Anasayfa / manşet

manşet

Pozitif Düşünme Becerisi Nasıl Gelişir?

Çocuklar gelişimleri sırasında çeşitli şüphe ve korku evrelerinden geçerler. Sıklıkla kendilerini başkalarıyla karşılaştırırlar ve genelde de kendilerini yetersiz görürler. Bu doğal eğilimin onlara zarar vermeyecek hale dönüştürülmesinin yolu çocuklara pozitif düşünce becerileri kazandırmaktır.

Elif o sabah yavaşça uyanır, annesinin şefkatle “Günaydın tatlım, uyanma vakti” dediğini duyar. Banyoya gittiğinde şampuanı yanlışlıkla devirir; hemen bir havlu alıp etrafı temizler. Annesi fark eder “Anlaşılan bir kaza olmuş, hemen temizlediğin için teşekkürler. Saat tam sekiz, kahvaltın hazır” der. Elif kahvaltısını ederken annesine o gün matematik sınavı olduğunu ve endişelendiğini söyler. Annesi “Çok çalıştın, başarılı olacağına inanıyorum” der. Elif servisin sesini duyup hemen dışarı fırlar. Annesi seslenir “Elif! Ödevini masada unuttun.” Elif geri gelir, teşekkür eder, annesi arkasından seslenir. “Başarılar kızım, seni seviyorum.” Devamını Oku »

Duygusal Zekâsı Yüksek Kişilerdeki Ortak Özellikler

İsterseniz öncelikle duygusal zekânın ne olduğunu hatırlatarak başlayalım. EQ (Emotional Intelligence) bir kişinin duyguları anlayıp yönetebilme, ilişki kurma ve duygularını açıklayabilme yeteneklerinin toplamına verilen ad. Nasıl IQ’nun odak noktasında zekâ varsa, EQ’nun odağında da duygular var. Söz konusu olan herhangi bir masa başı çalışması ise IQ daha önemli olabilir ancak ilişki yönetimi, iletişim, müşteri ilişkileri gibi konularda gereksinim duyduğumuz yetenek kesinlikle Duygusal Zekâ. Şimdi duygusal zekâsı yüksek olan kişilerin belirleyici ortak özelliklerine geçelim:

1-Güçlü Empati Yeteneği: Duygusal zekâsı yüksek kişiler, karşılarındaki kişilerin duygularını sezmek konusunda diğer insanlara göre daha başarılıdırlar. Çalışma ortamında sorun yaşayan veya canı bir şeye sıkılmış Devamını Oku »

Başarısızlık Korkusunu Anlamanın ve Yok Etmenin Yolları

Başarı doyumsuz bir duygudur. Her insan her alanda başarılı olmak zorunda değildir. Her şeyden önce, kişi kendi sınırlarını bilmelidir ve bedensel ve zihinsel açıdan sosyal yaşamı etkileyecek düzeyde başarıya odaklanmamalıdır. Başarısızlığın da insana has bir durum olduğu ve bir işin başarısızlıkla sonuçlanmasının diğer işlerin de başarısız olacağı anlamına gelmeyeceğinin bilincinde olmak gerekmektedir. Başarısızlık korkusu literatürde fobi olarak geçer.

Atychiphobia da denen başarısızlık korkusunun sizde olup olmadığını anlamak için şu belirtileri inceleyebilirsiniz: Devamını Oku »

Plansız bir amaç, sadece dilektir!

Haydi biraz gelecek planlarımızdan ve kendimize belirlediğimiz hedeflerden konuşalım.

Hepimizin gitmek istediği yollar, varmak istediği noktalar vardır, öyle değil mi?

Hayır aslına bakarsanız; DEĞİL!

Hayattan beklentisi “yuvarlanıp gitmek”ten hallice olan yüzlerce, binlerce, milyonlarca kişi var, her gün oradan oraya koşturan, belki bir anlamda “savrulan”. Hatta kimbilir, belki de şu anda bunu okurken belki siz de kendinizi “hedefsizler” kategorisinde bulabilirsiniz.

Örneğin, öğrenci koçu olduğum, “Türkiye’nin en iyi koleji hangisi?” desem çoğunuzun cevap vereceği okuldan bir 8. sınıf öğrencisi olan danışanıma ilk seansta, “büyüyünce ne olcaksın?”ı koçluk sorusu versiyonuyla sordum. Devamını Oku »

21. Yüzyıl Dehası : Elon Musk

Son yıllarda gündemden düşmeyen, çılgın projeleriyle akıllarda yer etmiş bir isim Elon Musk. Kulaktan dolma bilgilerimle bendeki imajı birbirinden tamamen farklı alanlardaki çalışmalar yapan ve tüm bunları yapmasını sağlayacak bir servete sahip olan şanslı bir zengin olduğuydu. Elon Musk: Tesla, SpaceX ve Muhteşem Geleceğin Peşinde‘yi okuduktan sonra ise sandığım kadar şanslı olmadığını gördüm. Elde ettiği önemli başarıları sağlayan inanılmaz vizyonu, zekası, cesareti ve çalışması olmuştu. Ve hiç de sandığım kadar şanslı değildi. Devamını Oku »

Karizmatik Değil, Alçakgönüllü Liderlere İhtiyacımız Var

Liderlik kavramını saplantılı bir şekilde abartıyoruz.

Liderlik elbette çok değerli ama birlikte yaşama ve birlikte başarma bilinci olmayan bir topluluğu tek başına bir liderin refaha kavuşturması da mümkün değil. Bugün çoğu şirket çalışanlarının şirkete bağlılıklarının düşük olması, liderliği yücelten, yönetmeyi ve insana değer vermeyi küçümseyen anlayış nedeniyledir.

Karizmatik liderler”, şirketleri yönetirken “birlikte başarmaya değil”, tek başlarına kendilerinin hem hedefi belirleyecekleri hem stratejiyi saptayacakları hem de her konuda en doğru kararı alacakları inancında oldukları için, çalışanlar da doğal olarak kendilerini şirkete yabancı hissederler, kendi kişisel gündemlerinin dışındaki konulara ilgi göstermezler.

Hiçbir şirket, sadece tek bir insanın emir komutasıyla başarılı olamaz. Bütün kararları şirket liderinin aldığı Devamını Oku »

Mutsuz bir çalışan mısınız?

Bankacılık, hukuk, danışmanlık ve muhasebe gibi kurumsal alanlarda kariyerinizin başlangıcındayken sizden daha kıdemli çalışma arkadaşlarınızın çok zeki, çok çalışkan olduklarını düşünebilirsiniz. Ama kariyerinizde ilerlerken başarılı olmak için başka bir şeye daha ihtiyacınız olduğunu öğreneceksiniz. 40 yıllık bankacılık kariyerimde başarının en önemli faktörünün “Duygusal Zeka” (EQ –Emotional Inteligence) olduğunu öğrendim. Duygusal zeka olmadığında şirketiniz için en fazla sadık bir çalışan olabiliyorsunuz. Ama diğer taraftan da silik, takdir görmeyen ve hatta bir türlü terfi alamayan mutsuz bir çalışan oluyorsunuz.

Duygusal zeka; kendi ve diğer insanların duygularını izleme, farklı duygular arasında ayrım yapabilme ve bu duyguları uygun etiket ve düşüncelerle davranışlarına yansıtabilme yeteneğidir. American Express tarafından 2013 yılında yapılan araştırmanın sonuçlarında Devamını Oku »

Bir Kurtulma Hikayesi : Hayatımızı Esir Alan Tuzaklar

Hikayeyi okuduğum anda; “kendimizi neredeyse uyuşturarak yaşadığımız hayatta uyanmamız için gönderilen ve anlaşılması zor gibi görünen anlamlı bir tesadüf daha” demiştim kendi kendime…

Güney Asya’da kullanılan bir maymun tuzağını anlatıyordu hikaye :

“Asya’da maymun yakalamak için kullanılan bir tuzak vardır. Bir Hindistan cevizinin içi oyulur ve bir ucundan iple ağaca bağlanır. Hindistan cevizinin diğer ucuna ince bir delik açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur.

Açılan bu delik sadece maymun elini açıkken sokabileceği bir büyüklüktedir Devamını Oku »

O Kayık Her Zaman Boştur

Genç bir çiftçi kayığıyla nehirde akıntıya karşı kürek çekerken kan ter içinde kalmıştı. Yetiştirdiği meyveleri köye götürüyordu. Hava çok sıcaktı, bir an evvel teslimatını yapıp karanlık basmadan evine dönmek istiyordu. İleriye baktığında kendi teknesine doğru hızla yaklaşan bir kayık gördü. Yolundan çekilmek için deli gibi kürek çekti ama bir işe yaramadı.

“Yönünü değiştir! Bana çarpacaksın!” diye bağırdı. Ama kayıkta bir değişiklik olmadı ve sonunda ona gelip çarptı. “Gerizekalı!” diye bağırdı çiftçi. “Bu koca nehirde gelip benim kayığıma çarpmayı nasıl başardın?” Kayığa öfkeli bir şekilde bakarken içinde kimsenin olmadığını gördü. Halatından koparak akıntıya kapılan boş bir kayığa bağırıyordu Devamını Oku »

İletişim belki her şey değil ama çok şeydir!

Hepimizin hayatını değiştiren bir kavram; iletişim. Evde, okulda, iş yerinde, sokakta, bankada, hastanede; her yerde. Gününüzün nasıl geçtiği ve geçeceği bir andaki iletişime bağlı. Öyle sihirli ki; bizi bir meleğe de dönüştürebiliyor, bir şeytana da.

İletişimde en önemli an; ilk karşılaşma ya da ilk izlenim. Birisi ile ilk karşılaştığımızda  bir şey olur, pek çok deney bu konuda bazı süreler veriyor, kabaca ilk 90 sn diyebiliriz. İlk 60 saniyede karşımızdaki hakkında bir fikrimiz, görüşümüz, duygumuz oluşuyor. Ve bu olumlu ya da olumsuz her ne ise çoğu zaman da öyle gidiyor. Elinizde hiçbir somut veri olmamasına rağmen yani, şöyle yaptı, böyle baktı, şunu dedi, türünden bir argüman olmamasına rağmen bilinç dışı zihnin yakaladığı ipuçları ile bir kanaatiniz oluşuyor ve çoğu zaman da bu böyle gidiyor. O halde yeni tanışmalarımızda ilk karşılaşma için özen göstermek ve bu görüşme Devamını Oku »