Anasayfa / Etiket Arşivi: kişisel gelişim kitapları

Etiket Arşivi: kişisel gelişim kitapları

Kendini Hayal Etmek

Kendini hayal etmek bir nevi bir iç mimarlık. Dış kabuğun içini yeniden tasarlamak. Gerçekten de kişi ancak kendini bir sanat eseri gibi yeniden şekillendirdiğinde varoluyor. Varoluşçular bu durumu kendinde varolandan ( sadece maddesel özelliklerle tanımlanan) çıkıp kendi için varolan insan diye nitelemekteler. Yani sadece bir beden olarak yaşayan bir organizma olmaktan çıkmak ve kendini yeniden şekillendiren birey olmak.

Yine varoluşçulara göre bu sadece bir gelişim aracı değil kişinin, insanın asli görevi. Beşer ancak kendini keşfedip, yaşamının sorumluluğunu kabul edince birey olabiliyor. Aslında belki bu farklı bir yazının konusu. Devamını Oku »

Acıyan Yerini Bul – Kılıç Arslantürk

Her birimiz doğduğumuz günden başlayarak bazı aşamalardan geçeriz. Bazen öyle anlar olur ki, bizi değiştirip dönüştürür, bambaşka biri haline gelmemizi sağlar. Sadece olaylar değil bazen de elimizden geçen kitaplar bize yeni yaşamlar verir. Karakterlerle tanışır, onlarla arkadaş olur, beraberce ağlarız. Öyle bir dokunurlar ki acıyan yerlerimize, önce ellerimizden kayıp giden hayatı fark eder, bu farkındalığın acısını çeker, sonra geri dönülemez bir şekilde kendimizi iyileştirmeye çalışırız.

Acıyan Yerini Bul bana ilk geldiğinde, okuyucusunu bir anda içine alan, kalbin merkezine dokunan ve çözümün etkileyici bir dille sunulduğu bir hikâye olduğunu hemen anlamıştım. Kitabı elimden bırakamamış, karakterlere bağlanmış, saygı duymuş, zaman zaman da öfkelenmiştim. Devamını Oku »

Hayatınıza kim ya da ne yön veriyor?

Hayatınıza kim ya da ne yön veriyor? Diğer insanların sizden beklentileri mi? Başka birine kendinizi ispat ediyor olmanız mı? Ailenizi mutlu etmek mi? Başkaları tarafından  onaylanmak mı? Yoksa kendinizi kendinize kanıtlamak mı?

Bu bölüm yaşamımızı bizzat yönlendirmemiz için yapmamız gereken daha derin bir çalışmayı ele alıyor. Burada iş ortamı, ilişkiler, aile, sosyal çevre, hatta tüm toplum açısından yaşamımızın bütün alanlarını yönlendirmekten söz ediyoruz aslında. Warren Bennis iç dünyasını irdelediği An Invented Life kitabının ilk sayfalarında bu fikri işliyor. Devamını Oku »

Ünlü yazarların yaşam öyküleri

Son günlerde okuduğum kitaplardan birisi “Günlük Ritüeller” isimli kitaptı. Şairlerin, ünlü yazarların ve ressamların çalışma şekilleri, bir günü nasıl geçirdikleri ve küçük küçük yaşamlarını anlatıyor. Enteresan yaşamlar var içinde. Size küçük küçük özetler geçeceğim. Gerçekten ilginç ama fark yaratacak bilgiler içeriyor.

KARL MARX : hayatı boyunca hiç sabit bir işi olmamış. Yoksulluk içinde yaşamış. Bir arkadaşının kendisine verdiği rutin bir para ile yaşamış. Enteresan olan hiç parasız bir yaşam içinde dünyanın en önemli para ile ilgili kitabını yazmış. Yeniden yaşasam aynen yaşardım, tek bir şey yapmazdım diyor. Evlenmezdim. Tüm gün çalışan bir yazarmış.

VOLTAIRE : Fransız aydınlanma dönemi yazarı günde 18-20 saat çalışırmış. Devamını Oku »

Kişisel gelişmek mi, gelişmemek mi?

Boşandıktan sonra kendimi geliştirmeye karar vermiştim. Bir çok kursa gittim, bir çok terapiye katıldım, derslere girdim, arkadaşlarımla sohbetlerimin büyük bir kısmı kişisel gelişim üzerineydi. Kitapçılara girdiğimde tek gittiğim bölüm kişisel gelişim bölümü idi. Kişisel gelişim kitapları tek ilgi alanım olmuştu. Evimdeki kitaplığın rafları tümüyle kişisel gelişim yayınevlerinin tüm kitaplarını kapsayacak kadar doludur. Devamını Oku »

Ünvansız Lider / Robin Sharma

Ferrarisini Satan Bilge’den tanıdığımız yazarın enerjisi çok yüklü bir kitabı… Bundan yirmi yıl sonra veya ölüm kapıya dayandığında yaptıklarımızdan ziyade yapamadıklarımızdan pişman olacağımızı vurgulamış. Bir kitap dükkanında çalışan bir satış elemanının karşısına aynı işi yapan ancak işinde çok başarılı Devamını Oku »

Kitaplara âşık bir adamın notları…

Önceden okuduğum birçok muhteşem kitabın baskısı yok. Örneğin, Şans Faktörü, Beşinci Disiplin, Mor İnek, Değişim Mühendisliği ve şu anda sayamadığım diğerleri piyasada yok, kimseye tavsiye edemiyorum. Bazen yeni bir kitabı bulmak bile çok zor oluyor. Geçtiğimiz günlerde Mevlana İdris Zengin’in kitaplarını Kadıköy’ün bütün büyük kitapçılarında aradım; 10 kadar eseri olan bu tanınmış yazarın hiçbir eserini bulamadım. Elimde imkân olsa tüm yayınevlerini, yazarları ve okurlarını karşıma alıp danışmanlık yapmak isterdim. Söyleyeceğim şey şu olurdu: “Yeni baskısı olmayan kitapları veya iyi dağıtamadığınız kitapları lütfen e-kitap olarak internette satışa koyun.” Benim gibi bu kitapları mutlaka bulmak isteyen varsa Devamını Oku »

Üvey Anne Hikayeleri

Reddetmiştim varlığını, hiç kabullenmemiştim babamın eşini… Ateşle kar gibiydik aslında. Birimiz diğerimizi yok ediyor ya da azaltıyorduk. Onunla geçen her saniye üçle beşle çarpılıyordu sanki…” Araştırmacı yazar sevgili Pınar Çekirge’nin yeni kitabı Üvey Anne Hikayeleri’nin sayfa 85’teki bir paragrafından alınma bu iç titreten satırlar. Toplumun kanayan yaralarından biri olan, can acıtan üvey anne olgusunu psiko-sosyal dinamikleriyle ele alırken, aile içinde yaşanan duygusal tavmaları, yaşanmışlıkları Türk Edebiyatı’ndan seçkin örneklerle aktarılıyor Pınar Çekirge’nin Bahadır Bakım ile birlikte Devamını Oku »

Eksi(k)

Geçtiğimiz yıl okuduğum en ilginç kitaplardan biri, Matthew E. May tarafından kaleme alınmış “In Pursuit of Elegance” (Zerafetin Peşinde) idi. Türkçeye çevrilmemiş bu kitabın alt başlığı, içeriği hakkında ipucu veriyor: Neden en iyi fikirlerin her zaman eksik bir tarafı vardır? Kitabın girişine önsöz yazan ünlü girişimcilik otoritesi Guy Kawasaki, önsözünü de bir tweet uzunluğunda tutmuş: “Az olan yeni çoktur.” Kitabın ikinci önsözü niteliğinde olan bir metin de Lao Tzu’dan. “Bir odaya kapı ve pencere açın; onu kullanışlı yapan delikleridir / Kazanç orada olandan gelir; yararlılık ise orada olmayandan. Bu sözler size ne düşündürdü bilmiyorum Devamını Oku »

Pazarlamanın Türk Hali : “Delik Jeton”

Birkaç kez rastlamıştım bu soruya iş görüşmelerinde ; “Pazarlama alanında deneyiminiz ne kadardır?”“Pazarlama alanında deneyimim yaşım kadar” diye cevap vermek istemişimdir bu soruya hep. İnsan doğduğu andan itibaren bir pazarlama dünyasının içinde buluyor kendini, hayatın her alanında, her ikili ilişkide mevcut pazarlama. Sadece iş hayatı odaklı bakamıyorum bu alana. Hele ki iletişimin bunca yaygınlaştığı, sanal alanların, sosyal paylaşımların bunca fazlalaştığı, insanların birbirlerine ulaşmalarının kırk bin tane yolu olduğu, bir düşüncenin, duygunun paylaşılmasının saniyeler aldığı Devamını Oku »