Yeni başarı tarzı: Duyarlı ve adil kazanmak!
Ürünlerinde, çiftlikte serbestçe dolaşma özgürlüğüne sahip (kafeslere hapsedilmemiş) tavukların yumurtalarını kullanıyorlar. Atıklarını geri dönüştürüyor, çevreci enerji kullanıyor, hatta alternatif enerji kullanan teknolojilerin geliştirilmesi için fon sağlıyorlar. Çalışanlarına iyi imkanlar sunmakla kalmayıp, tedarikçilerinin de hak ettiklerini almaları için çaba gösteriyor, “adil ticaret” politikası uyguluyorlar. Artık tüketicinin kalbine giden markalar onlar. 

Her başarılı patronun arkasında başarılı bir sekreter olduğu muhakkak. Yöneticilerin sağ kolu olan sekreterler, şimdiki adıyla “yönetici asistanları” artık orta düzey bir yönetici gibi çalışıyorlar. Eskiden daktilo yazmak, telefona bakmakla sınırlı olan bu meslekte artık patronla aynı adımlar atılıyor, birlikte raporlar hazırlanıyor, yeri geldiğinde patron üst düzey toplantılarda temsil ediliyor.
Kimi zaman tüketmemiz gerekir, olamayacağını bildiğimiz aşkları bile… Beraberliğin bir yanı mutluluksa bir yanı da hep hüzün değil midir? ’Her şeye rağmen ikimiz’ olabilmek için sanki ortak bir gaye şart gibi. Bu ortak bir değer de olabilir, ortak hedef için verilen bir hayat mücadelesi de…
Prof.Dr.Albert Mehriman’ın 1960’lı yıllarda iletişime dair yapmış olduğu araştırma sonuçları şöyledir;
Bir raporu yetiştirmesini beklediğiniz elemanınızı saatlerdir bilgisayar karşısında görüyorsunuz. Çalışıyor zannediyorsunuz. Ama o, herhangi bir messenger programını açmış, konuşmakla meşgul. Her sabah işe geç gelen başka birisi, hafta sonu yaptığınız trekking aktivitesine herkesten önce geliyor. Bu kişiler hakkında “Motivasyonları çok düşük” diye düşünebilirsiniz. Ama onlar, gördüğünüz gibi, chat yapmak ya da geziye katılmak için oldukça motiveler…
Benim aşktan anladıklarım şunlardır:
İşkolik misiniz yoksa evkolik misiniz? Hayır ikisini de istemiyorum. Bağımlı olmak çok kötü bir şey. Hayatım yoğun bir iş ortamında geçti. İş hayatımda hep elimi taşın altına koydum. Bazı şeyleri görmezden gelemedim. Hep insiyatif kullandım. Tabii ki bir yönetici olarak insiyatif kullanmanın artıları olduğu kadar eksileri de var. Bazen aldığın kararın sonucu iyi oluyor o zaman patron sesini çıkartmıyor. Ama ya bir de aldığın kararın sonucu yanlışsa
Bir performans kriteri olarak insan yüzü
Dün bir ilki gerçekleştirdim. Hediye fuarının içinde bir konferans verdim. Konusu ise “Hediye seçiminde duyguların önemi” idi. Bu tür bir seminer bugüne kadar hiç yapılmadı. Hediye seçiminin de konferansı mı olur diyeceksiniz. Böyle bir konferans vermemi istedir. Ben de verdim. Benim için de bir ilkti. Ama harika oldu. Son hazırlıklar yapılırken halk da yerini aldı. O arada bir hanım geldi yanıma
Yabancı bir dil öğrenmenin bir dil daha bilmenin ötesinde başka faydaları da olabileceğini düşündünüz mü? Yabancı bir dil öğrenerek ek kazanımlar elde edeceğinizi bilmek dil öğrenmek konusunda küçük de olsa teşvik edici bir unsur olabilir.
