Anasayfa / Etiket Arşivi: öfke kontrolü

Etiket Arşivi: öfke kontrolü

Neden 6 Saniye?

Herhangi bir kriz anında tepki vermeden önce 6 saniye beklemenizi, sevdiğiniz 6 tatil noktasını, 6 filmi ya da 6 kitabı düşünmenizi istemiştim sizlerden. Duygu ve his kavramlarını kısaca açıkladığımda bu isteğimin nedeni de açıklığa kavuşmuş olacak.

Duygular, belli bir uyarıcının tarafımızdan yorumlanışına cevaben salınan kimyasallardır. Beynimizin uyarıcıyı tanımlaması ¼ saniye, kimyasalı üretmesi ise bir ¼ saniye daha sürer. Bu arada duygu kimyasalları, yalnız beynimizde değil bedenimiz boyunca serbest kalırlar ve beyin ve beden arasında bir tür geribildirim döngüsü yaratırlar. Toplamda 6 saniye sürerler. Devamını Oku »

Öfke Kontrolü için Bilinmesi Gereken Tek Şey

En çok duyduğumuz soruların başında geliyor : “Öfke Kontrolü Mümkün mü?” Öfke kontrolü tabi ki de mümkün. Hem de çok basit bir formülü var. Yapması o kadar kolay değil, ama söylemesi kolay. O yüzden işin kolay kısmını bu formülün ne olduğunu anlatarak ben yapacağım, zor kısmını hayata geçirmek için çalışarak siz yapacaksınız. 🙂

Öfke Kontrolü’nü Öğrenmek için Bilmeniz Gereken Tek Prensip

Öfke, şaşkınlıktan gelir.

Yani… Şaşırmadığınız bir duruma kızamazsınız.

Yani… Neye şaşırdığınızı kontrol ederseniz, neye öfkelendiğinizi de kontrol edersiniz.

Şaşkınlık, beklenmeyen bir durumla karşılaşmaktır Devamını Oku »

Güç Bazen Liderleri Aptallaştırır

İlerlemek bazen geri çekilmektir. Bazen en iyi adım hiçbir şey yapmamak ya da sessiz kalmaktır.

Çoğu yönetici hayatta elde ettiği başarılar nedeniyle genellikle daha iyi bildiğini ya da olduğunu düşünme eğilimindedir. Kendilerine gelen itirazları dinlermiş gibi görünürken aslında dinlemeden burun kıvırmaktadırlar.

Eğer karşı tez sahibinin ısrarı artarsa bu durum sinirlenmelerine ya da ortamın gerginleşmesine sebep olabilir. Bahsettiğim sadece iş ortamları için değil özel hayatımız için de geçerlidir. Dürüst olmak gerekirse ben de biri beni aşağıladığında, yaptığım işin kalitesini küçümsediğinde ya da düşüncelerimin işe yaramaz olduğunu ifade ederek karşı çıktığında rahatsız olurum. Ancak gençken aynı durumlarda yumruklarımı sıkar, hiddetlenir ve onlara sert bir şekilde karşılık verirdim. Devamını Oku »

Öfkemizi nasıl kontrol altına alırız?

Gündelik hayatımızda küçücük meseleleri bile aslında ne kadar büyütebiliyoruz. Bu tip durumlarda çoğu kez şunu yapıyoruz. Kenara çekiliyoruz ve tepki verdiğimiz ana bakıyoruz… Aslında meselenin abartılacak bir yanının olmadığını görüyoruz. Hatta bazen kendimize bile kızıyoruz. Ancak ne oluyorsa insan öfkelenince gözü adeta dönüyor ve kırılmadık kalp, devirmedik çam bırakmıyor. Öfkelenince neler yaşarız? Tepkimizi nasıl ifade ederiz? Sonrasında ne türden duygular yaşarız? Bu konu Devamını Oku »

Öfke gelince akıl gider!

Öfke ile beraber akıl da uçar gider” demiş E. Lessing. Öfkenizi ister dışa dönük yaşayın, isterseniz içinize atın sonuçta ya kendinize, ya da karşınızdakilere zarar verebilirsiniz. Oysa öfkenize hakim olmak elinizde… Öfke çok güçlü bir duygudur ve hepimiz öfkeleniriz. Tıpkı diğer tüm duygularımız gibi öfke de normal bir duygudur ancak öfkeyi yaşama ve dışa yansıtma şeklimiz öfke yönetimi ne ihtiyacımız olup olmadığını belirler. Aklın kesinlikle eşlik etmesi gereken bir duygudur öfke, aksi taktirde terbiyesi olmayan Devamını Oku »

VIDEO : Davranışlarımız göründüğü gibi değildir!

Doğada hiçbir şey göründüğü gibi değil. Onun için devamlı araştırmak gerekir. Fizikte, biyolojide, kimyada, fen bilimlerinde, pozitif bilimlerde… Fakat insan ilişkilerinde de aynı şey söz konusu. Davranışlarımızın göründüğü gibi olmadığı konusunda bir örnek paylaşmak istiyorum. Yıllar önce, üniversitede öğrenciyken, hastanede bekliyorum… Bir öğrenci asistan bitkin bir görünüşte önümden geçti. Yanımda bekleyen 35-40 yaşlarındaki bey yanındakilere şöyle dedi. “Havaya bak, havaya! Bu dünya sana da kalmaz!” O sırada aynı kişiye baktığımda düşüncelerim aynı değildi. Hava falan yoktu. Bence yorgun, bitkin Devamını Oku »

Yüksekte misiniz, alçakta mı?

Yüksekte misiniz? Alcakta mı?İnsanlar yaşlanıyorlar; ama olgunlaşmıyorlar. Kucaklamayı, hoş görmeyi ve sabretmeyi öğrenemiyorlar. Kızıyorlar; suçluyorlar, parmakları kabahatli olarak hep başkalarını gösteriyor; yetmiyor bazen yumruklarını sallıyorlar. Bazen haklılar da. Karşılarındaki kişi kendilerini delirtiyor. Ne var ki, başka bir yol var. Sinirden delirmek, sürekli başkasına kızıp onu suçlamanın, tartışmanın dışında bir yol var… Devamını Oku »