Anasayfa / manşet (sayfa 4)

manşet

Neden 6 Saniye?

Herhangi bir kriz anında tepki vermeden önce 6 saniye beklemenizi, sevdiğiniz 6 tatil noktasını, 6 filmi ya da 6 kitabı düşünmenizi istemiştim sizlerden. Duygu ve his kavramlarını kısaca açıkladığımda bu isteğimin nedeni de açıklığa kavuşmuş olacak.

Duygular, belli bir uyarıcının tarafımızdan yorumlanışına cevaben salınan kimyasallardır. Beynimizin uyarıcıyı tanımlaması ¼ saniye, kimyasalı üretmesi ise bir ¼ saniye daha sürer. Bu arada duygu kimyasalları, yalnız beynimizde değil bedenimiz boyunca serbest kalırlar ve beyin ve beden arasında bir tür geribildirim döngüsü yaratırlar. Toplamda 6 saniye sürerler. Devamını Oku »

Olmuş Gibi Davranın!

Hayatınızın dizginlerini elinize almak için en basit ve etkili strateji bir sözle başlar: ‘İstediğiniz şeye sahip olmuş gibi davranmak.’

İstediğiniz şey olmuş, hedefe ulaşmış, gitmek istediğiniz yere gitmiş gibi davranmak. ‘Gibi davranmak’ yani bir tür rol yapmak. Peki sonra… Hedeflediğiniz şeye ulaştıktan sonra nasıl davranacağınızı hayal edin. Kendinize güveninizi, kararlılığınızı ve yapabileceklerinizi kendinize kanıtladığınızda ne olacak? Sonraki adımları nasıl planlayacağınızı ve uygulayacağınızı düşünün. Ve de bu planları hemen bugünden henüz hedefe ulaşmadan yapmaya başlayın. Böyle bir bakış açısının kariyerinize nasıl derin bir etki bırakacağını anlatmam zor diyor Forbes yazarlarından Bruce Kasanoff. Devamını Oku »

Mayonez Kavanozu ve 2 Fincan Kahve

Ne zaman hayatında bazı şeyler taşınamaz hale gelirse, ne zaman 24 saat kısa gelmeye başlarsa, o zaman kişisel gelişim hikayeleri arasından “Mayonez kavanozu ve 2 Fincan Kahve” hikayesini hatırlayınız!

Bir gün bir Felsefe profesörü, elinde birkaç kutu olduğu halde derse gelir.

Ders başladığında, hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe bir mayonez kavanozunu alır ve ağzına kadar tenis topları ile doldurur ve öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar. Öğrenciler hep birlikte kavanozun dolduğunu ifade ederler. Devamını Oku »

İş Arkadaşınız “Patronunuz” Olursa Nasıl Davranmalısınız?

Dün Ahmet iş yerindeki en yakın sırdaşınızdı, bugün ise yöneticiniz… Bu yeni ilişkiye nasıl alışacaksınız?

Avery Augustine’nin muse.com’da yayınlanan, “Olgun ve Profesyonel Bir Çalışan Olarak Çalışma Arkadaşınız Patronunuz Olursa Nasıl Davranırsınız?” başlıklı yazısı birçoğumuzun başına gelen bu duruma sistematik bir yaklaşım getiriyor. Dünkü kankanız, işyerindeki dayanağınız, bugünkü patronunuz haline mi geldi? Kulağa korkutucu geliyor…

Bir sene boyunca karşı masanızda oturan mesai arkadaşınızı düşünün. Sürekli hafta sonu planlarınızdan bahsettiğiniz, birbirinize zorlu görevleri atlatmada yardımcı olduğunuz ve ofis dramalarından uzaklaşmak veya kendinizi korumak için birbirinize destek olduğunuz arkadaşınız. Harika bir mesai arkadaşı, beraber çalışmaktan en çok keyif aldığınız kişi… Devamını Oku »

Ne Kadar Az Bilgi O Kadar Yüksek “Ego”

Daha önce küçük ya da büyük herhangi bir iş yerinde çalıştıysanız egonun işleri ne kadar zorlaştırdığına şahit olmuşsunuzdur. Hatta iş yerlerinin en büyük dram kaynağı egodur desek yeridir. Hepimizin egosu var, kimi egosunu daha iyi yönetiyor kiminin egosu ise duygusal bir yüke dönüşüyor.

Yakın zamanda ego konusuna farklı bir bakış açısı getiren bir kitap okudum.

Kitabın ismi “No Ego: How Leaders Can Cut The Cost of Workplace Drama, End Entitlement, and Drive Big Results” ve yazarı Cy Wakeman. Devamını Oku »

Hulusi Samim ve Unuttuklarımız

Nazilli Tren İstasyonu’nda, treni karşılamak için bekleyen insanların arasındayız. Ankara’dan gelen trenin son vagonundan inen İsmet İnönü, peronda kendisini karşılayan insanların elini sıkarken, bir çocuk ilişir gözüne.. Beş-Altı yaşlarında olan çocuk, elinde testi ve bardakla su satmaktadır. Çocuktan su isteyen İnönü, bardağı teslim ettikten sonra kendisine sorulan bir soruyu yanıtlayıp başını geri çevirdiğinde, çocuğun yerinde olmadığını görür..

İnönü’nün kasabaya gelişinin nedeni, Kurtuluş Savaşı yıllarında Ege dağlarında işgal ordusuna karşı savaşan “Mahmut’un Ali Efe’yi Sultanhisar’daki evinde ziyaret etmektir. Efe’nin evine gelen İnönü’yü bir sürpriz bekler; Nazilli İstasyonu’nun kalabalığında bir an görünüp kaybolan su satan çocuk orada Devamını Oku »

Kendi Kendimizi Nasıl Sabote Ediyoruz?

Yaşamda yeni bir şey için adım attığımızda, bir değişikliğe karar verdiğimizde pek çok kişinin başına gelen şey bizim de başımıza gelebilir: İçimizde bazen biz nedenini bilmesek de alarmlar çalmaya başlar, homeostazi devreye girer. Homeostaz tam anlamı ile bedende hücre dışı gerçekleşen olaylar karşısında hücrenin kendi metabolizmasını koruma eğilimine verilen isimdir. Biz buna mevcut sistemi koruma eğilimi de diyebiliriz ki, çok güçlü ve evrensel bir kuvvettir. Herhangi bir değişim planı derhal bu kuvveti devreye sokar. Hemen hepimizin içinde kendi kendimizi sabote eden ve geri durmamıza neden olan bir iç sesimiz vardır, bizler koçlukta bu sese ‘içsel sabotajcı’ adını veriyoruz. Ve bu içsel sabotajcının işinin bir parçası da statükoyu korumaktır, mevcut durumu, alışılan konfor alanını korumak. Devamını Oku »

Başarısızlık Kuralı

Başarısızlık da olasıdır ve yeri geldiğinde başarısızlığı kabullenmek lazımdır.

Pek çok şirket, bazı şeyleri geride bırakmaktansa düzeltmeyi tercih eder. “Hadi, her şeyi yeniden düzenleyip durumu kurtaralım” anlayışı hakimdir çoğunlukta.

Bir hatayı kabullenip bu konuda hiçbir şey yapmamak kariyerinizi olumsuz etkiler. Başarısızlığı kabullenip kayıpları en aza indirmek elbette daha iyi bir stratejidir. American Motors, binek otomobillerden vazgeçip Jeep’e yoğunlaşmalıydı. IBM, fotokopi işini bırakmalı ve Xerox bilgisayar işine hiç girmemeliydi.

Japonlar, hatalarının farkına çabuk varıp gerekli değişimleri yapabiliyor gibi görünüyorlar. Oybirliğine dayalı yönetim biçimleri egoyu ortadan kaldırıyor olmalı. Herkes, büyük kararın bir ucundan tuttuğu için kariyerlerini zedeleyecek utançlar yaşanmıyor. Bir başka deyişle, “Hatalıydım” yerine “Hepimiz hatalıydık” deniyor ve bu hayatı çok daha kolaylaştırıyor. Devamını Oku »

Hayat Öğretir

Hayatım boyunca öğrendiğim en önemli ders durmasını bilmektir. Bunu bilmemenin çok ağır sonuçları var. Yaşanan birçok olayın nedeni budur.

Sadece durmasını bilmediği için tüm hayatı altüst olan, tükenen insanlar tanıdım.

Peki ne zaman durmasını bilmeliyiz?

Özellikle aşağıda sıraladığım durumlarda durmasını bilmek Devamını Oku »

Jeff Bezos’tan Hızlı Karar Almak için 3 Yöntem

Doğru karar almak için iyi bilgi sahibi olmak önemli, ancak bazen hızlı olmak daha önemli. Hızlı kararlar iki avantaj sunar:

  1. Başta alınan yanlış bir kararı düzeltmek için size daha fazla zaman bırakır.
  2. Dikkat gerektiren diğer sorunlara daha hızlı geçmenizi sağlar.

“Eğer hataları düzeltme konusunda iyiyseniz, hata yapmak düşündüğünüzden daha az sıkıntı yaratır. Oysa yavaş olmak kesinlikle pahalıya mal olur,” diyor Amazon’un CEO’su, Jeff Bezos. Devamını Oku »