Anasayfa / manşet (sayfa 2)

manşet

İnsan Neden Erteler?

İnsanın ertelediği işler genellikle yapılması zor, sıkıcı ya da sevimsiz işlerdir.

Sanılanın aksine ertelemenin nedeni tembellik değildir. Çoğu zaman insan olumsuz duygularla yüzleşmek istemediği için erteler. Ertelemenin esas nedeni insanın duygularını nasıl yöneteceğini bilmemesidir.

Bir işi ertelemek, aslında o işi yaparken insanın yaşayacağı olumsuz duyguları ertelemesi demektir. Bu nedenle ertelemek insana haz verir. Haz veren her eylem gibi ertelemek de alışkanlık yaratır. İnsan bir kere erteleyerek olumsuz duygulardan kaçınma rahatlığını tadınca bunu tekrarlamak ister. Bu nedenle ertelemek çoğu insan için bir defaya mahsus bir durum olmaktan çıkar, bir alışkanlık olur. Devamını Oku »

Suçluluk Duygunuzu Enerjiye Çevirin

Negatif duygularınızı bastırmayın, ortaya çıkan enerjiden yararlanın.

Colorado’daki Long’s Peak’in eteğinde dev bir ağaç gövdesi vardır. Doğabilimcileri ağacın 400 yıldır orada olduğunu söylerler. Ağaç yaşadığı uzun yıllar boyunca on dört kez yıldırımdan zarar görmüş, sayısız kasırga ve fırtınaya tanık olmuştur. Bunların hepsinden kurtulmayı başarmıştır. Sonunda bir böcek ordusu ağaca saldırmış ve onu yere devirmiştir. Böcekler ağacın kabuğunu yemişler ve ısırıklarıyla ağacın tüm direncini yıkmışlar. Yıldırımların, kasırgaların ve fırtınaların yıkamadığı bu dev bir insanın iki parmağının arasında ezebileceği küçücük böceklerin önünde yıkılıp kalır. Devamını Oku »

Karar Alma Becerisini Geliştirmenin 3 Yöntemi

Albert Einstein, “Çok fazla okuyan ama aklını çok az kullanan birinde düşünce tembelliği meydana gelir” der. Alanınızla ilgili sürekli öğrenme çabasında olmak doğru kararlar almak açısından tek başına yeterli değildir. Peki düşüncel etkinliği geliştirmek için ne yapmalı?

Ünlü psikolog Linda Elder’e göre bunun yolu kritik düşünme becerisini geliştirmek, yani düşünce sürecini sorgulamak. “Rutin şekilde ve sürekli olarak düşünme tarzımızda bir hata aramalıyız.” Devamını Oku »

Kararsızlıktan Kurtulmak için 6 Basit Yöntem

Florida ve Wharton Üniversiteleri’nce yapılan “Karar Bataklığı: Önemsiz Seçimler Nasıl Bizi Dibe Çeker” adlı araştırma kolay ve önemsiz olması gereken durumlarda neden sık sık çamura saplandığımızı açıklıyor. Beyin, kararın önemini zorluğuyla ilişkilendirir. Bir karar beklenmedik şekilde zorlaşırsa, otomatikman o kararın önemli olduğu ve ona gereken zaman ve çabanın da artması gerektiği yanılgısına düşeriz. Bu da süreci gereksiz yere zora sokuyor. Devamını Oku »

Söylemek Kolay ama Yapmak Zordur!

Ranga Guru “sen artık ressam oldun Racıçi.. Artık senin resmini halk değerlendirecek” demiş, resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını tavsiye etmiş. Racıçi denileni yapmış ve birkaç gün sonra resmine bakmaya gitmiş… Devamını Oku »

Değişim İçin Ilık Suyu Yavaş Yavaş Isıtın

Değişim, hayatımızın en değişmeyen parçasıdır. Doğduğumuz andan itibaren kendi vücudumuzda, beynimizde ve çevremizdeki değişikliklere uyum sağlamaya çalışarak büyür ve olgunlaşırız. Yeni şeyler öğrenmek bizi geliştirir, değişime daha kolay adapte olmamıza yardımcı olur.

Değişimin amacına ulaşması için gerçekçi, ulaşılabilir ve ölçülebilir olması gerekir. Kişisel anlamda da kurumsal değişimlerde de stratejinize yön vermek için bazı soruları yanıtlamalısınız:

  • Değişimle neler hedefliyorsunuz?
  • Neden?
  • Değişimin amacına ulaştığını nasıl anlayabiliriz?
  • Kimler bu değişimden etkilenecek ve nasıl bir tepki verecekler?
  • Değişimin hangi aşamalarında yardıma ihtiyacımız olacak?

Devamını Oku »

Büyük Değişimler Küçük Gruplarla Başlar

Bir insanın dönem dönem tek başına değişiklik arayışına girmesi doğaldır. Tek başına değişikliğe soyunduğunuzda ve başarısız olduğunuzda, kimse fark etmez. Oysa herkesi değiştirmeye çalışma dürtüsü kimi zaman daha ağır basar. Ancak tabii ki, herkes diye sözünü ettiğimiz kişiler gerçekten “herkes” değildir. O kadar fazla gürültü, bilgi kirliliğinin içinde; başka başka durumlar ve onlardan çıkan anlatımların sonucunda, herkesi değiştirme fikrinden hemen vazgeçersiniz. Herkesin çoğu zaman unuttuğu üçüncü bir alternatif daha vardır. Devamını Oku »

Hatalardan Ders Çıkarmak Mümkün Mü?

Siz yaptığınız hataları kolayca kabul eder misiniz, yoksa kabullenmekte zorlanır mısınız? Yaşadığnız başarısızlıklarda ne yaparsınız, nasıl davranırsınız? Thomas Edison ampulü icat edene kadar binlerce başarısız deneme yapmıştı. “Yaşadığınız bu kadar başarısızlık size neler hissettirdi?” diye sorulduğunda Edison, “Ben başarısız olmadım ki sadece ampulün işlemeyen on bin çeşidini buldum.” demişti.

İlham verici bir cevap; ama söylemesi kolay, yapması zor.

Hatalardan ders almak en çok duyduğumuz nasihatlerden biri fakat çoğumuz hatalarımızla nasıl baş edeceğimizi bilmiyoruz. Devamını Oku »

Özgüven Arttırmak için 5 Egzersiz

Pek çok insanın en temel sorunlarından birisi güven sorunudur. Özgüven eksikliği ve özgüven kazanımı yönünde daha önce birçok yazı yazdık. Gelen yorumlardan çıkarımlarımız bunu kısa yoldan çözmenin mümkün olup, olmadığı yönünde.. Yaptığımız araştırma ve kaynaklara göre özgüven arttırmak için birkaç egzersizin faydalı olduğu. Özgüveninizi artırmanın birkaç basit adımı vardır. Bunları özgüven sahibi olmak istiyorsanız bir egzersiz gibi uygulayabilirsiniz. Devamını Oku »

Niçin Gülümseyemiyoruz?

Bireyin gülümseyememesi ve sabit bir yüz ifadesine sahip olması kendini ifade etmesini zorlaştırır. Peki insanlar neden gülümseyemez? İşte çoğu insanın tahmin bile edemeyeceği o çarpıcı sebepler…

Gülümsemek insanın diğer insanlarla etkileşimini sağlayan en önemli araçlardan biridir. Peki, ya bunu yapamıyorsanız?

13 yaşındaki Kevin Portillo’nun evde her gün gülümseme egzersizleri yapması gerekiyor.

“Yanaklarımı esnetmem gerekiyor. Bunu iki dakika boyunca yapıyorum ve her gün yapmam gerekiyor,” diyor. Bazen çenesi ağrıyor bunları yapmaktan.

Kevin New Jersey’de doğduğunda yüzünün sol tarafında büyük bir damar tümörü vardı. Sol gözünün kapanmasına, burnunun sağa kaymasına neden oluyordu. Uzun süreli tedavi başarılı olmuş, ama insana özgü en önemli şeylerden birini yapamaz hale gelmişti: Gülümsemek. Devamını Oku »