Gönderen Konu: Edebiyatın Çınarı Rıfat ..  (Okunma sayısı 2585 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı crt

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 8.438
  • Cinsiyet: Bayan
    • http://www.enpama.com/
Edebiyatın Çınarı Rıfat ..
« : 20 Ekim 2009, 12:49:59 Sal »

sponsorlu reklamlar



Edebiyatın Çınarı Rıfat Ilgaz  


Rıfat Ilgaz’ın Kastamonu Muallim Mektebi’ndeki anılarını romanlaştırarak anlattığı Hababam Sınıfı, yönetmen Ertem Eğilmez’ın ustalığı ve unutulmaz kadrosuyla birleşerek, sonraki kuşaklara aktarılan bir klasik yarattı. Ilgaz’ın senaryo yazımında bulunduğu Hababam Sınıfı serisi, bir dönemi, gençlik, sorunlar, toplumsal yaşam ve dönemin siyaseti üzerinden anlatma başarısıyla uzun yıllar sinemaseverlerin vazgeçilmez filmleri arasında yer aldı. 1990 yılında filme alınan Karartma Geceleri romanıyla da tanınan Ilgaz’ın bu kitabı yazıldığı dönemde toplatılmıştı.

Sınıf’ın ozanıyım mimli / Hababam Sınıfı’nın yazarıyım ünlü


1911 yılında Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğan Rıfat llgaz, 1940’ların toplumcu-gerçekçi şairleri arasında yer aldı. 1927’de ilk şiiri, 1943'de ilk kitabı “Yarenlik” yayınlandı. Şiirleri çok ilgi gördü. Ocak 1944’de “Sınıf” adlı şiir kitabı çıktı. Sıkıyönetim kararı ile toplatıldı. Birçok şair ve yazarla birlikte çeşitli gazete ve dergiler çıkardı. 1961’de Sınıf Yayınları’nı kurdu ve kendi kitaplarını yayınladı.

1974’de emekli olarak Cide’ye yerleşen Ilgaz, 12 Eylül 1980 döneminde gözaltına alındı. 70 yaşında, gerekçesiz sorguya çekildi ve gözaltında kaldı. Tutukluluğu sona erince İstanbul’da, oğlu Aydın llgaz ile birlikte ölümüne kadar yaşamaya başladı. Kitaplarını 1983’te oğluyla birlikte kurdukları Çınar Yayınları’ndan çıkarmaya başladı. 1986’da “Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra” kitabıyla bu “yasaklı dünyada” yaşadıklarını anlattı. 2 Temmuz 1993’te yaşanan Sivas Katliamının acısına dayanamayan duyarlılığı 7 Temmuz 1993 günü aramızdan ayrılmasına neden oldu.

Nâzım’ın izinden toplumcu sanat


Ilgaz, 1940'lı ve 50'li yıllarda yoğun bir şekilde dergicilikle uğraştı. Zaten zamanın ekonomik -ve biraz da siyasi- şartları daha hacimli eserlere (kitaplara) pek izin vermiyordu. Bu dönemde hükümete ve İran Şah'ına hakaretten tekrar hapse girdi. 1950 Af Kanunu’yla çıktı. Daha sonradan “Fedailer Mangası” adını alacak bir grup aydın, bir çıkan bir kapanan dergilerde yazmaya devam etmeye çalışıyorlardı. Özellikle Rıfat Ilgaz’ın takdir ettiği Nazım Hikmet’in ana hatlarını ortaya koyduğu toplumcu bir edebiyat anlayışı gelişmişti. Bu akımda, Sabahattin Ali, Aziz Nesin, Ömer Faruk Toprak, Hasan İzzettin Dinamo gibi isimler başı çekiyordu.

İkindi gün etkinliklerinde saat 13.15’te Rıfat Ilgaz Kitaplığı’nın açılışı yapılacak. Rıfat Ilgaz Kültür ve Sanat Evi’deki açılıştan sonra saat 14:00’te düzenlenecek panelde ise, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Gökçebay “Cide’nin Kültürel ve Eğitim Yönünden Geleceği” başlığında konuşacak. Saat 15.00’de“Türkçe ve Rıfat Ilgaz” başlıklı söyleşinin konuğu ise Feyza Hepçilingirler olacak. Festivalde Rıfat Ilgaz ile ilgili son etkinlik Öner Yağcı’nın “Aydın” Rıfat Ilgaz ve A. Kadir Budak’ın “Rıfat Ilgaz’ın Türk şiirindeki Yeri” adlı konuşmalarıyla sona erecek.

Bir aydın, bir yazar, bir şair...

2 Temmuz 1993’ün ardından, Sivas kıyımının acısına dayanamayıp 7 Temmuz’da duruverdi bir koca yürek. 15 yıl olmuş yitireli Koca Çınar Rıfat Ilgaz’ı. Zaman görecedir, bilinir. Ama nerede görülmüştür 15 yılın 15 dakika ettiği?

Rıfat Ilgaz… Bir aydın, bir yazar, bir şair… Türkiye’nin en çok üreten yazarlarından biri. Yüzlerce öykü, şiir, roman, oyun, anı, makale, 60’tan fazla kitap. Aydın kimliği bütün ürettiklerinde gün ışığı gibi parlayan… Bir öncü, bir kâhin…

Ne demişti bir söyleşisinde; “Dünyaya artık yerellik değil, evrensellik egemen oluyor. Bugün kaderi ortak olan insanlığı din, dil, ırk gibi konularda ayırıp birbirinden koparanlar var. Ama insanlığın kaderi ortak. Çevre kirliliğini ele alalım. Artık bu konularda devletlerin sınırları yok. Dünya devletleri mahalle muhtarlıkları gibi birbirine bağlı. Giderek tek bir dünya görüşü egemen olacak. Bu da dostlukla ve kültürle olacak..” Günümüzde insana dayatılan tuzağın, buna karşın umudun resmi gizli, bu sözcüklerinde bile...

Sabahattin Ali; “Hemen bütün şiirlerin mevzuu, kendi küçük dertleri, arzuları. Ama hayret! Bunların hiçbiri sadece Rıfat Ilgaz’ın dertleri değil... En şahsi, en hususi şeyler nasıl cemiyetin malı olabilirmiş, insan kendi hasis dertlerinin dışına nasıl çıkar ve onları nasıl biraz yukardan, dudaklarında hazin bir tebessümle seyredebilirmiş... En basit kelimeler, en özentisiz tasvirlerle nasıl hayat dolu tablolar, koskoca bir cemiyet parçasını aksettiren manzaralar çizebilirmiş. Bütün bunları Rıfat Ilgaz’dan öğrenmek kabil” demiş onun için...

TOPLUMCU GERÇEKÇİ ŞAİR...

1940 kuşağının önde gelen toplumcu gerçekçi şairlerindendir. Şiirlerinde savaş karşıtı tutum, yoksul insanların durumu, insana inanma ve güvenme, özgürlük ve yaşantısındaki zorlu anlar ağırlık taşır. Bireysel dramı toplumsal sorunların birlikteliği içinde ele alır. Düz anlatımcı bir şair olmamıştır hiçbir zaman. Estetiği önemsemiştir. Estetik öğelerden biri olan humour, romanlarında olduğu gibi şiirlerinde de zaman zaman kendini hissettirir. Özel olarak imgenin peşine düşmemiş olmasına karşın, şiirlerindeki sağlam yapı ve seçtiği sözcüklere yüklediği çağrışım gücü, şiirindeki imgesel alanı kendiliğinden yükseltmiştir. Masalsı öğelerden, halk deyimlerinden yararlanma nedeni de, daha önce vurgulandığı gibi, halkla iletişim kurarak iletilerini hedef kitlesine ulaştırma isteğidir. Parası olmadığından iç çamaşırı alamayan işçi kız için yazdığı şiire müstehcenlik davası açılmış olması “kara mizah” olarak yazın tarihine geçmelidir.

Günümüz Türk şiirinin geldiği nokta, dünyanın egemen güçlerinin insana dayattığı yeni insansız yaşam biçimleri ve yeni sömürü yöntemleri göz önüne alındığında; şiirindeki, ezilen küçük insanın boyun eğmezliği, savaşın ve barışın görüngüleri, daha güzel bir dünya için bugünün farkına varma gereksinimini de içeren konuları, günümüz şairinin üzerinde durması gereken yanıdır Rıfat Ilgaz şiirinin.

SON ŞİİRİM
Elim birine değsin,
Isıtayım üşüdüyse
Boşa gitmesin son sıcaklığım
Rıfat Ilgaz
« Son Düzenleme: 21 Ekim 2009, 11:34:09 Çrş Gönderen: dideM »



Çevrimdışı crt

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 8.438
  • Cinsiyet: Bayan
    • http://www.enpama.com/
Edebiyatın Çınarı Rıfat ..
« Yanıtla #1 : 20 Ekim 2009, 12:55:06 Sal »

AYDIN MISIN 

Kilim gibi dokumada mutsuzluğu
Gidip gelen kara kuşlar havada
Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden
Tabanında depremi kara güllelerin
Duymuyor musun

Kaldır başını kan uykulardan
Böyle yürek böyle atardamar
Atmaz olsun
Ses ol ışık ol yumruk ol
Karayeller başına indirmeden çatını
Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm
Alıp götürmeden büyük denizlere
Çabuk ol

Tam çağı işe başlamanın doğan günle
Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden
Her satırında buram buram alın teri
Her sayfası günlük güneşlik
Utanma suçun tümü senin değil
Yırt otuzunda aldığın diplomayı
Alfabelik çocuk ol

Yollar kesilmiş alanlar sarılmış
Tel örgüler çevirmiş yöreni
Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende
Benden geçti mi demek istiyorsun
Aç iki kolunu iki yanına
Korkuluk ol...

Rıfat ILGAZ

sponsorlu baglantilar
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
1609 Gösterim
Son İleti 27 Nisan 2009, 20:56:42 Pzt
Gönderen: Su Perisi

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31