Anasayfa / İnsan İlişkileri / Kıskançlık “hastalığa” ne zaman dönüşür?

Kıskançlık “hastalığa” ne zaman dönüşür?

Kıskançlık, rahatsız edici boyutlarda olmadığı ve ilişkiyi yıpratmadığı sürece kabul edilebilir bir duygu yoğunluğu olsa da, bazen çiftler bu durumlarda ipin ucunu kaçırabiliyor. Kıskançlığın temelinde yaşanan deneyimler, aldatmalar, partnerinizin yalan söylemesi gibi durumlar oldukça etkili. Aşırı kıskançlığın Othello Sendromu’na dönüşmemesi için zamanında önlem almak gerekiyor. Zararsız bazı kıskançlıklar ilişkide aşkı ateşlerken, sendrom haline gelen duygular sadece olasılıklar ve şüpheler üzerine kurulu, rahatsız edici bir cehennemin de kapısını aralayabiliyor.

Nedir bu Othello Sendromu?

Othello sendromu adını Shakespeare’in en önemli eserlerinden biri olan Othello’dan alıyor. Othello yakalandığı kıskançlık hastalığı nedeniyle, şüphelerinin içinde boğularak delice aşık olduğu karısını ve kendisini öldürüyor. Kıskançlık bir hastalığa dönüştüğünde, kıskanan kişi için aşık olduğu eşinin varlığı rahatsız edici bir duruma dönüşebiliyor. Othello sendromunun gerçek hayatta da cinayet ve intiharlarla sonuçlandığını görmek mümkün. Gazetelerin üçüncü sayfaları kadına şiddet ve kıskançlık nedeniyle işlenilen suçlarla dolu. Uzmanlar bu durumun daha çok erkeklerde görüldüğünü söylüyor. Bunun nedeni ise kadının kutsal ve dokunulmaz olarak görülmesi. Ancak son dönemlerde kadınların da bu şüpheci yaklaşımla hayatlarını zindan ettiklerini görmek mümkün.

İlgili Yazı :   Etkili Konuşmak İçin

kiskancliktan-kurtulma

Othello Sendromu belirtileri neler?

Othello sendromu, bir diğer adı ile “patolojik kıskançlık” belirtileri aslında çok açık. Bu sendroma yakalanan kişi sevgilisini aşırı derecede sahiplenir, hastalık derecesinde kıskançlık duygusuna kapılır ve sevgilisinin telefonda alo deme şeklinden, giydiği tişörtün rengine kadar detayda aldatıldığına dair bir delil arar. Gizli gizli cep telefonu karıştırmalar, sürekli kontrol altında tutma isteği ve şüphelendiği her durumda kontrolsüzce saldırganlaşma söz konusudur. Özellikle partnerine ulaşamadığı durumlarda kafasında oluşan senaryolar ile sürekli iz peşinde olması sonunda iki kişi için de tehlike yaratan durumların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Aşırı derecede aldatılma korkusu
Herkesten ve her şeyden kıskanarak, kısıtlama isteği
Sevgiliden ayrılmanın bir fobi haline gelmesi
Hakaret ederek partnerine kendini değersiz hissettirmek
Verilen kontrolsüz ve aşırı tepki
Saldırganlık ve şiddet eğilimi

Ne yapmalı?

Bu durumla karşılaştığınız zaman, olumsuz duyguları olumluya çevirmeye çalışmanız gerekiyor. Önemli olan empati kurarak onun kafasındaki şüphelerin yersiz olduğuna partnerinizi inandırmak. Dolaylı yoldan verilecek mesajlar yerine onunla direkt olarak iletişime geçip istek ve beklentileri daha açık ifade etmek gerekiyor. Tabii ki bu şekilde kontrol edemiyorsanız mutlaka bir uzman kontrolünde tedaviye başlanmalı.

İlgili Yazı :   Havadan sudan konuş, kariyerine kariyer kat!

Kaynak : El Ele

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

onemli olan destek olmak

Sorunu çözmek mühim değil! Önemli olan destek olmak..

Sevdiğiniz birinin canı yanarken sizin de yüreğinizin sızladığı oldu mu? Başkaları için ...