Ne istediÄŸimizi biliyor muyuz?
Yazılarımdan etkilenip bana mail atanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Ortak bir dert var. Bir çoğu aynı soruyu soruyor: ?Birini seviyorum ama o bir türlü arkadaşlık teklifimi kabul etmiyor. Ne yapmalıyım??
Bana danışmanlık için gelen bir çok kişi de aynı sorunları dile getiriyor. Bu durumda bazen sorun bizde bazen de karşı taraftadır. Karşı taraf sürekli aranmak, ilanı aşk sözcükleri duymak, ısrar edilmekten hoşlandığı içindir. Siz kendinizi biraz geri çektiğinizde bakın nasıl peşinizden gelecektir. Bir şeye sahip olma isteği ve onu elde etmek için çaba sarfetmek harika bir davranış ama boşa zaman kaybetmek de kötü bir şey. Şöyle bir durup olayı gözden geçirmek gerekli. Eğer vazgeçmeyi göze alabiliyorsanız hedefe ulaşmak daha kolay olur diyor Konfüçyüs.
Konfüçyüs?ün bu görüşünü anlattığı hikaye; ?Konfüçyüs, öğrencilerin karşısına geçti. Elindeki vazoyu sallayarak, içine bir elma attı. Vazoyu ortaya bıraktı; “Elmayı vazodan çıkarmayı baÅŸaran öğrenci, elmayı yiyebilir”. Çocuklardan biri öne çıktı, hemen elini vazonun içine daldırdı, elmayı tuttu, çekti. Ancak, elini vazodan çıkaramadı: “Elimi çıkaramıyorum”, Konfüçyüs öğrencisine baktı; “Elmayı sıkı sıkı tutmaktan vazgeçmediÄŸin sürece, elini çıkarman mümkün olmayacaktır”. Çocuk elmayı elinden bırakmak istemiyordu, biraz daha ÅŸansını denedi ama baÅŸaramayınca zorunlu olarak elmayı yeniden vazonun içine bıraktı. “Elmanın vazodan nasıl çıkarılabileceÄŸi konusunda sizin bir fikriniz var mı?” Öğrencilerin soran bakışları arasında Konfüçyüs vazoyu eline aldı, ters çevirdi, elini vazonun aÄŸzına tuttu ve elma elindeydi. Çocuklar, bu basit çözümü görünce hep birlikte gülmeye baÅŸladılar. “Gülmeyin çocuklar. Bu çözüm, aslında göründüğü kadar basit deÄŸil”. Elindeki elmayı sallarken konuÅŸmasını sürdürdü Konfüçyüs; “Bazen bir ÅŸeyi gerektiÄŸinde bırakabilmek, en zor iÅŸtir. Çok istediÄŸin bir ÅŸeyi bırakmak beceri gerektirir. EÄŸer bir ÅŸeyi zorla tutuÄŸunuzda ulaÅŸmak istediÄŸiniz ÅŸeyi engellediÄŸinizi görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız. EÄŸer bir ÅŸeyi yanlış yapıyorsanız o zaman buna son vermelisiniz. İşte o zaman hedefinize ulaÅŸabilirsiniz.?
Büyük düşünür Konfüçyüs de hedefe ulaşmanın yolunun bazen vazgeçmek olduğunu ifade ediyor. Bazı insanlar üzerlerine ne kadar düşülürse o kadar kaçarlar. Hani kaçan kovalanır denir ya. Peki o zaman siz geri çekilseniz belki de o sizi kovalamak isteyecektir. Elde etme hırsı bazen ulaşmak istediğimiz hedefe zarar veriyor.
Çoğu zaman da elde etmek için aylarımızı ya da yıllarımızı verdiğimiz hedefe ulaştığımızda hiçbir manası kalmıyor. Peki ne oldu da isteğimiz bitti. Ya o hedefe ulaşana kadar geçirdiğimiz zaman öyle çok duygularımızı yormuştur ki, yani bütün enerjimizi harcamıştır ki elde etmenin keyfini çıkarmaya halimiz kalmaz. Çünkü yıpranma duygularının önüne geçmiştir ya da amaç sadece elde etmektir. Elde edince vazgeçersiniz.
LOGAN PEARSALL SİMİTH: “HAYATTA AMAÇLANACAK İKİ ÅžEY VARDIR. ÖNCE İSTEDİĞİNİZE ULAÅžMAK, SONRA ONUN KEYFİNİ ÇIKARTMAK. SADECE EN AKILLILAR İKİNCİYE ULAÅžIRLAR.”
Peki biz elde etmek için yolunda ölmeyi bile göz aldığımız kişiyi elde edince neden vazgeçeriz. Çünkü gerçekten ne istediğimizi bilmediğimiz içindir. Sadece sahip olma hırsı ile uğraş verdiğimiz hedef bir anda önemini yitirir. O zaman hedeflerimizi seçerken doğru seçmek gerekir. Hedef belirlemek merdiven çıkmaya benzer. Önemli olan merdiveni doğru duvara dayamak. Yoksa merdivenin tepesine çıktığınızda merdivenin yanlış duvara dayalı olduğunu anlayınca, yapmanız gereken işi yapamadan aşağı inmek zorunda kalırsınız.
Hayat da bir merdiven gibidir. Sürekli inip çıktığımız bir merdiven. Bir merdivene çıkmak istediğimizde tepesine çıkıp çıkamayacağımızı biliriz. Merdiveni yeniden düzeltiriz. Belki yeterli eğim olmadığı için belki de sağlam bir merdiven olmadığı için çıkmayız. Düşeceğimizden emin olarak merdivene çıkmayız. O zaman neden bunu hayata uygulamıyoruz.
Tülay BİLİN
tulay@karmaastrology.com
Tülay Bilin kimdir?
Tülay Bilin çok uzun yıllar Hürriyet Gazetesinde çalıştıktan sonra, Nisan 2006?ya kadar Dünya Gazetesinde İnsan Kaynakları Müdürü olarak çalıştı. Uzun yıllardır kişisel gelişim konusunda aldığı eğitimleri 10 yıldır profesyonel olarak çevresiyle paylaşmaktadır. Şirketlere verdiği eğitimler devam etmektedir. Ayrıca kişisel olarak sorunlarını çözmekte zorlananlar için de yüz yüze görüşmeler yapmaktadır. Haftada bir gün radyo programı yapmaktadır. (Cumartesi günleri saat 11.00-12.00 arası Mavikaradeniz radyosunda canlı telefon bağlantılı. Frekansı 106.4)





Bu yazıyı okuyanlar, bunları da okumalı :



27 Nisan 2007, 21:14
bence soruya tam bi cevap olmamis
03 Temmuz 2007, 1:28
bende yukarıdaki arkadaşın fikirlerine aynen katılıyorum,açıklama konuya yeterince hakim deÄŸil ,içerik itibariyle ayrıntılı detaylar eÄŸitici bilinçlendirici yönü sorunun özü manası anlamı gözardı edilmiÅŸ edebi kurnazlıkla süslenerek yazılmış bir yazı….somut gerçek yön verici çözüm üreten yargılayan sorgulayan sonuca ulaÅŸan bir yazıt görmeyi cevap okumayı dilerdim…
kiÅŸisel geliÅŸimle ilgili olarak,geliÅŸim deÄŸiÅŸim yenilik adına laf olsun diye yazılmış üretilmiÅŸ insanların zamanını ve parasını fazlasıyla çalan piyasada zaten yıgınla eser var…farklılık gözlemlemeyi ,yeni bilgiler elde etmeyi umut ediyordum ama malesef hayal kırıklığına uÄŸradım…. ne istediÄŸimizi biliyormuyuz sorusuna cevap anlamında insanın psikolojik ve duygusal kavramda hayata yönelik beklentileri umutları özlemleri idealleri,ÅŸu andaki yaÅŸamdaki her anlamdaki konumu,kendisini analiz etmesi iyi deÄŸerlendirip tanıması gerektiÄŸini .sorulara sorunlara bu çizgide bu formülde çözümsel cevaplar üretmek aramak daha verimli aydınlatıcı ve yerinde olur diye düşünüyorum….
teÅŸekür ederim…..
05 Ekim 2007, 0:44
çok güzel bi yaklaşım yazaı için teÅŸekkürler aslınd burdaki bütün yazılar için teÅŸekkür ederim herkese gerçekten çok güzel yazılar hepsi kaliteli öylesine yazılar deÄŸiller hepsi deÄŸerli …çok güzel bu site…tekrar teÅŸekkür ediyorum burdaki herkese… =)
25 Mart 2008, 17:26
Harika