Anasayfa / Sizden Gelenler

Sizden Gelenler

Rezonans Kanunu – 2

Bir önceki yazımda Rezonans Kanunu’nun varlığını gösteren bazı çalışmalara değinmiştim. Bu yazıda ise Rezonans Kanunun etki alanı üzerine yapılmış çalışmaları ele alacağım. Size bir soru: Sizce, duygularınızla farklı DNA’lara hatta sizden kilometrelerce uzaklıkta bulunan DNA’lara etki edebilir misiniz? “Yok artık o kadar da olmaz mı?” dedi birileri… İsterseniz cevabınızı bu konu üzerine yapılmış araştırmaları okuduktan sonra verin. Devamını Oku »

30’a 2 kala neler öğrendim?

Tarih 30’a 2 kala… 1- Kendimi de insanları da daha iyi tanımaya başladım. 2- Mutlu olmanın birine ya da bir şeye bağlı olmadığını, 3- Başkalarını değil kendimi değiştirebileceğimi, 4- Baktığın açının ‘gördüğünü’ belirlediğini yaşayarak öğrendim. 5- Kendi seçimimin herkesinkinden daha doğru olduğunu, 6- Her şeyin olması gerektiği gb ve bana bağlı olduğunu biliyorum. 7- İstenmeyeni düşünmenin hiçbir işe yaramadığını gördüm. İşte tüm bunlar öğrendiklerim. Ama öğrenmek tek başına hiçbir işe yaramıyor. Uygulamak da lazım. Ben uyguluyorum ve etkisini görüyorum. Şimdi maddelere biraz daha derinden bakalım istiyorum. Devamını Oku »

Neleri kaçırıyoruz hayatta!

Yazın sıcaklığı başka diyarlara doğru göç ederken,soğuk hava gelip yerleşiyor tam da hayatımızın orta yerine..Ve çoğumuz yeni farkına varıyoruz yazın bittiğini, farkedemediğimiz birçok şey gibi… Bunun da farkına anca varabiliyoruz işte.Bu havalar daha çok hüzün veriyor insana ve birazda içini titretiyor insanın. İçimizi titreten sonbaharın soğukluğu mu? Yoksa ağaçlardan dökülen yaprakların o eşsiz görüntüsü mü? Bunun ayrımını yapamıyorum henüz. Devamını Oku »

Görevler, seçimler ve çocuklar!

Hayatımız boyunca, başlangıçtan bugüne üstümüze pek çok yük bindirildi. Daha ufacık bir çocukken başladı istekler; emeklesin, yürüsün, konuşsun, önce okumayı o söksün, sınıfta birinci olsun, her konuda başarılı olsun, üniversitede herkesin kabul ettiği bir bölüm kazansın, başarıyla bitirsin, işe girsin çalışsın, evlensin, çocuk sahibi olsun… İşte bize doğar doğmaz kodlanan görevler… Devamını Oku »

“Yaşadım” demek için…

Az önce düşünüyordum. İnsan ”yaşadım’‘ demek için nasıl bir hayat geçirmeli? Nelere sahip olmalı? Nasıl bir yol izlemeli? Kimleri dinlemeli? Nelerden ve kimlerden uzak durmalı? Ben kendi adıma tüm bunların cevaplarını buldum ve artık buna göre yaşıyorum. Ve naçizane fikirlerimi sizlerle de paylaşmak istiyorum. O kadar kopyacı bir şekilde yaşıyoruz ki, bize öyle öğretmişler ki, öyle işlemiş ki beynimize Devamını Oku »

Önyargı ve beklentiler

Bu yazıyı yazmaya karar vereli aslında uzun zaman oldu ama yazıp yazmamak konusunda çok kararsız kaldım. Bu sıcak Cumartesi gününde hazır evde oturuyorken kafamı toparladım ve şimdi yazıyorum. Yazıyı yazmama sebep olan olayı ve sonrasında zihnimde oluşan düşünceleri paylaşacağım sizinle. Konu, hepimizin hayatına önemli ketler vuran bir virüs, önyargıDevamını Oku »

Mucizelere inanmak!

Hayatın sadece sıkıntılarla dolu bir yarış ya da sınav olduğuna inanmak ne kadar kolay değil mi? Başımıza kötü bir şey geldiğinde hemen ”zaten hayat bir sınav, acılar insanı olgunlaştırır, kader karşısında elimiz kolumuz bağlı” gibi umutsuz ve acınası cümleler kurarız hep. Peki ya öbür seçenek doğruysa? Hayatın gerçek mucizeler ve güzelliklerle dolu bir yol olduğuna inanmak bu kadar zor mu? Bence değil. Eskiden ya kadere boyun eğer ya da isyan ederdim. Artık ikisinin de doğru olmadığını anladım ve hayatın bu şekilde ne kadar güzelleştiğinin farkına vardım. Bu farkındalığımı sizlerle de paylaşmak istiyorum. Hayatı anlamak o kadar zor değil çünkü. Hayaller kurmak hep kolayca yaptığımız Devamını Oku »

“Elalem ne der?” korkusu!

elalem ne der korkusuTOPLUMUN KURALLARI!
Nedir bu toplum denilen şey? Kimdir? Kurallar nereden çıkmıştır ve kim koymuştur bu kuralları? Yazısız kurallardan bahsediyorum elbette ve sağlıklı ve mutlu insanları kısıtlayan şeylere değineceğim. Mesela insan içinden gelince neden özgürce gülemez komik bulduğu bir şeye? Çünkü toplum garip karşılar! Ne kadar acı verici. Burada gülmekten bahsediyoruz. Kahkaha atmak, mutlu olmak, mizahı yaşamak… (Burada biri ile dalga geçilmesinden,aşağılanmasından ve bunun sonucu meydana gelen gülüşlerden bahsetmiyoruz. Temiz ve insani şekilde oluşan, doğal gülme eyleminden bahsediyoruz. Sizler eminim beni anlıyorsunuz ama yine de açıklama yapmak istedim.) Kime ne zararı olabilir? Devamını Oku »

Hatıralar güzeldir!

Hatıralar güzeldir. O kadar güzeldir ki; fotoğraflarımıza bakar “ Ne güzel günlerdi?” diye övünür dururuz. Hatıralarımız gerçekleştiği o anda biz nerdeydik acaba? Hiç düşündünüz mü? Nedir fotoğraf makinesini seyahatlerde vazgeçilmez kılan? Yoksa o güzelliklerin var olduğu esnada biz başka hayallerin peşinden mi koşuyoruz ya da çözemeyeceğimiz sorunlarla yeniden baş başa mıyız? Fotoğraflarla o anı ölümsüzleştirmek isteriz de o güzellikleri neden o an Devamını Oku »

Zaman kavramı üzerine

Einstein’ ın en çok sevdiğim lafı hangisidir bilir misiniz? ”Zaman sadece bir yanılsamadır.”  Evet bu lafı çok severim. Daha doğrusu son bir kaç yıldır en sevdiklerimden. Çünkü daha önce zamanın en büyük düşmanım olduğunu düşünürdüm. Beni boğan, beni devamlı sıkıştıran, beni esir alan bir düşman ! Oysa şimdi zamanın en yakın dostum olduğunu düşünüyorum. Neden mi? Çünkü beni özgür bıraktı. Beni strese sokmaktan vazgeçti. Aramızda bir anlaşma yaptık. Ben onun yetersiz olduğunu düşünerek kendimi kısıtlamayacaktım, o da beni hayatımı özgürce yaşamam için rahat bırakacaktı. Devamını Oku »