Anasayfa / Motive Olmak / Geliştiren Hikayeler

Geliştiren Hikayeler

kişisel gelişim hikayeleri, kişisel gelişim öyküleri ve başarı hikayeleri ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Mayonez Kavanozu ve 2 Fincan Kahve

Ne zaman hayatında bazı şeyler taşınamaz hale gelirse, ne zaman 24 saat kısa gelmeye başlarsa, o zaman kişisel gelişim hikayeleri arasından “Mayonez kavanozu ve 2 Fincan Kahve” hikayesini hatırlayınız!

Bir gün bir Felsefe profesörü, elinde birkaç kutu olduğu halde derse gelir.

Ders başladığında, hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe bir mayonez kavanozunu alır ve ağzına kadar tenis topları ile doldurur ve öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar. Öğrenciler hep birlikte kavanozun dolduğunu ifade ederler. Devamını Oku »

Hulusi Samim ve Unuttuklarımız

Nazilli Tren İstasyonu’nda, treni karşılamak için bekleyen insanların arasındayız. Ankara’dan gelen trenin son vagonundan inen İsmet İnönü, peronda kendisini karşılayan insanların elini sıkarken, bir çocuk ilişir gözüne.. Beş-Altı yaşlarında olan çocuk, elinde testi ve bardakla su satmaktadır. Çocuktan su isteyen İnönü, bardağı teslim ettikten sonra kendisine sorulan bir soruyu yanıtlayıp başını geri çevirdiğinde, çocuğun yerinde olmadığını görür..

İnönü’nün kasabaya gelişinin nedeni, Kurtuluş Savaşı yıllarında Ege dağlarında işgal ordusuna karşı savaşan “Mahmut’un Ali Efe’yi Sultanhisar’daki evinde ziyaret etmektir. Efe’nin evine gelen İnönü’yü bir sürpriz bekler; Nazilli İstasyonu’nun kalabalığında bir an görünüp kaybolan su satan çocuk orada Devamını Oku »

Patronum Nereye Ben Oraya!

İş hayatında iyi bir yöneticinizin olması büyük bir şanstır. Güven ve uyum ilişkisi içinde beraber çalışmak, gerektiğinde danışmak, gerektiğinde inisiyatif almak, ondan yönetim ve liderlik öğrenmek.

İş değil, patron seç diye bir söz vardır. Genelde çalışan olarak patronunuzu seçme şansınız enderdir ancak bu söz ne yaptığından çok, kiminle çalıştığının önemini vurgular. Vasat bir şirkette iyi bir yöneticiyle çalıştığınızda, korunur, desteklenirsiniz. Kötü bir yöneticiyle iyi bir şirkette çalıştığınızda sinirlenir, hayal kırıklığı yaşarsınız. İyi bir şirketle iyi bir patron bir araya geldiğinde ise gerçek potansiyeliniz ortaya çıkar. Devamını Oku »

Söylemek Kolay ama Yapmak Zordur!

Ranga Guru “sen artık ressam oldun Racıçi.. Artık senin resmini halk değerlendirecek” demiş, resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını tavsiye etmiş. Racıçi denileni yapmış ve birkaç gün sonra resmine bakmaya gitmiş… Devamını Oku »

Zenginlik Nedir

Zenginlik üzerine yazılmış binlerce yazı, onlarca kitap bulabilirsiniz. Ancak görüyoruz ki yaşanmış hikayeler bize daha hızlı öğretiyor. Dünyanın en zengin insanlarından biri olan Bill Gates gerçek zenginlik ile ilgili başından geçen deneyimi şu şekilde anlatıyor.

Bill Gates’e : “Bu dünyada senden daha zengini var mı?” diye sordular..
Gates : “Evet benden daha zengini var.”
Gazeteci : “Peki kim bu?” diye sordular. Devamını Oku »

Dibe Vuruşlarımız Olmasa Büyüyebilir miydik?

Sizlere harika bir örnek vermek istiyorum.
Bana müthiş iyi geldi, sizlerle de paylaşmalıyım.

Istakozları bilirsiniz değil mi?
Yukarıda fotoğrafı da var. Belki de birçok arkadaşın yakalama gibi deneyimi bile vardır.

Istakozlar büyüdükçe, kabuklarının da büyüdüğünü sanırdım. Öyle değilmiş arkadaşlar. Müthiş bir ders aldım.. Devamını Oku »

Apartman Yöneticisine Hayatının Dersini Veren Öğrenci

Apartmana giren kedilerden rahatsız olan apartman yöneticisi binanın ilan panosuna astığı kağıda aynen şöyle yazar :

“Kapının kapatılmasına ve kedilerin içeri girmemesine dikkat edilmesi rica olunur.”

Yöneticinin hesap etmediği bir şey vardır; aynı apartmanda bir veterinerlik öğrencisinin oturuyor olması! Bina girişindeki “uyarı” notunu gören öğrenci hemen altına hem ahlaki hem de bilimsel bir manifesto niteliğinde aşağıdaki notu iliştirir :

“Köpek türü günümüzden 15.000 yıl önce, kedi türü ise 5.000 yıl önce insan tarafından kendi çıkarları için evcilleştirilmiştir. Köpeği avda kendisine yardım etsin, evi ve sürüyü korusun diye; kediyi iyi bir haşere ve fare avcısı olduğu için evcilleştirmişlerdir.

Bu nedenler bu iki hayvan türünün kendi yemeğini bulması ve zor hava şartlarına dayanması çok düşük bir ihtimaldir. Bu artık insanlığın görevidir. Bu nedenle hayvanları korumalı ve beslemeliyiz.

Bir kedinin veya köpeğin tekrar ormana dönüp eski vahşi yaşamındaki gibi avlanmasını bekleyemeyiz. Zaten insanoğlu ne bir orman ne de avlanacak hayvan bırakmıştır.

Bir kedinin günlük mama ihtiyacı 75 gramdır ve hava soğudukça daha da artmaktadır. Çünkü kediler vücutlarını ısıtabilmek için çok fazla kalori harcarlar.

Eğer yeterli besin alamazlarsa kendi vücutlarını ısıtamaz ve donarak ölürler. Bu nedenle üşüyen bir hayvanın apartmana girmesi ve çıkmak istememesi çok normaldir.

Aynı şekilde kediler araba motorlarına da ısınmak için girerler. Lütfen motoru çalıştırmadan önce bunu kontrol edin. Ancak bu durumları hayvana yeterli besin vererek ve kötü havalarda içinde saklanabileceği kutular yaparak çözebiliriz.

Sitemizin bahçesinde çok fazla kedi bulunmaktadır. İnsanoğlunun sebep olduklarını düzeltmek her insanın borcudur. Lütfen bu konularda hassas davranalım.

Lütfen bu konuda yardımcı olmasanız bile hayvan yardımına koşanlara engel olmayınız. Dünya sadece insan için yaratılmamıştır, unutmayınız.

Veteriner hekim öğrencisi. Daire 3.”

Açılmayan Kanatlar Uçmayı Bilmez

Ördek sürüsünde büyüyen yavru kartalın hikayesini bilir misiniz? Bir avcının kartal yumurtasını yuvasından alıp ördek yumurtalarının arasına yerleştirmesi ile başlar hikaye…

Yavru kartal, ördek kardeşlerinin yanında hiçbir zaman kendini ailesine “ait” hissedemez, kardeşleri de onu kendilerine benzemediği için sürekli küçümser, alay konusu haline getirirler. Yavru kartalın, kardeşlerinden farklı olarak içinde derinlerde bir yerde uçabileceğine dair bir içgüdüsü, engin bir özgürlük duygusu vardır. Ama o bunu görmezden gelir. Denemez bile. Çünkü o ördektir ve ördekler uçamaz. Denemeye kalksa bile, farklı olduğunu iyice ortaya çıkaracağı için, bu, onun daha da dışlanmasına neden olabilir. Devamını Oku »

Daha uzağı görmek için, daha derine inin!

Bazen başarısızlıklar ve şanssızlıklar bizi belli bir yöne iter. Bir kapı kapanır diğeri açılır. Her girdiğimiz kapının ardında yeteneklerimizi en iyi şekilde kullanacağımız fırsatlar karşımıza çıkar.

1996’dan beri New Yorker’da yazan Malcolm Gladwell’i en çok satan kitapları sayesinde tanıyoruz. Kıvılcım Anı, Çizginin Dışındakiler, Köpeğin Gördüğü, Göz Kırpma gazetecinin karmaşık konuları renkli örneklerle son derece basit, anlaşılır ve akıcı bir dille anlattığı başarılı eserler.

Gladwell’in başarısı hemen her konu ile ilgili varsayımlarımızı ya da bildiğimizi zannettiklerimizi verilere dayandırarak metodik bir şekilde çürütmesi ve alışılagelmiş düşüncelere büyük bir ustalıkla meydan okuması. Senede 5-6 kez tüm gününü New York Üniversitesi’nin kütüphanesinde geçirmekten hoşlanan Gladwell rastgele önüne gelen her şeyi okuyor ve birçoğumuzun atladığı detayları yakalayarak dünyaya bakışımızı değiştirecek teoriler üretiyor. Devamını Oku »

Einstein Okuldayken Matematiği Kötü müydü?

Matematik ile arası hoş olmayan birçok kişi için bir avuntudur bu aslında. Einstein’ın bile matematiği kötüymüş, benim ki nasıl iyi olsun. Peki gerçek bu mudur acaba?

Yanıt gayet basittir. Hayır, kötü değildi. Bu bir şehir efsanesidir. Einstein küçük yaşlardan itibaren dahi seviyesinde IQ puanına sahipti ve özellikle de matematik ve fizik derslerinde sıra dışı bir öğrenciydi.

Lisedeyken matematik ve fizikten alınabilecek en yüksek notları almaktaydı. Mezun olduğunda bu derslerden notu 12 üzerinden 12’ydi. Alman eğitim sisteminde bu notlar mükemmel seviye anlamına geliyordu. Devamını Oku »