Anasayfa / manşet

manşet

Senin ağzından çıkanla benim kulağıma giren bir mi?

Çok iyi geçtiğine inandığın bir iş görüşmesi sonrası işe alınmadığın oldu mu hiç? Veya sevgiline, eşine, sevdiğine, dostuna iyi bir şey söylediğini düşündüğünde hemen ardından kavga ettiğin oldu mu? Ya da yüz yüze harika vakit geçirirken kavga etmezken, whatsapp’la, sms’le veya facebook sohbet’le konuşurken tartışma yaşadın mı? Eğer tüm bu sorulara cevabın evetse iletişimzedeler arasına hoş geldin.

Tam olarak anlatmak istediğini anlatabildiğin (zaten sorun karşındaki insanda, seni anlamıyor) ve karşındakinin tam olarak senin anlattığını anlayabildiği bir model olsaydı bu nasıl olurdu? Cevabını duyar gibiyim. “Harika olurdu.” En azından ben harika olacağını düşündüm. Etkili iletişim ipuçlarına bombalama yapmadan önce bakalım neymiş bu iletişimin etkili olanı. Devamını Oku »

“Olumsuzluk” da başarıya götürebilir!

Başarı ve liderlik üzerine yazılmış birçok yazıda ve anlatılan hikayelerde vurgulanan en önemli şeylerden biri “olumlu olmak” ve “pozitif olmak” tır. Bunun karşısında “olumsuzluk”  ve “negatif olmak” ise kaçınılması gereken kavramlar olarak anlatılır. Sürekli iyi liderlerin olumlu olanların, kötülerin ise olumsuzların içinden çıktığı ifade edilir.

Öyle mi hakikaten? Başarılar her şeye olumlu bakarak, katılarak, daima motivasyon pompalayarak kazanılabilir mi? Ekibini hep öven, statükoyu korumaya çalışan biri başarılı liderlik edebilir mi? Ya da liderinin, yöneticisinin, ekip arkadaşlarının yaptıklarını, işlerini hep onaylayan? Herkes her şeyi beğenirse gelişim, daha iyisini yapma dürtüsü nereden tahrik alır? Organizasyonlarımızda negatif/olumsuz davrananlar, sorgulayan, eleştiren, şikayet edenler olmazsa düzeltmek, iyileştirmek diye bir meselemiz niye olur? Devamını Oku »

Eski yılda “ne haltlar yedim?” listesi

Yılın son günlerinde bir gelenekmiş gibi eski yılın muhasebesi yapılır. En azından buna niyet edilir. Mutlu muydun? Mutsuz muydun? Neleri doğru, neleri yanlış yaptın? (gibi bir çok soru…) Aslında çoğumuz bunu çok ciddi yapmayız. Daha çok yeni yılda neler istediğimize odaklanırız. Eksinin hesabını kapatmadan yeni yıldan taleplerde bulunuruz. Ve sonunda hesaplar karışır. Neden mi? Konuyu biraz açalım.

Hayal kurmak ve dileklerde bulunmak elbette çok güzel ve olması gereken bir davranış. Ama geriye bakıp, dersler almadan yola devam etmek aslında pek de sağlıklı değil. Kırılmış hayallerin üzerine yeni hayaller kurmaya çalışmak ne kadar başarılı olur? Geçmişte hatalar yapmışız ki işler yolunda gitmemiş. O zaman kendimizi değiştirelim ki gidişat değişsin. Tabii tüm bu söylediklerim 2014’ten pek memnun olmayanlar için… Devamını Oku »

Başarılı bir çalışanın işten ayrılmasına yol açan en önemli sebepler

CNNMoney önemli yazarlarından olan Anne Fisher, “Çalışanlarınızın size sadık kalmalarını istiyorsanız, onlara ne istediklerini sorun” başlıklı harika bir makale yazmış ve yazısında Aflac CEO’su Dan Amos’un bir röportajında söylediği şu sözleri aktarmış: “Birinin istifa etmesini nasıl engelleyebileceğinizi öğrenmek istiyorsanız, bu soruyu kendisine sormalısınız. Ancak, çok mantıklıymış gibi görünen bu yaklaşımı sergileyebilen çok az şirket var”.

Amos’un bu görüşüne kesinlikle katılıyorum. Çalışanlarınızın şirketinize sadık kalması için ne yapılması gerektiğini öğrenmek sadece doğru bir karar değil, aynı zamanda işin sürdürülebilirliğini sağlayabilecek en önemli faktördür. Devamını Oku »

Beklentilerini kendine çevir!

İçinde bulunduğun durumda daralmış hissediyorsan, muhtemelen beklentilerinle örtüşmeyen durumları yaşıyorsun ve bu durum sende değersizlik duygularını tetikledi. Ya da yaptığın şeylerden tat alamıyorsun, sürekli aynı döngüleri yaşıyor olmanın verdiği sıkıntı içindesin. Böyle an’lar, sana bahşedilmiş en değerli anlardır bunu bil. Bunları yaşamıyor olsaydın varoluşun güzelliklerini kaçırıyor olacaktın. Sen bu güzelliklerin olduğu bir hayata davetiye aldın değerli olduğunu bil.

Öncelikle “kim” olarak orada bulunacaksın? Oraya nasıl gidilir? Nereden gidilir? Nasıl bir yerdir? Nasıl hissedeceksin? Vb bir sürü soru sorabilirsin. Hepsi bilinmez gibi görünse de, sorduğunda cevaplarını alıyorsun. Yalnız, cevaplar mevcudiyetin içinde gizli.… Devamını Oku »

Liderlerin yaşamlarını değiştiren öğütler!

Birçok insanın hayatı boyunca unutamadığı, kulağına küpe yaptığı, belki babasından, belki bir arkadaşından aldığı öğüt(leri) vardır. Hayatında başarıyı yakalamış insanların ortak özelliklerinden biri de bu tip öğütlerinin olduğu ve hayatının bir tarafına iliştirmiş olmaları.. Biz de Türkiye’nin önde gelen şirket yöneticilerine ve patronlarına başarıya giden yolda onlara öncülük eden öğütleri sorduk.

İşte o liderler ve aldıkları öğütler…

Altınbaş Yönetim Kurulu Başkanı Vakkas Altınbaş

Hayatta aldığınız en önemli öğüt nedir?

– Ne pahasına olursa olsun sana gelen kişiyi içtenlikle dinle!

Bu öğüdü size kim verdi?

– Babam Mehmet Altınbaş

Bu öğüdün hayatınıza nasıl bir etkisi oldu?

– Daha pozitif bir insan oldum. Neyi kimden öğreneceğini hiçbir zaman bilemezsin.Herkesten
öğrenebileceğin bir şey vardır. Devamını Oku »

İş dünyası kuralları değişiyor. Peki nasıl oyunda kalacaksınız?

Yılın sonuna doğru kariyer haritasında hareketlenmeler daha da hızlanıyor. Sık sık işinden ayrılmak zorunda kalan veya çalıştığı yeri değiştiren arkadaşlardan haber almaya başlıyoruz. “Hayırlısı olsun“, “Bir kapı kapanır, başkası açılır” gibi sözlerle, yeni işinin veya önündeki işsizlik döneminin oluşturduğu belirsizlik karşısında güç vermeye çalışıyoruz. Ancak ne kadar destek vermeye çalışırsak çalışalım; herkes yola devam edemeyebiliyor. İş dünyasının değişen düzenine alışamıyor, kırılıyor, kendisini değersiz ve artık işe yaramaz hissediyor. Oysa son dönemde en çok beğendiğim reklamlardan birisinde söylendiği gibi, yapılması gereken sadece tek bir şey var; o da oyunda kalmak.

Oyunda kalmak için ne olursa olsun geçmişe saplanmamak gerek. Geçmişin başarıları, şaşaalı günleri, mevkiler, maaş paketleri o dönemin koşullarının sonucuydu. Şimdi başlayan yeni dönem, belki her zamankinden daha zorlayıcı olabilir. Devamını Oku »

“İNSAN” olabilmek için muhteşem yol haritası

Hayat, senin algıladığın kadardır… Gazali bir anlatımında insan gelişiminin önündeki yolda; potansiyel insandan gerçek olana, olasılıktan gerçekliğe yedi vadi olduğundan bahseder. Bu yedi vadi çok güzel bir yol haritasıdır; yolunu kaybetmiş çoğu insan için ya da yolunda giderken karşılaştığı zorluklara göğüs gerebilmek için ve her şeyden önemli “İNSAN” olabilmek için muhteşem bir haritadır. Evet yol oldukça zor bir yol ancak yolun sonundaki o aydınlığa ulaşmak için bu zorluğa razı olmanın değeceğine inananlar içindir zaten bu yol haritası.

Mutluluğa giden bu yolda yedi vadi vardır…

Birinci vadi, bilgi vadisidir. Haliyle bilgi birinci olmak zorundadır, çünkü insan bilmekle başlar. Diğer hiçbir hayvanda bilgi yoktur, sadece insan bilir, sadece insan bilgi toplar. Yalnızca insan yazar, okur, konuşur. Bu yüzden bilgi birinci vadi Devamını Oku »

Alışkanlıklar marka tercihlerini etkiler mi?

Birçok etkenden dolayı, süreklilik gösteren ancak bilinçsizce yapılan davranışlar alışkanlıklarımızı oluşturur. Alışkanlıklarımızın devamlılığı çoğunlukla ne hissettiğimizle ilgilidir. Hislerimizi oluşturan ise seçimlerimiz ve kararlarımızdır. Biz bir alışkanlık eylemini gerçekleştirirken, hislerimiz, seçimlerimiz ve kararlarımızla beraber bilinçaltımızı devreye sokarız. Alışkanlıklarımızla bilinçaltımız arasında ciddi bir bağ vardır. Bu bağ bu kadar kuvvetliyken acaba alışkanlıklarımız marka tercihlerimizi etkiliyor olabilir mi?

Bir insanda alışkanlık yaratan her şeyin kendine göre bir nedeni ve mantığı vardır. Alışkanlık sürecinde bilinçsiz ve süreklilik hali gösteren sadece davranışlarımız değildir; kullandığımız markalar da alışkanlıklarımızdandır. Devamını Oku »

Sabır ne büyük erdemmiş!

Sabır ne büyük erdemmiş hakikaten! Yıllardır duyar dururum. Sabır, sabır, sabır… Hiç de sahip olmadığım bir özelliktir ne yazık ki. Düşündüğümü hemen söylemek, hislerimi hemen paylaşmak, aklıma koyduğumu hemen yapmak isterim. Hemen bütün şartlar bana uysun, her şey hemen o isteğime göre planlansın isterim. Ama hayat bu şekilde ilerlemiyor tabii :) Benim dışımda gelişen şartlar da var. Diğer insanların planları, şartları ve istekleri var. Hayatın getirdiği beklenmedik durumlar var. Peki ben bu sabırsızlığımla ne yapacağım? diye benim gibi soranlar varsa :)

Bir kere insan akıntıya kendini bırakmayı öğrenmeli. Bize nedense hep savaşmak öğretildi. İlle de tuttuğunu koparacaksın! Yahu neden kendimi parçalamam gerekiyor ki? Elbette adım atmak önemlidir ama sonrası için biraz da akışına bırakabimek lazım. Geçenlerde Facebook’ta yazmıştım. Hiçbir düğüm ipleri gererek çözülmez. Şöyle gevşeteceksin ipi, bak bakalım nasıl da kendini salıveriyor o düğümler. Aslında bizim kendimize Devamını Oku »