Anasayfa / Etiket Arşivi: farklılık

Etiket Arşivi: farklılık

Ya Kutunun İçindesindir Ya Dışında…

Bazı eserlere bakınca bunu resim yapmayı çok seven 12 yaşındaki kızım Nehir de yapar diye aklımdan geçirdiğim oldu. Eser diyorum ama aslında bunların yaratıcıları kendi yaptıklarına eser değil, iş diyorlar. Çünkü bugünün sanatının çok daha hayatın içinde konumlanma ve sanatçısının toplumun derdini dert edinme derdi var. Böyle bakınca da işi yapan, işin kendisinin de önüne geçmiş oluyor aslında…

Benzer şekilde, geleneksel eserler estetik açıdan beğenimize sunulurken, çağdaş sanat işleri içerik ve bağlam açısından bizi içine çekiyor. Bu haliyle de biraz itiyor belki, kim bilir? Gelenekselin pasif izlemesi yerine çağdaş sanat aktif katılım bekliyor izleyicisindenDevamını Oku »

Fark Etmek : Başkalaşmak ve Değişmek!

Bir düşünün, her hangi bir konu için;

“Aa öyle olduğunu hiç fark etmemiştim.” dediniz mi hiç?

“Yaa öyle miymiş, hiç farkında değilim.” dediğiniz oldu mu?

Peki ya “Bunca zamandır önünden geçiyorum şimdi fark ettim.” dediniz mi?

Acaba neden “şimdi”?

Geçen gün danışanlarımdan biri çok güzel bir şey söyledi: “İlk bir kaç seans hep başkalarını anlatıyordum. Hatta onları anlatacağım için de ayrıca sıkılıyordum. Sonraki seanslarda ise artık kendimden bahsettiğimi fark ettim. Hatta görüşmeye başlamadan önce heyecanlanıyordum acaba bu sefer kendimle ilgili neler keşfedeceğim diyordum.” Sözünü ettiği diğer kişiler hala varlar ve aynılar şüphesiz. Danışan da aynı kişi elbette. Farklı olan ne öyleyse?

Sözü geçen danışan ile iki haftada bir kez görüşüyoruz. Şöyle devam ediyor: “Siz bilmiyorsunuz ama ben iki hafta boyunca sıkça sizinle konuşuyorum aslında!” Çok konuşulası bir insan olmam değil bunun nedeni, koçluk sihirli bir şey de ondan! Şaka şaka, sihir yok, öyle olsa kolay olurdu. Koçluk kayda değer bir şey sadece, kendince yöntemleri, teknikleri var. Yüzleşmek var, kendine itiraf var, saatlerce üzerinde kafa yormak var, zor kararlar var, pişman olmamak var, kısacası çok çalışmak var. İşte bu yüzden! Bana sorarsanız “fark etmek” için en etkili yöntem de koçluk zaten!

fark etmek baskalasmak ve degismek

Bir dostum, iş yerinde sıkıntılı günler yaşıyor. Uzun yıllar işine severek giden bu çalışanın şaşkınlığı çok netti bana anlatırken: “Meğer ne kadar zor bir şeymiş, işe istemeden gitmek. Ayaklarım geri geri gidiyor resmen.” Bu ayakların geri gitmesi durumunu yaşamadıysanız eğer çok şanslısınız! Çalışanlar arasında sıkça yaşandığını biliyorum. Aslında bir sürü insan yaşıyor ama yaşadığı şeyin farkında dahi olmuyor.

Mobbing ile Mücadele Derneği Kurucu Genel Başkanı Hüseyin Gün’e kulak verelim: “Eşitliğe, hayatın olağan akışına, insan onuruna aykırı eylem, işlem ve ihmallere maruz kaldığınızda, Allah’ım bu zulüm ne zaman bitecek, her iş günü uyandığınızda bugün de uyumadım, midem yanıyor, neden nefes alamıyorum, neden her dakika bu kişileri, işyerini düşünürken evimi, ailemi çevremi düşünemiyorum demeye başlarsınız, şimdilik mobbing mağdurusunuz,……vuracağım, intihar edeceğim, inancımı kaybetmek üzereyim, demeye başladıysanız kurbansınız.”

Bütün bunları yaşamak ve aslında farkında olmamak. Bu durumda asıl değerli olan fark etmek. Ortam değişir, düzelir, algımız değişir, daha yaşanası olur ya da işimiz tamamıyla değişir, hepsi mümkün. Ama asıl önemli olan öncelikle fark etmek. Ne yaşadığımızı fark etmek. Neden bunu yaşadığımızı fark etmek. Neden bu duygu ile baş başayız onu fark etmek. Bunu istiyor muyum sorusunun yanıtını bulmak. Vazgeçmek ya da devam etmek için neye ihtiyacım olduğunu keşfetmek.

Türk Dil Kurumu’na göre “Fark Etmek : görmek, seçmek, anlamak, sezmek, değişmek, başkalaşmak, ayırt etmek.” Tanımda geçen “Değişmek” ve “başkalaşmak” kelimelerine dikkat çekmek isterim.

Yaşamak bu değil mi zaten; farkında olmak, yaşadığını hissetmek, deneyimlemek, öğrenmek, yanlış yapmak, düşmek, kalkmak, şaşırmak, yeniden başlamak, vazgeçmek, pes etmemek, zafer kazanmak, pişman olmak, keyif almak, gülmek, çok gülmek, bazen ağlamak, üzülmek, sevinmek, midende kelebekler olduğuna yemin edebilmek değil mi? Hissettiğimiz kadar yaşarız aslında!

– Artık her şey farklı!

– Peki, ne oldu da artık herşey farklı?

– Zuhaaal, hayat çok kısa!!!

Kırklı yaşlarındaki bu kişi bunu daha önce bilmiyor muydu acaba? Eminim onlarca kez farklı yerlerde duymuştur, söylemiştir. Ama artık bunu duymak, bilmek değil yalnızca, “farkına varmak” şansına sahip olmuş. Değişmiş, başkalaşmış! Artık yaşamını bu farkındalık üzerine kurabilir. Kısıtlı zamanı olduğunu düşünüp zaman kaybı gördüklerinden vazgeçebilir. Kısacık zamanda kendince önemli işler yapmak için mevcutlardan vazgeçebilir. Ya da mutsuz olduğu kişileri / işleri yeniden gözden geçirebilir. Belki artık konuların önemi de değişmiştir onun gözünde. “Üzüldüklerine üzülüyor” olabilir artık, ya da üzülmeyi tamamen bırakmış olabilir. Hepsi mümkün, olabilir!

Ne kadarının farkındayız? Bakış açımızı ne kadar değiştirebiliyoruz? Ne kadar yaşıyoruz?

Kalan ömrümüzde…

Yazan : Zühal Yiğit | E-Koc

Fark Yarat ve Hafifle

Gerek iş yerinde gerek özel hayatınızda etrafınızdaki bazı insanların diğerlerinden sıyrılarak ön plana çıktığını fark edersiniz. Hepsinin en önemli tek bir ortak özelliği vardır. “Fark Yaratmak“.

Evet, bazen kabul etmesi zor olabilir ama bu insanlar sizlerden farklı bir şeyleri ortaya koyarak ön plana çıkıyorlar ve böylece kendilerini ve şirketi geliştiriyorlar.

  • Peki nedir bu insanların sırları?
  • Neyi yaparak farklılaşıyorlar?
  • Her birimiz farklıysak neden onlar ön planda?

Bu sorulara verilebilecek binlerce cevap ve örnek olabilir, bu cevapların hepsine sahip olamayabilirsiniz. Ama bazıları sizin iş hayatınızda farklılaşmanız için destek olabilirler. Devamını Oku »

Dünyayı başkalarıyla paylaşmasını bilmek

Çoğulluğun ve farklılığın bastırılması, aslında kamusal alanın yok edilmesi ve bütün ötekilerin boyunduruk altına alınması sonucunu getirir. Ya da gerçek dünyanın yerine, ötekilerin var olmadığı muhayyel bir dünyanın geçirilmesine yol açar. Bu tehlikeye, politik alanın donmuş kimliklerden arındırılması, çeşitliliğin ve yenilenebilirliğin korunmasıyla ve kimlik dediğimiz şeyin kutuplaştırılmış, kalıplaştırılmış tanımlara hapsedilmesini reddederek karşı koyabiliriz. Bunu, şu anda var olan ‘çoğul kimliğimizi’ oluşturan farklı kimlik boyutlarımızı bastırarak, inkar ederek değil, tersine hem kendimiz onları tanıyarak, hem de başkaları tarafından tanınmaları için politik alanda mücadele ederek yapabiliriz; yani, bir yandan kimliğimizin reddedilen, ezilen yönüne sahip çıkarken onun içine hapsolmayarak!

Kendilik dediğimiz şey aslında bir çoğulluktur, kimlik de yapıp ettiklerimizin, söz ve eylemlerimizin ürünü… Devamını Oku »

Ait olmak da isteriz farklı olmak da

En temel ihtiyaçlarımızdan birisi “ait olma” dürtüsüdür. Ancak öyle bir çelişkidir ki, kendimizi en iyi hissettiğimiz ortamda bile “farklılığımızı” ortaya koyarak kendimizi ifade etmeye çalışırız. Bir yandan grubun bir parçası olmak; ama aynı zamanda da “farklı” olmak isteriz… Ait olmak peşi sıra farklı olmayı da getirir. Ya da getirir mi? Ait olmak ve beraberinde farklı olmak ne demek? Devamını Oku »

Çine Kahvesi ve Hasta Elektrik Süpürgesi

Çine KahvesiÇine Kahvesi
Aydın Yolu üstündeki Çine Kasabası’nın birkaç kilometre ilerisinde Çine Baraj Gölü vardır. Gölün kıyısında bir balıkçı kahvesi. Tatile giden dört erkek arkadaş durup bir kahve içelim dediler. Aralarından biri, sonradan Sıra Dışı Yaşam Becerileri öğrencisi olacak – Murat Kaya – Türk kahvesi içmek istemedi; ama arkadaşlarının “bir defa da Türk kahvesi iç” ısrarıyla “peki” dedi ve dört Türk kahvesi sipariş ettiler. Devamını Oku »

Çikolatalarla U Dönüşü

Cem ile Ayşen, bir arkadaş toplantısında tanıştılar. Cem 30 yaşında özel sektörde profesyonel olarak çalışan bir gençti. Ayşen ise 28 yaşında yine profesyonel olarak çalışan bir genç hanımdı. Bu yaşlarda insan “terminator” gibi oluyor. 1980’lerin en ünlü filmlerinden biri, James Cameron’un yönettiği, Arnold Schwarseneger’in oynadığı “Terminator” filmi idi. Filmde gelecekten gelen bir robot olan “Terminator” Sarah O’connor’ın yok etmek ister. Ekranda sık sık Terminator isimli robotun kafasının içinden çevre görünür. Terminator, çevresindeki herkesi teker teker kontrol eder Devamını Oku »

Sıra dışı Coğrafya Dersi

Cografya DersiSpot: Sorunlar insanlara verilmiş hediyelerdir. Bazıları bu hediyelerin altında ezilirken, bazılar bu hediye paketlerini açar ve içindeki ödülü alırlar. Ancak çok az kişi bir sorunu bir hediye gibi görecek sıra dışı bakış açısına sahiptir.

9. sınıfın ilk günlerinde öğrencilerle tanışma aşamasında pozitif bir ortam yaratmak ve birbirimize güven duyguları geliştirebilmek Devamını Oku »

Sıra dışı başarılı gençler!

Başarının sırrı, sadece çok çalışmak değil. Başarının sırrı farklı düşünmek, bir ürün ortaya koymak. Çok insanla tanışmak, kendimizi ve yaptıklarımızı anlatmak. VE ahlaklı durmak… Farklılığı yaratmak, fark atmak “sizden” geçer. Melih ARAT’ın başarılı gençler örneklemeleriyle bunun daha da farkına varacak, fark yaratmanın ne denli önemli olduğu konusunda bir kez daha düşüneceksiniz… Devamını Oku »

Yaratıcılığı körükleyen çabanın sürekliliğidir!

Çaba, yaratıcılığı körüklerHürriyet Daily News’da her Cuma Girişimcilik üzerine yazdığım yazılarımın yaratıcılık konulu olanlarında, yeteneği sürekli olarak kullanmanın gerekli olduğuna değindim.

Ayşe Arman’ın ünlü Fransız tasarımcı Phillipe Starcke ile yaptığı söyleşiyi okuyunca, yeteneğin nasıl başarıya döndüğü konusunda verebileceğim bir örnek daha bulduğuma sevindim. Lütfen sizlerde bu söyleşiyi okuyun. Devamını Oku »