Anasayfa / manşet (sayfa 4)

manşet

Kendin Düştüysen, Kendin Kalkabilirsin!

Başkalarının gösterdiği yol iyi bir eğitim, sağlıklı bir hayat ya da zenginlik getirebilir. Ama o zaman onların istediği insan olursunuz. Kendin olmak ise düşmek ve kalkmak, denemek ve başarısız olmak, tekrar denemek ve başarmak ya da başaramamaktan geçer.

O bana yardım etmedi. Ben hep yalnızdım. Elimden hiç tutan olmadı. Beni destekleyen biri olsaydı, böyle mi olurdum gibi bitmek tükenmek bilmeyen bahaneler ile insanın kendisini neden başarısız olduğuna ikna etmesi mümkündür. Devamını Oku »

Kişisel Çıkar mı? Adalet mi? – Hangisi Daha Önemli?

Sizi bir deneye davet ettiklerini düşünün. Deneyin kurgusu çok yalın: Siz ve tanımadığınız bir kişi iki ayrı odaya alınıyorsunuz, kura çekilerek ikinizden birine 1.000 TL veriliyor. Parayı alan kişi –siz ya da diğeri- parayı arzu ettiği oranda bölüştürüyor. Eğer diğeri bu bölüşümü kabul ederse herkes hakkına düşeni alıyor ve deney bitiyor; ama kabul etmezse kimse para alamıyor.

Diyelim ki siz “bölüştüren” oldunuz, kendinize yarıdan fazlasını alırsanız karşınızdaki kabul eder mi? Mesela kendinize 700 lira alsanız diğer kişi 300 lirayı kabul eder mi? Ya da siz “bölüştüren” değil “onaylayan” konumunda olsaydınız hangi oranı “hakkaniyetli” bulurdunuz? Diğer kişi kendine 900 lira alıp size 100 lira önerse siz “100 lira hiç yoktan iyidir.” diye düşünüp parayı almayı mı tercih edersiniz yoksa paylaşımı kabul etmeyip bölüştüren kişiyi de 900 lira almaktan mahrum mu edersiniz Devamını Oku »

99 kez başarısız mı oldunuz? Tebrikler.. İşe alındınız!

Hangisini işe alırsınız?

Bir işi 100 kez deneyip hiç başarısız olmayan birini mi? Yoksa denediği 100 farklı işin doksan dokuzunda başarısız olup sadece birinde başarılı olmuş birini mi?

Neden 99 kez başarısız olmuş bir kişiyi işe almanız gerektiğini açıklayayım:

Eğer bir şeyi hiç başarısız olmadan 100 kez başarmışsanız, bu hiç risk almadığınızı gösterir. Demek ki kendinizi sağlama almışsınız. Yeni hiçbir şey denememiş, ya da hiçbir engelle karşılaşmamışsınız. Bir damla bile ter dökmemişsiniz. Ayrıca mecbur kalmadığınız için, yeni bir şey öğrenmek zorunda da kalmamışsınız. Başarılı olmuş olabilirsiniz… ama ileri de gidememişsiniz demektir. Devamını Oku »

Filizlenen Çiçeklerden Pek de Farkımız Yok

Dünyaya gelişimizi düşünecek olursak doğada filizlenen çiçeklerden pek de bir farkımız yok. Anne ve babasının kimler olacağını önceden seçebilen birini görebilmek pek de mümkün değil. Mikro anlamda bile milyonlarca sperm ve bolca yumurta arasında oluşmuş bir tesadüfün eseriyiz. Felsefi mânâda da insan dışındaki canlılardan bir iki farkımız var. Benliğimizi ve zamanı fark edebiliyoruz. Ayrıca bilinçli bir şekilde düşünebiliyor ve onlara bağlı olarak birçok boyutta ve derinlikte üretebiliyoruz.

Varlık nedenimiz benzer, farkımız düşünsel olunca, işler bizim için biraz karışabiliyor. Çiçek düşünemediği için öylece devam ediyor ancak varoluş bizim için paradoksa dönüşüyor. Her şeye mânâ yüklemeye çalışıyoruz. Anlamaya gayret ediyoruz ancak buna gücümüz yetmeyince de kestirmelere sapıp düşünsel olarak kendimizi sürekli ikna etmeye çalışıyoruz. Bu böyledir, şu şöyledir, diğeri iyidir, öbürü kötüdür, bu doğrudur, o yanlıştır gibi yakıştırmalar ve etiketlemeler yapıyoruz. Oysa bunların hiçbirinin doğa ve barındırdığı sistemle bir korelasyonu yok. Devamını Oku »

EQ’sü Yüksek E-posta Nasıl Yazabilirsiniz?

Justin Bariso’nun Thrive Global’da yayınlanan yazısında etkili e-mail yazmanın önemini Steve Jobs’ın meşhur bir emaili üzerinden anlatıyor. Apple’nin kurucularından Steve Jobs yaşamı boyunca binlerce e-mail yazmıştır. Jobs’ın çok az sayıda emaili yayınlanmıştır, yayınlanan emaillerin çoğu, müşteri şikayetlerine kısa cevaplardır.

Bu emailler Jobs’ın sunum yeteneğinin yanı sıra yazılı iletişimde de ne kadar etkili iletişim kurabildiğini gösterir.

2010’da Jobs ve Apple iPad’i lanse etme çalışmalarını sürdürmektedir. Bu yeni tabletin en önemli özelliklerinden biri de Amazon’un Kindle’ne rakip olacak e-okuyucu fonksiyonudur. Tabii ki, ne kadar çok sayıda yayınevi Apple’nin iTunes’una kitaplarını koyarsa, iPad o kadar çok sayıda okurun ilgisini çekecektir. Dört büyük yayıneviyle anlaşma sağlanmış, HarperCollins direnmektedir Devamını Oku »

Kendini Doğurmak…

İnsan felsefi açıdan bu dünyaya fırlatılmış gibidir. Özellikle tarımı keşfedip yerleşik düzene geçtiği on bin yıl öncesinden başlayarak hızla üstüne koyarak gelişir, değişir ve değiştirir. Diğer taraftan bu değişim ve gelişim yeni ve cevabı bilinmeyen pek çok soruyu da beraberinde getirir. Hayatın anlamını arar. Yaşamın mânasının peşinde koşar. Teolojik ve semavi çıkarımlar yapar. Buna karşın asırlardan bu yana kendini ve kabul edebildikçe evreni keşfetmek için sonsuz bir çabanın içinde yer alır. Varoluşa dair duyumsadığımız bilinmezlik, onun kontrol edilemez atmosferi ve cevaplanamayan sorularının yarattığı kaygılar, tek ve kesin bir cevap arayışını kısmen primitif bir dürtüsellikle taçlandırır. Bunun cevabı, “ama bir anlamı olmalı”dır. Ancak kavramsal olarak pek de anlamı olmayan bu sihirli, tesadüfi kaos ve onun ürettiği düzen insanın benliğini ve onun zihinsel olarak yarattığı “ben, diğerleri ve doğa ilişkisi”ni olduğu gibi kabul etmeye meyletmez. Bireye dünyaya geliş, sona eriş ve aradaki süre için kesin, ön görülebilir cevaplar yani güven ve güvende olma hissi gereklidir. Devamını Oku »

Adam Olacak Çocuk için Tavsiyeler

Çocuklarınıza hangi değerleri öğretmek istersiniz? İlerde nasıl bir yetişkin olmalı? Okul hayatına daha sonra iş hayatına nasıl hazırlanmalı? Ona hangi prensipleri öğretmelisiniz ki hayatta başarılı olsun, güçlü olsun, karşılaştığı zorluklar karşısında sapasağlam durabilsin? Çocuk yetiştirmek çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını gidermenin, neyin ne olduğu, nasıl çalıştığını öğretmenin ötesinde ona nelerin doğru nelerin yanlış olduğunu göstermek, nasıl ilişki kurması gerektiğini, hangi prensipleri benimsemesi gerektiğini öğretmek.

HubSpot’ın kurucusu Dharmesh Shah, Linkedin Pulse’de yayınladığı makalesinde yeni üç yaşını dolduran oğluna iş ve yaşama dair dersler vermeye başladığını yazıyor. Üç yaşında bir çocuk ne öğrenebilir iş hayatıyla ilgili diye düşünebilirsiniz. Eskiden öğrenmenin yaşı yoktur söylemi yaygındı bugünün rekabetçi dünyasında ise neyi ne kadar erken öğrensen kardır demek daha yerinde olur. Shah’a göre, oğlu şimdiden girişimcilik özellikleri göstermekte: Bir şeyi yapmayı bilmemekten nefret ediyor ve hiçbir zaman pes etmiyor. Devamını Oku »

Sizin için “lüks” nedir?

İnsanın hayatını sürdürmesi için gerekli olmayan her şey, onun için lükstür. Tanımı gereği lüks, gereksiz yani fuzuli olandır.

Ama neyin ihtiyaç, neyin lüks olduğu insandan insana değişir. Her insan, kendi gelir durumuna göre, ihtiyaç ve lüks tanımı yapar. Gelirleri ve görgüleri arttıkça insanlar, bazı ürün ve hizmetleri lüks olmaktan çıkartıp ihtiyaç sınıfına sokarlar. Bazı ailelerde yemek yanında ayran, gazoz ya da kolalı içecekler içmek, sadece özel günlere ait bir lüks iken, bazılarında bunlar ekmek gibi, su gibi kabul edilen günlük ihtiyaçlardır. Bazı kadınlar sadece özel günlerde kuaföre giderken, bazıları için haftada bir iki kez kuaföre gitmek, alışkanlıklarının bir parçasıdır.

Ayrıca gelir düzeyi ne olursa olsun her insan, maddi imkanlarını zorlayarak, kendine bazı ayrıcalıklar sağlar. Bu bazıları için, dondurma yemek; bazıları içinse ayakkabı almaktır. Lüksün mutlaka pahalı olması gerekmez. Lüks, insanın kendisini ödüllendirmek için yaptığı şeyler de olabilir. Devamını Oku »

Saygınlık mı? Sevilmek mi?

Çoğu zaman profesyonellerin sevilme ve saygı duyulma gereksinimlerini karıştırdıklarını görürüz. İşyerinde ikisi de gereklidir ancak birine diğerinden daha fazla odaklanmak gerekir. Etkili liderler işletme için yararlı kararlar alma konusunda yeteneklidir, diğer insanların bu kararlar sonucunda kendileri hakkında ne düşüneceğiyle ilgili endişe duymazlar.

Linkedin’de yayınladığı yazısında, Fortune 500’e giren şirketlere kurumsal danışmanlık yapan Kurumsal Eğitmen Shivani Bhagi, bilgi işlem ve yönetim danışmanlığı yapan şirketlerle çalıştığında, verdiği kararların bir kısmının çevresindekileri mutsuz ettiğini gözlemlerdi. Bhagi kısa zaman içinde, amacının popülarite yarışmasında birinci olmak olmadığının bilincine vardı ve kurum için optimum çözümler üretmenin peşine düştü. Devamını Oku »

Sürücü Koltuğunda Olmak Sizin İçin Ne Kadar Önemli?

Arabalarda herhangi bir problem olduğunda, gösterge paneli bize bir uyarı mesajı verir ve buna göre ne yapmamız gerektiğine karar veririz. Bu mesajları 3 ana gruba ayırabiliriz:

  1. Aracı durduran ve acilen bir servise götürmemizi söyleyen “motor arızası” gibi önemli ve acil giderilmesi gereken mesajlar
  2. Aracı durdurmayan ama üzerine gidilmezse sorun yaratabilecek, bir diğer anlamda önemli ama acil olmayan, ilk fırsatta kontrol edilmesi ve ilgili problem üzerine düzeltici önlemler alınması gerekenler. Örneğin, “geri vites lambası yanmıyor” tam bu durumu ifade eder.
  3. O an için tamamen önemsiz ve acil değil diye nitelendirilen ama gün geldiğinde sorun oluşturabilecekler. Örneğin, silecek suyu azalması (ve tamamlanmayarak bitmesi) bir sorun gibi görünmese bile yağmur ve çamurun olduğu bir gün kazaya neden olabilir.

Arabaların durumunu iyi şekilde koruması ve daha iyi çalışması için belirli periyotlarla servise götürülmesi gerekir. Ne kadar da kurumsal dünyadaki yıl sonu değerlendirmelerine benziyor değil mi? Devamını Oku »