Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Edebiyat / Ynt:
« Son İleti Gönderen: eminnur 21 Mart 2020, 19:11:46 Cts »
4030-

NE DERSÄ°N?

Candan başka değerli ne olabilir öğrendik mi?
Cennet ve cehennem beyinde başlar
Kurallara uyan dünyada da cenneti yaşar
Her şey  hayal her şey sanal dünyada

Sende öğrenmeye geldin!
Ne öğrendin sor kendine
Değerli olan seni Yaratan
Sana verilen can da emanet

Her yaratılanın görevi de sınavı da kendine
Can olmayınca  neyin değeri kalır
Mal canın yongası derler
Mal para ve kimsenin faydası olmayan günleri yaşıyoruz

Belki de bin yılda böyle felaket görmedi dünya
Bir bela ile sınav veriyoruz
Ne silah fayda ne para,
Korku sardı insanlığı

Belki sarsılıp gelir kendine
İnansam mı?
Ä°nsan unutan demekse
Unutur , inanma!


eminnur güler acar
2
Edebiyat / Ynt:
« Son İleti Gönderen: eminnur 18 Mart 2020, 14:19:02 Çrş »

SAVAŞ BAŞLADI

Üçüncü dünya savaşı, bir virüsle başladı
Sardı tüm dünyayı
Çöktü eğitim, sağlık, finans
Bu silahlar kurşundan bombadan daha kötü

Güven  yok dünya malına
Bir gecede gelirsin sıfıra
Ölüm şekil şekil, acılar çekilir
Ölüm özlenir olur

Taraf, taraftar yok ölüm kol geziyor dünyayı
Akıllar fora, korku sardı insanlığı
Vahşi doğada yaşlı ve hastaları avlar hayvanlar
Bu virüsün amacı da bu

İşe yaramayanları temizleyecek
İşte dünya burası
Ben gördüm göreceğimi
Hiçbir şeye güvenmem
Hiç kimseye sarılıp kalmam

Can derdine düşer insan panik halinde
Olan olur, ölen ölür sakin ol
Sıra gelince itiraz kime
Çalış çapala  tedbir al

Gerisini Yaratan bilir
İyi de kötü de insan için
Kaçacak yerin mi var?,sahip çık imanına
İmanı olanın korkusu olmaz.

eminnur güler acar
3
Sağlık / Koronavirüs ile nasıl başa çıkabiliriz?
« Son İleti Gönderen: özgüя şαнιη 17 Mart 2020, 15:12:20 Sal »
Küresel bir tehdit haline gelen koronavirüs birçok kişiyi etkisi altına almaya devam ediyor. Peki, hızla yayılan bu virüse karşı ne gibi önlemler almalıyız? İşte evrimagaci.com sitesinin ‘’Koronavirüs Kapımızı Çalmadan Hazırlıklarımızı Tamamlamalıyız!’’ sloganıyla hazırladığı yazısı…

Türkiye’de Olası Bir Koronavirüs Salgınına Birey Olarak Nasıl Hazırlanmalısınız?

Koronavirüs Kapımızı Çalmadan Hazırlıklarımızı Tamamlamalıyız!
Çin’in Wuhan/Hubei bölgesinden başlayıp tüm Dünya’ya yayılmakta olan koronavirüs salgınının başından beri söylediğimiz gibi, paniğe kapılmanıza gerek yok; ancak bu, önlem almamanız gerektiği anlamına gelmiyor. Türkiye’de felaketlere karşı “önlem alma” konusunda kimi zaman atıl olabiliyoruz ve “önce olsun da sonra bakarız” gibi bir yaklaşıma sahip olabiliyoruz. Bu nedenle, hazırlıklı olmak isteyen okurlarımız için şimdiden bazı tavsiyelerde bulunmanın faydalı olacağını düşünüyoruz.

Detaylıca analiz ettiğimiz gibi, virüsün gidişatı küresel bir salgına dönüşme yolunda ilerliyor ve önümüzdeki 1.5 yıl içinde SARS-CoV-2 isimli virüsün sebep olduğu COVID-19 hastalığına yakalanma ihtimaliniz oldukça yüksek. Hastalığın bulaşıcılığı da göz önüne alınacak olursa, tüm önlemlere rağmen koronavirüsün Avrupa, Asya ve Afrika arasında bir köprü görevi gören Türkiye’ye de yayılması işten bile değil.

Peki ne yapacağız? Bireysel olarak böylesi bir salgına nasıl hazırlanabilirsiniz? Gelin bir bakış atalım.

Koronavirüs Salgınına Nasıl Hazırlanmalı?
Aslında koronavirüs salgınına hazırlanmanın herhangi bir diğer salgına veya doğal felakete hazırlanmaktan çok fazla bir farkı yok. Her şey, kendinizi ve ailenizi konu hakkında bilinçlendirmekten başlıyor. Dolayısıyla ilk tavsiyemiz, güvenilir kaynaklardan SARS-CoV-2 koronavirüsünün ne olduğu hakkında tam bilgi almak. Bizim konu hakkındaki tüm yazılarımızı bu etiket altından okuyabilirsiniz.

Şimdi gelelim bazı daha spesifik tavsiyelere…

Sosyal Mesafelendirme: Dışarı Çıkmaktan Kaçınmalı mısınız?
Salgınlar öncesinde ve sırasında kendinizi sosyal ilişkilerden (en azından gerçek, fiziksel sosyal ilişkilerden) sınırlandırmak, özellikle de SARS-CoV-2 gibi havada asılı kalan sıvı parçacıkları yoluyla bulaşan hastalıklara karşı en önemli ve etkili silahlarımızdan birisi. Amaç, hasta olabilecek insanlarla temas etme ihtimalinizi en aza indirmek.

Bu nedenle, zorunlu olmayan sebeplerle dışarı çıkmaktan kaçınmanızı ve buna göre plan yapmanızı tavsiye ederiz. Örneğin bugünlerde dışarı çıkacaksanız, birkaç gün sonra dışarı çıkmanızı gerektirecek bir diğer iş varsa onu da şimdiden halletmenizi tavsiye ederiz. Buna bireysel kalkanlama denmektedir. Belki komik gelecek ama; tokalaşmak ve öpüşmek yerine bu tarz salgınlar sırasında dirsek tokuşturma yoluyla insanlarla selamlaşabilirsiniz:

Tabii Türkiye’de bu koruma “Hastayım canım hiç öpmeyeyim.” cümlesiyle de sağlanabilir. İnsanlardan, hele ki hastalık belirtisi olan insanlardan genellikle en az 2 metre uzak durmaya çalışabilirsiniz. Hastalığın asemptomatik olarak da (belirti göstermeden de) seyredebildiğini ve dolayısıyla bu süreçte insanlara bulaşabildiğini unutmayın!

Aslında sosyal mesafelendirme, yetkili kurumlar tarafından kitlesel olarak uygulandığında aslen işlevsel olan bir uygulamadır. Dolayısıyla bu tarz önlemlerin alınmasına karşı hazırlıklı olmanızda da fayda var. Bu önlemler arasında şunlar olabilir:

okulların kapatılması,
iş yerlerinin kapatılması,
sağlıksal yalıtım,
karantinalar,
hijyen kordonları,
koruyucu müsadere,
kitlesel buluşmaların iptal edilmesi,
kitlesel ulaşım araçlarının kapatılması veya sınırlandırılması,
eğlence merkezlerinin (yüzme havuzları, gençlik kulüpleri, spor salonları, sinema salonları) kapatılması.

Buradaki yazımızın Önlem Yöntemleri kısmında da belirttiğimiz gibi, en azından aşı ve/veya ilaçlar geliştirilene dek şu faydalı uygulamaları takip edebilirsiniz:

Elinizi sık sık, en az 20 saniye boyunca su ve sabunla yıkayın. Eğer bunlara erişiminiz yoksa, alkol-temelli bir dezenfektan kullanın.
Ellerinizi yıkamış olsanız bile ağzınıza, gözünüze, burnunuza dokunmaktan kaçının.
Pişmemiş etten uzak durun.
Hastaysanız, evden çıkmayın.
Ağzınızı ve burnunuzu bir mendil ile kapatarak öksürün veya hapşırın. Sonrasında mendili çöpe atın.
Sıklıkla dokunduğunuz yüzeyleri dezenfekte edin.
Genel olarak hasta kişilerden uzak durun.
Wuhan bölgesini yakın dönemde ziyaret etmiş olabilecek kişilerden uzak durun.
Çin’e seyahat edecekseniz canlı hayvan marketlerinden uzak durmanızı ve salgın semptomlarına karşı uyanık olun.
Burada özellikle 2. maddeyi vurgulamak istiyoruz: Lütfen elinizi ağzınıza, yüzünüze ve gözlerinize götürme miktarınızı azaltın. Bu, sandığınızdan epey zor bir iş olacak; göreceksiniz. Çünkü insanlar olarak sıklıkla elimizi yüz bölgemize götürmekteyiz ama bunu bilinçsiz olarak yapmaktayız. Bir dahaki sefere yüzünüzde bir yer (mesela burnunuz) kaşındığında, gözleriniz yandığında ve benzeri durumlarda bilinçli bir şekilde yüzünüze dokunmaktan kaçınmaya çalışın. Bunun zor olduğunu fark edeceksiniz; bu yüzden pratik yapmanız gerekecek. İşte bu kritik birkaç haftada bu konuda kendinizi eğitebilirseniz, sadece bu salgında değil, diğer birçok hastalığa karşı da davranışsal bir direnç kazanmış olacaksınız.

Ayrıca 1. maddeyi de vurgulamak istiyoruz: Yapılan çalışmalar, sık sık ve düzgün bir şekilde el yıkamanın, virüs bulaştırma oranlarını %30-50 oranında azalttığını göstermektedir. Alkol-bazlı el jelleri veya sabunlu su ile en az 20 saniye boyunca, ellerinizi ovalayarak yıkamanızı tavsiye ederiz. Eğer 20 saniyeyi saymak sıkıcı geliyorsa, “İyi ki doğdun Evrim Ağacı!” şarkısını 1 tam tur söyleyebilirsiniz ve bittiğinde bırakabilirsiniz.

Yiyecek ve İlaç Stoklamalı mısınız?
Bu tarz salgınlar sırasında paniğe kapılmanın en büyük sorunu, panik halinde alışveriş yapmak ve gereksiz yere abartılı miktarda ilaç ve yiyecek depolamaktır. Bunu yapmayın; çünkü Hollywood filmlerinde gördüğümüz gibi hastalığa yakalananların birkaç saatte öldüğü bir virüsten söz etmiyoruz; daha ziyade sezonluk gribe benzer bir virüsten söz ediyoruz. Nasıl ki grip sezonu geldiğinde abartılı alışverişler ve stoklamalar yapmıyorsunuz; bu salgında da bu tarz bir davranışta bulunmanıza gerek yok.

Ancak… Eğer halihazırda bazı ilaçları almanız gerekiyorsa (yani örneğin tansiyon gibi kronik bir hastalığınız varsa), elinizde bunlardan en azından 4 hafta (belki 2-3 ay) yetecek miktarda olduğundan emin olmanızı tavsiye ederiz. Bunun sebebi de stokların tükenmesi endişesi değil; sosyal mesafelendirme davranışının salgınlar açısından büyük öneme sahip olması!

Ayrıca eğer evinizde yeterince ağrı kesici ve ateş düşürücü yoksa, en azından birkaç hafta sizi idare edecek sayıda ilacı bir sonraki dışarı çıkışınızda eczanenizden edinmenizi tavsiye ederiz.

Son olarak, eğer bir kileriniz varsa ve yiyecekleri sağlıklı bir şekilde depolamanız mümkünse, gidip de bütün marketi satın almak yerine, normalde yapacağınız alışverişin %25 veya %50 daha fazlasını yapın. Aldığınız bu ekstra ürünlerin bozulmayacak yiyecekler kategorisinden olmasına özen gösterin; evcil hayvanlarınızın besinlerini unutmayın. Özellikle de grip veya nezle olduğunuzda yemekten hoşlandığınız çorba gibi besinlere öncelik verebilirsiniz; çünkü COVID-19 vakalarının ezici çoğunluğu bu hastalıklara benzer şekilde seyrediyor. Yine, ihtiyacınız olan ek besin miktarı sadece 1-2 haftalık düzeyde olması yeterli.

Bakkal ve manavlara yığılmanın ve sanki zombi baskını varmış gibi abartılı düzeyde alışveriş yapmanın herhangi bir anlamı bulunmuyor; aklınızdan çıkarmayın.

Yüz Maskesi Almalı mı?
Ne yazık ki yüz maskelerinin avantajlı olup olmadığı konusu fazlasıyla tartışmalı bir konu; buradaki yazımızda yüz maskelerinin ne derece etkili olduğunu detaylıca işlemiştik. Bazı uzmanlar bunu tavsiye ederken, bazıları tamamen işlevsiz olduğunu söylüyorlar.

Ancak net olan şu: Eğer hastaysanız, yüz maskesi takmanız faydalı olacaktır. Eğer bir başka hastayla veya savunma sistemi zayıf biriyle yakından ilgilenmeniz gerekiyorsa, yüz maskesi takmanız faydalı olacaktır.

Sorun şu: Maskeyi genel bir önlem olarak takmak pek işlevsel değil gibi gözüküyor. Ancak hastaların bulunduğu ortamda bulunacak veya hastalarla yakın temasa geçilecek durumlarda dikkate değer bir fayda sağlıyor. Bu nedenle sokakta gezerken veya evinizde maske takmak çok büyük ihtimalle sizi pek fazla korumayacak; ancak eğer hastaların bulunduğu bir ortama girecek olursanız maskenin faydası olabilir.

İkinci bir sorun ise şu: Maskeye sahip olmak, sahte bir güven duygusu verebilir. Maske kullanıyor olmanız, diğer hijyen ve salgın önlemlerini bırakabileceğiniz anlamına gelmiyor!

Dolayısıyla maske işini bütçenize bırakıyoruz. 30-100 liralık bir N95 maske bile iş görecektir. Hatta kutu halinde satılan cerrahi maskeler de N95 kadar iş görebilecektir. Fakat ne yaparsanız yapın, krizi fırsata çevirmeye çalışan, fiyatlarını abartılı yükselten fırsatçılara izin vermeyin ve bu şekilde davranan satıcıları şikayet edin.

Okullar İçin Ne Yapmalı?
SARS-CoV-2 virüsü çocuklara pek fazla bulaşmıyor gibi gözüküyor; bu iyi haber. Dolayısıyla çok ekstrem bir önlem almaya gerek yok; sadece yetkililerin okul tatili kararlarını takip etmek gerekiyor. Daha önemlisi, önlem olarak kreşler tatil edilebilir. Bu tarz günlerde eğer işe gitmeniz zorunlu ise, çocuklarınıza kimin bakacağı konusunda hazırlıklı olmanızda fayda var.

Aile Büyükleri İçin Ne Yapmalı?
Bir diğer kritik nokta aile büyükleriniz. Onlar hasta olursa ne yapacaksınız? Eğer ailenizin daha yaşlı bireyleri uzak şehirlerde veya ülkelerde yaşıyorsa, buralardaki komşularınızla irtibata geçip, onlara yardımcı olmalarını isteyebilirsiniz. Yaşlılar en büyük risk grubu oldukları için, onları koruyucu önlemler almak en önemli adım olacaktır. Örneğin ailenizde yaşlı biri eğer hastalanacak olursa, nasıl bir plan izleyeceğinizi önceden belirleyin: Hangi hastanelere yönlendireceksiniz? Kim götürecek? Kim yanlarında kalacak?

İş Yerleri İçin Ne Yapmalı?
Bu noktada bir işveren veya patronsanız, çalışanlarınızın işe gelmek yerine evden çalışmalarını isteyebilirsiniz. Benzer şekilde, toplantılarınızı fiziksel olarak bir odada yapmak yerine, telekonferans yoluyla yapmayı seçebilirsiniz. Bu her firma için uygun olmayabilir; ancak özellikle de bu birkaç hafta boyunca bu önlemleri almak, uzun vadede kârlı çıkmanızı sağlayabilir.

Eğer patronunuz bunu sağlamıyorsa, iş yerinize gittiğinizde daha önceden sözünü ettiğimiz sağlık ve hijyen önlemlerini aldığınızdan emin olun.

Hastalanırsanız Ne Yapacaksınız?
Eğer durup dururken öksürmeye başlarsanız, ateşiniz çıkarsa, kendinizi halsiz hissederseniz veya burada sıraladığımız yaygın semptomları göstermeye başlarsanız, sadece ve sadece hastaneye gitmek için dışarı çıkın. Paniğe kapılmayın ve yanlış kararlar almayın.

Eğer hastaneye gidecekseniz, doğrudan doğruya acilden, insanların yoğun ve birbirine yakın olduğu bir kısımdan hastaneye giriş yapmayın. Mümkünse telefonla hastaneyi arayın ve ne yapmanız gerektiğini sorun. Buradaki yazımızda T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen koronavirüs hastanelerinin listesini bulabilirsiniz.

Sonuç
Yani hepimize bir miktar bireysel hazırlık düşüyor. Ne yazık ki bu koronavirüs birkaç gün içinde yok olacağa benzemiyor. Seneye bile bu sorunla baş etmeyi sürdürüyor olabiliriz; hatta öyle ki, tıpkı grip gibi sezonluk bir hastalık haline gelerek hayatlarımızın sıradan bir parçası olabilir. Bu nedenle hayatlarımızın bu virüsten biraz etkileneceğini kabullenip, buna psikolojik olarak hazırlanmakta fayda var.

Alıntı
Yazar: Çağrı Mert Bakırcı
Kaynak:  www.evrimagaci.org
4
Edebiyat / Ynt:
« Son İleti Gönderen: eminnur 16 Mart 2020, 17:38:02 Pzt »

NÜFUS PLANLAMASI


Kim için ne için yaratıldın bilir misin?
Her yaratılan bir sebeple
Hangi ağaç kendi meyvesini yer
Çam ağacı oksijeni dünyanın
Odunu kullanılır türlü işlerde
Bilir mi ne kadar önemli olduğunu?

Kim kim için yaratıldı bilmeyiz
Kimi ceza için kimi ödül için yaratılır
Zerre sebepsiz değil
Bir zamanlar veba YARILADI, dünya nüfusunu
Sıtma, cüzam, verem geldi ardından
Virüsler, ayıklıyor dünyadan yaşlı ve hastaları

Nebatat, hayvanat gıdası canlının
Canlar Allaha emanet
O dilemezse sen dileyemezsin
Hatta otuz üç omurgan olmasaydı
İki ayak yürüyemezdin
Her bir omur için binlerce şükür et

Allahüalem( Alemler ALLAH)
Şekilden münezzeh, başı sonu yok
Bilgi data bilgi okyanusu
Her canlının bağlantısı O
Bağlantısı kopanlar cehennem odunu
Firarımız O'na olsun dilerim.


eminnur güler acar
5
Edebiyat / Ynt:
« Son İleti Gönderen: eminnur 15 Mart 2020, 12:29:06 Paz »

KIRBAÇ

Karmakarışık duygularla, kırış kırış oldu yaşam
Korku atak yaptı, sardı dünyayı
Şaşkın oldu insanlar, tek düze değil hayat
Kışı var baharı var

Dünya bir okul biz öğrenmeye geldik
Yedi sene kıtlık, yedi sene bolluk olur
Tedbiri öğretir
Ne yaptığını iyi bilir Yaratan

Zaman zaman ayar verir insana
Anlatır kitabında
Kardeş kardeşi kıskanır
Habil'le kabil'i, Yusuf ve kardeşleri verir örnek

Kıskançlık belası insanın
Bir atadan doğar İsmail ve İshak
Annenin önemi,  süttün hikmeti anlatılır
Bir Müslüman biri Yahudi olur

Olmuşlar olacaklar  anlatılır tek tek
Kureyş kabilesinin lisanında anlaşılsın diye,
Gönderilir Kuran
Anlayamayan lisandan kim ne dese ona inanır

Hz Süleyman'ın cinlerine çevirecekler insanları
Çalıştıracaklar köle gibi
Akıllılar aptalın sırtında
Kırbaç da olacak ödülleri

eminnur güler acar
6
Edebiyat / Ynt:
« Son İleti Gönderen: eminnur 12 Mart 2020, 13:04:47 Prş »

VİRÜS

Madem ki hayallerimiz, düşüncelerimiz ve söylediklerimiz
 Kaderimiz oluyor
Kimin hayali kimin kurgusuydu bu korona virüsü

Durgunluk varken piyasalarda, kimileri zengin oldu
Yaşlılar ve hastalar öldü
Marketler boşaltılırken, ceplerde boşaldı

Kimilerine zenginlik kimilerine haciz geldi
Lakin kötülük düşünenler
Aynı gemide olduğumuzu unuttu

Lütfen hayallerinizi güzel kurun
 Ya da hiç böyle hayaller kurmayın
Düşündüklerimizden bile sorumluyken

Başıboş bırakılacağınızı mı zannettiniz
Beyinlere hükmeden var
İnsan ne de nankör,bindiği dalı kesiyor odun uğruna


eminnur güler acar
7
Edebiyat / Ynt:
« Son İleti Gönderen: eminnur 11 Mart 2020, 14:54:18 Çrş »

TATLI DÄ°L

Sakin ol,  dünya kendini yeniler de
Yazık olur sana
Dünyanın merkezi, Kabe
Kimse benim demesin

Saygı olmazsa , sevgi  bekleme
Sakin ol da can yakma
Kendi fitilini kendin yakma
Yaktıkça yanarsın

Olumlu ol, kimse değişmez sen değişmezsen
Mutlu olmaya bak hayat kısa
Bir kelebekle bir çiçekle konuşmayı dene
Sevmeyi öğren

Sen seversen sevilirsin bilmen gerek
Kıskançlık beladır başa
Kan kusturur,  dozu aşarsa
Hayat bir mutfak, emek verirsen yemek olur

Zeytin peynir, soğan sarımsak en tatlı yemek
Sevgiyle bakarsan hayata, O da sana olur ayna
Bu gün var yarın yoksun,değer mi gam etmeye?
Güzel konuş da  tatlı dilin kalsın hatıra


eminnur güler acar
8
Edebiyat / Ynt:
« Son İleti Gönderen: eminnur 10 Mart 2020, 15:11:23 Sal »
 AT KUYRUĞU


Kalmadı dünyanın tadı tuzu
İnsanlar sahte, aşklar sanal
İnsanlar vefasız, dilde bin yalan
Gıdalar sahte, dostluklar menfaat için

Kimi erkekler kadına benziyor
Kimi kadınlar erkeğe
Dün köyünde çobanlık yapanlar
Şehirde at kuyruklu geziyor

Kimse kendi değil, kişilikler gizleniyor
Embriyolar buzluktan, doğumlar sezaryen
Neler oluyor, gelecek beni korkutuyor
Konuşan parası kadar konuşuyor

Sohbet de nedir bilen yok
Bir yarış bir koşturma
Ne yuva ne çocuk yapmaya vakit yok
Bu acele de neyin nesi, insanlık nereye gidiyor?

eminnur güler acar
9
Edebiyat / Ynt:
« Son İleti Gönderen: eminnur 08 Mart 2020, 11:09:41 Paz »
ANLAMI YOK


Annem son gülen sen ol demiştin ya
Sensiz gülmenin bile tadı yok
Çiğdemler, mormenekşeler açmış yine dağlarda
Sen yoksun ya,  eski anlamı yok

Beni acı çekerken görüyordun
Kahroluyor ağlıyordun
Bir sonu varmış her şeyin
Dertler bitmez de azaldı, sen yoksun

Duaların kaldı benimle
Bahar gelince seni hatırlarım sevincin gelir aklıma
Yağarken kar ve yağmurlar kışın
Senin ağlamalarını hatırlarım

Doğarken bilseydik kuralları
Yapar mıydık hataları
Dertlerle hatalarla piştik
Topraktık olduk seramik

Şimdi biliyorum, konuştuklarım oluyor kaderim
Ya iyi konuş ya sus diyorum

eminnur güler acar
10
Edebiyat / Ynt:
« Son İleti Gönderen: eminnur 05 Mart 2020, 11:16:06 Prş »

 NE FAYDA?

Sinmiyor içime yediğim, içtiğim, yatak diken
Kalmadı ne huzur ne güven
Medeniyet diye bir şey yokmuş meğer
Medeniyete koşanlara kurşunlar yağıyor

Lakin gördüklerimizle vermemeliyiz hüküm
Bedelsiz olmuyor hiçbir şey
Zamanla sınırlı gözümüz aklımız
Zamansız veriyor hükümleri

Bir tesellim var
Yaratan ne yaptığını iyi bilir
Adaletinden şüphem yok
Düşünmenin faydası var da üzülmenin yok!

eminnur güler acar
Sayfa: [1] 2 3 ... 10