Anasayfa / Motive Olmak / Bir de bunlar var! / Mutluluk ve huzuru özetleyen iki kelime!

Mutluluk ve huzuru özetleyen iki kelime!

Mutluluk ve huzur, çift yumurta ikizi gibi kavramlar. Ortak noktaları çok, ama farklılıkları da çok. Peki üzerine ciltler dolusu kitap yazılan bu iki kavramı özetleyecek bir kelime bulmanız istenseydi aklınıza ilk gelen ne olurdu… Üzerine citler dolusu kitap yazılabilecek olgu ve kavramları tek cümle, hatta sözcük ile özetlemek kolay değil şüphesiz ama biz soralım: Eğer mutluluğu ve huzuru tek kelimede özetlerseniz, o kelime ne olurdu?

Bir gün, bir padişah dünyada o ana dek neler olup bittiğini öğrenmek ister. Devrin usta tarihçilerinden birini yanına çağırır ve ondan dünya tarihini anlatan bir kitap yazmasını ister. Tarihçi iki yıllık bir araştırmanın ve çalışmanın sonunda 12 ciltlik bir ansiklopediyi padişahın önüne koyar. Padişah, “Bu kitapları okuyacak kadar vaktim yok.” der ve tüm bu kitapları bir kitapta toplamasını ister. Bizim tarihçi altı aylık bir çalışma daha yapar ve dünya tarihini bir kitapta özetlemeyi başarır. Padişahın huzuruna çıkar. Padişah tarihçinin çalışmasını tebrik etmekle birlikte o kitabı da okuyamayacağını söyler ve ondan dünya tarihini bir cümlede özetlemesini ister. Tarihçi biraz kızgın, biraz da düşünceli bir eda ile padişahın huzurundan ayrılır. Altı aylık bir düşünme süreci geçirir ve sonunda o bir cümleyi padişahın önüne bırakır. O cümle şudur: Devletler doğar, yaşar ve ölür.

İlgili Yazı :   Alışkanlıklarımızın emrindeyiz!

Ümit de yıllar önce bana kısacık cevap istediği bir soru sormuştu: “Hocam, sizin mesleğinizin penceresinden baktığımızda insanın mutluluğu ve huzuru için bu dünyada ona lazım olan en önemli şey nedir?”. O gün Ümit’e ne dediğimi hatırlamıyorum. Muhtemelen en önemli şeyi değil de tüm bildiklerimi söyledim. Bu soruya verilebilecek o kadar çok cevap ve söylenebilecek o kadar çok cümle vardı ki çünkü. Zor olan ne biliyor musunuz, insanın söyleyeceklerini kısa bir cümlede, bazen de bir kelimede toplaması.

Meşhur bir hatibe, “Bir saatlik bir konuşma için ne kadar hazırlık yaparsın?” demişler. “Üç saat.” cevabını vermiş. Beş dakikalık bir konuşma için ne kadar hazırlık gerektiğini sorduklarında ise, “Üç gün” cevabını vermiş. Cümleler kısaldıkça, üzerinde düşünmemiz gereken süre de artıyor.

Ümit’in sorusuna mesleki olarak verebileceğim cevabı, o günün sonrasında da çok düşündüm açıkçası. Mutluluğu ve huzuru tek kelimede özetleyecek olsam, bu kelime ne olurdu? Bu soru bugün bana sorulsa, vereceğim cevap şüphesiz “Ahenk” olur. Hayatın içinde ahenk ve ritim olduğunda o hayat yaşanılabilir bir hayat oluyor çünkü.

Biz insan olarak, bünyemizde birbiri ile iç içe ama aynı zamanda birbirinin zıttı gibi görünen birçok özellik barındırıyoruz. Madde ile mana, dünya ile ukba, kalp ile akıl, beden ile ruh, duygu ile düşünce, iş ile aile bunlardan sadece bir kaçı. Bizler bir sarkaç gibi bu noktalar arasında gidip geliyoruz. Ne zaman ki bizler, bizi oluşturan bu özelliklerin arasında bir ahenk ve denge yakalıyoruz, işte o zaman hayattan keyif alıyoruz. Bu dengeyi ve ahengi kaybettiğimizde ise kara bulutlar etrafımızı sarıyor.

İlgili Yazı :   Mesleğimiz bizim neyimiz olur?

Sevgi ile nefret, bireysellik ve toplumsallık, gerçek ile hayal, bağımlılık ve hürriyet, korku ile ümit, neşe ve elem, tevazu ile gurur insan ruhunun diğer karşılıklı çizgileri. Eğer insan bu çizgilerden birinde takılıp kalıyorsa o zaman ortaya psikolojik sorunlar çıkıyor. Daima hayal dünyasında yaşayan, toplum içine hiç çıkmayıp hep yalnız kalmak isteyen, tüm insanlardan nefret eden, bir başkası olmadan iş yapamayan kişiler genelde sarkacın bir ucunda takılıp kalan kişiler aslında. Psikologların ve psikolojik danışmanların yaptıkları da insanın bozulan ahengini kurmasında ona yardımcı olmak.

Kısacası hayat, ruhumuzun karşılıklı iki çizgileri arasında uyum yakaladığımız ölçüde güzel. Hayat bir sarkaç gibi zıtlıklar arasında ahenkle dolaştıkça keyifli. Ve sanırım en önemli nokta, her biri farklı bir nota hükmünde olan özelliklerimiz ile güzel bir melodi çalabilmek. Ve göçerken dünya denen bu kubbeden, çaldığımız melodilerle geride baki kalacak hoş bir seda bırakabilmek

Ahenginiz bol olsun.

Yazan : Mehmet TEBER

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye’nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede “beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi” gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

13 yorum

  1. Dogru

  2. ” ahenk ” eger bana sorsalardı bır cumlede ozetle dıye bır dusundum aklıma sevgi ve barış kelimelerinden baska pek bısı gelmedı cok anlamlı bır yazı olmus tesekkurler paylasım ıcın

  3. çok beğendim yüreğinize sağlık

  4. Dünya denen bu kubbede hoş seda bırakabilene ne mutluuu

  5. Gerçekten harika bir yazı hikayeyide çok begendim ben bazı sırların böyle güzel hikayelerde saklı oldugunu düşünüyorum mehmet teber ellerinize saglık

  6. AYFER KALBARAN

    Gerçekten mükemmel bir ifade ile açıklanmışsınız tebrikler….

  7. Kısa ve öz çok güzel tamamlamış birbirini paylaştığınız için teşekkürler…

  8. ‘çok söz hamal yüküdür’ demiş yunus emre…çok söze ne hacet…gerçekten çok ince düşünülmüş bir yazi çok beğendim…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

ya kutunun icindesin ya da disinda

Ya Kutunun İçindesindir Ya Dışında…

Bazı eserlere bakınca bunu resim yapmayı çok seven 12 yaşındaki kızım Nehir ...