Sebat

Kelime anlamı olarak sözünden ve kararlarından dönmemeyi ifade eder sebat. Bir işi sonuna kadar sürdürmektir. İnatçı olmakla aynı şey gibi dursa da kararlılık barındır ve farklılık yaratır. Kişiliğinizde başarınızı garantileyecek tek bir özelliğinizi geliştirmeniz gerekseydi, listenizin başına sebat etmeyi koymanızı önerirdim. Hafızanızın dar sokaklarında hızla yürüseniz ve geçmişteki büyük ya da küçük başarılarınızdan bazılarına göz atsanız, başarınızda sebatın önemli rol oynadığını kabul etmek durumunda kalırdınız. Toplum olarak içlerinde sarsılmaz bir güç olan ve dış dünyadaki her tür engeli aşabilen insanları çok çabuk eleştirdiğimizi görmek, bana hem ilginç gelir, hem de hüzünlü bir şaşkınlık yaşatır. Bu güç, bu insanların kendileri için belirledikleri herhangi bir hedefe ulaşma şanslarını artırır.

Sonuçta, sebat bir yaşam biçimi haline gelir; ama, başladığı yer burası değildir. Zihinsel direnç –sebat– geliştirmek için, önce birşeyi istemeniz gerekir. Bir şeyi öylesine İSTEMELİSİNİZ ki o şey ateşli bir arzuya, bir tutkuya dönüşsün… Bu fikre aşık olmalısınız. Evet, tam anlamıyla fikre aşık olmalısınız ve kendinizi fikrin her parçasına çekmelisiniz. Bu noktada, sebat, neredeyse otomatikleşecektir.

Sebat, yetişkinlik yıllarım boyunca üzerinde çalıştığım bir konudur ve kesin olarak bildiğim birşey var ki çok az insan, bir kez olsun, zihinsel ya da sözel olarak kendine şunu söyler: Gerçekten istediğim şey bu ve bunun için yaşamımı adamaya hazırım. Dolayısıyla, bunu başarmak için gerekli sebatı asla geliştiremezler.

İlgili Yazı :   İleride de bir iş sahibi olmanız için yapmanız gerekenler

Sebat, eşsiz bir zihinsel dirençtir; hızla değişen dünyada kazanmanın bir parçası olan ve sizi bekleyen ısrarlı reddedişler ve çok çeşitli engeller karşısında sürekli beslenmesi gerekir. Diğerlerine takip edilecek bir yol gösteren ve tarihin tozlu sayfalarında iz bırakan yüzlerce başarılı kadın ve erkek vardır. Bu büyük insanların her biri sebat etmiştir. Pek çok durumda, onları diğerlerinden ayıran tek nitelik bu olmuştur.

Genel olarak sebat eksikliğinin zayıf iradenin bir sonucu olduğuna inanılır. Bu, doğru değildir. Bir kişi son derece gelişmiş bir iradeye sahip olabilir; ama yine de yaşamda ilerlemek için gerekli sebatı gösteremeyebilir. Çoğu durumda, kişide sebat eksikliği varsa, onun açısından kıymetli bir hedef, onu heyecanlandıran bir amaç yoktur.

İrade insanın hedefine doğru yol almasında önemliyse de, irade ile imgelem arasında savaş varsa, imgelem her zaman kazanacaktır. Bunun anlamı şudur: Sizi harekete geçiren arzudur, besleyen ise tutunduğunuz hayaldir. Hayalinizin daha büyük bir resmini oluşturmak, onu zihninizde hatasız bir konuma yerleştirecek biçimde tanımlamak ve güzelleştirmek için imgeleminizi kullanmaya başladığınız an, arzunun tetiklediği duygu, tek başına iradenin ortaya çıkardığı dirence ağır basar. İradenin geliştirilmesine gerek olmadığını söylemiyorum; geliştirilmelidir. Duygusal olarak içinde yer aldığınız imgeye sizi yönlendirmek için üst derecede geliştirilmiş olmalıdır.

İlgili Yazı :   Yaşadığımı yaratıyorsun...

sebat etmek

Zihinsel faktörleriniz, hakkıyla kullanıldığında müthiş iyi olana yönelik bir potansiyele sahip olur. Ne var ki, her şeyin bir zıttı olduğunu hatırlamalısınız. Zihinsel faktörlerinizin herhangi biri, istenmeyen sonuçlara doğru yöneltildiğinde, hiç uyarmadan, yıkıcı ve öldürücü düşmanlara dönüşebilir. İstemedikleri işleri sebatla yapan ve istemedikleri sonuçları alan insanlar görmek mümkündür. Onların sorunu, sebat eksikliği değildir; bu kişiler, kendilerine zarar verecek biçimde sebat etmektedirler. Cehalet ve paradigmalar, yenmemiz gereken düşmanlardır. Herkes sebat eder. Hedefimiz, sebatın bize karşı değil, bizim için çalışmasını sağlamak olmalıdır.

Sebatı büyük müttefikiniz haline getirecekseniz, ilginizin odağı vizyon ve arzu olmalıdır.

Sebat, sürekli reddedilişlerin ve engellerin günlük rutinin bir parçası olduğu hemen her meslekte gerekli olan zihinsel direncin bir ifadesidir.

Son olarak, size sebatı bir alışkanlık haline getirmenize yardımcı olacak, görece basit dört adımdan bahsetmek istiyorum. Bu adımlar, hemen herkesçe izlenebilir: 

1. Açıkça tanımlanmış bir hedefiniz olsun. Bu hedef, duygusal olarak içinde yer aldığınız, çok istediğiniz birşey olmalıdır. (Başlangıçta, bunu başarabileceğinize inanmayabilirsiniz bile, ama inanç gelecektir.)

2. Üzerinde hemen çalışmaya başlayabileceğiniz, açıkça ifade edilmiş bir planınız olsun. (Planınız, büyük ihtimalle, hedefinize yolculukta yalnızca birinci ve ikinci aşamaları kapsayacaktır. Planınızı uygulamaya başladığınızda, yolculuğu tamamlamanız için gerekli diğer adımlar doğru zamanda kendini gösterecektir.)

İlgili Yazı :   Bu Soruların Cevabını Biliyor musunuz?

3. Arkadaş, akraba ya da komşulardan gelen herhangi bir olumsuz tavsiyeyi reddetmek üzere kesin karar alın. Hedefin ulaşılamaz olduğunu gösterir gibi görünen koşul ya da durumlara aldırış etmeyin.

4. Mümkün olan her noktada sizi teşvik edecek, destekleyecek ve size yardım edecek bir ya da daha fazla insanın oluşturduğu bir beyin grubu kurun.

Yaşamınızda neyi yapmayı hayal ediyorsunuz? Yapın. Hemen şimdi başlayın ve asla pes etmeyin. İçinizdeki yüceliği serbest bırakın. Sebat edin.

Yazan : Bob Proctor

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye’nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede “beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi” gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

Bir yorum

  1. SAİD NURSİ (hz)

    En ziyade yaralananlar siperini bırakıp kaçanlardır. En az yara alanlar siperinde sebat edenlerdir… / Bediüzzaman . Teşekkürler.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

7 kariyer hatasi

Kariyerinizi Başlamadan Bitirecek 7 Hata

İster işiniz ile ilgili olsun ister özel hayatınızla.. Dönüm anlarından önce vermiş ...