Anasayfa / manşet

manşet

Dibe Vuruşlarımız Olmasa Büyüyebilir miydik?

Sizlere harika bir örnek vermek istiyorum.
Bana müthiş iyi geldi, sizlerle de paylaşmalıyım.

Istakozları bilirsiniz değil mi?
Yukarıda fotoğrafı da var. Belki de birçok arkadaşın yakalama gibi deneyimi bile vardır.

Istakozlar büyüdükçe, kabuklarının da büyüdüğünü sanırdım. Öyle değilmiş arkadaşlar. Müthiş bir ders aldım.. Devamını Oku »

Doğru Karar Nasıl Alırız?

Özel hayatımızda da iş hayatımızda da her gün karar alırız. Bugün aldığımız kararlar, yarın nerede olacağımızı belirler ama çoğu zaman karar almakla sonuç almak arasında uçurumlar vardır.

İş yerinde yöneticilerin aldıkları kararların hayata geçmemesi çok sık rastlanan bir durumdur. Çünkü çoğu yönetici, karar alırken gerekli koşulları yerine getirmez. Peter Drucker, “Effective decision” makalesinde  bir kararın beş şartı olduğunu anlatır. Etkili karar almak için Drucker’ın sözünü ettiği, olmazsa olmaz şartlar şunlardır: Devamını Oku »

Apartman Yöneticisine Hayatının Dersini Veren Öğrenci

Apartmana giren kedilerden rahatsız olan apartman yöneticisi binanın ilan panosuna astığı kağıda aynen şöyle yazar :

“Kapının kapatılmasına ve kedilerin içeri girmemesine dikkat edilmesi rica olunur.”

Yöneticinin hesap etmediği bir şey vardır; aynı apartmanda bir veterinerlik öğrencisinin oturuyor olması! Bina girişindeki “uyarı” notunu gören öğrenci hemen altına hem ahlaki hem de bilimsel bir manifesto niteliğinde aşağıdaki notu iliştirir :

“Köpek türü günümüzden 15.000 yıl önce, kedi türü ise 5.000 yıl önce insan tarafından kendi çıkarları için evcilleştirilmiştir. Köpeği avda kendisine yardım etsin, evi ve sürüyü korusun diye; kediyi iyi bir haşere ve fare avcısı olduğu için evcilleştirmişlerdir.

Bu nedenler bu iki hayvan türünün kendi yemeğini bulması ve zor hava şartlarına dayanması çok düşük bir ihtimaldir. Bu artık insanlığın görevidir. Bu nedenle hayvanları korumalı ve beslemeliyiz.

Bir kedinin veya köpeğin tekrar ormana dönüp eski vahşi yaşamındaki gibi avlanmasını bekleyemeyiz. Zaten insanoğlu ne bir orman ne de avlanacak hayvan bırakmıştır.

Bir kedinin günlük mama ihtiyacı 75 gramdır ve hava soğudukça daha da artmaktadır. Çünkü kediler vücutlarını ısıtabilmek için çok fazla kalori harcarlar.

Eğer yeterli besin alamazlarsa kendi vücutlarını ısıtamaz ve donarak ölürler. Bu nedenle üşüyen bir hayvanın apartmana girmesi ve çıkmak istememesi çok normaldir.

Aynı şekilde kediler araba motorlarına da ısınmak için girerler. Lütfen motoru çalıştırmadan önce bunu kontrol edin. Ancak bu durumları hayvana yeterli besin vererek ve kötü havalarda içinde saklanabileceği kutular yaparak çözebiliriz.

Sitemizin bahçesinde çok fazla kedi bulunmaktadır. İnsanoğlunun sebep olduklarını düzeltmek her insanın borcudur. Lütfen bu konularda hassas davranalım.

Lütfen bu konuda yardımcı olmasanız bile hayvan yardımına koşanlara engel olmayınız. Dünya sadece insan için yaratılmamıştır, unutmayınız.

Veteriner hekim öğrencisi. Daire 3.”

Farklı Koşullarda Nasıl Doğru Kararlar Veririz

Hep aynı şekilde mi karar vermeliyiz yoksa farklı koşullarda farklı karar oluşturma süreçleri mi kullanmalıyız? Her karar için kıyaslama çalışması yapılır mı? Yönetici karar sürecini ne zaman delege edebilir? Kararların ne zaman kapsamlı bir şekilde tartışılması gerekir? Bu gibi sorular her çalışanın farkında olması gereken sorulardır.

Araştırmacı Snowden ve Boone 10 yıldır karar oluşturma araştırmaları yapmaktalar. İki yazar Harvard Business Review’daki makalelerinde Cynefin (ku-nev-in, diye okunuyor) diye Galce bir kavram üzerine odaklanıyorlar. Cynefin içinde bulunduğumuz koşulların kararlarımızı çok farklı bir şekilde etkileyebileceğini bizlere işaret ediyor Devamını Oku »

Reddedilme Korkusu Dedikleri de Ne?

İlişkilerdeki en büyük sıkıntılardan biri “reddedilme korkusu” olarak karşımıza çıkıyor. Bu korku, kişiyi her alanda yani iş ve özel hayatını da olumsuz yönde etkiliyor. Kişi, özel hayatında reddedilme korkusu yaşıyorsa terk edilme korkusu ve aşırı kıskançlık duygusunu da beraberinde getiriyor. Reddedilen bir kişinin özgüveni oldukça kırılıyor ve bu korku ilerleyen zamanlarda tolere edilemezse kişi oldukça cesaretsiz ve pasif hissedebiliyor. Daha sonra bu durum kişiyi sosyal fobiye, depresyona itebiliyor.

Eğer siz de “reddedilme korkusu” yaşayanlardansanız, bu duyguyu ilk önce ne zaman ve nasıl deneyimlediğinizi hatırlayabiliyor musunuz?
Kaç yaşındaydınız?
Sizi reddeden kimdi ve o an neler hissettiniz? Devamını Oku »

Açılmayan Kanatlar Uçmayı Bilmez

Ördek sürüsünde büyüyen yavru kartalın hikayesini bilir misiniz? Bir avcının kartal yumurtasını yuvasından alıp ördek yumurtalarının arasına yerleştirmesi ile başlar hikaye…

Yavru kartal, ördek kardeşlerinin yanında hiçbir zaman kendini ailesine “ait” hissedemez, kardeşleri de onu kendilerine benzemediği için sürekli küçümser, alay konusu haline getirirler. Yavru kartalın, kardeşlerinden farklı olarak içinde derinlerde bir yerde uçabileceğine dair bir içgüdüsü, engin bir özgürlük duygusu vardır. Ama o bunu görmezden gelir. Denemez bile. Çünkü o ördektir ve ördekler uçamaz. Denemeye kalksa bile, farklı olduğunu iyice ortaya çıkaracağı için, bu, onun daha da dışlanmasına neden olabilir. Devamını Oku »

Kendine Güven : Kendine Liderlik Et!

Kendinize güveniyor musunuz?
Başkaları tarafından güveniliyor musunuz?

İş hayatında, devlette, finans ve eğitim alanlarında son derece güçlü bir çok liderler ile konuşma ayrıcalığına sahip oldum. Onlara liderlik anlayışımı ve güven kavramının rolünü, -özellikle de kendime güven- benim için değiştiren bir soru sordum.

“Kendilerini sevmedikleri halde bana halen ‘Seni Seviyorum’ diyen insanlara güvenmiyorum. Afrikalılar’a ait bir deyiş vardır : Çıplak bir insan, size gömlek teklif ederse dikkatli olun.” // Maya Angelou

Soru : “Önemli bir karar vermeniz gerekseydi ve böyle bir anda elinizdeki bilgi size bir şey söylerken, sezgileriniz tamamen başka bir şey söylüyor olsaydı, ne yapardınız?” Devamını Oku »

Çalışma Motivasyonu Üzerine Birkaç Laf

Bilirsiniz, küçük adımların gücünden hep bahsederim. Bir gün, küçük adım atma temalı Pazartesi Motivasyonu mailini gönderdikten sonra şöyle bir cevap aldım: “İnsanların büyük hayaller kurmasını engelleme!” yani tam hatırlamıyorum ama kaba bir üslupla yazılmış buna benzer bir şeydi.

Tabiki kendisine cevap yazmadım. Ama yazılarımı takip eden ve bu konuda çelişki yaşayan diğer üyelerimiz için bu konuya değinmenin faydalı olabileceğini düşündüm. Devamını Oku »

Bu Hedefler Neden Tutmuyor?

Hedef belirlemek, bir insanın hayatta istediklerini elde etmek için uygulayabileceği en güçlü tekniklerin başında geliyor. Yeni bir araba almak, lüks bir ev sahibi olmak, fikrini hayata geçirip büyük bir iş kurmak, dünyayı dolaşmak, ihtiyaç sahiplerine yardım etmek için bir hareket başlatmak… Belirlenen hedefleri alt alta yazıp hatırlatmanın, bu hedefleri gerçekleştirmek için önemli bir strateji olduğu kesin. Ancak buna rağmen birçok insan alt alta yazdığı hedeflerini gerçekleştirmekte zorlanıyor veya başarısız oluyor. İşte insanların hedeflerini gerçekleştirmede başarısız olmasının sebepleri: Devamını Oku »

Hayatına Dokunan Herkes Değerlidir ama Herkes “özel” Değildir!

Ben tesadüflere inanmam fakat doğru yer doğru zaman doğru insanlar denkleminin hayranıyımdır.

Size bu bağlamda eğitimlerimin temel konusu olan ve benimsediğim temel Hint felsefesinin 4 altın kuralından bahsetmek istiyorum.

Birinci kural : Karşına çıkan kişiler her kimse, doğru kişilerdir. Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretir.

İkinci kural : Yaşanmış olan her ne ise, sadece yaşanabilecek olandır. Hiç bir şey, hem de hiç bir şey yaşadığımız şeyi değiştiremezdi. Yaşadığımızın içindeki en önemsiz saydığımız ayrıntıyı bile değiştiremeyiz. “Şöyle yapsaydım, böyle olacaktı” gibi bir cümle yoktur. Hayır, ne yaşandıysa, yaşanması gereken, yaşanabilecek olandır, dersimizi alalım ve ilerleyelim diye. Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de, hayatımızda karşılaştığımız her olay, mükemmeldir. Devamını Oku »