Anasayfa / manşet (sayfa 3)

manşet

Değerimizi Ne Belirler?

Bir şeyleri başardığımızda, bir yere geldiğimizde kendimizi değerli hissederiz, başaramadığımız zaman ise değersiz. Peki gerçekte değerimizi ne belirler?

İlk soru şu: Başarılarımız ile kendi değerimiz arasında nasıl oldu da böyle bir bağ kuruldu?

Bunun olası nedenlerini ilk çağlara dayanan “hayali” kısa bir kurgu yaparak inceleyelim.

İlk çağlarda bir kabilenin hayatını sürdürebilmesi yırtıcı hayvanlardan ve düşman kabilelerden korunabilmesine bağlıydı. Yani en önemli şey, kabilenin korunmasıydı. Bu nedenle o dönemin en önemli, en değerli kişisi kabileyi koruyabilen fiziksel olarak güçlü ve cesur olan kişilerdi. Devamını Oku »

Başarmak için Ne Kadar Azimlisiniz?

Hiç başlayıp yarım bıraktığınız şeyler oldu mu? Üniversite, yüksek lisans, heyecanla başladığınız bir proje, tutku duyduğunuza inandığınız bir iş?

Bir çoğumuzun hayatında böyle yarım kalmışlıklar vardır. Peki hiç düşündünüz mü neden böyle yapıyoruz? Bazen neden bir hevesle başlayıp sonunu getiremiyoruz?

Angela Duckworth ünlü kitabı “azim” de, kitabın adı olan azim kavramını anlatıyor. Ve şöyle diyor Duckworth Devamını Oku »

Batık Maliyet Yanılgısı’ndan Nasıl Kaçınırız

1.5 yıldır İMKB’de çalışan Ali, mezun olduktan hemen sonra bir iş bulduğuna çok sevinmişti. Ancak işe gittiği her gün ayakları geri geri gidiyor. Ne borsayı sevdi, ne de finansı, ama yine de bu 1.5 yılı çöpe atmak istemiyor. 1.5 yılın hatırına çalışmaya devam…

Bankacı Kerem Bey’in son verdiği kredi sıkıntılı çıktı. Banka firmadan borcu tahsil edemedi. Yine de içinden gelen sese uyarak aynı şirkete iki kredi daha verdi.

Kitabın 220. sayfasında olan Tuğçe, öyküden sıkıldı. Ama şunun surasına bitmesine 80 sayfa kalmış. 80 sayfayı tamamlamaya çalışıyor.

Murat, restoranda sipariş verdiği yemeği sevmedi. Epey de pahalı bir yemek. Madem parasını ödedi, çöpe mi gitsin? Sevmeye sevmeye tabağını bitirecek.

Hala yaptığınız yatırımın geleceği ile ilgili rasyonel kararlar aldığınızı mı düşünüyorsunuz? Psikologlar farklı düşünüyor. Devamını Oku »

Sorgulamak Nedir? Mutsuz mu eder, Mutlu mu?

Sorgulamak nedir diye sorarak başlamak lazım belki de.. Sorgulamak, eleştirel düşünebilmektir. Sorgulamak, soru sormaktır. Sorgulamak, her şeyi olduğu gibi kabul etmemektir. Sorgulamak, merak etmektir. Sorgulamak, aykırı olmayı göze almaktır. Sorgulamak, en önemlisi, yaşayacağınız hayatın kurallarını kendinizin koymasıdır.

Ailesinin, toplumun, çevresinin, arkadaşların değerlerini ve inançlarını olduğu gibi kabul eden, içselleştiren kişi sorgulamaz. Sorgulamadan, olduğu gibi ne duyduysa, çevreden ona ne verildiyse kabul eder. Sorgulamayan kişi, sünger gibidir. Etrafındaki sıvı ne olursa olsun, onu emer. Kendi bünyesinin bir parçası haline getirir. Sorgulamayı öğrenmiş hatta, bunu alışkanlık haline getirmiş kişi, etrafındaki Dünya’ya eleştirel ve meraklı gözlerle bakar. Devamını Oku »

Başarmak için Düşünme Şeklinizi Gözden Geçirin

Başarı veya Başarısızlık üzerine yazdığımız onlarca yazıdan sonra şu konuda uzlaşmamak mümkün değil. Başarmaya doğru çabalamak ve sonuca ulaşmak bizi keyiflendiren en önemli şeylerden biri! Her şey bizim elimizde olmadığı gibi, hayat tek düze de değildir. Bazen inişler ve yokuşlar birbirini izlerken, bazen de tehlikeli vadilerden, yırtıcı yamaçlardan ve derin ırmaklardan geçerek ilerler. Bu aşamalarda dik durmak, hayata bakış açımızı değiştirmek gerekebilir.

İşte size başarı için düşünme yolunda 11 tane motivasyon cümlesi. Siz daha fazlasını düşünebilirsiniz. Devamını Oku »

Mutsuzluk bulaşıcı bir hastalığa nasıl dönüştü?

Mutluluk her ne kadar arzulanan bir durum olsa da etrafımızda olan birçok mutsuz insanı görmemek mümkün değil. Mutsuz olmak bulaşıcı bir hastalık gibi yayılıyor ve mutsuz insan sayısı hızla artıyor. Mutsuzluk, tercih eden insanlardan kaynaklanan bulaşıcı bir hastalığa dönüşmüş durumda…

Mutluluk başarı mıdır?

Mutsuzluğu tercih eden kişilerin bir kesimi, içinde bulunduğu zorluklardan şikayet ederken, büyük bir kesim ise kolay elde edilen olgulardan şikayet ediyor. Bu durumu açıklamak için örneklerden yola çıkmak mümkün. Devamını Oku »

En Çok Rahatlatan 5 Nefes Egzersizi

Doğru nefes almak ve nefes alma teknikleri ile yaşadığınız stresi asgari düzeye indirebileceğinizi biliyor musunuz diye bir şey sormuyorum. Çünkü anne karnından çıktığımız an itibariyle yaptığımız en temel şey nefes almak.. VE insanoğlunun doğru bildiği şeyi zaman içinde bu kadar unuttuğu başka bir şey yok diyebiliriz. İnsan doğduğunda “doğru nefes alma” işini son derece becerirken, yaşadıklarımız, hayatın koşuşturması, telaşelerimiz, çevresel birçok etken bizi yanlış nefes alma konusuna zorla iter.

Zaman zaman üzerinizdeki baskının arttığını hissedebilir, belki de rahatlamak adına sizi zorlayacak ve yeniden size külfet olacak yollara başvurabilirsiniz. Aslında bunları geride bırakıp sadece vücudunuzu dinleyerek daha az stresli ve daha fazla enerjik hissedebilirsiniz. Nasıl sorusunun cevabı ise her saniye gerçekleştirdiğimiz nefes alıp verme işlemiyle mümkün. Fakat birtakım hususlara dikkat ederek… İşte kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacak 5 nefes egzersizi ve detayları Devamını Oku »

İnsan Kendisini Nasıl Anlatır?

Kendimizi ifade etmekte niçin zorlanırız? Niçin tam olarak ne hissettiğimizi ve ne düşündüğümüzü istediğimiz gibi anlatamayız?

Hepimizin içine düştüğü bu sevimsiz durumun birçok sebebi var. Bunlardan birincisi kendimizi fazla önemsememiz.

Sizin de başınıza gelmiştir, çoğu insan daha önce hiç görmediği birisiyle tanıştığında bu insanın ismini daha birinci dakikada unutur. Hele aynı anda birkaç kişiyle tanıştırıldığı zaman pek azının ismi kalır aklında. Bunun sebebi kişinin kendini fazla önemsemesidir. Başkalarıyla tanıştığında insan o kadar kendisiyle meşguldür ki karşısındakine dikkatini veremez. O anda kendisinin nasıl göründüğünün telaşı içindedir. Bu durum daha geniş bir topluluğa konuşma yapanlar için daha da vahim bir hal alır. Çoğu insanın bir topluluğa konuşma yaparken çektiği zorluğun nedeni, kendisiyle fazla meşgul olmasıdır. Devamını Oku »

Hiç Bilmediğiniz Bir Dili Öğretebilir miydiniz?

Bugünkü misafirimi baştan aşağıya şans eseri tanıdım.Dinlediğim bir podcast’te Ivan Ottinger, İngilizce’yi iyi konuşmak üzerine sohbetler yapıyordu. Sohbetin o bölümdeki konuğunu tanıtırken, İngilizce’yi ilk defa 20’li yaşlarında öğrendiğinden, şu anda İngiltere’de İngilizce dersleri verdiğinden hatta bu konuda yeni yayınlanan bir kitabı olduğundan söz etti ve konuğunun ismini söyledi: Yeşim Beğen.

Yeşim’in adını duyduğumda şaşırmıştım ama konuşmasını duyduğumda daha da şaşırdım. Eğer ismini duymasaydım onun bir İngiliz olduğun yemin edebilirdim. Öyle bir aksan, öyle bir akıcılık. Sohbet sırasında anlattıklarından, İngilizce öğrenme ve öğretme yolundaki deneyimlerinden öyle etkilendim ki kendisiyle hemen iletişime geçim ve birazdan okuyacağınız sohbeti yaptım. Hayallerine ulaşmak isteyen herkese ilham vermesini dilerim. Devamını Oku »

Üzülmenin de Faydaları Var

Günümüze baktığımızda bu kadar “mutlu olmak” ve “motivasyon” konuşulduğu günlerde aklımıza en az gelen şeyin “üzüntü, gam, keder, ağlamak vs.” olsun istiyoruz. Gerçek şu ki her ne kadar sizlere olumlu düşünmenin faydaları, motive edecek onca şey konusunda bilgilendirirken üzüntü ve duygusal çöküş de bir parçamız! Bugün size üzülmenin faydaları konusunda birkaç şey yazmak istedik. Evet evet üzülmenin de faydaları var :

Günümüz kültüründe üzüntü hali pek istenmeyen bir şeydir, hiç olmasın istenir. Üzüntü kişiden uzak olması ya da tamamen yok edilmesi gereken problemli bir duygu olarak nitelendirilir. Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, bazı durumlarda belli bir düzeyde üzgün hissetmenin kişiye bazı önemli faydalar da sağladığını söylüyor. İşte üzüntünün faydalı olabileceğini gösteren bazı durumlar… Devamını Oku »