Yol ayrımlarında ilk düşünülen karar hep doğru olandır!
Avrupa Yakasının senaristi Gülse Birsel karar almak üzerine fikirlerini yazdı. Robert Frost’un “az seçilen yol” ÅŸiirinin de fonda olduÄŸu bir yazı…
Okuyalım okutalım, çünkü “Burhan Altıntop’lar kolay yetiÅŸmiiyyi!”
Çok yakın bir arkadaşım bizi doğumgününe davet etti. Pasta kesilmeden az önce, hepimize Robert Frost’un Sapılmamış Yol şiirinin (Yol İkiye Ayrıldı diye de tercüme edilmiştir) yazdığı birer kâğıt verdi ve hayatımızda sapmadığımız hangi yolun, kaderimizi değiştirdiğini anlatmamızı istedi!
Önce sıcak bir öğleden sonrası gevÅŸekliÄŸiyle bu görevi protesto edip, dedikodu yapmayı tercih edeceÄŸini söyleyenler çıktı. Sonra kendimizi kaptırdık…
Bir arkadaşım, Amerika’da aldığı parlak bir iÅŸ teklifini reddedip, âşık olduÄŸu için Türkiye’ye döndüğünü, sapmadığı o kariyer yolunun kaderini nasıl deÄŸiÅŸtirdiÄŸini anlattı. Bir diÄŸeri kendisini yıpratan bir aÅŸkı, evlilik arifesinde nasıl ani bir kararla bitirdiÄŸini… Bir baÅŸkası, asla çocuk yapmayı planlamadığı bir dönemde karşısına çıkan bu yola, nasıl aniden saptığını… Bir diÄŸeri de iÅŸletme eÄŸitimini yarıda bırakıp istediÄŸi bambaÅŸka bir mesleÄŸin peÅŸinden gittiÄŸini…
ARKAYA BAKMAMAK LAZIM
Sadece iÅŸ, aÅŸk ve çocuk alanındaki yollardan bahsedilmedi tabii. Kilo vermek, seyahate çıkmak, birinin suratına telefon kapatmak gibi ufacık kararların bile hayatı ne kadar çok etkileyebildiÄŸini konuÅŸtuk. Öteki yol seçilseydi senaryo nasıl geliÅŸirdi, kimimiz üç aÅŸağı beÅŸ yukarı tahmin ettik, bazılarımız hayal bile edemedi. Ama herkes seçtiÄŸi yoldan üç aÅŸağı beÅŸ yukarı memnun görünüyordu. Ben dergi editörüyken, bir akÅŸamüstü çalan telefondan bahsettim. Telefonun öbür ucunda atv’nin tanıtım bölümü vardı ve yeni hazırlamakta oldukları bir programın anlatıcılığı için deneme çekimi yapıp yapamayacağımı soruyorlardı. Programın adı g.a.g. olacaktı. Önümde iki yol vardı, “Çok teÅŸekkürler, ilgilenmiyorum,” demek veya onların rica ettiÄŸi gibi alt kata inip yüz yüze konuÅŸmak…
Sebebini bilmiyorum ama ikinci yolu seçtim! Ve galiba hayatımın en doÄŸru kararlarından birini vermiÅŸ oldum! Dün bir röportajda, geldiÄŸim noktada nelerin etkili olduÄŸunu sordular. Çalışma mı, yetenek mi, ÅŸans mı? Belki hepsi. Belki de hiçbiri. Galiba kaderimizi esas deÄŸiÅŸtiren, verdiÄŸimiz cesurca kararlar. Bir yolu seçmek ve sonra arkaya bakmamak… Secret kitabı ve belgeseli, bu yıl bütün dünyada olay yarattı. Etrafta arabasının dikiz aynasına, bilgisayarının, buzdolabının üzerine “Bir hafta içinde aÅŸkı bulacağım,” “Trilyonlarca para kazanıp villa alacağım,” “Kısa zamanda baÅŸarılı ve ünlü olacağım, herkes bana bayılacak,” yazmış insanlar görüyorum. Kusura bakmasınlar, bu ipuçlarını görür görmez, onlar hakkında ilk düşündüğüm; ümitsiz durumda oldukları! 45 yaşında birinin Olimpiyat koÅŸucusu, iki lafı bir araya getiremeyen bir cahilin, aniden ünlü bir romancı olması için Secret deÄŸil, mucize gerekir! Ama ÅŸuna katılıyorum, hayatta doÄŸru yollara sapmak, insanın kendi elinde.
Hatta bazen o yolları yaratmak bile! Robert Frost’un şiirinin son kıtası şöyle: Anlatacağım derin bir iç çekişle Yıllar yılı, her zaman, her yerde Ormanda yol ikiye ayrıldı Ve ben daha az katedilmiş olanı seçince Bütün farkı bu yarattı! Galiba yol ayrımlarında ilk düşünülen ve uygulanan kararın hep en doğru karar olduğu zamanla ortaya çıkıyor. Herkes kendi yolunu kendisi seçtiği zaman kader daha merhametli davranıyor. Zira pişmanlık, yeryüzünün en faydasız duygusu!
Kaynak : SabahÂ
Yazan : Gülse BİRSEL





Bu yazıyı okuyanlar, bunları da okumalı :



09 Ocak 2008, 12:06
arkaya bakmadan yürümekte imkansız bazen dimi…bir hayranın olarak doÄŸru olan saÄŸlam adımları zamanında atmak…
05 Mayıs 2008, 17:17
çok güzel ve doğru bir yazı.. bende işletme okuyordum ve bıraktım şuan çok farklı bir meslek peşindeyim ve aldığım karar gerçekten beni çok cesur hissettirmişti kendime ve daha sonra aldığım karalarda hep cesur davrandım.. bu güzel yazı için teşekkürler çok başarılısınız ve başarılarınızın devamını dilerim..