Anasayfa / Sizden Gelenler

Sizden Gelenler

Kişisel Gelişimde İngilizce Öğrenmenin Faydaları

İngilizce batı toplumların Cermen dillerine ait olan kökleri İngiltere’ye ait olan bir dildir. Başlangıçta tek bir toplum tarafından kullanılırken zamanla Amerika Birleşik devletleri, Avustralya, Birleşik Krallık, İrlanda, Kanada ve Zelanda’da yaşayan pek çok insanın anadili haline gelmiştir. Günümüze baktığımızda ise pek çok toplumun iletişim kurmasını sağlayan bir dil olarak karşımıza Devamını Oku »

Seni Duraksatan Soruların Farkında mısın?

-Nasılsın?
-İyiyim, teşekkürler. Ya sen?
-Ben de iyiyim…

Yukarıdaki diyaloğa her gün en az 5 kere maruz kalıyoruzdur.

Soru basit: Nasılsın?

Genelde sorular basit olur. Kolay olur. Soru soran rahattır. Gerilmesine neden olacak bir şey yoktur ortada, çünkü soru soruyordur. Soru işaretini elinde tutar ve ister ki bir cevap gelsin ve kafasını karıştıran şeyi noktalı hale getirsin. Devamını Oku »

Amaç Görünümlü Araçlara Hadlerini Bildir

Araç mı amaç mı derken kendimi “bağımlılıklar dünyası”nda buluverdim. Dışarıda hava 40 dereceyken evde tutsak kalmaktan mıdır bilemem ama araçları amaçlarla karıştırmamız konusu beni bir hayli bunalttı.

Başta telefon (Özellikle “telefon” u vurguluyorum çünkü asıl görevi araçken artık çoğunlukla amaç haline geldiğini görüyoruz.) olmak üzere sahip olduğumuz her şey bir amaca hizmet ediyor. Ve her amaç gerçekleşmek için mutlaka en az bir araca gereksinim duyuyor. Peki, araçlar kontrolden çıktığında ne oluyor dersiniz? Devamını Oku »

Sözlüğüne bakabilir miyim?

“Beni neden anlamıyorsun?”
“Seni artık tanıyamıyorum…”
“Daha ne kadar açık anlatabilirim!”
“Ben sana böyle mi dedim?”
“Sanırım anlaşamayacağız.”
“Beni yanlış anladın!”
“Bunda anlamayacak ne var?”

Siz bu cümleleri ne kadar sıklıkla kuruyorsunuz ya da duyuyorsunuz?

İşin içine “anlaşılamamak”, “anlatamamak”, “anlaşmazlık” girdiği zaman çılgına dönebiliyoruz. Ruhumuz daralıyor, ses seviyemiz yükseliyor, kanımız çekiliyor, adeta beynimize kan sıçrıyor; çünkü karşımızdaki bizi “anlamıyor”! Devamını Oku »

Şu hayatta kimler hayallerine kavuştu biliyor musun?

Hayatım boyunca kendimi geliştirmek için yüzlerce şey okudum, araştırdım, öğrendim. Ama en önemlisi neymiş biliyor musunuz? Öğrendiğini uygulamak! Bilmek tek başına bir hiç! Evet bu konuda çok iddialıyım. Bilmek hiçbir şey ifade etmiyor hayat için. Çok edilgen bir eylem çünkü. Bilip oturuyorsan eğer, oturmaya devam et! Peki ya bildiğini uygularsan? Değişim orada başlar!

Aklından tonlarca şey geçiyor. Her an, durmadan onlarca fikir/hayal/plan/bilgi dönüp duruyor zihninde. Oturduğun yerde diyorsun ki “Hayatı çözdüm. Şunu yaparsam şöyle, bunu yaparsam böyle olur”. Eee sonra? “Öyle işte, o kadar yani”… Pekala o zaman senin hayatın da “o kadar”!.. Devamını Oku »

Heves Kırıcılara Dikkat

Yok mu çevrende?

Vardır var…

Hani senin ruhun kabarınca gelip pat diye iğne batıranlardan bahsediyorum.

İçi geçmiş laflarıyla yüreğini daraltanlar…

Yok mu bahçende?

Vardır var…

Hani ellerinle ektiğin çiçeklere burun kıvıranları diyorum. Hayatında hiç papatyası olmamış olanlar…

Ağacından meyve çalıp, tek ısırıkta toprağına tükürenler…

Yok mu sabahında?

Vardır var… Devamını Oku »

Pişmanlık da sevdaya dahil mi?

Bu kez hayat hakkında tespitte bulunup öğütler vermek yerine kendimle ilgili eleştiride bulunmak, belki de biraz içimi dökmek istiyorum müsadenizle.

Konumuz sevgi ve pişmanlık. Sizi bilmem ama ben pişmanlık yaşamadan bir insanı sevdiğimi, ona değer verdiğimi anlayamıyorum. Ne acı değil mi? Evet genelde duygusal ilişkilerde oluyor bu durum. Bir takım korkular, kalıplar ve önyargılar sayesinde önce akıl almaz hatalar yapıyor veya olduğum gibi davranamıyorum. Sonra karşıdan tepki aldığımda dank ediyor her şey. “Ben ne yaptım böyle?” diyorum. Diyorum, diyorum da zamanı geri alamıyorum ki! Çoğu zaman kendini anlatamıyorsun da karşı tarafa. Devamını Oku »

Hayatım kararınca ne olacak?

Hep de diken üstünde yürüyemem k! Diyelim ki yürüdüm, ya hayat kararınca nasıl olacak? Önümü nasıl göreceğim? İşte bomba soru!

Hayat(ım) kararınca ne halt edeceğim?

Aydınlık bir sokaktasın, etraf ışıl ışıl, bir yandan çocuk sesleri bir yandan kahkahalar… Güven hissi bütün bedenini sarmış, hafifsin, tiril tirilsin. Bir de ne olsun! Huzurun mızmızlanmaya başladı. Sen daha anlayamadan sokak lambaları sönüverdi. Çocuklar evlerine kaçıştı, kahkahalar kesildi. Ortada sadece sen ve senin ayak seslerin, öylece kalakaldınız! Devamını Oku »

Seçim sana aitti, şimdi ne oldu?

Yine gece geç saate kadar uyuyamadın değil mi?

Kim bilir neler düşündün… Üzüldün, pişman oldun, ah dedin ah…

Neden bunu seçtim?

Sana bir sır vereyim mi?

Hayatında her saniye seçim yapmak durumdasın, kabul ediyorum ki bazı tercihlerin sonunda hayatın değişiyor.

Bazen fırsatlar sıralanıyor ayaklarına ve sen…

Evet, kararımı verdim diyorsun ve balıklama pozisyonuna geçiveriyorsun. Çok mutlusun. Devamını Oku »