Anasayfa / İnsan İlişkileri / 3 Yaşındaki Çocuktan Yöneticilik Dersleri

3 Yaşındaki Çocuktan Yöneticilik Dersleri

2000’li yılların başında Gallup araştırma şirketinin Amerika’da yüzlerce şirketteki binlerce çalışan ile yaptığı ve yayımlanmasıyla birlikte tüm şirketleri ve yöneticileri bir kez daha şirketin en önemli varlıkları olan insan kaynağı hakkında bilinen her şeyi baştan düşünmeye sevk eden çalışan bağlılığı araştırmasının ilk sonuçları Amerika’da çalışanların sadece 3’de 1’inin şirketlerine olan bağlılığını ortaya çıkarmıştır. O günden sonra da konu hakkındaki araştırmalar daha da derinleşmiş çalışan bağlılığının değişiminin nedenleri , şirketlere etkisi ve nasıl artırılabileceği konusu İnsan Kaynakları departmanlarının en öncelikli gündemlerinden bir tanesi haline gelmiştir. Araştırmalar derinleştikçe aslında çalışan bağlılığını etkileyen unsurların içerisinde yüzde 70 ile en önemli nedenin çalışanların yöneticileri ve yöneticilerinden beklentileri olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Peki çalışanlar yöneticilerinden neler bekler?

Beklentilerini; her yıl sonunda birçoğu kalıplaşmış performans değerlendirme formlarına, işlerinin gündelik yoğun temposu arasına sıkıştırılmış kısa zaman diliminde ve kariyer endişesi, şirket içi ilişkilerin dinamiklerinin etkisi vb nedenlerden dolayı gerçekten belirtebiliyorlar mı? Madem çalışanlarımızın bu değerlendirme süreçlerinde her zaman gerçek beklentilerini öğrenemiyoruz o zaman bunu bize tüm gerçekliği ile aktaracak birilerine kulak vermeye ne dersiniz?

Yaşam boyunca geçirdiğimiz sürede en masum dönem olarak tanımlanan zaman dilimi çocukluk dönemi değil midir? Eğer ebeveyn olduysanız ya da etrafınızdaki bir çocuğun gelişimine tanıklık etme şansını elde ettiyseniz bilirsiniz ki 0-2 yaş arasında çevresini anlamaya ve anlamlandırmaya çalışan o bebek; 3 yaşına geldiğinde artık yeni öğrendiği bir dilin eksik kelimeleriyle duygularını ifade ederken oyun ve hayaller dünyasına da ilk adımlarını atmaya başlar. Bu dönem aynı zamanda en dürüst, odaklı ve etkili iletişimi de kurmayı başardığı süreçtir.

Bu yazıda hep birlikte bakış açımızı kaotik ve karmaşık performans değerlendirme formlarından çıkarıp bir çocuğun temel güdüleri ile “etkili yönetici” taktiklerini gösteren yöne çevirerek ekiplerimizin ya da iş arkadaşlarımızın kimi zaman politik nedenler kimi zaman kariyer endişesi sebebi ile tam olarak ifade edemedikleri beklentilerini inceliyor olacağız.

İlgili Yazı :   Yöneticilik becerileri nasıl gelişir?

Beni dinler misin? (Odaklan): Anne yorucu bir günün sonunda ve zorlu da bir trafik mücadelesi yaşadıktan sonra işyerinden eve gelir. Annesini tüm gün heyecanla bekleyen çocuğu onu kapıda karşılar ve birlikte oynamaya başlarlar. Anne hepimiz gibi sonsuz bir hızla etrafımızı saran teknoloji çemberinden kurtulamamış ve çocuğuyla birlikte oyun onmaya başladığında elinden düşürmediği telefonundaki sosyal medyadan gelen mesajları kontrol etmektedir. Bu sırada çocuk annesine seslenir: “Anne telefonu kapatır mısın, anne benimle ilgilenir misin?” Tıpkı bu çocuğun haklı yakarışı gibi ekiplerimizin de bizlerden beklediği; yürütmekte olduğu işleri ya da projeleriyle ilgili bilgilendirme yaparken onlara odaklanmamız ve onları dikkatle dinlememizdir. Ancak o zaman ekiplerimizin gerçekten desteğe ihtiyacı olan noktalarının farkına varabilir, onlara yol gösterebilir ve başarılı olmalarını sağlayabiliriz.

Bunu nasıl yapacağım? (Yol Göster): İlk kez salıncak gören bir çocuğun gözlerindeki parıltı ve heyecan kadar keyif veren bir his çok az bulunur. Zemini kumdan parkta salıncağa doğru koşan çocuk heyecandan nefes alamazken salıncağın önüne geldiğinde durur ve arkasına dönüp ebeveynine bakar. Bu bakış aslında, “Diğer çocukların nasıl sallandığını görsem de bana nasıl yapacağımı sen gösterir misin?”anlamına gelmektedir. Çalışanlar da işin nasıl yapıldığını daha önceden görmüş olsalar bile çoğu zaman yöneticilerinin yol göstermesine ihtiyaç duyar ve bunu beklerler. Bir yöneticinin ise her zaman buna açık ve hazır olduğunu göstermesi hem çalışanların gelişimini hem de çalışma kalitelerini olumlu yönde etkileyecektir.

3 yaşındaki çocuktan yöneticilik dersleri

Merdivenden kendim ineceğim! (İnisiyatif Ver) : Hayatında ilk kez merdivenleri tırmanmaya başlayan bir çocuk için de bu çok büyük deneyim ve heyecandır. Merdivenlerden inip çıkanları izlemeye başladığında bu onun için en başta büyümeyi ve artık bebeklikten çıkıp çocuk olmaya doğru atılan adımları ifade eder. Ancak koruma güdüsüyle elbette ki ebeveyn merdivenleri çıkan çocuğunun elini tutarak onu düşmekten korumaya çalışırken çocuk elini bırakmak ve kendisi tırmanmak isteyecektir. Ancak sizden beklentisi, arkasında durarak düşmesi durumunda onu korumanızdır. Aynı bu örnekte olduğu gibi çalışanların yöneticilerinden beklediği inisiyatif almaları konusunda onları teşvik etmesi, kendi başlarına sorumluluk almaları ve yeni şeyleri deneyebilmeleri için onlara alan tanımasıdır. Tıpkı merdiven örneğinde çocuğunun arkasında duran bir ebeveyn gibi yöneticiden beklenti de aynı şekilde çalışan hata yaptığında bu hatanın çok büyük sonuçlara varmadan düzeltilebilmesi için onun arkasında durmasıdır.

İlgili Yazı :   En az çabayla maksimum verim için: Yalınlaştırmak!

Bak bunu ben yaptım! Nasıl olmuş? ( Takdir Et & Geribildirim Ver): Şüphesiz ki çocuklar yaptıkları, bozdukları, çizdikleri ve döktükleri her şeyi göstermeye bayılırlar! Bu gösteri bazen oyun bittikten sonra tüm oyuncaklarını koydukları sepetleri bazen de rengârenk boyadıkları duvarlar olabilir.

Her iki durumda da iki beklentileri vardır:

1) Bunu benim yaptığımı fark et
2) Bu yaptığım şey ile ilgili yorumlarını benimle paylaş.

Sepetini toplayan çocuğa aferin dediğimizde sonraki sefer de aynı davranışı sergileyecek ve takdir alarak gelişecektir ancak duvarı boyayan çocuğun bir sonraki davranışı vereceğimiz tepkinin türüne göre değişecektir. Bir çalışan da genellikle topladığı sepetlerini size gösterecek ve takdir bekleyecek olsa da yanlış yaptıklarında gördükleri sert tepki sonrasında neden duvarı boyamaması gerektiğini anlamadığı için duvarı boyamaya devam etmek yerine yöneticisinden açıklayıcı bilgilendirmeler bekleyerek gelişmek isteyecektir. Her iki durumda da açık ve dinlemeye hazır bir yönetici olduğunuzu göstermek ekiplerinizin yerinde saymak yerine ileri doğru adım atmalarını destekleyecektir.

Yukarıdaki tüm örneklendirmeleri çocukların gözünden yapmamıza rağmen unutmamalıyız ki ebeveynlik denen usta yöneticilik bile zamanla ve denemeler ile gelişen bir süreçtir. Gelişen teknoloji ve internet dünyasında son derece yüksek bir hız ve devinimle değişen iş dünyasının, bu değişen dinamiklerinde ancak ve ancak çalışan bağlılığını geliştirmiş kurumlar sürdürebilir finansal büyümeyi devam ettirebilecektir. Ve yazının başında da belirttiğimiz gibi yöneticiler çalışan bağlılığını en çok da ekiplerinin temel beklentilerini gözlemleyerek ve onları dinleyerek ortaya koyacaklardır.

**Yazıya konu olan öğretileri için Yiğit Kardeş’e teşekkürlerimle.

Yazan : Çağdaş Kardeş – HBR Türkiye

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

x

TAVSİYE

İki Kat İş Yarım Zamanda Nasıl Yapılır?

Yönetici Koçumuz ve ilham kaynağımız Hülya Mutlu’nun tavsiyesiyle okuduğum bu kitap, birçok ...