KendiniGelistir.Com » Sen de benim gibi “kiÅŸisel geliÅŸim yorgunu” musun arkadaÅŸ?
MOTIVASYON MESAJINIZ:
"Esas işimiz uzakta bulanık duranı değil, yakında berrak duranu görmektir.? - THOMAS CARLYLE

Sen de benim gibi “kiÅŸisel geliÅŸim yorgunu” musun arkadaÅŸ?

14 Mart 2008 | Özgür ŞAHİN | Kategori: Bir de bunlar var! |

Cocuklar proje!PROJE ÇOCUKLAR
Hafta sonları hangi okulun sosyal tesisine, hangi kulübün havuzuna gitseniz, çocuklarıyla oradan oraya koşturan anneler görürsünüz. Eğitimliyse, ekonomik durumu biraz iyiyse, hele çalışmıyorsa veya zamanını çok fazla işgal etmeyen bir işi varsa, anneler kendilerini çocuklarının eğitimine adıyor. En az okul eğitimi kadar sıkı bir de özel müfredatı oluyor çocuğun. Anneler, çocukları için en güncel aktiviteyi seçiyor, onlara günlük ve hatta saatlik program yapıyor.

Okuldan ve ödevden arta kalan her saniye değerlendiriliyor. Kısacası bu proje çocukların bir dakikaları bile boş değil. Yüzme havuzundan baleye koşuyor, jimnastik giysilerini çıkarıp ata biniyor, drama dersinden buz pateni pistine gidiyorlar.

CEYDA VE BEYZA ACAR (8)

Tiyatro yeteneğimiz çok fazlaymış
annem öyle söylüyor
şimdi drama dersi alacağız

NE YAPIYORLAR?

Piyano: Çarşamba günleri eve hoca geliyor.

Tenis: Cumartesi-pazar 10.00’da özel derse gidiyorlar.

Jimnastik: Pazartesi-perşembe okul çıkışı özel derse gidiyorlar.

Voleybol: Cumartesi 12.00-14.00 arası okulda özel ders alıyorlar.

Binicilik: Salı okul çıkışı K-9’da özel ders alıyorlar.

Buz pateni: Cuma akşamı ya da pazar öğleden sonra kayıyorlar.

Yüzme: Üç yıl cumartesi-pazar yüzme dersi aldılar, bu yıl bıraktılar.

Dans: Haftada 2 gün özel hocadan ders aldılar. İki yıl sonra, geçen ay bıraktılar.

Kayak: Kış mevsimi Uludağ’a, yazın Dubai’ye gittiler, ders aldılar.

Ceyda ve Beyza, tüp ikizler. Anneleri Deniz Acar kendisini “emekli bir anneyim” diye tanımlıyor. “Çocukları ben projelendirdim. 3.5 yaşından itibaren onların ne yapacağını düşündüm, planladım ve sonra da bu planı uyguladım.” Çocuklar, kurslara gitmeyi, özel ders almayı doÄŸal kabul ediyor. Sadece arada sırada bazı derslerden vazgeçiliyor ama yerine yenileri geliyor. Anneleri “baÅŸka türlü bir hayat bilmiyorlar ki” diyor.

Deniz Hanım’ın kendisi de kurslara meraklı: “BoÅŸ duramıyorum, kurslara gidiyorum. Evimde 24 saat boyalar, kalemler, kağıtlar ortada. Çocuklar resim de yapıyor.” Tabii çevreden tepkiler de geliyor. Hatta Deniz Acar, eÅŸinin bile “çocukları bu kadar yorma” dediÄŸini söylüyor. Ama o, ikizler için planladığı tüm derslerin bir iÅŸe yarayacağına, bazı becerileri ancak bu yaÅŸlarda elde edebileceklerine inanıyor. Kızlarını, bazı derslere vücutları geliÅŸsin diye yolluyor, bazılarına kültürel geliÅŸimlerini tamamlasınlar diye… “Her katıldıkları faaliyete uyum saÄŸlıyorlar. Mesela kayak yapmayı 3.5 yaşında öğrendiler, çok da güzel kayıyorlar. EÄŸitimi erken vermenin avantajı bu.”

BahçeÅŸehir İlköğretim Okulu 2. sınıf öğrencisi ikizlere “yoruluyor musunuz” diye sorduÄŸumuzda açık yüreklilikle cevap veriyorlar: “Hepsini isteyerek yapıyoruz ama bazen sıkılıyoruz. ÖrneÄŸin piyano çalarken. Ama ata binerken, dans ederken çok eÄŸleniyoruz. Tiyatro yeteneÄŸimiz çok fazlaymış, annemiz öyle söylüyor. Åžimdi tiyatroya baÅŸlamak istiyoruz…”

EKİN BARAN (9)

Proje mi?
Hayır, o en güzel ürün

NE YAPIYOR?

Piyano: Pazartesi okul çıkışı özel hocaya gidiyor.

Yüzme: Hafta sonları Aydınoğulları Spor Tesisleri’nde 16.30-17.30 arasında ders alıyor.

Tenis: Aynı yerde hafta sonları 17.30-18.30 arası ders alıyor.

Drama: Hafta sonları 10.00-13.00 arası Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde drama dersi alıyor.

Keman: Okulda hafta içi derslerden sonra keman hocasıyla çalışıyor. Perşembe özel ders alıyor.

Serpil Baran, ürün yöneticiliÄŸi yapmış. Åžimdi hayatında sadece çocukları var: “ÇocuÄŸum projem mi, deÄŸil. Aslında Ekin, benim en güzel ürünüm. Ama iÅŸ hayatında üründe hata yaptığınızda geri dönüşü var. Çocukta ise hata yapılmaması lazım.” Annesi, Ekin’in hem spor hem kültürle ilgilenmesi gerektiÄŸine karar vererek, yüzme ve piyano dersleriyle baÅŸlamış iÅŸe. Sonra buna tenis ve keman da eklenmiÅŸ. Kızının ne kadar hırslı olduÄŸunu da anlatıyor. “Tenisle yüzmeden birini bırakmasını istedik, kızım ikisine de gideceÄŸini söyledi.” Piyano çaldığı halde neden ayrıca keman dersi almaya baÅŸladığını da “yeteneÄŸi var” diye açıklıyor. Bu kervana katılan drama derslerinin ise dikkatini geliÅŸtirdiÄŸine, hafızasını güçlendirdiÄŸine, özgüvenini artırdığına inanıyor.

İstanbul’da, Özel Bilfen Çamlıca İlköğretim Okulu 3. sınıfta okuyan Ekin’in okul ve kurs dışındaki zamanı da anne babası tarafından planlanıyor, en azından yönlendiriliyor. Annesi şöyle diyor: “Pazartesi piyano dersinden geldikten sonra onu arkadaÅŸlarıyla buluÅŸturuyoruz. Cuma günleri her zaman boÅŸ kalıyor. Hafta sonları, drama ile yüzme arasında boÅŸ vakti kalırsa ya müzeye gidiliyor, ya arkadaÅŸlarıyla buluÅŸuluyor. BoÅŸ zaman aralığında program yapma özgürlüğü var.”

Hafta sonları ailece erken kalkıyorlar. Ekin önce drama dersine götürülüyor. Öğleden sonra tüm aile spordalar: Ekin tenis ve yüzme dersi alırken, küçük kardeÅŸi, anne ve babası onu seyrediyor. “Bize bazen bütün bunları nasıl yapıyorsunuz, diyorlar. Ama ben bir ÅŸey yapmıyormuÅŸum gibi geliyor” diyor Serpil Baran. Kızı Ekin de aynı fikirde: “ArkadaÅŸlarım nasıl yetiÅŸiyorsun diyor. YorulduÄŸum oluyor ama bunları çok sevdiÄŸim için sıkılmıyorum.”

DENİZ YARDIMCI (11)

Arkadaşlarım bana profesör Deniz diyor

NE YAPIYOR?

Drama: Ders aldı, bir tiyatroda oynadı.

Yan flüt: Hafta içi yan flüt dersleri alıyor.

Tenis: Hafta sonu tenis dersi alıyor.

Annesi Özlem ve babası Vakur Yardımcı kızları Deniz’i çok sıkmadıklarını söylüyorlar. “Seçenekleri sunduk, kendisi seçim yaptı.” İstanbul’da, BahçeÅŸehir İlköğretim Okulu 5. sınıfta okuyan Deniz, neyi iyi, neyi kötü yaptığını deÄŸerlendiriyor: “Teniste o kadar iyi deÄŸilim. Flüt çalarken de zorlanıyorum, çok yoruluyorum. Ama arkadaÅŸlarım baÅŸarılı olduÄŸumu söylüyor. Bazen bana profesör veya doktor Deniz diyorlar.” Anne ve babası, “Deniz’in iyi sporcu olamayacağını biliyoruz. Ama herkesin iyi olduÄŸu ÅŸeyler var” diyor. Müzik konusunda daha hevesli Deniz. Bir süre piyano dersi almış; iki yıldır da yan flüt öğreniyor. En çok da elbise tasarımları yapmaktan hoÅŸlanıyor.

DERİN ALEV (9)

Bunlar ÅŸimdilik bana yeter

NE YAPIYOR?

Gitar: Her çarşamba hoca eve geliyor.

Basketbol: Her salı okulda dersler bittikten sonra hocayla çalışıyor.

Tenis: Hafta sonu BÜMED’de ders alıyor.

Buz pateni: Hafta sonları gidiyor.

Futbol: Her akşam okul çıkışında.

Kayak: Kış mevsiminde hafta sonları Uludağ’a gidiliyor.

Aikido: Çarşamba günleri ders aldı. Şimdi okulda seçmeli ders olarak aikido alıyor.

Seramik: Yazları özel ders alıyor.

Bilgisayar mühendisiyim ama evimde bilgisayar yok, diyor Nora Alev. “Çünkü çocuÄŸum ekran başında zaman kaybetsin istemedim.” Yüzyıl Işıl İlköğretim Okulu 3. sınıf öğrencisi oÄŸlu Derin, belki bilgisayarla oynamıyor ama yapmadığı spor yok. Gitar ve seramik dersleri de ayrı. Annesi “Derin benim için bir proje deÄŸil” diyor. “Bazı anneler sanki at yarışında gibi çocukları oradan oraya koÅŸturuyorlar. Oysa ben tam tersi, çocuÄŸumu rölantiye çekmek istiyorum. OÄŸlum, daha 3 yaşındaydı, kendi zoruyla bizi daÄŸa götürdü ve kayak yapmak istediÄŸini söyledi.”

Derin’in o kadar fazla tarakta bezi varmış ki, geçen yıl annesi bunlar arasında seçim yapmaya zorlamış onu. Ama Deniz ne gitardan vazgeçmek istemiÅŸ, ne de aikidodan. Üstelik bütün bu derslerin dışında her akÅŸam okul çıkışında koÅŸtura koÅŸtura futbol oynamaya gidiyor. Tabii futbol hayatı da özel dersle baÅŸlamış ama ÅŸimdi kendi kendine oynuyor. “Çok aktiviteye katıldığım için kendimi iyi hissediyorum” diyor Derin. “Büyüyünce belki kayak yerine baÅŸka aktiviteler yapabilirim. Bunlar bana yeter ÅŸimdilik.”

DUYGUSU OCAKOÄžLU (13)

Sınav yüzünden ailesi frene bastı, sadece konservatuvara ve spora gidiyor

Duygusu, tüp bebek. “SeçilmiÅŸ bir çocuk” diyor annesi Günseli OcakoÄŸlu. “Kızımız doÄŸunca hangi yetenekleri var diye baktık.” Annesine göre, Duygusu her konuda yetenekli. Klasik gitar, piyano, akordeon… Eline ne alsa çalıyor. SporculuÄŸu da var. Zaten ailece her sabah 6’da kalkıp spora gitmeyi alışkanlık edinmiÅŸler. Duygusu, dört yıl ata bindi, tenis oynadı, yüzdü, kayak yaptı. Hayatında 7-8 yıldır piyano da var çünkü o aynı zamanda konservatuvar öğrencisi. İki okula birden gitmesi hayatını çok ağırlaÅŸtırdı. Üstelik bu yıl Seviye Belirleme Sınavı’na girecek. Bu durumda biraz frene bastılar. Ama belli ki ileride yeniden harekete geçilecek. Annesi şöyle diyor: “Müzik hayatında hep olmalı, çünkü ona iyi bir çıkış verecek. SaÄŸlıklı yaÅŸaması için de spor yapması lazım. Spor yaÅŸam biçimi haline gelmeli, hayatının bir tarafında olmalı. Bu iki alanda ona yol açmaya çalıştık.”

İstanbul’da, BahçeÅŸehir İlköğretim Okulu 7’nci sınıfta okuyan Duygusu, “Hem okul, hem hayat, hem konservatuvar stresi” diye iç çekiyor. “ArkadaÅŸlarım arasında kıskananlar çıkıyor. Arada sırada hoÅŸ olmayan tepkiler de alıyorum.” Duygusu’nun ilgi alanı spor ve müzikle kısıtlı deÄŸil. Okulda drama derslerine katılıyor, tiyatro yapıyor. Yazı yazma ve resim yapma konusunda çok iddialı. Hatta okulda bu alanlarda ödül almış. “Hayatta ne varsa denemek istiyorum” diyor.

Çocuklarımızı uzantımız gibi görürsek gerçek potansiyeli ortaya çıkmayabilir

Çocuk psikolojisi danışmanı Fatma Torun Reid: Bilerek ya da bilmeyerek, bazen çocuÄŸu kendi uzantımız veya hayatımızın bir projesi gibi görebiliyoruz. Özellikle son zamanlarda gençler bana bu konuda “Anne babamızın projesi olmak istemiyoruz” diye çok yakınıyorlar. Çocuklarımız için en iyisini istiyoruz, onlar için yapamayacağımız fedakarlık yok. Ama bazı durumlarda hakikaten çocuk kendini bir proje gibi hissedebilir. Bazı aileler görüyorum, çocuklarını oradan oraya taşıyorlar. Bu çocukların hayatı fazlasıyla programlı. Ayrıca, her çocuk farklı yeteneklerle donatılmıştır. Kimisi okulda, kimisi hayatta baÅŸarılı olur. Onu kendi uzantımız gibi görüp onun yeteneklerini hesaba katmadan beklentiler oluÅŸturursak çocuÄŸun gerçek potansiyeli ortaya çıkmayabilir.
 

Proje çocuklar 9 Mart 2008
Yazan : Nuran ÇAKMAKÇI 
Kaynak : HÜRRİYET
 

Bu yazı en son 13 May 2008 tarihinde; bugün "5", toplamda ise "1,187." defa okunmuştur.
OOOOO
6 oy - Sonucları görmek icin oylayin!

Bu yazıyı okuyanlar, bunları da okumalı :
  • TEST: Nasıl bir yöneticisiniz?
  • Yeni yöneticinin el kitabı!
  • // En büyük “geliÅŸim zirvelerinden!” birisi
  • Atatürk’ün klibi yayına girdi!
  • 1. Kocatepe GeliÅŸim Zirvesi sona erdi!
  • “Sen de benim gibi “kiÅŸisel geliÅŸim yorgunu” musun arkadaÅŸ?” için 1 yorum
    • 1 MARTI
      08 Mayıs 2008, 18:32

      MUTLAKA ….. ZATEN VERELEBİLDİKLERİ ALABİLDİKLERİNDEN İBARET. TABİKİ ÇAÄžI YAKALAMAK İÇİN TEMELDEN EĞİTİM ÅžART AMA YİNEDE KARÅžIMIZDAKİNİN BİR ÇOCUK OLDUÄžUNU VE ONLARIN SESİNEDE KULAK VERMEMİZİ UNUTMAMAK LAZIM..TEÅžKL…

    Yorum Yapın