurt dışına lisan öğrenmeye gidiyor ve istifa ediyor. İşini kaybetmeyi göze alıyor. Çünkü daha kuvvetli olarak geri geleceğini biliyor. Aslında vazgeçilmez olduğunu biliyor. Bu kendine güven nereden geliyor derseniz şöyle ifade edebilirim: BİLGİDEN.
Yıllarca İnsan Kaynakları Müdürlüğü yapmış biri olarak şunu da ifade etmek istiyorum üniversite mezunu olmak bu çağda gerekli ama yeterli değil. Bir iş yerinin sizi seçmesi için bir konuda daha çok bilgi sahibi olmanız gerekli.
Öyle iseniz iş bulmanız daha kolay, hatta siz seçim yaparsınız. Eğer üniversite mezunuyum, master yaptım ve lisanım da var ama iş bulamıyorum diyorsanız nedenlerini önümüzdeki hafta yazmaya devam edeceğim.”

İlgili Yazı :   Ne kadar özgüven, o kadar başarı!

İşte geçen haftaki yazımı böyle bitirmiştim. Ama bilgi kadar önemli olan başka unsurlar daha var. Beden dili ve dış görünüş bilgi kadar önemlidir. Bununla ilgili yazdığım bir başka yazımdan burada alıntı yapmak istiyorum:

İş görüşmelerine giderken kıyafete çok özen gösterilmeli. Yani kapıdan içeriye girerken sizin için kararın çoğu verişmiş oluyor. Eğer o görev için beden diliniz iyi değilse o işi baştan kaybediyorsunuz. Çünkü kapıdan içeriye giriş çok önemlidir. Kendine güvenli bir duruş sizi ele verir. Hele bir de el sıkışınız. “Merhaba” deyişiniz. Eğer el sıkışırken karşınızdaki kişinin ellerini parmaklarınızın ucu ile tutarsanız karşınızdakine güven vermezsiniz. Tokalaşırken karşınızdakinin elini avucunuzun içine alıp kavramalısınız. Ondan sonra kuvvetli bir sıkış gereklidir. Ama sakın karşı taraf şimdi elimi nasıl kurtaracağım diye endişelenmesin :) El sıkışmasını yaparken karşınızdakinin gözlerine bakıp “Merhaba” demelisiniz.

İş görüşmelerine giderken erkeklerin mutlaka takım elbise ile gitmesi gereklidir. Kadınların ise ceketleri olmalıdır. Bu kıyafetlerin koyu renk olmasına özen gösterilmeli. Kot pantolon ile gidilen iş görüşmesi karar aşamasında yetkiliyi olumsuz etkiler. Saçların çok düzgün taranmış, traş olunmuş, bayanların biraz makyaj yapmalarında hiçbir mahsur yoktur.

İlgili Yazı :   Bu Alışkanlıklarınızdan Vazgeçmezseniz Özgüven Kazanamazsınız!

Kapıdan içeriye girmeyi iyi bir şekilde geçtik diyelim. İkinci önemli sorun ses tonu. Yani kendinizi anlatış biçiminiz. Kendinizi anlatırken anlattıklarınıza inandığınız sesinizden belli olmalı. Bazen insan yapmayı çok istediği bir hedefini söylerken sesinin tonu ben bunu asla başaramam der gibi güvensizdir. Ses tonu insanı ele verir. Kendinizi ifade ederken karşınızdaki yetkilinin aklından şu cümleler geçmektedir, “Bu kişiyi hangi özelliğinden dolayı işe almalıyım?”

Yetkili bu sorunun cevabını aramaktadır. Şimdi sıra neler yaptığınıza geldi. Hangi okulu bitirdiniz? Yetkinliklerinizi nelerdir? Yabancı lisanınız var mı? Daha önceki iş hayatınızdaki tecrübeniz yeterli mi? İş görüşmesinin tüm safhaları önemlidir. Ama inanın bazen yetkinlikleri iyi olduğu halde kendine güvensizliği ve dış görünüşündeki özensizliği yüzünden işe almamışımdır. Bazen de kişinin tecrübesi olmadığı halde,  beden dili ve kendini ifade ediş biçimi,  öylesine güven veriyor ki ben o kişiyi işe almışımdır. Çok da başarılı olmuştur.

İş görüşmelerinde kendine güven, lisan bilmek ve üniversite mezunu olmak kadar önemlidir.
Başarılar diliyorum.

Sevgiler
Tülay Bilin
tulayb18@gmail.com

Tülay Bilin kimdir?
Tülay Bilin çok uzun yıllar Hürriyet Gazetesinde çalıştıktan sonra, Nisan 2006‘ya kadar Dünya Gazetesinde İnsan Kaynakları Müdürü olarak çalıştı. Uzun yıllardır kişisel gelişim konusunda aldığı eğitimleri 10 yıldır profesyonel olarak çevresiyle paylaşmaktadır. Şirketlere verdiği eğitimler devam etmektedir. Ayrıca kişisel olarak sorunlarını çözmekte zorlananlar için de yüz yüze görüşmeler yapmaktadır. 2 yıl haftada bir gün radyo programı yapmıştır.

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

3 yorum

  1. Cok güzel ve yararli bir yaziydi, cok tesekkürler paylasiminiz icin.

  2. Sevgili Tülay Bilin yazmış oldugunuz yazı çok güzel ve çok etkilendim. Aslında ben sizden bu konu hakkında daha detaylı bilgi almak isterdim.Bende kendinigeliştir.com üyesiyim.Hergün bu siteyi takip ederim ve konuları gözden geçiririm.Sizin yazınızıda okudum ve begendim.Devamını dilerim.

  3. Okudugum 1 kitapta beden dili ve ses tonu konuşmanın-ikna etmenin %85 lik bir kısmını kapsıyormuş.
    %10 luk kısım konusma kusurları olamaması(kekeleme heyecan)ve %5 lik kısımda akıcı bir biçimde konuşmakmış..
    bende bu düşünceye katılıyorum.
    cogu insan sadece güzel-akıcı konuşmakla iyi bir konuşmacı olabilecegini düşünüyor…ama bir düşünsenize sizin karşınıza bir insan cıktı ve bu insan ne mimik ne beden dili kullanıyor..ruh gibi sadece konuşuyor yani…hiç de iç iyi bir konuşmacı değil dimi :))….

    harika bir yazı teşekkürler….

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

böyle olacağı belliydi dememek için

“Böyle olacağı belliydi” demekten kurtulmak için

Geri görüş ön yargısı, ilk defa 1970’lerde ortaya atılan bir psikoloji terimi. ...