Anasayfa / Başarı Yazıları / Sihirli Anahtar : Anlamlı Mutluluk

Sihirli Anahtar : Anlamlı Mutluluk

Önce, mutluluğu ve anlamı doğru tanımlamak

Mutluluğu sadece anlık hazlarla eş değer tutup, peşinden koşulan bir kavrama dönüştürmeye başladığımızı fark edenler kimler? Acaba neden reklamları en çok işgal eden kelimelerden biri haline geldi mutluluk? Sizce mutluluk satılık bir duygu mu? Satılık mutluluk algısı çoğaldıkça toplumda mutluyum demekten çekinen bir kesimin var olmaya başladığını ne kadar fark ediyorsunuz? Yoksa siz de mutluyum kelimesini yüksek sesle söylemeye çekinenlerden biri haline gelmek üzere misiniz?

Mutluluk, insanın özünde yer alan ve içinde yaşama yüklenen anlamı barındıran bir kavramken, satın alınan mutluluk algısının giderek daha fazla yaygınlaşması, mutluluk tanımlarının içindeki anlamı kaybettirmeye ve mutluluk tanımlarını bozmaya başladı.

Oysa içinde anlam barındıran mutluluğu hedeflemenin, mutluluk ve anlam kavramlarını doğru tanımlamanın, gelişim ve ilerlemenin anahtarı olduğunu söylemek çok da yanlış olmaz düşüncesindeyim.

Geçmişten bugüne anlamlı mutluluk

Bugünden neredeyse 2500 yıl önce Aristo mutluluğu tanımlarken, iyi yaşamı temsil eden “eudaimonia” kavramını anlatır. İnsanın kendi potansiyeline giden yolculuğu tarifleyen bu kavram, katkı sağlamanın ve yaşamdaki anlamın öneminden söz eder. Sadece anlık hazlar yerine, anlık keyifleri de içeren, ancak daha bütünsel, daha kapsayıcı ve daha anlamlı bir tanım yapar mutlulukla ilgili. Aristo’nun eudaimonia’sı insanın bu dünyadaki var oluşunun nihai amacı olarak tanımlanır. Bu tanımın içinde fark edilen belki de en önemli nokta yaşama yüklenen anlama dair farkındalıktır.

anlamli mutluluk

Avusturyalı Nörolog ve Psikolog Viktor Frankl 1946 yılında yazdığı “İnsanın Anlam Arayışı” adlı kitabında 2.Dünya Savaşında Auscwhits toplama kampında yaşamını sürdürmeyi başaranların tek ortak yanının yaşamlarındaki anlamı bulmuş olmaları olduğundan söz eder.

1844 – 1900 yılları arasında yaşamış olan ünlü Alman Felsefeci Friedrich Nietzsche “Yaşamak için bir nedeni olan, her türlü sıkıntının üstesinden gelebilir.” sözüyle, anlamın yaşamın zorluklarıyla başa çıkmada ne kadar etkili olduğuna dair bir ifade paylaşır.

İlgili Yazı :   Ortada "soru" yoksa, "sorun" var demektir!

Günümüz genç yazarlarından Emily Esfehani Smith, The Power of Meaning isimli kitabında ve Hayatta Mutlu Olmaktan Çok Daha Fazlası Var başlıklı TED konuşmasında anlık mutlulukla, anlam farkındalığı arasındaki farkı vurgularken, anlamın 4 bileşeninden söz eder. Aidiyet, amaç, tutkuyu yakalatan şeyleri yapıyor olmak ve kendi hikâyelerimizi anlatmak olarak sıralar bu 4 bileşeni. Hem konuşmasında, hem de kitabında, anlam farkındalığının, bireylerin içinde bulundukları yaşam alanı neresi ise orada olmak için bir neden yarattığını anlatır. Anlamı yakalamanın ve 4 bileşeni farkındalıkla yönetmenin bireyleri daha dayanıklı, daha verimli ve daha başarılı olma konusunda desteklediğinden söz eder.

Liderlik konusunda çalışmalar yapan Simon Sinek, kitabı Start with Why’da ve Mükemmel Liderler Bir Harekete Nasıl İlham Verirler başlıklı TED konuşmasında, Nietszche’nin de ifade ettiği gibi, nasıl demeden önce, neden sorusu ile başlayarak anlam farkındalığı yaratmanın önemini vurgular.

Kurumsal yaşamda anlamlı mutluluk

Mutluluk, anlam farkındalığı ile insan potansiyeli ve gelişim arasındaki bağlantı gibi konular kurumsal dünyanın çalışma başlıkları arasında yer almaya devam ediyor.

Özellikle anlamı en fazla sorgulayan Y Kuşağı ve sonrasının iş dünyasına girmesinin ardından, kurumlar anlamı yaratma, yapılan iş ve kurumların büyük resmi arasındaki bağlantıyı ortaya koyma, iyi hissettiren iş yerleri düzenleme konularında daha fazla kafa yormaya başladılar. Mutluluğu gerçek mutluluk kavramına yaklaştıran en önemli kısmın anlam farkındalığı olmasından hareketle, anlamı tarifleyen ve bu farkındalığı yaratan kurumlar daha hızlı gelişenler arasında yerlerini aldılar.

Anlam farkındalığının önemini ortaya koyan ve Y kuşağı çalışanlarına yönelik 2017 yılında yapılmış olan “Great Place to Work Best Places for Millenials” başlıklı araştırmada, yaptıkları işte anlam bulamayan Y Kuşağı çalışanlarının sadece yüzde 29’unun verimli çalıştığı vurgulanıyor, bu veri tersten okunduğunda, anlam farkındalığı yaratılmadığında çalışanların yüzde 71’inin verimsiz olduğu anlaşılıyor.

İlgili Yazı :   Düşünerek yaşamayı öğrenmek!

Anlam farkındalığı nedir?

“Ben burada neden varım?”, “Yaptığım işin önemi ne?” sorularının cevapları, işteki anlamı en çok fark ettiren cevaplardır. Anlam farkındalığının nasıl bir şey olduğunu çok güzel özetleyen hikâyelerden biri John F. Kennedy’ye ait. John F. Kennedy, dünyanın en teknolojik merkezlerinden biri olan NASA’yı 1961 yılında ilk kez ziyaret eder. Bu ziyaret sırasında, girişteki temizlik görevlisine NASA’da ne iş yaptığını sorar. Temizlik görevlisinin cevabı, işteki anlamı yakalamanın gözler önüne getirilmesi adına çok çarpıcıdır: “Aya adam gönderilmesine yardım ediyorum.”

Temizlik görevlisinin, yaptığı işin NASA’nın aya adam gönderme hayalinin bir parçası olduğuna yönelik farkındalığı, onun adına “Ben burada neden varım?” sorusunun en doğrudan cevabıdır. İşte bu nedenle de kendisini aya adam göndermeye yardım edenlerden biri olarak rahatça ifade edebilmektedir. Belki de anlam farkındalığı çalışanların yaptıkları işi sahiplenerek, hevesle ve önemseyerek yapmalarının en büyük destekçisidir.

Sihirli anahtar

Kurumsal dünyada, insan odaklı çalışmanın çok fazla değer kazandığı günümüzde, insanın gelişiminin anahtarı olan içinde anlamı da barındıran mutluluğu fark ettirmenin, yani anlamlı mutluluk kültürü yaratmanın, kurumların ve bireylerin en zihin açıcı pratiklerinden biri olduğunu kabul etmek gerekir.

Her bir çalışanın, içinde bulunduğu kuruma katkısını fark etmesini ve yaptığı işin kurumun büyük resmi içinde neleri, nasıl desteklediğini görmesini sağlamak, çalışan motivasyonunu, verimini, başarısını güçlendirecek şekilde çalışmanın kapılarını ardına kadar açacak en sihirli anahtar olacağına göre, bu konu zaman ayırılarak, üzerinde kafa yorulması gereken önemli iş konularından biri olarak kabul edilmelidir.

Yazan : Nazlı Kılan Ermut | HBR Türkiye

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

hayır demek

Hayır Demek Kolay mı?

İstemediğiniz bir teklife nasıl hayır dersiniz? Hayır demeyi beceremediğimiz için kendimizi zor ...