Tatlı zehir

Muhallebi yiyen biri sadece ben tatlı yiyorum diyebilir. Bu tatlının uzun vadede kendi vücudunda ya da hayatında meydana getireceği sonuçlardan habersizdir. Aynı şekilde tembel tembel oturan biri için, tembel tembel oturmak tatlı gelir; hatta birçokları için hafta sonları ve tatiller hiçbir iş yapmadıkları için çok tatlı diye tanımlanır. Ne var ki, yenilen bu tatlıların uzun vadede istenmeyen sonuçları vardır.

Hayatımda her yaş grubundan insanı gözlemek için çok şansım oluyor. Bebekleri, gençleri, orta yaşlıları ve yaşlıları gözlemliyorum. Hepimizin önünde duran bu farklı yaş gruplarındaki insanlar, hepimize kendi öykümüzün başını sonunu gösteren bir tür zaman makinesi veriyorlar. Hepimizin anne-babasının, anneanne-babaanne ve dedelerinin sağlık durumu, aslında gençlik yıllarındaki hayat tarzının sonuçlarıdır. Orta yaşlardaki iş sorunlarının birçoğu gençlik yıllarında alınan kararların uzantısıdır. 20’li yaşlardaki olumlu ve olumsuz sonuçlar da ilk ve ortaöğretim yıllarındaki kararlarımızın eseridir.

tatlı zehirİlköğretim ve ortaöğretimde ödev yapmamak, televizyon izlemek, bilgisayarda oynamak, top peşinde koşturmak tatlı gelir. Ancak bu tatlının zehir olduğunu bir türlü anlayamayız; çünkü o an bize bu lezzetli gelir. Ne var ki, zehir yavaş yavaş etkisini gösterir ve sonunda “Ah ne yaptık!” deriz. Romanlarda ve filmlerde kötü insanlar, tatlı zehirler ikram ederler. Zehir bir pastanın ya da şerbetin içine katılır. Kitaplarda anlatılan bu tatlı zehirler etkisini hızlı gösterir. Bir gün içinde, en çok birkaç ay içinde kişi hastalanır. Zehir bir gün içinde etkisini gösterirse yenilen tatlıyla sonuç arasında ilişki kurmak kolaydır. Ancak tatlı zehrin ilk alındığı anla zehrin tesirini gösterdiği anın arası açıldıkça, bu etkiyi tatlı zehrin oluşturduğunu anlamak zorlaşır. Hayatın kendisinin içine saklanmış tatlı zehirlerin birçoğu aylar değil, yıllar sonra etkisini gösterir. Otuzlu yaşlarınızın başında pazar günleri kahvaltıda nefis bir sucuklu yumurta yiyorsunuz. Akşam yemeğinde nefis kebaplar ve pirzolalar yiyorsunuz. Bayram günlerinde o baklavalara, şekerparelere diyecek yok. Hepsi birbirinden nefis, hepsi birbirinden tatlı. Ancak yaş kırklara-ellilere gelince yüksek tansiyon, damar tıkanıklığı, kolesterol ve envaiçeşit rahatsızlık başlıyor. Yaşlılık işte diyoruz; bu rahatsızlıkları kabulleniyoruz. Zamanında yediğimiz tatlı zehirleri birçoğumuz hatırlayarak durumumuzla ilişki kuramıyoruz. Kursak da artık iş işten geçmiş oluyor.

İlgili Yazı :   Tembellik bu mu?

Her diş çektirdiğimizde yerine yenisini koyamayacağımız çok kıymetli bir parçamızı kaybetmiş oluruz. Bu dişler, yenilen tatlılar yüzünden değil, diş temizliğinin gereği gibi yapılmamasından kaybedilir. Diş fırçalamak ya da diş ipiyle temizlik yapmamak bize tatlı gelir. Öyleyse tatlı zehir, sadece yapılanlar ve tüketilenler değil, önemli ölçüde yapılmayanlardır. Ders çalışmamak tatlı zehirdir. Erken kalkmamak tatlı zehirdir. Spor yapmamak tatlı zehirdir. Sağlıklı beslenmemek tatlı zehirdir. Televizyon izlemek (bu ayrı bir tartışma konusu) tatlı zehirdir. Tatlı zehirler, sadece vücudumuzla ya da eğitimimizle ilgili değil, aynı zamanda ilişkilerdeki tutumlarımızla ilgilidir. İşyerinde aldığımız kararların bazıları tatlı zehirdir. Paramız olduğu halde, borcumuzu ödememek tatlı gelir. Ailemizle, eşimizle ya da çocuğumuzla ilgili sorumluluklarımızı yerine getirmemek tatlı zehirdir. Bir babaya çocuğuyla oynamak sıkıcı gelebilir ve televizyona bakmak daha eğlenceli gelebilir. Ancak babadan yeterli onaylanma almayan çocuğun özgüveni gelişmeyebilir.

Hayatınızdaki tatlı zehirleri fark etmeniz ve bırakmanız dileğiyle…

Yazan : Melih ARAT

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye’nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede “beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi” gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

2 yorum

  1. Sonsuz teşekkürler, harika bir yazı.

  2. Yokluğuna fasılasız susadığım yar nerdesin?? Suskunluğum; yavaş yavaş zerk edilen tatlı bir zehir gibi içime işlemekte….

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

is hayati hikayeleri

İş hayatında “hikayeler” güven sağlar!

İnandırıcılık kelimesinin detaylarına baktığımızda “güvenilir, kişide hoşa giden davranışların oluşması, güvenilir ve ...