Anasayfa / manşet

manşet

2017 Yabancı Dil Öğrenmek için 8 İpucu

2017’yi favori yılın yapmak için motivasyon arıyorsan doğru yerdesin! Yeni yıl için hedefin yeni dil öğrenmek olmalı. Neden mi? En basitinden süper güçlerin olacak: özgüven kazanacaksın, hafızan tavan yapacak, seyahat etmek gittikçe daha eğlenceli hale gelecek ve son olarak (ki bu en önemlisi), iş bulma ve daha fazla para kazanma imkanın olacak. Tam bir yeni yıl hedefi! Her şeyin yolunda gitmesi için, öğreneceğin dili seçtikten sonra işine yarayacak ipuçları ise burada.

GERÇEKÇİ OL

Keyfini kaçırmak istemem ama bir haftada ya da bir ayda İspanyolcada akıcı hale gelmen pek mümkün değil. Fakat bir haftada 100’e kadar saymayı öğrenebilir ya da 10 günde 10 düzensiz fiilin çekimlerini ezberleyebilirsin. Kendine ulaşılabilir hedefler koyarsan, çok daha başarılı olursun, böylece tüm dil öğrenme sürecin daha tatmin edici hale gelir. Devamını Oku »

Sadece an’lık değil 365 gün boyunca hatırlamamız gerekenler

İyi bir tatil yaparsınız, güzel bir yılbaşı geçirirsiniz veya mutlu bir anınızdan sonra bir karar alırsınız, kendi kendinize söz verirsiniz.. Kendinizi iyi hissettiğiniz her an daha kolay karar verirsiniz. Peki ya sonra?

Yılbaşı geçer, tatil biter, yeni kararın getirdiği heyecan geçer, üşengeçlik vurur derken stres ve erteleme devreye girer.

İşte bu, tatil modundaki gazın yavaşça sönmesidir… Ancak bu maddeleri bir yere yazarak ya da kendinize hatırlatarak sadece iyi zamanlarda değil her an motive olmanızı sağlayabilirsiniz. Devamını Oku »

Eskiyi Terk Etmek, İnovasyon Yolunu Açar

Ağaçların büyüyüp güçlenmesinin, uzun yıllar yaşamasının yolu, zamanı gelince onları budamaktır. Budama sayesinde, güneş ışığı ağacın iç kısımlarına girer ve daha verimli sürgünler oluşmasını, meyvelerin daha büyük ve daha lezzetli olmasını sağlar. Budanan ağaç, daha güçlü büyür. Eğer ağaç zamanında budanmazsa, dalları gelişigüzel büyür; yaşlanan dallar, ağacın besininden, enerjisinden çalar.

Ağaçlar gibi şirketler de sistemli bir şekilde budanıp işlevini yitirmiş ürün ve yöntemlerden kurtulmaya ihtiyaç duyar. Her şirkette, miadını doldurmuş ürünler, işlevini yitirmiş süreçler, geçerliliğini kaybetmiş uygulamalar ve artık yararlı olmayan çalışanlar vardır. Bunlar tıpkı bir ağacın verimsiz dalları gibi şirketin gelişmesine engel olur. Eğer şirket zamanını doldurmuş bu unsurları temizlemezse, sağlıklı büyüyemez. Devamını Oku »

YARGI-sızlık : İçinizdeki Parmaklıklardan Nasıl Kurtulabilirsiniz?

Hemen savunmaya geçeriz değil mi, karşımızdaki kişi sorar beni nasıl bu kadar basit bir şekilde yargılayabiliyorsun der ve bizler şu cevabı veririz “ben seni yargılamıyorum”. Şimdi cevabı birlikte inceleyelim, seni yargılamıyorum”, demek bile yargılamanın bir biçimidir, çünkü karşımızdakinin bizi “suçladığını” düşünmüş, sıkışmışlık hissi ile “inkar” yönünde adımımızı atmışızdır bile…

İşte yargılarımız bu kadar içimize işlemiştir. Peki soracaksınız “bunun sorumlusu ben miyim”, ki bu da bir diğer yargılama cümlesidir… Tabi ki sorumlu olarak tek bir kişi veya etken gösterebilmek zordur, genel olarak yetiştiğimiz çevremiz, aldığımız kültürel ve sosyal eğitim ve hayat tecrübemiz aslında bu yargı sistemini oluşturmuşlardır. Fakat asıl sorun bu sistemin “iliklerimize işlemişlik derecesidir”. Devamını Oku »

Kendinizi Mutlu Etmenin En Kolay 4 Yolu

Mutlu olmanın çoğu zaman birçok şeyin bir arada olmasından geçtiğini düşünüyoruz. Hatta bazılarımız mutluluğun kendinden çok uzak olduğunu düşünür ve karamsarlık onlar için vazgeçilmez olabilir. Eğer kendinizi mutlu etmek istiyor ve hayatta mutlu olmanın yollarını arıyorsanız size güzel bir haberimiz var. Bunun için ne paraya, ne şan şöhrete ne de arabalarla dolu bir garaja ihtiyacınız var.

İşte mutlu olmak için ihtiyacınız olan sadece bu 4 adım:

Kendinize yeni bir aktivite bulun

Mutlu olmanın tezatlarından bir tanesi bizi mutlu eden şeylerin belli bir süreden sonra rutine bağlamasıdır. Bu nedenle yeni şeyler denemeyi kendinize alışkanlık Devamını Oku »

Siz de “erteleyici” kişilerden misiniz?

Hayatınızın içinde “sonra yaparım” , “biraz ara vereyim” , “bir mola istiyorum” gibi davranışlarınız varsa siz de birçok insan gibi “erteleyici” olabilirsiniz.

Önemli olmayan işleri yaparak vakit geçirmek esas yapılacak işlerin birikmesine neden oluyor. Erteleme davranışı sürekli tekrarlandığında ise alışkanlık haline geliyor. Emsey Hospital’dan Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Orhan Karaca kişilerin hedefleri doğrultusunda adım atmak varken, neden ertelemeye ihtiyaç duyduklarının sebeplerini anlattı Devamını Oku »

Zamanın Değerini Bilmek, Hayatın Değerini Bilmektir

Yeni bir yıl başladı. 1 Ocak itibariyle herkesin hesabında 365 gün var. Herkesin hesabına her sabah, 86400 saniyeye zaman yatacak.

İnsanlar, yeterince zamanları olmadığından şikâyet ederler; yapmadıklarının mazereti olarak zamansızlığı öne sürerler. Ev kadınları da holding patronları da, kafalarını kaşıyacak vakit bulamadıklarından yakınırlar. Ama bazı insanlar da zamanlarını çok etkin kullanırlar. İşleri ne kadar yoğun olursa olsun, kendilerine ve sevdiklerine zaman ayırabilirler.

Her gün hesabına yatan zamanı nasıl kullandığı, insanın hayat kalitesi belirler. Çoğu insan zamanı heba ettiğinin farkında bile olmaz; çünkü hayat, zamanı boşa harcatan tuzaklarla doludur. Cep telefonu ve tabletlerle oynadığı oyunlar, sosyal mecralarda geçirdiği fazla zaman; bir konuşmayı zamanında bitirememe, gereksiz telefonlar, gündemsiz ve fazla uzun toplantılar; sistemsizlik, dikkatini toplayamama, kararsızlık, erteme huyu; aynı anda çok iş yapmaya çalışma, hayır diyememe gibi onlarca tuzak insanın zamanı çalar. Devamını Oku »

Bir yolu var!

Bitsin istedik bir an önce; yeni yıl yeni umutlar yeşertsin… Ama öyle olmadı! Bizi yıldırmaya çalışanlardan bir dayak daha yemiş olduk. Yine bir pazar hayat durdu ve biz ekran karşısında donduk kaldık haberler akarken… Kaç hafta sonu oldu böyle üst üste evde çaresiz ve ürkek? Bir yandan neyin ne olduğunu anlamaya çabalarken, bir yandan da hayatın karşısında emin durmaya çalıştık çocukların şaşkın bakışlarına cevaben… İşte bu son pazar buldu beni Viktor Frankl. Bir kaç aydır yatağımın başucunda duruyordu aslında. Avusturyalı psikiyatr. İkinci Dünya Savaşı sırasında, aralarında Auschwitz’in de yer aldığı 4 toplama kampındaki korkunç deneyimlerini paylaşıyor “İnsanın Anlam Arayışı” kitabında. Devamını Oku »

Büyük Karar başkadır, Zor Karar başka!

Karar vermenin hiç düşünmediğiniz boyutu üzerine yazıyorum. Zor karar nedir? Büyük karar nedir? Zor karar veya büyük karar farkları nedir? En basit eylemler bile uzun düşünce ve karar enerjisi tüketebilir.

O gün giyeceğiniz ayakkabı seçimi, hava durumuna göre alacağınız giyeceklerin kalınlığı, çantanızda olması gerekenler, toplantı takviminizi veya diğer insanlar olan görüşmelerinizi ayarlayacağınız zaman aralıkları ve yer seçimleri…

Ne yiyeceğiniz, ne içeceğiniz, ne okuyacağınız, ne izleyeceğiniz, kime mesaj atacağınız, hangi sosyal medya statüsünü takip edeceğiniz, hangi fotoğrafı veya bilgilendirmeyi paylaşacağınız-beğeneceğiniz ve diğerleri… Devamını Oku »

Türk Edebiyatında Mutlaka Okunması Gereken Romanlar

Daha önce birçok kişisel gelişim kitabı tavsiye ettik. Hatta birkaç kişisel gelişim kitap özetleri yayımladık. Şimdi Türk edebiyatından romanlar okumak isteyenler için, Türk romanı nereden nereye geldi sorusunu cevaplayacak bir liste hazırlamak istedim. 1873-1973 yılları arasındaki 100 yılı kapsayan bir dönemden seçtim romanları. Mutlaka okunmalı bu romanlar. (Hangi Türk romanları okumalıyım? sorularını da cevaplandırmış olacağız.)

Bu listede yer alan romanların çoğu bilinen, adı duyulmuş romanlar. Ama biçim, içerik, yazar-roman gelişimi ve olay örgüsünü oturttukları dönem açısından da önemli oldukları pek bilinmiyor. Devamını Oku »