İş Ararken : Önce kendinizi tanıyın! (1)
Özgeçmişinizi oluşturmadan ve iş aramaya başlamadan önce ilk olarak yapmanız gereken kendinizi tanımak. Kendinizi tanımak size daha sonraki aşamalarda çok büyük kolaylıklar sağlar. Çünkü özgeçmişinizi oluştururken önemli olan geçmişinizi bir kağıda dökmekten çok geleceğinizi belirlemek. Gelecekte mutlu bir yaşantı sürmenin en önemli adımı ise huzurlu bir iş hayatı. İşinizdeki mutluluğunuz hayatınızın her alanına yansır. Kendiniz için en uygun işi seçmek, kendinizi işgücü piyasasında en iyi şekilde tanıtabilmek ve becerileriniz doğrultusunda işinizde 


1. Toplumsal baskılara kurban olmayın: Pek çoğumuz toplumsal baskıların dışında kalmayı başaramayız. Çok sayıda araştırma, kendisiyle barışık pek çok normal insanın bile arkadaşlarının ve otoritenin etkisinde kaldığını gösteriyor. Toplumun birey üzerindeki etkisi incelendiğinde seçenek paradoksu denilen bir durumla karşılaşıyor. Bu strateji, seçenekler sınırlı iken işe yarar. Ancak seçenekler karmaşık hale geldikçe yarardan çok zarar verir. Öte yandan, beklentilerini karşılayan ilk seçeneği tercih edenler, seçenek bolluğundan etkilenmezler. İnsanlar, milyarlarca
Yaşatacağınız şeylerin ne olduğunu bilmeden birisini köşede kıyıda bıraktığınız oldu mu hiç? Sonunun ne olacağını bilmeden, sadece ama sadece o anlık hislerinize kapılıp birinin umutlarıyla oynadığınız oldu mu? YA DA bu dediklerimi size yaşatan biri? Ortak yönümüz olmalı? Mutlaka bir yerde yaşamış olmalıyız/olmalısınız? Hayata küstüğümüz dakikalar… Alttaki şiir size bir şeyler anlatır mı bilmiyorum? Ama benim yüreğimi burktu. Garantisini veriyorum, sizi de bir yerlere götürecek…
Aslında hayatın en büyük dayanağıdır kardeşler! Etrafınızda kimsenin kalmadığına inandığınız, her şeyin size uzak geldiği, birilerine bir şeyler anlatmak istediğiniz ama içinize attığınız anlarda, aslında -belki de- uzakta aradığınız DOSTLARINIZ hemen yanıbaşınızdadır ama her zamanki gibi (çoğunlukla) farkına varmazsınız. Bu yazımızı okuduktan sonra (lütfen!) gidin, kardeşinize bir sarılın. İnanın hayat çok daha güzel olacak!
Bay Parasal Zeka, zenginliğimi artırmak istiyorum. Ama bunun için basit bir formül istiyorum. Böyle günlük yaşamdan bir şey, kolay erişebileceğimiz bardak gibi basit ve erişilebilir bir formül… Bana yardımcı olabilir misiniz?
İster dünyada, ister Türkiye’de olsun, her alanda olduğu gibi otomotiv dünyasında da “inat uğruna” marka sahibi olanlar, model üretenler, üretici haline gelenler, başaranlar ya da “çakılanlar” anlatılır hep. Bu hikayeler arasında sonu hüsranla bitenler de vardır, “mutlu son” ile bitenler de. Hatta günümüze kadar gelenler bile… İşte o otomobil hikayeleri…
Bu yazımın konusu bir arkadaşımın başından geçen bir olayla ilgili. Kendisi, önemli bir şirkette önemli bir pozisyona hazırlanıyordu ve şirketinin de kendisini bu pozisyon için hazırladığını düşünüyordu. Yaşadığı şok bir olayla tüm beklenti ve umutları yerle bir oldu. Kendisinin çalıştığı şirketin de yer aldığı gruptaki bir başka şirketten yeni bir yönetici bahsi geçen pozisyona atandı. Arkadaşım bu atama karşısında ciddi bir hayal kırıklığı yaşarken, mantığı devreye girdi ve yeni atanan yöneticinin bu pozisyon için daha üstün yetkinlikleri olabileceğini kendine telkin etmeğe başladı.
İlk aşık olduğumda 18 yaşındaydım. İlk görüşte bir aşktı bu. Onu gördüğümde yanımdaki arkadaşıma şöyle demişim tabii ki ben hiç hatırlamıyorum; “İŞTE ARADIĞIMI BULDUM!”
Ege Üniversitesi Temel Tıp Bilimleri Fizyolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurselen Toygar, ’genetik.com’a, beynimizi daha fazla çalıştırmak için neler yapılabileceğimiz konusunda şu bilgileri veriyor: “Her gün gittiğiniz yolu, sabah uyandığınız müziği, oda ve büronuzun düzenini, birtakım rutin olarak yaptığınız şeyleri değiştirerek, beyninizi şaşırtın. Çalışmayan beyin hücrelerini çalışır hale getirirsek, 60 yaşında bile bir gencin beyni kadar aktiviteye sahip olabiliriz. Beynin emir vermeden çalışmıyor.
1. MİSYON VE DEĞERLER ÖNEMLİ
