Anasayfa / manşet / Ölüm çok yakın değil mi?

Ölüm çok yakın değil mi?

Ölüm çok yakın değil mi? Bir gün eve o çok uğraşıp da girdiğin işin müjdesini vermek için geldiğinde, avucun kadar bir organının, kalbinin istifa ettiğini, o güne kadar yaşadığın ama artık bir son’un geldiğini düşünsene. Sanki hiç bir zaman ölmeyecekmişiz gibi, sanki gençler ölmezmiş gibi. “Daha dur, 25 yaşındayım” kaç mezar var dünyada sadece 40 cm boyunda? Kaç ölüm var daha hayatın ne olduğunu anlayamamış çocuklarda?

Bugüne kadar hep başkasına göre yaşamadık mı aslında? Filancanın oğlu şu okulda okuyor diye, filancanın altında şöyle araba var diye imrenmedik mi hep ? Ve farketmedik ki onlara imrenirken bizdeki güzellikleri. Sen o çok sevdiğin, günlerce para biriktirerek aldığın bir tişörtü düşün. Dolabında yatmadı mı aylarca sırf ilk giydiğinde onlar için saçma geldi ve dalga geçtiler diye. Bir şirket sahibinin yanındayken senin işin sorulduğunda canın sıkıla sıkıla vermedin mi? Oysa işin ne de güzeldi…

Hep içten içe mutsuz olmadık mı böyle.

ölüm çok yakın değil mi

6-7 yaşlarımızda başladı aslında bütün sorun. Okuma yazma, hayat bilgisi matematik derken bize o yaşlarda “derslerine çok iyi çalış, çok güzel yerlere gel. doktor ol mühendis ol pilot ol” denmedi mi hep? Bizde okumayan insan aşağılık birisiymiş gibi içimize işleyip ısrarla daha çok okuyup “büyük adam” olmak için uğraşmadık mı? Lise bitti üniversite için -o en değerli- bir daha asla ama asla geri gelmeyecek vaktini tamamen ders çalışmaya adamadın mı ? Üniversite bittikten sonra ise yetişkinliğin ilk adımlarında güzel bir iş bulmak için seminerler, konferanslar, eğitimler, hatta 2. üniversite lisans doktora yapmak için uğraşmadın mı? Güzel bir işin oldu. Bu sefer eşin ve çocukların için yemeyeceksin, içmeyeceksin, birikim yapacaksın, 20 sene sonrasına ve güzel yaşayamayacaksın ailenle o günleri.

İlgili Yazı :   Mükemmel bir iletişim için yüksek özgüven şart!

Bir çok insan böyle yaşar gider. Sonra bir bakar ki ölüm kapıya dayanmış. İşte o zaman kendisine sorar, “peki ya şimdi?”

Kendinizi geliştirirken, bütün hayatınızı kendinizi geliştirip iyi yerlere gelmeye adamayın. Aynı anda mutlu olacağınız işlerle de ilgilenin. Tek bir saliseyi bile geri getiremeyeceksiniz. Zamanınızın değerini bilin, az uyuyun ve çok okuyun. Ailenizle ve sevdiklerinizle sanki hep o son gündeymiş gibi geçinin. Kendinizi hep o son gündeymiş gibi sevin. Mutlu olmak, sizin elinizde. Hayatı farkına vararak yaşamanız dileğiyle.

Yazan : Huzeyfe Furkan Ergül | kendinigelistir.com

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye’nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede “beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi” gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

Bir yorum

  1. ölüm anında yaşananlar

    ölüm ile ilgili farklı bir bakış açısı. bazıları gerçekten hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyor ve bakıldığında bu tipler hep üst\amir dediklerimiz, para ile kendini adam zannedenler vs.

    çok güzel yazı..

    tebrikler.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

her seyi bilen insanlar

Her Şeyi Bilen Kişilerin Ortak Özellikleri

“Her şeyi bilen insan” ifadesi size çok tanıdık gelmiyor mu? Türkiye’de en ...