Anasayfa / Motive Olmak / Geliştiren Hikayeler

Geliştiren Hikayeler

kişisel gelişim hikayeleri, kişisel gelişim öyküleri ve başarı hikayeleri ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Tatlı zehir

Muhallebi yiyen biri sadece ben tatlı yiyorum diyebilir. Bu tatlının uzun vadede kendi vücudunda ya da hayatında meydana getireceği sonuçlardan habersizdir. Aynı şekilde tembel tembel oturan biri için, tembel tembel oturmak tatlı gelir; hatta birçokları için hafta sonları ve tatiller hiçbir iş yapmadıkları için çok tatlı diye tanımlanır. Ne var ki, yenilen bu tatlıların uzun vadede istenmeyen sonuçları vardır. Devamını Oku »

Karar vermeden önce, nasıl karar vereceğinize karar verin!

Öykümüz ünlü Çin düşünürü Lao Tzu’nun zamanında geçer. Lao Tzu bu öyküyü çok sever, sık sık anlatırmış hatta. Efendim köyde bir yaşlı adam varmış. Çok fakir. Ama kral bile onu kıskanırmış. yle dillere destan bir beyaz atı varmış ki.. Kral at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. “Bu at, bir at değil benim için.. Bir dost.. İnsan dostunu satar mı” dermiş hep.. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok.. Köylü ihtiyarın başına toplanmış.. Devamını Oku »

Bakış açısı her şeydir!

Kadın sabah kalkmış, aynaya bakmış ve kafasında yalnız üç tel saç görmüş… “Hımm…” demiş… “Galiba bugün saçımı örgü yapacağım…” Öyle de yapmış, günü de harika geçmiş… Ertesi gün kalkmış, aynaya bakmış… Kafasında iki tel saç kalmış… ” Hımm…” demiş. “Bugün saçımı ikiye ayıracağım…” dediğini de yapmış, harika bir gün geçirmiş… Bir ertesi yine kalkmış ve aynaya bakmış. Kafasında Devamını Oku »

İlginç bir vazgeçirme yöntemi

Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır. Emekliliğinin ilk birkaç haftasını huzur içinde geçirir; ama sonra ders yılı başlar. Okulların açıldığı ilk gün dersten çıkan öğrenciler, yollarının üzerindeki her çöp bidonunu tekmelerler, bağırıp, çağırarak geçer giderler. Bu çekilmez gürültü günler sürer ve yaşlı adam buna bir son vermeye karar verir. Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine doğru yaklaşırken, kapının önüne çıkar onları durdurur ve “Çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz. Bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken Devamını Oku »

Bisikletin selesindeki yaşam…

Kalabalık konferans salonunda, mesleğinin doruğunda bir avukat, o gün mezun olacak hukuk öğrencilerine hitap etmek üzere kürsüye geliyor. Herkes meslekten söz edeceğini zannederken o, hayatı anlatıyor: “- Hepiniz kişisel yaşamınızı bir kenara koyup çok çalışabileceğinizi kanıtladınız” diyor bilge hukukçu ” … ama unutmayın ki, ölüm döşeğindeki birinin ‘Keşke işime biraz daha zaman ayırabilseydim’ dediği duyulmamıştır. Çocuk sahibi olacak kadar şanslıysanız, onların göz açıp kapayana kadar büyüyeceklerini ana babalarınız size söyleyecektir. Çocuklarımıza hikaye okuma, yakalamaca oynama ve birlikte dans etme fırsatını Tanrı ancak belli bir ölçüde Devamını Oku »

Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir

Vaktiyle ergin bir meslek erbabı, yıllarca yanında yetiştirdiği çırağını imtihan etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip: “Oğlum” der “Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.” Çırak, elinde pırlanta bir bakkal dükkanına girer ve “Şunu alır mısınız?” diye sorar. Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır; elinde evirir çevirir; sonra: “Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın” der. Çırak teşekkür edip çıkar. Devamını Oku »

Kurşunkalem gibi olabilmek…

Kurşunkalem üzerine hiç düşündünüz mü? Belki de bir kurşunkalemin bile hayat okulunda size vereceği önemli dersler olabilir. Yeter ki siz o dersleri almaya hazır olun. İşte ünlü yazar Paulo Coelho’dan hayat dersi gibi bir hikaye… Büyükbabasının mektup yazışını izliyordu. Birden sordu: “Bizim başımızdan geçen bir olayı mı yazıyorsun? Benimle ilgili bir hikâye olma ihtimali var mı?” Büyükbaba yazmayı kesti, gülümsedi ve torununa şöyle dedi: “Doğru, senin hakkında yazıyorum. Ama kullandığım kurşun kalem yazdığım Devamını Oku »

Az ile Özün Hikâyesi : Etraf’ı dağıtmaya hazır mısınız?

Bir zamanlar bir ülkede iki arkadaş varmış. Bunlar pek haylazmış, üstelik sürekli gevezelik ederlermiş. Çevrelerindeki büyükler bunlara o kadar çok” Evladım az ve öz konuşun” demişler ki sonunda adları AZ ve Öz kalmış. Az, çok haylazmış; Öz de haylazmış ama iyi-kötü ucundan kenarından okurmuş. Eski Yunan’dan, Eski Roma’dan, Eski Türk’ten kitaplar okurmuş. Öz, Aisopos’u bile tanırmış. Devamını Oku »

Mantık bize ne öğretir?

Mantık dersine giren profesör, öğrencilerin “Mantıklı olmak bize ne kazandırır? Mantık bize ne öğretir?” sorusuna bir anekdot üzerinden cevap vermeyi seçer. İşte o profesörün anlattığı anekdot ve mantığın bize öğrettikleri… Öğrenciler o yılın ders programlarında yeni bir ders olduğunu farkederler. Dersin adı Mantıktır ve derse yaşlıca bir profesör girecektir. Nihayet, ilk mantık dersi başlar. Çocuklardan Devamını Oku »

Yaşamın yankısı!

Bir adam ve oğlu ormanda yürüyüş yapıyorlarmış. Birden çocuk ayağı takılıp düşüyor ve cani yanıp “AHHHHH” diye bağırıyor. İleride bir dağın tepesinden “AHHHHH” diye bir ses duyuyor ve şaşırıyor. Merak ediyor ve – “Sen kimsin?” diye bağırıyor. Aldığı cevap “Sen kimsin?” oluyor. Aldığı cevaba kızıp – “Sen bir korkaksın!” diye tekrar bağırıyor. Dağdan gelen ses “Sen bir korkaksın!” diye cevap veriyor. Çocuk babasına dönüp – “Baba ne oluyor böyle?” diye Devamını Oku »