Anasayfa / İnsan İlişkileri / Kendisinden kaçan insanlar!

Kendisinden kaçan insanlar!

Hoşlanmadığımız durumlar karşısında en sık başvurduğumuz çözüm yöntemlerinden birisi kaçıştır.

Bu kaçış bazen bilerek ve planlayarak yapılır. Örneğin; hiç hoşlanmadığı bir iş arkadaşının yemek davetine, bahane uydurup gitmemek gibi. Bazen ise biz bilinçli olarak, farkında olmasak da, ruhumuz istemediği durumla karşılaşmamak için kendi kaçışını gizlice planlar. Örneğin, aradığı zaman kavga edeceğini bildiği sevgilisini telefonla aramayı unutmak gibi. Ruh her iki durumda da karşılaşmak istemediği duruma karşı kendi savunmasını oluşturmuş, kendince dış tehdide çözüm üretmiştir.

Peki, ama ya aslında karşılaşmak ve yüzleşmek istemediğimiz kendimiz isek?
Her insanın bir “gerçek öz”ü olduğunu biliyor ve kabul ediyoruz, ama bunun yanında her insanın bir de kendisi için yarattığı “ideal imaj”ı vardır. Eğer o kişinin kendisine biçtiği imaj, aslında varolan gerçekten uzakta ise, içinde çatışmalara sebep olur.

Kendisini dış dünyaya sunma şekline kendini o denli kaptırmıştır ki, gerçekte yaşadığının bunun tam tersi olduğu gerçeği, görmemesi gereken bir bölümdür. Böyle durumlarda kişi, adeta kendi yaşadığı olayları veya yaptıklarını, kendi dışında oluyor gibi algılamaya başlar. Savunması budur.

Kendi gerçeği ile yüzleşmekte güçlük çektikçe, kendisinden kaçmaya başlar. Olabilecek en zor kaçışlardan birisidir, kendimizden kaçmaya çalışmak. Kendisiyle yüzleşmenin ağır yükünden kurtulmanın yolu güçlüklerinin sorumluluğunu dış etkenlere yıkmaktır. Yani her şey dışsallaştırılır.

İlgili Yazı :   İlişki çeşitleri

Kendisinden kaçan insanlar, kendi eğilimlerinin başkasında olduğundan kuşkulanan insanlardır. O kadar ilginçtir ki, kendilerindeki zayıflık, onların başkalarında en fazla eleştirdikleri ve lanetledikleri konular olurlar. Bizler, başkalarının küçümsemelerine karşı türlü çeşit savunmalar oluşturabiliriz. Savunulması en zor yer kendi kendimizi küçümsememizdir. Çünkü kendimizi küçümsememize kaçacak yer yoktur. Dış dünyaya karşı bir cengaver ve hakların savunucusu rolünde iken, kendi zaafları ile yüzleşme konusunda korkak olan insanların zaman içinde kendilerine yönelik öfkesi birikmeye başlar.

Kendisine yönelik öfkeden kurtulmak isteyen insanlar için en sık başvurulan savunma mekanizması gene aynıdır: Dışsallaştırma. Yani kendi içindeki kendisine yönelik öfkeyi, kendisinden kaçarak, kendi dışındaki insanlara yönlendirir. Kendisinin haksızlığını bildiği için zihnin en derinine ittiği ve kendisine öfkelendiği konuyu, birileri kendisiyle yüzleştirdiği an, öfke nöbetleri yaşayabilir. Bazen ise kendine öfkelendiği konu, başkaları bunu yapıyor (kendi değil) ve o da bunlara öfkeleniyor, gibi ortaya koyduğu bir durum haline gelebilir.
Kendisinden kaçma çabası içinde olan insanın, öfkesini dışsallaştırmasının bir diğer yöntemi ise bedenselleştirmesidir. Bilinç dışında kendisine yönelttiği öfkeden kurtulma yolu olarak, bedeninde bazı şikayetler yaşamaya başlar. Geçmek bilmeyen baş ağrıları, sıkıntılı mide ve bağırsak problemleri, cilt rahatsızlıkları en çabuk kendini gösteren savunmalardır. Buradaki en enteresan nokta, psikolojik terapi süreci içinde eğer o kişi öfkesini görür, bilinç düzeyine getirirse, yani yüzleşirse, tüm bedensel rahatsızlıkları bir anda yok olur.

İlgili Yazı :   "Ama anne..." demeden önce

Kendinden kaçma davranışının bir diğer önemli örneği de; kendisinin altında ezildiği değer yargılarının aynısını, başkalarına uygulama isteğidir. Bunu, başkalarının -kendisinin yaşayamadığı- mutluluğunu baltalama adına yapar. Bu basit psikolojik kural, önümüzdeki yıllarda, siyasetin ilgi alanında oldukça fazla kafa yorulacak bir konu olacak diye düşünüyorum.
Hepinize iyi haftalar.
 
Yazan : Dr. Ümit Yazman
Kaynak : Vatan
 

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye’nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede “beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi” gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

6 yorum

  1. dürrüşehvar

    Gerçekten çok mantıklı.. herbirimiz birşeylerden kaçmıyormuyuz? bazen aileden bazen eğitimden bazen dosttan.. Yani rahatsız olduğumuz herşeyden; aslında rahatsız olan ruhumuz beden dediğimiz ne kadar etkin ki ruh olmadan… Toplumumuzdaki temel sorun da bu bence herşeyden kaçmamız belki yüzleşsek gerçeklerle ortada sorun kalmayacak..Korkuların sıkıntıların üzerine gitsek karmaşık olan şeyler bile anlaşılır hale gelecek..AHH Akıl AHH..!!!

  2. kendinden kacan insanlardan nefret ediyorum

  3. öncelikle bu siteyi çok sevdim. evet yüzleşmek en doğrusu tabi yüzleşebilicek bir durumsa… çünkü hayatta bazen uzaktan başkası tarafından yapılan ve bizim engelleyemediğmiz şeylerle nasıl yüzleşicez.. örneğin ibonun herkesi tehdit edip topuklarından vurdurmasııı:))) yüzleşmeden kaçacaksın ya da kalıp onun kölesi olucaksın.. yüzleşilebilecek durumlarla yaşanabilir, onarılabilir ama bazen insan insana öyle şeyler yapıyor ki… Allah aklımızı korusunnnnn…

  4. Cok hosuma gider bu söz ” ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün” maalasef ne oldugumuz gibiyiz ne de göründüğümüz gibiyiz. böyle farklı görüntülere sahip oldugumuz müdettce kendimizle yüzleşmemiz mümkün olmayacaktır.çünkü bu bizim bilinçli tercimhiz oluyor.gercek yüzlerimizi gösterdğimiz takdirde kaznılan kaybedilenden az kazzandıracaktır…

  5. Doğru söylüyorsun kelebek bu sözün hikmeti bilinmiyor ve çok az kişi tarafından uygulanıyor.
    çoğu problemler de bundan kaynaklı değilmi aslında? baskının sebebi bu değil midir?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

her seyi bilen insanlar

Her Şeyi Bilen Kişilerin Ortak Özellikleri

“Her şeyi bilen insan” ifadesi size çok tanıdık gelmiyor mu? Türkiye’de en ...