Anasayfa / manşet

manşet

Ekip yönetmek denge kurmayı bilmekten geçer

Bir ekip yöneticisi iseniz hem patronunuz hem de ekip üyeleri tarafından yargılanırsınız. Hedeflere ulaşıp ulaşmadığınız ve ne kadar başarı kazandığınız hem bireylerin hem de bir bütün olarak ekibin yöneticisi olarak değerlendirilir. Bu nedenle ekip yöneticisi olmak muazzam bir iştir. Aynı zamanda muazzam getirileri de olan bir kariyerdir! Devamını Oku »

Ne zaman uçmak ister insan?

Ne gerekiyor diyorum içimden, uçmak için ne lazım bize? Hamur kızartması gibi mi hayat, arkanı dönersen kararır mı ansızın… Çuvala sığdırır gibi tıkıştırdığımız anılarımızdan hangileri ütü istemez bugün? Açmaya yüreğimiz var mı bayatlamış hayallerin ağzını, yoksa her birinin küflenmesi işine mi gelmiş sinmiş cesaretimizin? Kanatlar nerede diyorum içimden, insan uçabilir mi gerçekten? Zifiri bir aşkın kuyusunda mı çeker gökyüzü kendine?

Çok mu ıssızdır en tepedeki düşlerimiz,

Yoksa yürümek zor geldiğinde mi dokunmak isteriz bulutlara… Devamını Oku »

Söz konusu pazarlama ise “renkler” tartışılır

Kapalı bir yerde otururken sıkıldığınız ya da niçin biriyle konuşmaya çalıştığınız zaman size kaçamak cevaplar verdiğinizi hiç merak ettiniz mi? Yolda yürürken niçin birden acıktığınızı veya girdiğiniz bir mekandan neden hemen kalkmak istediğinizi?

Günlük hayatımızda farkında olmasak da, renkler bilinçaltımızı etkiler ve bize bazı mesajlar verir. Biz bu mesajları beynimizde yorumlar ve bir algı oluştururuz. Bu algı da pazarlama tarafında bizim satın alma tercihlerimizi, marka hakkındaki düşüncelerimizi ve nasıl konumlandıracağımızı belirler. Devamını Oku »

Firmalar kıyafet yönetmeliklerini rafa kaldırıyor

Şimdilerde büyük bir değişim var. Eskiden cuma günleri serbest giyim uygulaması yapılırken artık kıyafet yönetmelikleri rafa kaldırılıyor ve serbest giyime geçiliyor. Tabii ki bu uygulama firmadan firmaya değişim gösteriyor. Kimisi şık, kimisi serbest, kimisi de cuma gününe kadar şık serbest cuma günleri de serbest kıyafet uygulamasını hayata geçirmiş durumda.

Klasik iş kıyafetlerinin yerini serbest iş kıyafetleri aldı. Şirketler, kıyafet yönetmeliklerini yırtıp, serbest giyime geçiyorlar. Bir çok işyerinde artık kravat ve takım elbise mecburi değil, daha renkli giyinmek, kendi tarzını yansıtmak mümkün. Devamını Oku »

Ya beklediğin kurtarıcın gelmezse?

Eylemsizlik momenti diye bir kavram var ve katı (bükülmez) cisimlerin kendi rotasyon hareketlerindeki değişime karşı eylemsizliğini gösteriyor. Kendi ve diğerlerinin etrafında gözlerin kapalı dönerken, birinin gelip, bu duruma son vermesini beklemen gibi bir şey… Gözünde canlandı mı? Hareket etmiyorsun, eyleme geçmiyorsun, atalet göbek adın olmuş ama sen dönmeye devam ediyorsun. Peki sayın atalet, hiç düşündün mü ya beklediğin kurtarıcın hiçbir zaman gelmezse? Ömür boyu suçlayıcı olarak mı nefes alacaksın? Devamını Oku »

Kendine güvenen insanın davranışları nasıl olur?

İnsanın kendine olan güveni birçok davranış şekliyle karşımıza gelebilir. Ancak bir kesinlik var ki o da “kendine güvenen insanların ürkek, kararsız ve şüpheli insanların” davranışlarından üstün olduğudur. Melbourne Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre kendine güvenenler diğerlerinden daha hızlı terfi oluyor ve dolayısıyla maaşları daha yüksek oluyor. TalentSmart Yöneticisi Dr. Travis Bradberry, LinkedIn’de, kendine güvenen insanları diğerlerinden ayıran davranışları sıraladı.

Önce kendilerine bakarlar

Mutluluk kendine güven konusunda çok kritik bir element. Kendine güvenen kişiler, diğer insanların kendileri hakkında ne düşündüğünün aksine Devamını Oku »

Yokluğu mazeret edinmedi, başarıyı yakaladı!

İnsan başarısızlığa birçok neden bulabilir. Ancak başarı dediğiniz şey içinde birçok mazereti, olmazı, sıkıntıyı, karşı koymayı barındırıyor. Birazdan öyküsünü yazdığımız Richard Turere yokluğu mazaret bilmeyen birinin hikayesi..

21. yüzyılda yetenek tanımlarında “yaratıcılık” en önemli bileşenlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Yaratıcılık kulağa ürkütücü gelebilir; genellikle yoktan var etmek, sıfırdan bir şey geliştirmek gibi çağrışımları var. Ama öyle olmak zorunda değil. Bazen de içinde bulunduğun ortamı ya da dünyayı gözleyip, öne çıkan problemleri tespit edip, mevcut yaklaşımlardan farklı yaklaşımlar geliştirmeyi denemek son derece yaratıcı çözümlerle sonuçlanabiliyor.

Kenya’nın Masai kabilesinden 13 yaşındaki Richard Turere buna güzel, ilham verici bir örnek. İşte Turere’nin hikayesi… Devamını Oku »

Güven sorunu ilişkiyi sarsar mı?

Güven, insanın hayatta kalıp sevdikleri ile huzurlu mutlu ve kaygılanmadan yaşayabilmesi için gerekli duyguların temelini oluşturur. Güven duygusu sağlam ve ileride güçlü olacak bir ilişkinin en temel ve en önemli yapı taşı sayılır. Güvensizlik üzerine kurulacak bir ilişki sağlam olmayacağı gibi bireyleri de mutsuz eder. Güven ya da güvensizlik bireylerde tabi ki önemli olup aşılması gereken bir sorundur. Eşlerin, partnerlerin birbirine güven duymadığı ilişkilerde acabalar ilişkiyi içten içe kemirir, sarsar ve ilerde bitirir.

Öncelikle güven kolay kazanılacak bir duygu değil evet, ama sevdiğiniz kişiye de eğer güvenmiyorsanız bunu sorgulamanız gerekir. Devamını Oku »

Patronunuzu nasıl yönetebilirsiniz?

Patronlar için sıra dışı bir başlık “patronu yönetmek” ve bir o kadar da tehlikeli. Şimdi patrona gitseniz bir eğitim var adam başı 1000 dolar biz şirketten beş arkadaş bu eğitime gitmek istiyoruz derseniz ne ile karşılaşırsınız? Oysa iş yaşamınızda müşterileri, ekibi yönetmek kadar önemlidir patronu yönetmek. Kariyeriniz kadar şirketteki kaderinizi de etkiler. Ne kadar uzun soluklu kalacağınızı belirler. Siz yönetim olarak patronun tüm riskleri kendi üzerine aldığını, işler kötü gittiğinde başka şirkete kaçma şansı olmadığını, % 100 sorumluluk ve piyasadaki saygınlığını koruma baskısının ve beklentilerin neler olduğunu anlamanızı bekler. İşe kendisi gibi sahiplenmenizi ve işi yaşam şekli haline getirmenizi bekler. Siz patronun isteklerini bilmeden yönetemezsiniz. Devamını Oku »

İşinizden mi sıkıldınız?

Konfüçyus tam olarak şöyle diyor : “Sevdiğin işte çalışırken, hiçbir zaman çalışıyormuşsun gibi hissetmezsin.” Sanırım ben Konfüçyus’un anlattığı gibi yaşayan mutlu azınlıktayım. Bir zamanlar hobi olarak başlayan, son 11 senedir profesyonel olarak devam ettiğim eğitmenlik ve koçluk şapkam sayesinde her gün büyük bir motivasyonla uyanıyorum. O nedenledir ki 7/24 işimle ilgili bir faaliyet içinde olabilirim. Asıl güzel olan bunun zihinsel ve bedensel yorgunluğunu hissetmemek, aynı zamanda ruhumun hep dinamik ve üretken kalması.

Şimdi de yaptığım iş, işinden haz almaya çalışan ve takımlarının iş motivasyonunu artırmaya çalışan yöneticilere yol arkadaşlığı yapmak. Peki, işinizde yaşadığınız sıkıntıların sizin veya takımınız için artık kronik bir sıkıntı olmaya başladığını nasıl fark edersiniz?

Bunun çok bariz davranış göstergeleri var aslında. Devamını Oku »