Anasayfa / Kişisel İmaj / Üşengeçliğinizi nasıl atabilirsiniz? Kendinizi nasıl harekete geçirebilirsiniz?

Üşengeçliğinizi nasıl atabilirsiniz? Kendinizi nasıl harekete geçirebilirsiniz?

Biz insanoğlunun en büyük sorunlarından birisi de kendi kendimizi harekete geçirecek enerjiyi bir türlü bulamamamızdır herhalde. Konuşmaya gelince herkes fikrini söyler. “Şöyle yapılmalı” “Evet evet , bunu yapmalıyız bana göre de”, “Hayır aslında buradaki temel nokta….vs”. Herkes adeta birer danışman edasıyla fikrini ortaya koyar. Belki iyi niyetle fikirler ortaya koyulur. Ama genel olarak bizim en büyük problemimiz harekete geçme ya da başka bir deyişle aktivitedir. Yani biz düşüncelerin önüne geçememiş fikirsel çatışmaların içinde kaybolup gideriz. Ne zaman ki birileri bunun farkına varırsa da o diğerlerinin önüne geçer. İlim adamı, işadamı, saygın bir siyasetçi, ya da falanca yerde bir yetkili olur. Peki bu kadar konuşmamıza rağmen neden kendimizi harekete geçirecek bu enerjiye bir türlü sahip olamıyoruz ? Herkes görüntüde şöyle yapılmalı, bu yapılmalı deyip güzel düşünceler ortaya koyabiliyor. İyi niyetini ortaya koyabiliyorken bunu neden uygulayamıyor ? Şimdi bunun nedenlerinden ve ne yapılması gerektiğinden kısaca bahsetmek istiyorum.
Harekete geçmemizi engelleyen en büyük nedenlerden birincisi hiç kuşkusuz ki yetiştiriliş tarzımızdır. Daha küçük yaşlardan itibaren analarımız ve babalarımız bizlere toz kondurmazlar. Benim oğlum haklıdır veya benim oğlum / kızım bunu yapmaz derler. Çocuklarının hayata alışması için veya başka bir deyişle ayakta kalmayı öğrenmesi için pek bir şey yaptığımız söylenemez. Aman kızım sen yapma biz hallederiz. Falancayı devreye sokarız işlerini hallederiz. Aman oğlum neden yemeğini yemedin, dur sana hemen yiyecek bir şeyler hazırlayayım der annelerimiz. Hatta bazen anneler çocukları kocaman olmasına rağmen onlara kendileri yemek yedirmeye çalışır. Ben 7 yaşındaki çocuğuna yemeğini kendisi yemek istemediği için zorla ayakta çorba içirmeye çalışan anneler gördüm. Daha neler neler..

O halde ilk nedenimiz; Birilerinin sizin yerinize bir şeyleri yapmasına alıştıysanız her şeyi önce başkalarının yapmasını beklersiniz. Zira insanoğlunun tabiatında her zaman kolay olana yönelmek vardır. Kolay olan bir başkasının yapmasını yapmaktır. Zira yeni doğan bir bebeğe ilk 3 gün biberonla mama verirseniz, bu daha sonra kendisine daha kolay geleceği için annesinden süt emmek istemeyecektir. Kolay olana yönelmek daha bu hayata geldiğimiz günden itibaren kazandığımız veya öğrendiğimiz bir tutumdur.

 
Harekete geçmemizi engelleyen diğer unsurlardan birisi de içinde bulunduğumuz ruh halidir. Eğer uzunca bir süredir bir konuda çabalamış iseniz ve onda da bir başarı elde edememiş iseniz pek muhtemeldir ki sonrasında da bu sizde yılgınlığa neden olacaktır. Hatta öyle durumlar vardır ki bu sizin hayata küsmenize, depresyona girmenize veya bunların daha hafifleri olarak stres ve duygu durum bozukluklarına yol açacaktır. Hayata bir şekilde küsen insanlar hayata tutunmak için kendilerinde bir umit görmedikleri için harekete geçmezler. Nasıl olsa yine başaramayacağım derler. İçlerinde biraz korku, biraz yıpranmışlığın verdiği çaresizlikle artık ne yapabilirim ki derler.

İlgili Yazı :   Yüreğindeki iyilik, sözlerine ve davranışlarına yansısın!

Çaresizlik insanı yıpratan ve bir adım öteye gitmesine engel olan en büyük nedenlerdendir. Daha önce sürekli kaybettiğini düşünen insan bu davranışı artık öğrenmiştir. Biz buna psikolojide öğrenilmiş çaresizlik duygu durumu deriz.
Tembellik etmek veya gayret göstermemek te yine bizim harekete geçmemizi engelleyen unsurlardandır. Biz millet olarak rahatlığa alışmış bir topluluğuz. Bugün sokaktan herhangi birisini çevirip çok paran olsa ne yaparsın sorusunu sorsanız hemen hemen hepsinde de güzel bir tebessüm belirerek şunu yapacağım bunu yapacağım diyerek hayallerini anlatırlar. Hemen hemen tüm insanlarda rahat, bol kazançlı, daha az emek harcayarak daha çok para kazanma düşünceleri vardır. O yüzden ülkemiz girişimcileri sabit bir iş yapmadan sürekli o günün moda işi neyse veya o anda ne kazançlıysa onu yapmaya çalışırlar. O anı kurtarmak önemlidir çünkü. Örneğin TV’lerde yayınlanıp ta birincilerinin daha sonra hiçbir şekilde hatırlanmadığı yüzlerce yarışmayı aklınıza getirin. Veya yılbaşı günleri alınan milli piyango biletlerinin veya devir miktarı arttığı zaman sayısal loto bayilerinin önünde oluşan kuyrukları düşünün. Tembellik öylesine başa bela bir şeydir ki gerek fiziksel olarak ve gerekse de düşünsel olarak tüm insanların en büyük düşmanlarından birisidir. İnsana uyuşukluk verdiği gibi insanın içinde zaten kısıtlı olan gayret duygularını da ortadan kaldırır. İnsanın herhangi bir işi, daha başlamadan bitirmesine neden olur. Önce kafada ortaya çıkan bu tembellik bir süreden sonra sizin fizyolojik olarak ta sağlınızın bozulmasına neden olur. Yine bununla ilgili aklıma gelen güzel bir örneği vermek istiyorum. Örneğin eskiden zayıflama uzmanları egzersiz önerirlerdi. Ama gelişen ve tembelleşen dünyamızda bugün bitkisel adı altında öyle ilaçlar çıktı ki ve siz öyle şeyler vaat ediyorlar ki. Daha önce girişimci diye bahsettiğim kişi veya kuruluşlar o günün trendine uyarak ve ayrıca insanın tembellik içgüdüsünü de dürterek “Hareket etmeden falanca  içerikli bitkisel hapları içerek zayıflayabilirsiniz diyorlar” Belki doğru , belki yanlış ama bunda bile kolaya kaçan biz yakında herhalde koltuğa yapışık olarak yaşamaya başlayacağız. Sokağa çıktığınızda altlarına tekerlek takılmış binlerce koltuk ve üzerinde birer tuşa basarak bu koltukların üzerinde bir yere gitmeye çalışan insanlar göreceksiniz. Oysa insan hareket ister ve buna göre yaratılmıştır.

İçinizdeki tembellik içgüdüsünü ortadan kaldrımaz iseniz korkarım ki hem sağlığınızdan olacaksınız, hem de ruhsal olarak daha kötüye gideceksiniz. Zira içinizde biriken enerjiyi atabilmenizin ve rahatlamanızın tek yolu fiziksel olarak ta sağlıklı olmanızdır. Tembelliği hareket ederek yenersiniz.
Yaptığınız her hareket neticesinde maddi bir kazanç beklemeyin. Evet yaptığınız her hareketin bir şeyler kazandıracağını düşünün ama burada önemli olan bunun sürekli olarak sizin olmasını beklemeyin. Burada önemli olan gerçekleştirdiğiniz her eylemin sizin için veya başka insanlar için faydalı olacağını düşünmenizdir. Bir iş yaparken hep kendinize faydası olup olmadığını sorgularsanız bu sizi bencil ve faydacı bir insan haline getirir. Faydacı bir insan olmak ise toplum tarafın kabul edilebilir bir insan tipi değildir. Yapacağınız işleri sadece kendinizin faydasını düşünerek yapmayın. Allah rızasını gözetin. Birilerinin sizin sayenizde mutlu olduğunu, belki hayatının kurtulduğunu hayal edin.

İlgili Yazı :   Bazı insanlar sürekli ağlar

Unutmayın ki hayatta her şey karşılıklıdır. Hayat öylesine adaletlidir ki. Siz bugün birileri için bir şey yaparsanız şuna adım gibi eminim ki siz zora düştüğünüzde de birileri size yardımcı olacaktır. O yüzden harekete geçmek için kendi faydanız olup olmadığına bakmayın. Yapacağınız iş sizin faydanıza değilse bile başka insanların faydasına olacaktır. Başkalarına yardım etmenin verdiği vicdani rahatlamayı, onlardan gelecek duayı hiçbir parayla alamazsınız. Geriye dönüp baktığında kim hayırlarla anılmayı istemez ki ?

 
Alışkanlıklarınızı değiştirin ! Küçüklüğünüzden itibaren geliştirdiğiniz bir takım tutumlar olabilir. Kendinize özgü alışkanlıklarınız veya düşünce biçiminiz olabilir. Hatta sizin değişmez prensipleriniz de olabilir. Ama durup arada bir şöyle düşünmelisiniz. “Dünya bile sürekli değişirken benim düşünce biçimimde acaba hiç mi yanlışlık yok ? “ Kendinizi tıpkı arabaların servis bakımları gibi arada bir gözden geçirin. Zira kötü alışkanlıklar da insanın harekete geçmesine engel olan en büyük etkenlerdendir. Örneğin; Sürekli sigara içen biriyseniz bir süre sonra bunu bırakacak gücü bulamazsınız kendinizde. Bunun size zarar verdiğini bilirsiniz ama sürekli erteler ve üşenirsiniz sigarayı bırakmayı. Hatta daha sonra “Hayır efendim sigara içenlerinde hakları var” gibi bir saçmalık bile ortaya atabilirsiniz. Sahip olduğunuz kötü alışkanlık yüzünden doğrunun ne olduğu, hak hukuk teraziniz zarar görür. Doğrusu sigara içememek iken, kendinizi birden sigarayı içenleri savunurken bulursunuz. Bu benim insan hakkım der kendinizi kandırırsınız. Oysa yapmanız gereken alışkanlığınızın size ve çevrenize ne gibi bir zararı olduğunu sorgulamaktan başka bir şey değildir.

Düşüncelerinizi arada bir gözden geçirmek iyidir. Her ne yaparsanız yapın ne düşünürseniz düşünün, alışkanlıklarınızın, yaşam stilinizin, düşüncelerinizin, kararlarınızın Hakk”a hukuka uygun olmasını esas alın. Bu sizin hayatla daha barışık olmanızı sağlayacaktır.
PEKİ ÜŞENGEÇLİĞİ YENMEK İÇİN NE YAPMALI:
1-      Kendinizle barışık olun. Hep ben demeyin. İnsanlar içinde bir şeyler yapabilecek iken sadece kendiniz için bir şeyler yapmayın. Bana ne faydası olacak düşüncesi sizi bir süre sonra bencil ve herhangi bir olay karşısında hareketsiz bırakır. Bir süre sonra hiçbir olay karşısında hareket edemez hala gelirsiniz.

İlgili Yazı :   Planlamacı mısınız? İtfaiyeci misiniz?

2-      Sağlıklı bir vücuda sahip olun. Egzersiz yapın. Eğer hergün belli bir saat aralığını fiziksel aktiviteye, spora ayırmaz iseniz bir süre sonra vücudunuz tembelleşir. Vücut ve beyin birbiriyle uyumlu iyi birer takım oyuncusudur. Birinden biri çalışmaz ise diğeri de durur.

3-      Vicdanınızı arada bir sorgulayın. Arada bir zihinsel muhasebe yapmak, iyi bir insan olacağım cümlesini kurmak sizi iyi bir insan olmaya yöneltecektir. Unutmayın ki önemli olan sadece ben iyi bir insanım demek değil. Başka ve çok çeşitli insanlar tarafından da evet sen iyi bir insansın diye geri bildirim almaktır.

4-      Alışkanlıklarınızı gözden geçirin. Sizi hareketsiz bırakan her tür alışkanlık kötüdür. Sizin faydalı işler yapmanıza engel olan her tür alışkanlık kötüdür.

5-      Hiçbir şeyi sadece maddi kaygılarla yapmayın. Manevi kazançların aslında sizi daha çok ayakta tutacağını bilin.

6-      Kendiniz için bir yaşam felsefesi geliştirin. Davranışlarınızda tutarlı olun ve bunu hareketlerinizle de gösterin. Belirli durumlara hep aynı tepkiyi verin. Unutmayın ki olumlu davranışların tekrarı zamanla alışkanlığa dönüşecek ve siz farkında olmadan faydalı alışkanlıklarınız olacaktır.

7-      Öğrenilmiş çaresizliğinizi yenin. Her durum kendi başına bağımsız bir olaydır. Daha önce benzer bir olay karşısında yaşadığınız başarısızlık sonra da gerçekleşecek değildir. Pekala çabalayarak ve akılcı hareket ederek ve en önemlisi de sabrederek başarılı olabilirsiniz.

8-      Bir durum karşısında hep” aman canım bana ne” demeyin. Başkaları nasıl olsa yapar demeyin. Yani hep karşıdan beklemeyin. Bu sizin hep tereddüt etmenize neden olur. Çekimser, arka planda kalan, etliye sütlüye dokunmayan bir insan haline gelirsiniz. Bir süre sonrada bencilleşir ve sadece kendiniz için yaşayan ir insan olursunuz. Oysa herkes bir toplulukta yaşadığına göre o topluluğun her ferdi, insanların gerçekten faydasına olacak bir konuda Hakka hukuka uygun bir şekilde her duruma yardımcı olmalıdır. Destek vermelidir.

9-      Zihinsel süreçlerinizi geliştirerek sosyal bir insan olmaya karar vermelisiniz. Entellektüel sermayenizi ve Allah inancınızı ne kadar geliştirirseniz o kadar sorumlu ve vicdanı huzurlu bir insan olursunuz.

10-  Yaşamınızda hep empati yapın. Yani bir karar verirken acaba onun yerinde ben olsam ne yapardım deyin. Bir durum karşısında kendinizi hep o durumu yaşayan insanın yerine koyun. Eğer vicdan sahibi iseniz zaten bu sizi harekete geçmek için ikna edecektir.

 

Psik.Dan. Selçuk Arıcı 
İnsan Kaynakları Uzmanı 
selcukarici@gmail.com

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye’nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede “beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi” gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

12 yorum

  1. okuduğum bu bilgiler sayesinde kendimi sürekli güncelliyorum gerçekten çok yararlı bilgiler çok teşekkürler yüreğinez sağlık

  2. çok güzel gerçekten bende tembellik yapma alışkanlığına kapıldığımı farkettim yani yazıyı okurken bile bazı yerleri atlamak istedim:) ama tembelliğimi yenmek için okuduğumu akla getirince vaz geçtim. öss sınavına çok sıkı hazırlanmama rağmen istediim sonucu alamamak beni tembelliğe itti,yapamam düşüncesi oluştu ama yenmeme yardımcı oldu bu yazı :)teşekkürler.iyi başlangıç

  3. çok güzel bir yazı olmuş tebrikler
    ama küçük bir şikayetim var yazıların arka fonlarınız bryaz yapmanız gözleri çok fazla yoruyo eğer arka fonu renkli yaparsanız daha iyi olur şimdisen teşekürler

  4. Yararlı bilgiler mevcut.Güzel bir yazı olmuş teşekkürler.

  5. Inanınn çok güzel. Her şeyin farkındayım ama yaşama hevesim kalmıyor. Yardımcı olursanız çok sevinirim bana. Benzer olaylardan bahsetmişsiniz.

    Teşekkür ederim…

  6. huriye çimen ağrı

    Merhabalar.tembellik gerçekten bir hastalık.üstelik ondan kurtulmatkta öyle düşünüldüğü gibi kolay değil.ben öğretmenim kışın okula gittiğim sürede vücudum çok dinç kafam rahat ve işlerim yolunda gidiyor kısaca hayatım düzende oluyor ama yaz tatillerinde o kadar tembellişiyorum ki inanın kalkıp su içmek bile işkence oluyor:) tavsiyem oturup çok fazla nasıl yapıcam diye düşünmemek kalkıp hemen yapmak ve tatilleri tembellik dönemi olarak değerlendirmek yerine kendimize farklı uğraşlar bulmak herkese kolay gelsin…

  7. Öğretmen arkadaşıma bende kapılıyorum tatil kendimize ayıracağımız bir lütüf aslında birşeyler yaparak dinlenmeliyiz hobiler bulmalıyız. her zaman hareket ederek geçirmeliyiz. İş yapmadan yatmak sadece o kişiyi kötü düşüncelere ve hayallere iteri

  8. sitedeki her bir metin çok faydalı hepsini okumaya çalışıyorum. emeği geçen herkese teşekkürü bir borç bilirim. bu faydalı işinizin dewamını we başarılarınızın artmasını yürekten diliyorum.

  9. Okudugum en guzel ve faydalı yazılarınızdan bırıydı
    tesekkurler
    iyi çalışmalar

  10. Teşekkürler güzek yazıydı

  11. Okumaya üşendim inanır mısınız?

  12. Ben okudukça uyuşdum çok uzun ve çok gereksiz sözler olduğu için okuyup bitiremedim

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

kadınlarda tarz sahibi olma yolları

Kadın’ca Tarz Sahibi Olmanın Yolları

Daha önce yazımızda tarz sahibi olmanın yolları erkek ile ilgili püf noktalarına ...