Anasayfa / Sizden Gelenler / Nedir ayıp? Bilmemek mi? Öğrenmemek mi?

Nedir ayıp? Bilmemek mi? Öğrenmemek mi?

Nedir ayıp? Bilmemek mi? Öğrenmemek mi? Kaybetmek mi, yoksa bulamamak mı? Bulduğun şeyin kıymetini anlamayıp aramak mıdır ayıp?.. Dili dönmediği için susmak mı, kelimelerin kifayetsiz olması mı, yoksa çığlıktaki ağız dolusu isyan mıdır ayıp? Bir incir ağacının dalına çıkıp gözlerken dünyayı, kol mesafesindeki inciri koparmak ayıp mı peki? Hemen ağacın altındaki arkadaşına kopardığın incirden bir tane atmamak mı ayıp?

Tüm ateşiyle sarmaş dolaş aldatanları görmezden gelmek mi, ilk kez arkadaşının elini tutan bir kıza gözlerini dikip bakmak mı?!

Sorulduğunda yutkunmak mı, yutkunurken ses çıkarmak mı sınıfın sessizliğinde.

Yanakların kızarmasıdır belki de… Kızmak mı olan bitene, kızıldığında haklı bile olsan vazgeçmek mi? Kan kustum kızılcık şerbeti içtim diyenleri gülümseyerek dinlemek mi?

Devam etmenin kaybını göze alıp bir yere varmak ve bu mutluluğu yaşamak… Tüm bunlar aklına geldiğinde muzip muzip gülmek ve hayata yakalanmak mıdır ayıp?..

Yoksa ayıp bir terazi mi, temeli eksik tartmak olan, bir şeylerden çalmak, olmadık bir yere katmak mı? Kendine bir şey katmadan başkasını eksik tartmak mı ayıp? ‘Ayıp oluyor ama!’ diye söze giren o kadar çok insanın arasından geçip yoluna giderken vazgeçip kalmak mı ayıp?

Aynı şey sırf ayın altında olup bitiyor diye, ayıp olmaktan çıkar mı? Çıkarmak mı üstünü başını ayıp, yoksa çıkar için sarıp sarmalanmak mı? Çuvala sığar mı ayıp? Çıktığında çuvaldan batar mı peki? Batarsa, canın acımıyorsa ayıp olmaz mı? Canı acımış çocuğa bir tebessümdür, saçlarını okşamaktır yaşamak, bilerek bir canı acıtmak nasıl bir ayıp? Ölçer mi bunu insanın eli kolu, eni boyu var mıdır?..

İlgili Yazı :   Başarı, kendini keşfetmek ve duygu kavramı

öğrenmemek mi ayıp

Kayıpsız yaşamak için ne gerekiyorsa yapmak mı, ayıpsız yaşamak için bazen kaybedebilmek mi?

Kaçarken kendinden bir çıkmaza girmek mi, orada kalıp yaşamaya çalışmak mı ayıp?

Fısıldayan hayatı duyup duyduklarını paylaşmak mı, fısıltılardaki seslere kulak tıkamak mı? İniltilere kulak kabartmak mı? Bir kadınla inlemek mi olmadık bir yerde. Yoksa hepsi mi, belki hiçbirisi. Yorganı başına çekip içine hapsedebilir misin ayıbı? İçindeki ateşe dokunup bir kibritle yakar mısın dünyayı? Ya sen yanarken sevdiğin söndürmezse seni, ayıp olmaz mı bir başına tutuşmak. Aydınlatmak için tutuşanlar bir yana, üşümüş titrek bir muma üflemek, karanlığın ortasında nasıl bir ayıp. Topraktan çıkıp güneşe gözlerini açamadan kardelenleri çiğnemek mi yoksa? Nedir ayıp?

Peki şarap? Dilini sürmeden katresine yalanlar söylemek midir ayıp, içine düşüp şarabın dörtlükler yazmak mı? Dörtnala hayatın üzerine koşmak mı? Atın üzerinde kalmak mı, düşüp üstün başın toz toprak doğrulmaya çalışmak mıdır ayıp? Kim bilir lal rengi bir pencereden dünyaya çakırkeyif bakmaktır biraz. O dünya ki yuvarlağında ne hayaller kurulur, kavanoz dipli ya, içinde ne turşular kurdurur. Turşusunu kurmak mıdır gençliğin, yoksa yuvarlanmak hayatın içine, hangisi ayıp?

İlgili Yazı :   Mükemmel olmak pek çoklarına yetmez oldu. VE (...)

Bilmemek mi, tüm bunları öğrenmemek mi? Bana ne deyip omzunu silkerek insanın yanından geçip gitmek mi? İncir ağacının dalına oturup bakarken ayıp şeyler yazmak mı, olmadık bir ağaçtan incir koparmak mı?.. İncir yaprağını takıp yaşamak mı, incir yaprağının ötesini görmeye çalışmak mı ayıp? Sahi, nedir ayıp?

Yazan : Ahmet Nacar / İzgören Akademi

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye’nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede “beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi” gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

2 yorum

  1. 2 sorum olacak:

    1-“Çıkarmak mı üstünü başını ayıp, yoksa çıkar için sarıp sarmalanmak mı?” derken çarşaflıların veya başörtülülerin çıkar için mi örtündüğünü ima ediyorsunuz tam anlamadım.
    2-“Peki şarap? Dilini sürmeden katresine yalanlar söylemek midir ayıp, içine düşüp şarabın dörtlükler yazmak mı?” demişsiniz. İslam dininde bütün alkollü içkiler haramdır. Dolayısıyla dilimizi sürmemiz söz konusu değildir. Ortada yalan da yok. Alkollü mü değil mi bizi bu ilgilendirir. İnsana hoş gelebilir bu bizi ilgilendirmez. Dünya’da bir sürü güzel içecekler varken neden bize yasak olanı içelim ki? Alkolün zararları anlatmakla bitmezken neden bize biraz hoş tat veriyor diye onu tercih edelim ki? Derdimiz ne?
    Şimdi soruyorum onların yaptığı mı ayıp sizin yaptığınız mı?..

  2. Bilmemek başka öğrenmemek başka.
    Eskiler de der :
    Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

motivasyon degisim ile baslar

Ya yatağınızı değiştirin ya işinizi

Ruhun bedeni bedenin de ruhu etkilediğini biliyoruz. Peki bu denklemden yola çıkarak ...