KendiniGelistir.Com » Okul Fobisi
MOTIVASYON MESAJINIZ:
"Harikulade şeyler ancak; içlerindeki bir şeyin koşulların üzerinde olduğuna inanma cesaretini gösterenler tarafından yapılmıştır." - Bruce Barton

Okul Fobisi

07 Eylül 2008 | Özgür ÅžAHİN | Kategori: Bir de bunlar var! | Yazdır Yazdır

Okul fobisiBir uzmana danışın.
Milli EÄŸitim Bakanlığı iki yıl önce aldığı bir kararla ilköğretim birinci sınıf öğrencilerini “okula uyum programı” uygulamak için bir hafta erken okula çağırıyor. 1 Eylül’de yani yarın 1 milyonu aÅŸkın ilköğretim birinci sınıf öğrencisi okula baÅŸlayacak. Veliler de, çocuklarının okula alışma sürecinde sınıf ortamında yer alacaklar. Rehberlik ve Psikolojik Danışma servisleri de bu konuda aileleri bilgilendirecek. Bütün bu çabaların nedeni “okul fobisi”. Çünkü, öğrencilerin yüzde 12’si okula baÅŸlama sürecinde okul fobisi yaşıyor. Daha çok büyük kentlerde, evin dışında ilk kez farklı bir yaÅŸamla tanışan çocuklarda görülen bu okul reddinin önüne geçmek için hem öğretmenler, hem de okul yönetimi onları bu bir haftada okula adapte etmeye çalışacak. Çocukların tatil rahatlığının ardından okul disiplinine uyum saÄŸlamaları ve eÄŸitim temposuna ayak uydurmaları için desteÄŸe ihtiyaçları olacak.

Hem çocukların, hem velilerin bu geçiÅŸ sürecini sorunsuz atlatmaları için çocukları iyi gözlemlemek gerekiyor. Her sabah okula gitmek için evden çıkmakta zorlanan, çeÅŸitli bahanelerle evde kalmak isteyen çocukta okul fobisi olma ihtimali yüksek. Okulu reddetme sadece yeni baÅŸlayanlarda deÄŸil, ileri sınıflarda da görülebiliyor. Evinden, annesinden ayrılan çocuÄŸun hırçınlığını, aÄŸlama nöbetlerini “şımarıklık” olarak algılamak yerine bir uzmandan destek almak gerekir.

Anneleri tarafından aşırı özenle büyütülen çocuklar, okul fobisini daha yoğun yaşıyor. Çocuk ailesinden, evinden ilk ayrılışını okulla yaşıyor.

Okul fobisi nedir?

Okul fobisi, okul çağına gelmiş çocuğun okula gitmekte zorlanması, gitmek istememesi, bunu psikolojik sosyal ve davranışsal sürecine yansıtmasıdır.

Okul fobisinin davranışsal belirtileri

- Mide bulantısı, kusma, baş ağrısı, karın ağrısı

- İştah kesilmesi, enerjisinde düşüklük

- Gece uykuya dalmakta zorluk ve uykudan sık aralıklarla uyunma

- Neşesiz ve mutsuz yüz ifadesi

- Altına kaçırma

Psikolojik belirtileri

- Depresyon, kaygı, panik bozukluk, sosyal fobi (arkadaşlarla ilişki kurmakta zorlanma, kalabalık ortamlardan uzaklaşma isteği, sınıf içinde durmakta güçlük çekme)

- Aileden (özellikle de anneden) ayrılma endişesi

- Bu belirtiler çocukta özelikle okula gitme zamanı yaklaştıkça ortaya çıkar ya da şiddetini arttırır.

- Çocuk okula gitmemesine dayanak olarak çeşitli sebepler ortaya koyabilir:

Öğretmeninin kendisine kötü davrandığı ve ondan korktuğunu söylemek. Arkadaşlarının kendisine kötü davrandığını söylemek. Annesinden ayrılırsa onların başına bir şey geleceğinden endişe duyması, gibi.

Okul korkusunu en yoğun hisseden çocukların, uyumlu, başarı odaklı, onay bekleyen, aileye bağımlı olan çocuklar olduğu gözlenmektedir.

Anaokulunda ilk gün stresi nasıl atlatılır?

Her okula başlayan çocuk aynı tepkiyi göstermez. Anaokuluna başlayan çocukların zaman ve uzaklık kavramı tam oturmadığı için ilk kaygıları bu yönde olur. İlk gün okulda 1-2 saat kalmak, annenin onu ne zaman alacağını saat üzerinden göstermesi, öğretmenle tanıştırıp, nasıl yardım isteyeceğini anlatması sorunları azaltabilir. Taviz vermeden eski düzeni içinde çocuğun anaokuluna gidip gelmesi sağlanmalı ve çocuğun evde kalmasına izin verilmemeli.

-Çocuğa ilgisiz olmak ya da aşırı derecede ilgi göstermek çocuğun duygusal ve bilişsel gelişimini geciktirmekle birlikte öğrenme ve uyum sorunlarını yaşamasını kaçınılmaz kılmaktadır.

-Giysilerini ve çantalarını birlikte hazırlayın.

Çocuk bu soruları kendine sorar:

- Evimize ne kadar uzaklıktayım?

- Annem beni alacak mı?

- Bu çocukları tanımıyorum. Ne yapacağım?

- İhtiyaçlarımı kime söylerim, yardım ederler mi?

- Ev kuralsız bir yerdi. Her şeyi kuralla yapacak olmak sıkıcı. Nasıl uyacağım?

Okulun ilk günü ne yapmalı?

- Okul sabahı birlikte, güzel bir kahvaltı yapın.

- Çocuğunuza her şeyin yolunda gideceğini ifade edin.

- Vedalaşmanızı kısa tutun ve okuldan ayrılın.

- Okul çıkışı tam zamanında geleceğinizi söyleyin ve tam söz verdiğiniz saatte okulda olun.

- Eve geldiğinde, çocuğunuzun okulda yaşadıkları ile ilgili onunla konuşun. Eğer anlatmak istemiyorsa sabırlı olun.

- Akşamları erken yatmasına özen gösterin.

- Çocuğunuzun bu mutlu başlangıcını ilk günün akşamında minik bir parti ile kutlayabilirsiniz.
Anne babalara öneriler
Bilfen İlköğretim Okulları Rehberlik Zümre Başkanı Aslı Özsaray ve Sebahat Başusta Şen, ailelere ve öğretmenlere şu önerilerde bulundu:

- Çocuğun mutlaka okula gitmesi sağlanmalı. Bu konuda taviz verilmemeli.

- Çocuk suçlanmamalı, korkusu ve gözyaşlarıyla alay edilmemeli.

- Vedalaşmaları çabuk ve kısa süreli tutarak, ayrılıkların doğal olduğu hissettirilebilir.

- Günün değerlendirmesini yapmak çocuğa iyi gelebilir. Çocuğun endişelerini, sıkıntılarını paylaşmak ve bunlar üzerine konuşmak hem kendisini rahatlatmasını sağlar, hem de yalnız olmadığı hissini yaşatır.

- Bu sıkıntılı durumun geçici olabileceği, kendisiyle aynı durumda olan başka çocukların da olduğu anlatılabilir.

- Boş zaman ve oyun becerileri kazandırarak anne babaya bağımlılık azaltılabilir.

- Anne ve baba çocuktan beklenti düzeyini gerçekçi tutmalı ve çocuğa zaman tanımalı.

- Okulların açılmasına en geç bir hafta kala, çocuğunuzun uyku saatlerini okulu dikkate alarak düzenleyin.

- Çocuğunuzla, okulula ilgili sohbetler yapın. Okula ne zaman gideceğini, neler yapacağını, ne zaman ve nasıl döneceğini açık bir dille önceden anlatın.

- Anne-baba olarak, çocuğunuzdan ayrılmak konusunda sizin de endişeleriniz olabilir. Endişelerinizi çocuğunuza hissettirir ve yanında konuşursanız, çocuğunuzun güvensizliğini pekiştirir; kaygı düzeyinin artmasına sebep olursunuz.

Yaşanmış birkaç örnek

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlanan Nuran Çakmakçı-Prof. Dr. Mücahit Öztürk’ün “Okul Fobisi” adlı kitabından vaka örnekleri:

“İlköğretim 4’üncü sınıfta bir kız çocuÄŸu. Åžikayeti kendi ifadesiyle “içimde bir sıkıntı var, okulda kendimi güvende ve rahat hissetmiyorum.” Annesi bize getirdi. 1 ve 2’nci sınıfta anneyi sınıfta istemiÅŸ. İki aydır sürekli anneyle okula gidiyor. Annenin sürekli deÄŸil, ama birkaç ders beklemesini istiyor. Bu çocukta yoÄŸun ÅŸekilde anneden ayrılma kaygısı vardı. Annesine ve kendisine kötü birÅŸey olacak endiÅŸesi yaşıyordu. Tıbbi tedaviye baÅŸlandı, öğretmenine rapor yazıldı. Öğretmen oldukça anlayışlı davrandı. TeÅŸvik edici yüreklendirici mesajlar veriyordu. Sadece tıbbi tedavi uyguladık. Tedaviden iki ay sonra tamamen annesiz bir ÅŸekilde okula gitmeye baÅŸladı ve o dönemi bu ÅŸekilde bitirdi.”

“8 yaşındaki kız çocuk, ilkokul 2’nci sınıfa gidiyordu. Birinci sınıfta tüm yıl anne okulda kalmış ve çocuÄŸu beklemiÅŸ. Bu dönemde tedavi baÅŸvurusu olmamış. 2’nci sınıfta da çocuk anneyi sürekli okulda isteyince, aile tedavi için bize baÅŸvurdu. Aslında bu yıl çocuk annesini okulda istese de yalnız kalmayı becerebilmiÅŸ. Çocuk okula düzenli devam ediyor. Ancak, her sabah kusması ve bulantısı oluyor. Hafta içi okul için uyandığında mutlaka kusuyormuÅŸ. Hafta sonları ise böyle bir sorun gözlemlenmiyor. Annenin de tedaviye getirme sebebi bu bulantı ve kusmalar. ÇocuÄŸun cumartesi ve pazar günleri çok rahat olup hafta içi sıkıntı yaÅŸaması olayın fizyolojik olma ihtimalini çok azaltır. Yine de fiziksel incelemeler yapıldı ve olumsuz bir sonuç çıkmadı. Her sabah varolan bulantı ve kusmanın temel nedeni kaygı bozukluÄŸuydu. Çocuk iyi niyetle, sıkıntısına karşın kendini zorlayarak her gün okula gidiyor ve derse giriyor; ancak sabahları çok zorlanıyor. Bu da bir okul fobisi vakası. ÇocuÄŸun öğretmeniyle iliÅŸkisi iyi deÄŸildi. Öğretmen biraz sert ve kuralcıydı. Öğretmenine bu konuyu anlattık, iletiÅŸim kurduk, ilaca baÅŸladık.”

“15 yaşında lise birinci sınıfa giden bir kız öğrencimiz vardı. Okula gitmiyor, son dönemlerde yemek yemiyor, zayıflayıp halsiz kalıyor. Aile bu ÅŸikayetlerle bize geldi. Aslında ilköğretim 8’inci sınıfta ilk belirtiler baÅŸlamıştı. Daha önce derslerinde baÅŸarılı, okulu seven ve isteyen bir öğrenciyken okula karşı bir isteksizlik geliÅŸmiÅŸti. Ancak, okula yine de gitmiÅŸti. Son zamanlarda okula gitmeyi reddetmiÅŸti. Lisedeki arkadaÅŸlarıyla uyum saÄŸlayamamış, arkadaÅŸlarıyla iletiÅŸim kuramamıştı. Çekingen davranıp, izole olmuÅŸtu. Tedaviye baÅŸlandı. Psikoterapi uygulandı. Seanslara düzenli geldi. İlaç tedavisine de baÅŸlandı. Tüm çabalara karşı çok uzun süre okula gidemedi. Åžimdi baÅŸka bir okula yönlendirdik.”
Öğretmenlere öneriler
- Çocuğun okulda kendisini yalnız hissetmesine yol açacak davranışlardan kaçınmalı.

- Davranışları anlayışla karşılanmalı “Naz yapıyorsun, numara yapıyorsun” gibi ÅŸeyler söylenmemeli. Çünkü çocuk gerçekten kaygı duyar.

- Okulda çocuğun ilgisini çekecek sınıf içi aktiviteler çoğaltılabilir.

- Çocuk aktivitelere katılmaması halinde zorlanmamalı, kendi isteği ön plana alınmalı, rahat yapabileceği aktivitelere dahil edilmeli. Başarılı davranışları ödüllendirilebilir.

- Çocuk okuldan uzak kalmamalı. Sınıfa girmiyorsa bile belli bir süre okul içinde, Rehberlik Servisi’nde ikna edilerek sınıfa girmesi sağlanmalı.
YetiÅŸkinler bile bu sorunu yaÅŸayabilir
Arkadaşımız Şeyda İpek Baykal’ın sorularını cevaplayan Hacettepe Üniversitesi İİBF Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Uğur Özdemir bu konuda şunları söylüyor:

“Okula yeni baÅŸlamak, ya da yeniden okula baÅŸlamak, çocukluÄŸumuzdan yetiÅŸkinliÄŸimize kadar her yıl hepimizi etkilemiÅŸ bir olay. YetiÅŸkinler bile tatil dönüşü iÅŸe alışmakta zorluk çekiyor. Çocukların tatil sonrası okula dönmeleri sürecinde yaÅŸadıkları da buna benzer birÅŸey. Öğrencinin yaşına, kiÅŸiliÄŸine, ailesinin sosyal, psikolojik ve kültürel yapısına göre deÄŸiÅŸim gösteren uyum süreci anne babalar tarafından takip edilmeli.

Adaptasyon sorunu sadece tatil sonrası yaÅŸanan bir durum deÄŸil. İlkokula yeni baÅŸlayan çocuklarda sıkça yaÅŸanan okul korkusu, farklı bir ortamda kendini savunmasız ve yalnız hissetmesinin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Bu korkuyu yaÅŸayan çocuklar sadece okula ilk kez baÅŸlayan öğrenciler deÄŸil. YaÅŸ ilerledikçe bu korkular farklılık gösterir. İlkokula baÅŸlayan bir çocuk kendine güvensizlikten dolayı; ortaokul ve lise öğrencisi ise derslerde ve sınavlarda baÅŸarılı olmayacağını düşündüğü için bu korkuyu yaÅŸar. ÇocuÄŸun okul ile ilgili bütün kaygıları dinlenmeli, duygu ve düşüncelerini anlamaya çalışılmalı. Okul korkusu çocukta olduÄŸu kadar okul ve öğretmen tutumlarından da kaynaklanabilir. Her anne ve baba çocuÄŸuna bu kaygılarını anladığını, zamanla geçeceÄŸini ve okul hayatının kendileri için de önemli olduÄŸunu vurgulamalı. Ayrıca anne babalar okul alışveriÅŸini çocuk ile birlikte yapmalı. Bu davranış biçimi çocuÄŸun kendine olan özgüveni artırırken, okula adaptasyon sürecinde faydalı bir baÅŸlangıç yaratır.”

 
Yazan : Nuran Çakmakçı
Kaynak : Hürriyet İK

Tavsiye : Özgüven, topluluk karşısında konuşma, sigara bırakma, kilo verme... Hipnoz mp3'lerini üye olmadan, 40.000 üyesi bulunan hayatimdegisti.com'dan, kısa sürede indirin, HAYATINIZ DEĞİŞSİN!
Yorum Yapın