Anasayfa / İnsan İlişkileri

İnsan İlişkileri

iletişim, iletişim teknikleri, iletişim becerileri, güçlü iletişim ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Kolektif Zeka, Karıncalar ve Kişisel Gelişim

Kişisel gelişimi kendi hayatının odağında önemli bir noktada tutan kişilerin hayatta karakterlerini oturtmaları ve kendilerini bulmaları için doğru zamanda doğru bilgiye ulaşabilmeleri, vazgeçilmez bir artı. İşin özünde şöyle bir gerçek var; Matthew Killingsworth’un araştırmasını da, okuduğunuz bu düşünce eserinin başka kişilerle paylaşımını da mümkün kılan bizim geliştirdiğimiz bu bağlayan teknolojiler. Ancak hepsinin ötesinde, bağlı olmanın gerçekten ne kadar devasa bir gelişim ve evrim ivmesi kattığını anlamak için kolektif zeka kavramına ve karıncalara bakmalıyız! Devamını Oku »

Günde 15 dakika zaman ayırın! Liderlik işini çözebilirsiniz..

Neredeyse çalıştığım bütün genç müdürler, iyi yöneticiler ve akıl hocaları olmak istiyordu. Tek sorun buna vakitleri olmamasıydı -veya böyle olduğuna inanıyorlardı. Bana “Bir satış daha yapabilirim ya da çalışanlarımdan birini öğle yemeğine çıkarıp kariyeri hakkında konuşabilirim” diyen bir finansal hizmetler yöneticisi şu soruyu masaya getiriyor: “Böyle bir ekonomik durumda, hangisini seçeceğimi düşünürsün?”

İyi bir soru. Ancak cevap basit ve ekonominin korkunç olduğu günlerde olmamız cevabı değiştirmiyor. Cevap ikisini de yapmamak. Devamını Oku »

Ben Bilmem Amirim Bilir

İşimiz gereği her gün birçok insanla iletişim halinde oluruz. Kiminden bir şeyler talep eder, kiminin ise taleplerini yerine getiririz. Eğer talebini yerine getiremeyeceksek de neden getiremeyeceğimizi izah ederiz. Bizim de talebimize olumsuz bir yanıt verilse sebebini öğrenmek isteriz. Maalesef bu sebep çoğu zaman “amirim böyle söyledi” olabiliyor. “Peki, neden?” diye sorduğunuzda ise “onu kendisiyle görüş” cevabı gecikmiyor. Böylelikle iş çözülmemiş oluyor. Hatta bu şekilde büyüyerek sorun kriz halini alıyor.

Tecrübeyle sabittir ki “amirim uygun görmedi” cevabını verenlerin çoğu aslında kendisi uygun görmemiştir. Size cevap verirken ya amirine sormamıştır bile –ki muhtemelen sorulması gerekmeyen bir konudur- ya da onu yönlendirerek sormuş ve istediği cevabı almıştır. Burada önemli olan talebin onay ya da red görmesi değildir. Talep edenin, karşısında bir muhatap bulamamasıdır. Belki gerçekten reddedilmesi gereken bir talep olabilir ama bunun makul gerekçeleriyle açıklanması gerekir. Devamını Oku »

X ve Y kuşaklarının Yöneticiye Karşı Karşılaştırmalı Bakış Açısı

Geçmişte birçok defa X kuşağı, Y kuşağı, Z kuşağı hakkında yazılarımız oldu. İş hayatımızın içine baktığımızda en çok karşılaştığımız 2 nesil X ve Y kuşakları olduğu aşikar.. İnsan kaynakları alanında yapılan çalışmalarda beklentiler her zaman sorgulanır ve bu veriler hep en önemli seviyede tutulur. Çünkü çalışılan ortamda farklılık gösteren kişiler bir arada bulunmaktadır, buda doğru yönetildiğinde güzel bir ahenge dönüşür. Bu açıdan kişileri ne kadar analiz edebilirsek bizim için o kadar önemlidir. Bu nedenledir ki kuşaklar üzerine yapılan çalışmalardan elde edilen veriler benim işime hep yaramıştır. Burada sizinle oranlarla karşılaştırmalı olarak X,Y kuşağı üzerinde durmaya özen gösterdim Devamını Oku »

Doğru Sorulara, Doğru Cevaplar!

Soru sormak yaşamımızın ne kadar içinde? Konuşmalarımızın ne kadarı olumlu, olumsuz söylemler, ne kadarı soru? Soru sormak öğrenmenin en doğrudan yolu. Sorduğumuz sorulara aldığımız cevaplar doğrultusunda ilgilendiğimiz konuyla veya kişiyle ilgili yeni şeyler öğrenir, bilgimizi her an arttırırız. Günde ortalama kaç soru sorarız dersiniz? Yetişkinlerin kişilik özelliklerine, yaptıkları işlere göre ortalama bir sayı vermek zor olsa da, araştırmalar 4 yaşındaki bir çocuğun günde ortalama 473 soru sorduğunu gösteriyor.

Çocuklar meraklı gözlerle etraflarındaki her şeyi büyük bir ilgi ve öğrenme isteğiyle bıkmadan usanmadan sorular sorarak keşfederler. Yaşları ilerledikçe sorular azalır, farklı anlama mekanizmaları devreye girer, herşeyi kolayca anlamalarını sağlayacak basit sorular yerini varsayımlara ve gözlemlere bırakır. Bu süreçte birçok duygu, düşünce, bilgi anlaşılamaz, kimi zaman kaybolur. Oysa hem kişisel hem de profesyonel yaşamımızda sorular bizi en kısa yoldan bilgiye, problemleri çözmeye, karşımızdakileri anlamaya götüren rehberler. Devamını Oku »

Dur Bakalım’dan Bakarız’a kadar En Çok Kullanılan Üç Savsaklama İfadesi

Bir konu üstünde çalışıyorsunuz ve çok heyecanlısınız. Şimdiye kadar kat ettiğiniz yolu veya planlarınızı üstünüze anlatmak için konuşmaya başladınız. İşte o anda karşınıza çıkar bu sözler. Geçiştirme sözleri, savsaklama sözleri, öteleme sözleri, konuyu değiştirmek için kullanılan sözcükler vs. Türkçemizde birçok adı olabilir ama hepsi aynı kapıya çıkar. Meslek hayatının başındakiler bu sözler karşısında heyecanlarını biraz yitirseler de umutlarını sürdürürler. Deneyimli çalışanlar ise bunun anlamını gayet iyi bilir: “Havada bulut, sen bu işi unut”. Şimdi bir işin savsaklanacağını gösteren sözlere geçelim Devamını Oku »

Tevazu ve Kibir

Kibirli insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz, ne hissediyorsunuz? Sizde saygı mı uyandırıyorlar? Ya da hayranlık mı? Yoksa onların gerçekten üstün insan olduklarını mı düşünüyorsunuz? Ya da eşi bulunmaz biri olduklarını mı?

Bunu okuyan hemen herkes “hayır böyle hissetmiyorum veya düşünmüyorum” diyecektir kuşkusuz. Peki o zaman bu insanların kibirlerini kim besliyor? Mutlaka bu kibrin büyüsüne kapılmış, karşısındakini hakikaten üstün biri gibi gören, ona itaat ve sadakâtini göstermek için olağanüstü bir çaba ve teslimiyet içinde olan, bunun karşılığında başı okşanıp da korunup kollandığını, sevildiğini düşünerek ruhsal bir doyum bulan birileri her zaman vardır ve bunlar kişinin kibrini cilalamaya devam ederler. Devamını Oku »

Çalışanınızdan mektup var!

Sevgili yöneticim;

Bir süredir burada çalışmaktan mutsuzum ve sen de fark ediyorsun belki de. Bunu açık açık hiç konuşmadık, çünkü sana başka bir iş aradığımı söylemekten korkuyorum. Geçen gün bir yerde denk geldim, şöyle diyordu: “Çalışanlar şirketlerini değil, yöneticilerini terk ederler” İstifa edenlerin %70’i bağlı bulundukları yönetici nedeniyle işten ayrılıyorlarmış. Ben de bunlardan biri olmak istemiyorum. Aslında burayı ve yaptığım işi daha çok sevebilirim.

Şirkete daha fazla değer katabilirim. Bu nedenle sesimi dinlemene ihtiyacım var:

Bana güven: Yaptığım işi kendimce en iyi şekilde yapmaya çalıştığıma güven. Bazen senin beklentilerini karşılayamıyorum, ama iyi niyetli olduğuma ve çabaladığıma güven. Devamını Oku »

3 Yaşındaki Çocuktan Yöneticilik Dersleri

2000’li yılların başında Gallup araştırma şirketinin Amerika’da yüzlerce şirketteki binlerce çalışan ile yaptığı ve yayımlanmasıyla birlikte tüm şirketleri ve yöneticileri bir kez daha şirketin en önemli varlıkları olan insan kaynağı hakkında bilinen her şeyi baştan düşünmeye sevk eden çalışan bağlılığı araştırmasının ilk sonuçları Amerika’da çalışanların sadece 3’de 1’inin şirketlerine olan bağlılığını ortaya çıkarmıştır. O günden sonra da konu hakkındaki araştırmalar daha da derinleşmiş çalışan bağlılığının değişiminin nedenleri , şirketlere etkisi ve nasıl artırılabileceği konusu İnsan Kaynakları departmanlarının en öncelikli gündemlerinden bir tanesi haline gelmiştir. Araştırmalar derinleştikçe aslında çalışan bağlılığını etkileyen unsurların içerisinde yüzde 70 ile en önemli nedenin çalışanların yöneticileri ve yöneticilerinden beklentileri olduğunu ortaya çıkarmıştır Devamını Oku »

İyi Çalışanı Elde Tutmak için Yönetici Yapmak Doğru mu?

Şirket tarafı: İş tanımını doğru ve iyi yapan, sorumluluk sahibi, özverili çalışan birini bulduğunda elde tutma ya da artık onu mutlu etmeliyim kaygısıyla unvan değişikliğine, terfiye gider. Kariyer yolunu açmalıyım, onu artık yönetici yapmalıyım, birkaç liderlik eğitimi de aldırırım olur biter der ve kolları sıvar.

Çalışan tarafı: “Bu iş hayatında, değer görebilmek ve daha çok para kazanmak için yönetici olmaktan başka çarem yok” düşüncesiyle yönetici olacağı günü bekler ve ona doğru koşar.

Baktığımız zaman ortada bir çelişki yok gibi. Taraflar mutluluğun formülünde uzlaşmış, başarının tek yolunun yönetici olmaktan geçtiğini savunuyor. Devamını Oku »