Anasayfa / Sizden Gelenler

Sizden Gelenler

Kim gitsin?

-Özgür müsün?
-Tabi ki özgürüm!
-İstediğin zaman istifa edebilir misin?
-Hayır…
-Canın istediğinde alıp başını gidebiliyor musun?
-Hayır
-Sırf hayallerin uğruna elindekini geride bırakabilir misin?
-Sanmıyorum.
-Peki bir bak etrafına ve söyle, özgürlük tam olarak nerede duruyor?
-…

Dostlarım, özgürlük denen şey nerede? Devamını Oku »

Ölüm çok yakın değil mi?

Ölüm çok yakın değil mi? Bir gün eve o çok uğraşıp da girdiğin işin müjdesini vermek için geldiğinde, avucun kadar bir organının, kalbinin istifa ettiğini, o güne kadar yaşadığın ama artık bir son’un geldiğini düşünsene. Sanki hiç bir zaman ölmeyecekmişiz gibi, sanki gençler ölmezmiş gibi. “Daha dur, 25 yaşındayım” kaç mezar var dünyada sadece 40 cm boyunda? Kaç ölüm var daha hayatın ne olduğunu anlayamamış çocuklarda?

Bugüne kadar hep başkasına göre yaşamadık mı aslında? Filancanın oğlu şu okulda okuyor diye, filancanın altında şöyle araba var diye imrenmedik mi hep ? Ve farketmedik ki onlara imrenirken bizdeki güzellikleri. Devamını Oku »

Motivasyon nedir? İnsanı ne(ler) motive eder?

Gündelik yaşamımızda sürekli olarak karşımıza çıkan motivasyon kelimesi en basit şekliyle şöyle tanımlanabilir. “Bir işi yapmak için içimizde duyduğumuz güçlü istek”. Motivasyon kelimesi latince movere “harekete geçmek” sözcüğünden ortaya çıkmış bir kelime olup bizlerin harekete geçmesine yardımcı olan en önemli unsurlardandır diyebiliriz.

Halk arasında motivasyon, daha çok moral terimiyle birlikte anılsa da moral ve motivasyon birbirinden farklı kelimelerdir. Motivasyon bizi harekete geçiren bir güç ise, moral ise bizim ruhsal durumumuzun daha çok nasıl olduğu ile ilgilidir. Yani o anki duygu durumumuzu gösteren bir göstergedir. Genellikle her iki kelime de birbirleriyle kullanılmakta olup birbirlerinin anlamlarını tamamlayıcı nitelik Devamını Oku »

Pencereni değiştir

“Pencereni Değiştir” kampanyasına hoş geldiniz!

Kampanyanın amacı algımızın, davranış ve duygularımıza olan yansımasını görmek… Bugün en az bir olaya, duruma ya da kişiye baktığımız noktayı değiştireceğiz. Nasıl mı?

Algılarımız inançlardan, tecrübelerden, travmalardan ve daha birçok farklı nedenlerden beynimize yerleşiveriyorlar. Artık dünyayı onlardan öteye göremez hale geliyoruz. Peki yıllarımızı vererek edindiğimiz, canımız, bir tanemiz bakış açımızı nasıl değiştireceğiz dersiniz? Devamını Oku »

Ya beklediğin kurtarıcın gelmezse?

Eylemsizlik momenti diye bir kavram var ve katı (bükülmez) cisimlerin kendi rotasyon hareketlerindeki değişime karşı eylemsizliğini gösteriyor. Kendi ve diğerlerinin etrafında gözlerin kapalı dönerken, birinin gelip, bu duruma son vermesini beklemen gibi bir şey… Gözünde canlandı mı? Hareket etmiyorsun, eyleme geçmiyorsun, atalet göbek adın olmuş ama sen dönmeye devam ediyorsun. Peki sayın atalet, hiç düşündün mü ya beklediğin kurtarıcın hiçbir zaman gelmezse? Ömür boyu suçlayıcı olarak mı nefes alacaksın? Devamını Oku »

Güven sorunu ilişkiyi sarsar mı?

Güven, insanın hayatta kalıp sevdikleri ile huzurlu mutlu ve kaygılanmadan yaşayabilmesi için gerekli duyguların temelini oluşturur. Güven duygusu sağlam ve ileride güçlü olacak bir ilişkinin en temel ve en önemli yapı taşı sayılır. Güvensizlik üzerine kurulacak bir ilişki sağlam olmayacağı gibi bireyleri de mutsuz eder. Güven ya da güvensizlik bireylerde tabi ki önemli olup aşılması gereken bir sorundur. Eşlerin, partnerlerin birbirine güven duymadığı ilişkilerde acabalar ilişkiyi içten içe kemirir, sarsar ve ilerde bitirir.

Öncelikle güven kolay kazanılacak bir duygu değil evet, ama sevdiğiniz kişiye de eğer güvenmiyorsanız bunu sorgulamanız gerekir. Devamını Oku »

Kadın olmak demek..

Nasıl bir şey kadın olmak diye sorsalar, olması gereken ve olan diye ikiye ayırırım herhalde… Hayallerinde olan ve hayatta yaşadıkların…

Olması gereken

Kadın narindir aslında. Narin olması hemen yenilmesi demek değildir ama. Güçlüdür de aynı zamanda, kolayca pes etmez. Dünyanın yaratıcı, doğurgan, yenilenen, temizleyen, sakin yanıdır kadın. Savaş kadına göre değildir. Yalnızca sevgi için savaşır kadın veya sevdiklerini korumak için… Devamını Oku »

Eski yılda “ne haltlar yedim?” listesi

Yılın son günlerinde bir gelenekmiş gibi eski yılın muhasebesi yapılır. En azından buna niyet edilir. Mutlu muydun? Mutsuz muydun? Neleri doğru, neleri yanlış yaptın? (gibi bir çok soru…) Aslında çoğumuz bunu çok ciddi yapmayız. Daha çok yeni yılda neler istediğimize odaklanırız. Eksinin hesabını kapatmadan yeni yıldan taleplerde bulunuruz. Ve sonunda hesaplar karışır. Neden mi? Konuyu biraz açalım.

Hayal kurmak ve dileklerde bulunmak elbette çok güzel ve olması gereken bir davranış. Ama geriye bakıp, dersler almadan yola devam etmek aslında pek de sağlıklı değil. Kırılmış hayallerin üzerine yeni hayaller kurmaya çalışmak ne kadar başarılı olur? Geçmişte hatalar yapmışız ki işler yolunda gitmemiş. O zaman kendimizi değiştirelim ki gidişat değişsin. Tabii tüm bu söylediklerim 2014’ten pek memnun olmayanlar için… Devamını Oku »

“İNSAN” olabilmek için muhteşem yol haritası

Hayat, senin algıladığın kadardır… Gazali bir anlatımında insan gelişiminin önündeki yolda; potansiyel insandan gerçek olana, olasılıktan gerçekliğe yedi vadi olduğundan bahseder. Bu yedi vadi çok güzel bir yol haritasıdır; yolunu kaybetmiş çoğu insan için ya da yolunda giderken karşılaştığı zorluklara göğüs gerebilmek için ve her şeyden önemli “İNSAN” olabilmek için muhteşem bir haritadır. Evet yol oldukça zor bir yol ancak yolun sonundaki o aydınlığa ulaşmak için bu zorluğa razı olmanın değeceğine inananlar içindir zaten bu yol haritası.

Mutluluğa giden bu yolda yedi vadi vardır…

Birinci vadi, bilgi vadisidir. Haliyle bilgi birinci olmak zorundadır, çünkü insan bilmekle başlar. Diğer hiçbir hayvanda bilgi yoktur, sadece insan bilir, sadece insan bilgi toplar. Yalnızca insan yazar, okur, konuşur. Bu yüzden bilgi birinci vadi Devamını Oku »

Sabır ne büyük erdemmiş!

Sabır ne büyük erdemmiş hakikaten! Yıllardır duyar dururum. Sabır, sabır, sabır… Hiç de sahip olmadığım bir özelliktir ne yazık ki. Düşündüğümü hemen söylemek, hislerimi hemen paylaşmak, aklıma koyduğumu hemen yapmak isterim. Hemen bütün şartlar bana uysun, her şey hemen o isteğime göre planlansın isterim. Ama hayat bu şekilde ilerlemiyor tabii :) Benim dışımda gelişen şartlar da var. Diğer insanların planları, şartları ve istekleri var. Hayatın getirdiği beklenmedik durumlar var. Peki ben bu sabırsızlığımla ne yapacağım? diye benim gibi soranlar varsa :)

Bir kere insan akıntıya kendini bırakmayı öğrenmeli. Bize nedense hep savaşmak öğretildi. İlle de tuttuğunu koparacaksın! Yahu neden kendimi parçalamam gerekiyor ki? Elbette adım atmak önemlidir ama sonrası için biraz da akışına bırakabimek lazım. Geçenlerde Facebook’ta yazmıştım. Hiçbir düğüm ipleri gererek çözülmez. Şöyle gevşeteceksin ipi, bak bakalım nasıl da kendini salıveriyor o düğümler. Aslında bizim kendimize Devamını Oku »