Anasayfa / manşet (sayfa 2)

manşet

Kendinizi Eleştirmeyi bir kenara koyar mısınız?

Hayatta her zaman her şey yolunda gitmeyebilir. Bazen bunun sebebi siz olabilirsiniz, bazen de sizinle hiç ilgisi yoktur. Fakat insanoğlu her durumda kendini suçlamayı çok iyi bilir. Peki, sizce de artık buna bir son vermenin vakti gelmedi mi?

Giderek daha da artan stres ve kaygıdan şikayet ediyor, kendinizi sürekli mutsuz hissediyorsanız… Durup bir düşünün; belki de bunun sorumlusu sizsiniz!

Yaşam koşullarının zorluğu, trafik, insanların davranışları ve bunun gibi bin bir çeşit faktör, her gün stres ve kaygı yaşamanıza neden oluyor, mutsuz ediyor olabilir.

Bunun için sürekli şikayet ediyor, umutsuzluğa kapılıyor da olabilirsiniz.

Ama unuttuğunuz çok önemli bir nokta var; olaylar, insanlar ve durumlar hakkında hiç farkına bile varmadan beyninizin içinde sürekli olumsuz yorumlar yapan, telaşa sürükleyen sizsiniz. Devamını Oku »

Ya odadaki en akıllı kişi sizseniz?

“Odadaki en akıllı kişi iseniz yanlış odadasınız demektir.”

Bu söz oldukça meşhur bir söz ve bizlere kendimizden akıllı insanlara yakın olmamızı öğütlemesi açısından oldukça güzel. Sürekli beraber olduğumuz ya da birlikte çalışmak zorunda olduğumuz kişiler sonunda birleşik kaplar misali bizi aşağı ya da yukarı çekebilir. Sonunda yakın olduğumuz insanlardan özellikle uzun bir periyotta fazlası ile etkileniriz. Çevremizdeki kişilere bu bakış açısı ile baktığımızda ve uzun vadede onlara benzeyeceğimizi düşündüğümüzde, kendimizi hayatın akışına bırakmak yerine nerede ve hangi şartlarda olacağımızı seçmeye çalışmak, en azından bu konunun farkında olmak iyi olacaktır Devamını Oku »

Çalışanını Kaybetmenin Püf Noktaları

Genelde söylediğimiz tek bir şey var. Bir şirketin veya organizasyonun en önemli sermayesi insan gücüdür!

Günümüz Türkiye’sinde işsizlik bu kadar hat safhadayken şirketlerden delicesine istifalar yükseliyor. Peki bu insanların derdi ne? Bir düşünelim istiyorum. Şirketlerin çalışanını kazanmak için çabalaması gerekirken fiili olarak ne yazık ki bilerek veya bilmeyerek çalışanının istifa yoluna ışık tutuyor. Araştırdığım ve gerçekleştirdiğim çıkış mülakatlarında en çok duyduğum maddeleri aşağıda sıralıyorum. Bakalım “yöneticilerimiz neler yapıyor?” ve “çalışanlar ne istiyor?” gelin birlikte inceleyelim Devamını Oku »

Kariyerinizi Kendiniz Yemiş Olabilir misiniz?

Hayat siz planlar yaparken başınıza gelen şeylerdirdemiş John Lennon, Beutiful Boy’da. Çoğu insan bunu kabul etmese de hayat çoğu zaman düz bir çizgi değil, inişler ve çıkışlar var. Hem iş hayatında hem de özel yaşamda (ki çoğunlukla da ikisi birden gelir) inişler olması olağan hatta gerekli çünkü bu inişler olmasa, çıkışın değerini takdir etmek, hatta keyfini yaşamak bile mümkün olamıyor. İnsan inişler yaşadığında ve işini kaybettiğinde, çaldığı kapılar da arka arkaya yüzüne kapanırsa şayet umutsuzluğa kapılabiliyor ve çevresi tarafından da ezik konumuna koyulabiliyor. İşsizlik süresi uzadıkça, sendromlar büyüyerek çoğalıyor, kişi çevresi tarafından dışlanabiliyor ve bu durumda da her geçen gün biraz daha içine kapanma eğilimi içine giriyor.

ILO standartlarına göre 12 aydan fazla süren işsizlik uzun sureli işsizlik kategorisine giriyor ve devletin desteği bu noktada gerekmeye başlıyor. Devamını Oku »

Çaresizlik Sınırların Keşfidir

Sana senden başka kimseden fayda yok o yüzden kendinden başka kimseye güvenme. Parlarken herkes seni sevebilir ama gerçekten seni kimin umursadığını parlaklık azaldığında anlarsın. Hayatta mümkün olmayan keşkeler kıymetini bilmediğimiz, geriye getiremediğimiz şeyler, yaşanması mümkünken yaşayamadıklarımız ile pamuk ipliğine bağlı bir hayatın içindeyiz. İyisiyle, kötüsüyle kıymetini bilmeli hayatın çünkü insana ikinci bir şansı vermiyor. Devamını Oku »

Bu Yazıyı Okuyamayacak Kadar Yoğunsanız, Bu Yazıyı Okuyun!

Bu dünyada var oluşumuz ile zamanın yalnızca bu dünya için geçerli olması durumları felsefecilerin konusu ve oldukça ağır kavramlar. Girildiğinde içinden çıkmak en azından benim için mümkün olmadığından bu konuyu geçiyorum.

Zaman yönetimi, hangi sektörde ve hangi statüde olursa olsun herkesin çoğunlukla kafa yorduğu; kendince çözümler getirdiği bir unsur. Bildiğim şu ki hem kendim hem çevremdeki profesyoneller sıkça zamanlarının olmaması hususunda dert yanmaktadır. Bize nasıl olduğumuzu soran, bizden bir şeyler isteyen yada bir yere davet eden sorulara farkında olmadan ağzımızdan dökülen kelimelerimiz şunlardır Devamını Oku »

Biraz özgüven almaya ne dersiniz?

Özgüven Eksikliği yaşadığımız birçok an var. Özellikle güçlü yanlarını görmeyen ve zayıf yanlarına odaklanan insanların kendilerini yetersiz hissetmesi çok normal. Yetersizlik hissinden kurtulmak için ne yapmalıyız? Örneğin kendinizi karşınıza alıp, konuşmaya başlasak nasıl olur?

Özgüven arttırmanın yolu?

Kendiyle barışık, iç huzuru olan, kendini seven, kendine bakan, kendi kendine yeten, kendine saygı duyan, kendini koruyan, kendine gülebilen, kendiyle gurur duyan, kendiyle hoşnut bir kişi olmak ister misiniz? Cevap “evet”se, bunun için özgüveninize biraz yatırım yapmanız gerek. Devamını Oku »

Çalışmamaya Çalışmak Fazla Yorucudur!

Çocukluğumda ders kitabının arasına Tommiks koyarak ders çalıştığı izlenimi vermek oldukça havalı bir hareketti. Ağabeyimden gördüğüm bu davranışı sadece taklit etmek için denediğim olmuştu. Annem bemim kitabın arasına ne koyduğumu kontrol etme noktasında değildi, çünkü derslerim zaten oldukça iyiydi.

Zaman zaman birlikte çalıştığımız Prof. Dr. Erdem Özdemir’in söylediği bir söz bazen aklıma takılır. “Ben Türkiye’de insanların çalışmalarının sadece emekli olmak için olduğundan şüpheleniyorum” dediğinde bunu anlamak istedim sanırım. Bu söz bana cidden, kanlı canlı genç bir yaşta olup önünde çalışmak için uzun yılları olan gençlerin bu soruyu çokca sorduğunu fark ettirdi “Ne zaman emekli olurum?” Devamını Oku »

Onlar Nasıl Para Kazandılar?

Şu anda bu satırları okurken aynı zamanda aklınızda bir başka düşünce var.

Bu konu sizin için bu yazıyı okumaktan daha önemli.

Hem bu yazıyı okuyor hem de o konuyu düşünüyorsunuz.  Zihniniz o konuyu çözmek istiyor.

İçinizde bir gerginlik, endişe ya da tam tersi bir heyecan varsa nedeni o konu.

Ben düşündüğünüz şeyin ne olduğunu tahmin edebilirim.

Şaka yapmıyorum. Gerçekten tahmin edebilirim.

Hangi yaşta olduğunuz önemli değil. Nerede yaşadığınız ya da hangi işi yaptığınız da önemli değil. Belki de bir üniversitede okuyorsunuz ya da iş arıyorsunuz. Devamını Oku »

İskambilden ve Tuğladan İlişkiler

İnsan yaş aldıkça ve kariyerinde ilerledikçe hayatta hemen herşeyin temelinin ilişkiler ve iletişim olduğunu fark ediyor. Belki de sindiriyor demeliyim. İçselleştiriyor. Çünkü fark ederek dilde söylemek ile içine sindirerek düşünce sisteminin bir parçası haline getirmek birbiriyle sıkça karıştırılan oysa birbirinden oldukça uzak haller… Misal, inancı ile parallel dilinden “herşeyde bir hayır vardır”, “hayırlısı” ifadelerini düşürmeyen çoğumuz, en ufak bir problemde kaygı denizinde fırtınaya tutuluruz. Herşeyde hayır olduğuna inansak kaygılanır mıydık? Sonunda hayır olduğunu bilsek dalgalarda boğulur muyduk sörf mü yapardık?

İnsanın profesyonel hayatta başarısı iletişimden geçiyor. Özel hayatındaki huzur iletişimden geçiyor. İkna yeteneği iletişimden geçiyor. Takım çalışması keza. Etrafınızdakiler ile ne kadar iyi iletişim kurar, ne kadar iyi ilişkiler içinde olursanız hayat o derece kolaylaşıyor. Devamını Oku »