Anasayfa / Başarı Yazıları / Öğrenmeyi Alışkanlık Haline Getirin

Öğrenmeyi Alışkanlık Haline Getirin

Dünya her geçen gün değişirken; kimilerimiz yeni bilgi denizlerine açılıp gelişiyor, kimilerimiz aynı bilgi havuzunda yüzüyor. Ömrümüzün her evresinde, bizi güncel ve sağlıklı tutan alışkanlıklarımız varsa, farklı bir keyifle yaşayıp öğreniyor ve bu değişimle birlikte yol alıyoruz. Çocukluğunuzu düşünün; sizlere neler öğretildi ve yaşam kalıplarınız, alışkanlıklarınız haline geldi? Alışkanlıklar sizin kim olduğunuz hakkında en önemli ipuçlarıdır. İşte bu sebeple, öğrenmeyi bir kez alışkanlık haline getirebildiğinizde hünerlerinize siz de inanamazsınız. Öncelikle alışkanlıklar ve öğrenme konularına ayrı ayrı biraz değinelim.

Alışkanlıklar; sevdiğimiz bir aktiviteyi yapmaya ve kendinize özel bir zaman yaratmaya yardımcı olur. Her gün işten sonra tenis oynayan bir kişi, bu aktiviteyi kendine spor alışkanlığı olarak edinirse, vücut ve beyin de buna tempo tutar. Biyolojik saatinizin alarmı çaldığında beyin işten çıkmanızı ve tenis oynamanızı söyler. Eğer çıkmazsanız, tenis oynadığınız süre kadar, sürekli size sinyaller gönderecektir. Gündelik ve iş hayatından buna benzer birçok örnek verebiliriz. Cumartesi geceleri eğlenmek için dışarı çıkmak, sabah ofisinize gelir gelmez kahve içmek, her gün evinizden otobüs durağına yürürken yolun sağ tarafını kullanmak gibi. Yapılan araştırmalara göre bir günümüzün yüzde 40’lık bölümü alışkanlıklarımız tarafından şekilleniyor ve eğer bize iyi gelen alışkanlıklarımız var ise, bu bizi normalden çok daha mutlu, sağlıklı ve verimli kılıyor.

İş hayatımızda öğrenmek kelimesinin tercümesi “bakış açını genişlet” veya “yeni bir şeyler öğren” demek. Buna bağlı olarak, birçok iş yerinde terfi ile öğrenmek arasında dolaylı bir mekanizma veya bir diğer deyişle bağ vardır. Öğrenmeye açık insan yenilik getirir, terfi alabilir. inovasyon kelimesi kadar net.

İlgili Yazı :   Ortada "soru" yoksa, "sorun" var demektir!

Peki nasıl öğrenebilirim? Hepimizin bildiği, yıllardan beri süregelen iki seçenekli cevap; çok okuyarak mı, çok gezerek mi? Türkiye’de genel kanı çok okumak. Avrupa’da ise çok gezmek. Sizce çok okumak bilgiyi getirir mi veya sorumu farklı yönelteyim; bilgiyi öğrenmek mi önemli, yoksa bilginin günlük ve iş hayatımızda kullanılabilirliği ve sürekliliği mi? Mesela, “bu cümlede yirmi üç harf var” yazısında gerçekten 23 tane harf olması işinize bir gün yarayacak mı? Peki ya diğer yanda, sizce okumadan gezmek, öğretir mi? Benim fikrimi sorucak olursanız, cevabınız hangi yol ile olursa olsun, öğrenmeyi alışkanlık haline getirmek bu işin püf noktası. Bugün gezerken öğrenip, yarın okurken öğrenebilirsiniz. Düşünme kabiliyeti insana bahşedilen en büyük özellik, bundan dolayı kendinizi hiçbir zaman sınırlandırmayın.

öğrenmek ve alışkanlıklar

Gretchen Rubin’in çok satanlar rafında yer alan, Better than Before isimli kitabında, alışkanlık edinmenin veya alışkanlıkları bırakmanın 21 farklı stratejisini okurları ile paylaştı. Ben de sizlerle, sadece daha çok ilgimi çekenleri paylaşmak istiyorum.

Büyük düşünmek. Yoğun olarak geçen bir günün ardından, geriye doğru bakıp neyin, ne kadar önemli olduğunu düşünmek fazlasıyla zor. Bunun için en güzeli günde yarım saatinizi veya bir saatinizi tamamen düşüncelerinize ayırmak. Bunun yerini kendinize bir tam günü düşünce günü ilan edip ve uzun bir dağ yürüyüşü ile de birleştirerek geçirebilirsiniz. En önemli sorular; ben şu anda hayatımın hangi basamağındayım? Nerede olmak istiyorum? Bunun için plan yapıp aksiyon alıyor muyum?

İlgili Yazı :   Dış Görünüş mü? Fikirler mi?

Küçük düşünmek. Bazen insanlar büyük hedefler koyup, kendine zor sorular sormaktan, daha yakın ve üstesinden gelebileceği adımları atlayabiliyor. Gelecekte nasıl daha zengin olabilirim sorusu büyük düşünce iken, bu zenginliğe ulaşabilmek için bugün ne yapabilirim, daha küçük bir düşünce.

Kendinize kimi kıskandığınızı sorun. Evet, kıskanmak özünde sıcak bir kelime olmasa da yerinde kıskançlık öğretici ve itici güç olabiliyor. Mesela akşam iş çıkışlarında, siz fazlasıyla yorgunken ve eve gidip pijamanızı giyip dinlenmek isterken, bir meslektaşınızın onca işten sonra MBA diploması almak için akşam derslerine gitmesi ve iş yerinde bundan dolayı yöneticiler tarafından takdir edilmesi. Başka bir örnek ise, sigara bağımlısı bir arkadaşınızın söylediği gün sigarayı bırakması ve bir daha içmemesi gibi. Dozunda kıskançlık size gelişim ve değişimin ön habercisidir, sadece doğru adımların atılması gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki eyleme geçmeden sonuç alınmaz.

Bunların haricinde, aşağıda yazacaklarım ise öğrenmenin alışkanlık haline getirilmesi üzerine belirlenmiş bazı stratejiler:

Kendinize sorduğunuz sorularda net olun. Genellemelerden olduğunca uzaklaşmak ve spesifik olmak avantajınıza olacaktır. Hedeflerime ulaşmak için araştıracağım, öğreneceğim ve gerekli yerleri ziyaret edeceğim yerine hedeflerime ulaşmak için bu hafta belirlediğim şu yazıları okuyup öğreneceğim ve Cuma günü akşam ilgili konferansa gideceğim olmalıdır. Spesifik olmak size daha yakın zamanlı hedef koymanıza, bunu gerçekleştirmenize yardımcı olur ve uzun vadedeki hedefinize adım atmanızı sağlar.

İlgili Yazı :   İnisiyatif alın, aldırın..

Kendinizi gözetleyin. Evet, tıpkı ikinci bir şahıs gibi kendinizi gözetleyin ve not verin. İş yerinde iletişiminizin kalitesi veya telefonunuza yüklediğiniz bir adım sayarın daha önceden belirlediğiniz hedef ile eşleşmesi gibi. Kendinizi dışarıdan izlediğiniz zaman daha iyi şeyler yapmaya başladığınızı göreceksiniz. En verimli bulduğum stratejilerden bir tanesi de; eğer kendinize bir plan yaptıysanız, sizi gerçekten o işi yapmanızı engelleyecek aile, iş veya sağlık ile ilgili birşey olmadığı müddetçe bahaneler bulmayı bırakın ve o işi bitirin. İnsanların hiç de azımsanmayacak kısmı, problem olmamasına rağmen planladığı işi, başka işler ile değiştirip sürekli olarak ötelemesi. Her işi planlandığınız zamanda yapın.

Son olarak, öğrenmeyi alışkanlık haline getiren arkadaşlarınızla zaman geçirmek size verim katacaktır. Çevrenizde olabildiğince size birşeyler katabileceğine inandığınız arkadaşlarınızla zaman geçirin. Unutmayın ki zaman dünyadaki en değerli şey ve bunu sıradan kişilere hediye etmeyin. Her anınızı öğrenmeye açık bir bilinç ile yaşayabilme alışkanlığını kazanmak için şimdi başla!

Yazan : Tamer Perk | HBR Türkiye

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye’nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede “beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi” gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

aykiri olmak ve uyum saglamak

Aykırı olmak mı, uyum sağlamak mı? Hangisi başarıyı getiriyor?

Herkes gibi olmak istenen bir şey mi, iyi bir şey mi? Farklı ...