Anasayfa / Motive Olmak / Sizin için de hayat karmaşık mı?

Sizin için de hayat karmaşık mı?

Birçok insan bana geliyor ve hayatının fazla karmaşık olduğundan yakınıyor. Hiçbir zaman bir şeylerin tam olarak yoluna girmeyeceğini hissediyorlar. Ne kadar çözmeye çalışırlarsa sorunun o kadar çözümsüz göründüğünü söylüyorlar. Falan filan… Neden bahsettiğimi anladınız, hepimizin hayatımızda bir ya da iki kere hissettiği şeyler işte. Bazılarımız diğerlerinden daha sık kendini bu durumda buluyor o kadar.

Rahatsızlıklarının ve hayal kırıklıklarının nereden kaynaklandığını anlıyorum hatta onlarla empati kurabiliyorum ancak yine de onlara cevabım “Kendi yolunuzdan çekilin” oluyor.

İnsani koşullanmamız bize belli bir sonuç elde etmemiz için şuna, şuna ve şuna ihtiyacımız olduğunu söyler. Ayrıca bir işe, arabaya, eve ya da aileye sahip olmayı sürdürmek için de başka bir şeylere daha ihtiyacımız olduğunu bize düşündürür.

Muhtemelen siz hiç demokrasinin diktatörlüğünü fark etmediniz, çünkü bu içinde yaşadığımız toplumun içine işlemiş bir şeydir. Örneğin çocukluğumuzdan itibaren birçoğumuza okula gitmemiz, iyi notlar almamız, üniversiteye gitmemiz ve daha iyi notlar almamız, okuldan mezun olmamız, maaşı iyi olan bir iş bulmamız ve güzel şeyler almamız söylenmiştir. Ancak yine de size birçok başarı hikayesinde insanların bu dayatılan anlayışa karşı çıktığını ve dünyanın en zengin insanlarından biri haline geldiğini söyleyebilirim.

O zaman hakikat nedir?

Dürüst olmak gerekirse hakikat kişiden kişiye, deneyimden deneyime değişir ancak bazı ana etkenler aynı kalır.

Evren, sürekli akan bir enerji akımı, bir yaratım nehridir. Bu hayat akışında yaratma imkanları ve ihtimalleri asla tükenmez. Charlie’nin Çikolata Fabrikası’ndaki çikolata nehri gibi burası daimi bir ilham, niyet ve yaratma kaynağıdır.

Kulağa hoş geliyor, değil mi?

Ancak biz çoğu zaman kendi önceliklerimiz yerine toplumun bizim için öne sürdüğü şeylere ulaşmaya çalışıyoruz. Bunları elde etmek başarılı, mutlu ve sağlıklı bir hayatı da beraberinde getirir zannediyoruz ve hiç durmadan bunlara ulaşmak için çabalarken çevremizdeki güzellikleri görmüyoruz. En çok da kendi içimizde yatan güzelliği kaçırıyoruz.

Mükemmel bir hayat yaratmak için uğraştıkça bir şeyler eksikmiş gibi hissediyoruz. Bunun nedenini merak ediyor musunuz? Toplumların ideal yaşam olarak bize sundukları yaşam, yaşanmaya değer bir yaşam olmayabilir. Bu da bizi sürekli bir tamamlanmamışlık duygusuyla baş başa bırakır, çünkü bu yaşamda bizim ruhumuzu tatmin eden, ona değer veren bir şey yoktur ve henüz biz kendi değerimizi anlamamışızdır.

Birçok insan hayata baktığında imkandan çok karmaşa görme eğilimindedir. Örneğin, işe gitmek için yola çıktığınızda trafik sıkışıklığını kahvenizden keyif almak, rahatlamak ve evrenle barış içinde olmaya kullanabilirsiniz. Trafikte sıkıştığınız için sıkılmak, mutsuz olmak en kolayıdır. Ancak isterseniz bu durumu kendi lehinize çevirebilir ve günün akışını da değiştirebilirsiniz.

karmaşık hayat

Birçok aile, çocuklarının kendi cevaplarını bulmasına fırsat vermeden onlara kendi cevaplarını dayatır. Bu da çocuğu evrenin kaynağıyla buluşmaktan alıkoyar.

Biz koşturmakla, bir şeylere yetişmekle çok meşgulüzdür ve günlerimizi de bir göreve hazırlanır edasıyla planlarız: Uyan, çay ya da kahve hazırla, kıyafetlerini hazırla, duş al, giyin, çay ya da kahve iç, kahvaltı et, dişlerini fırçala, saçlarını tara, işe git, işte yapılması gerekenleri yap, eve gel, yemek yap, yemek ye, bulaşıkları yıka, çocuklara ödevlerinde yardım et, çocukları yatır ve televizyon izle. Tabii bu listeye eklenecek ve daha çok stres ve sıkıntıya neden olacak başka şeyler de vardır. Ve biz kendimizi çoğu zaman “Ama benden bir tane var, aynı anda her şeye yetişemem ki” ya da “Keşke günler 24 saatle sınırlı olmasaydı” derken buluruz.

Bu bizim hayat deneyimimizin robotikleşmiş doğası halini alır, çünkü böyle olmasına izin veririz. Biz böyle olmaya, düşünmeye ve davranmaya programlanmışızdır. Eğer bu listeden birkaç şey çıkarsa, o zaman ne olur? Anksiyete, baskı ve stres… Kontrolü kaybettiğinizi hissetmeye başlarsınız. İşin doğrusu ise hiçbir zaman bir şeyler sizin kontrolünüzde olmamıştır.

Bilinmezliğin içinde olmak bize zor anlar yaşatır. Çoğu zaman bilinmezlikle ilgili bir risk almak istemeyiz. Ancak size şunu söyleyebilirim ki, ancak bilinmezi kabul ettiğiniz zaman karşılığını görürsünüz. Böyle bir risk alır mısınız? Muhtemelen almazsınız. Çünkü garantisi yoksa, harekete geçmemeye eğilimliyizdir. Hayatta hiçbir şeyin garantisi yoktur diye duymuşsunuzdur birçok kez.

Buna katılmıyorum. Risk aldığınızda istediğiniz şeyi yaratabileceğiniz konusunda sizi temin ederim. Bill Gates, Donald Trump, Martha Stewart, Oprah Winfrey… Bu isimler sizce bilinmezliğe adım atmadılar mı? Hayatta şanslarını denemekten kaçındılar mı? Tabii ki risk aldılar ve şu an nerede olduklarına bir bakın. Eğer J. K. Rowling, kitap yazmak gibi riskli bir işe kalkışmamış olsaydı, dünya Harry Potter gibi 7’den 77’ye herkesi etkisi altına bir kitaptan mahrum kalacaktı.

Kaçınız maddi olarak karşılamayacağını düşünerek yapmaktan keyif aldığınız şeyleri yapmıyorsunuz? Hiç henüz elinizde olmayan bir parayı harcadığınız sonra da gerçekten o paranın geldiği olmadı mı? Başkalarına olduğumuz kadar neden kendimize karşı cömert olmuyoruz?

Eğer enerji (para, duygu) alışverişinde bulunmazsak karşılığını da alamayız. Akışın tersine gitmeye çalışıyorsak, yaşam karmaşıklaşır.

Kaynak : William Constantine

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

Bir yorum

  1. Çok güzel bir yazıymış elinize sağlık….

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

neden hep ben

Neden hep aynı sorunlu ilişkiler beni buluyor?

Hepimiz için tanıdıktır, bu kişi birden bire hayatıma girdi, nasıl olduğunu anlayamadım, ...