Anasayfa / manşet (sayfa 5)

manşet

Avustralya Dil Eğitimine Gidilecek 3 Şehir

Avustralya dünyanın en küçük kıtası, en büyük adası olan, bulunduğu kıtanın tamamını kaplayan ülkedir. Yıllık yapılan istatistiklerde suç oranın düşük olması, insanların refah düzeyinin yüksek olması ülkeyi her yıl dünyanın en yaşanılabilir ülke sıralamasında ilk beşe taşımaktadır. Dolayısı ile ‘’mutlu insanlar ülkesi’’ tarifi aslında Avustralya için bir ütopya değildir. Ülkenin başkenti bilinenin aksine (Sydney) Canberra’dır. Hiçbir ülke ile kara bağlantısı olmayan ülke doğal güzellikler açısından tam bir cennettir.

Türkiye’ye uçuş uzaklığı Sydney ve Melbourne’e yaklaşık 18 – 22 saat arası,  Brisbane ise 20 – 26 saat arası aktarma süresine göre değişiklik göstermektedir. Devamını Oku »

Ben Bilmem Amirim Bilir

İşimiz gereği her gün birçok insanla iletişim halinde oluruz. Kiminden bir şeyler talep eder, kiminin ise taleplerini yerine getiririz. Eğer talebini yerine getiremeyeceksek de neden getiremeyeceğimizi izah ederiz. Bizim de talebimize olumsuz bir yanıt verilse sebebini öğrenmek isteriz. Maalesef bu sebep çoğu zaman “amirim böyle söyledi” olabiliyor. “Peki, neden?” diye sorduğunuzda ise “onu kendisiyle görüş” cevabı gecikmiyor. Böylelikle iş çözülmemiş oluyor. Hatta bu şekilde büyüyerek sorun kriz halini alıyor.

Tecrübeyle sabittir ki “amirim uygun görmedi” cevabını verenlerin çoğu aslında kendisi uygun görmemiştir. Size cevap verirken ya amirine sormamıştır bile –ki muhtemelen sorulması gerekmeyen bir konudur- ya da onu yönlendirerek sormuş ve istediği cevabı almıştır. Burada önemli olan talebin onay ya da red görmesi değildir. Talep edenin, karşısında bir muhatap bulamamasıdır. Belki gerçekten reddedilmesi gereken bir talep olabilir ama bunun makul gerekçeleriyle açıklanması gerekir. Devamını Oku »

X ve Y kuşaklarının Yöneticiye Karşı Karşılaştırmalı Bakış Açısı

Geçmişte birçok defa X kuşağı, Y kuşağı, Z kuşağı hakkında yazılarımız oldu. İş hayatımızın içine baktığımızda en çok karşılaştığımız 2 nesil X ve Y kuşakları olduğu aşikar.. İnsan kaynakları alanında yapılan çalışmalarda beklentiler her zaman sorgulanır ve bu veriler hep en önemli seviyede tutulur. Çünkü çalışılan ortamda farklılık gösteren kişiler bir arada bulunmaktadır, buda doğru yönetildiğinde güzel bir ahenge dönüşür. Bu açıdan kişileri ne kadar analiz edebilirsek bizim için o kadar önemlidir. Bu nedenledir ki kuşaklar üzerine yapılan çalışmalardan elde edilen veriler benim işime hep yaramıştır. Burada sizinle oranlarla karşılaştırmalı olarak X,Y kuşağı üzerinde durmaya özen gösterdim Devamını Oku »

İş Hayatında Başarılı Olmak için Psikopat mı olmak gerekir?

BBu sene okuduğum en ilginç kitaplardan biri Kevin Dutton’ın Olağan Psikopatlar kitabı oldu. Kevin Dutton psikopatik öğelerin hepimizin doğasında var olduğunu ve içinde yaşadığımız dönemin ve eğilimlerin bizi psikopatlaştırdığını savunuyor. Ona göre psikopatlar, kendine aşırı güvenen, egosantrik, empati yoksunu, çabuk sinirlenen, ustalıkla yalan söyleyebilen, dürtüsel tepkileri olan ve soğuk kalpli insanlar. Bu özelliklere bakınca ilk tepkim yaşasın ben psikopat değilim demek oldu. Ama bu sevincim kısa sürdü. Çünkü aynı zamanda psikopatlar, dayanıklı, etrafta olup bitenin farkında, korkusuz, zihinsel açıdan sağlam, deneyime açık, pragmatik, odaklanabilen, enerjik, yaratıcı ve bağımsız kişilik özellikleri taşıyor. Bu özelliklere bakınca birçoğunun bende olduğunu gördüm ve Kevin Dutton’un dediğine hak verdim. Bu durumda bende de psikopatik özellikler var. Aslında sadece bende değil hepimizde değişik ölçülerde var. Devamını Oku »

Konfor Alanından Çıkmak veya Çıkmamak

Uzun yıllardır aynı şirkette aynı pozisyonda çalışıyorsunuz. Kendiniz için şirketinizde bir gelecek göremiyorsunuz. İşinizin size hiç bir şey katmadığını düşünüyorsunuz. Göstermeniz gereken performansın %20 si ile bile işleri halledebiliyorsunuz. Gün geçtikçe daha demotive, mutsuz ve huysuz bir insan haline dönüşüyorsunuz. Kafada deli sorular bir yandan gitmek istiyorsunuz diğer yandan arka planda bir şey sizi durduruyor. Şimdi yeni bir şirket kendini tanıt, iş yapış şekillerini öğren, her şeye hakim olmaya çalış kim uğraşacak diye düşünüyorsunuz. Mevcut şirketinizde her şeyi biliyorsunuz tamam biraz mutsuzsunuz ama idare edebileceğini düşünüyorsunuz. İşte tehlike çanları burada çalmaya başlıyor artık bu konfor alanınızın artık azap alanına dönmeye başladığının bir göstergesi.

Ama önce konfor alanı nedir ne değildir bir bakalım. Kişinin az çabayla bile ortalama bir başarı yakaladığı ve bunun sonucunda da kendini en rahat hissettiği alana denir. Devamını Oku »

Hayat Sana Güzel!

Beğenir, gıpta eder, yerinde olmak istediğimiz kişiye, üstünlüğünü çekemeyip acı duyarak derin anlam içeren bir söz söyleriz. Hayattan zevk alan, gezen, tozan yaşam koşulları iyi olanlara imrenip özenerek dönüp şöyle deriz: “hayat sana güzel”.

Oysa gerçekten öyle midir bilinmez. Dışarıdan bakınca insanı mutlu görüp, kıskançlık ya da hayranlıkla ve hatta imrenerek güzel bir dünyası olduğunu sanırız. Mutluluğun, acıların ve zevklerin dereceleri içinde gizli olduğunu, her birinin bizlere ayrı etki yaptığının farkına varamayız.

Hayatı güzelleştirir, sımsıcak gönüllere girebilirsek, aynı duyguları paylaşıp, affetme erdemine ulaşarak geçmişi unutabilirsek gülün dikenlerinden daha ziyade güzelliğini görebiliriz. O halde hayat kimler için ve hangi zamanlarda güzeldir? Devamını Oku »

CV’nize yazdığınız yalan “Bağdat” tan döner!

Özgeçmişinizde hiç yalan söylediniz mi? Hiç yapmadığınız bir stajı, sertifikasını almadığınız bir kursu CV’nize dâhil ettiniz mi? CV’niz üniversite not ortalamanız, akademik başarılarınız ve tamamladığınız projelerle ilgili hep gerçekleri mi yansıtıyor? Peki, CV’nizde başarılarınızı hiç mi abartmadınız? Örneğin, bir önceki işinizle şimdiki işiniz arasındaki boşluğu açıklamakta zorlandığınız için çalışma sürelerinizi uzatmadınız mı? Bilgisayar ve yabancı dil bilgilerinizi olduğundan iyi göstermediniz mi?

CV’nizi çok istediğiniz bir işe girebilmek için ilgi çekici hale getirmek, yeteneklerinizi işte aranan özelliklere göre ön plana çıkarmak kabul edilebilir değişiklikler. Nereye kadar CV’mize müdahale edebiliriz? Devamını Oku »

Birinin çöpü başka birinin hazinesidir

Hayatta içinde bulunduğumuz her durum değişkenlik gösterebilir. Karşılaştığımız her olayın içerisinde sevgi vardır. Nefret dolu olduğunuzda bile aslında bu bir sevgi yansımasıdır. Bununla birlikte karşılaştığınız her durum, olay ve insan içinde bulunduğumuz ya da bulunacağımız hallerin birer işaretidir.

Yaşanılan hayal kırıklıkları, sonlar, bitişler, terk edilişler, vazgeçilen olmalar ve görmezden gelinmeler… Bunların tamamı bir son gibi görünse de ve hepimizde hayal kırıklığı yaratıyor olsa da hepsi yeni başlangıçların birer işaretleridir.

Aynı sonların başlangıca dönüştüğü gibi, her olumsuz durum da daha sonrasında olumlu bir hal alır. Biten, giden, terk eden herkesi ve her şeyi sevgi ile uğurlamak gerekir, çünkü onlar “biz”lerin değişiminde görevlerini yerine getirmişlerdir Devamını Oku »

Hayatınızın CEO’su olmak ister misiniz?

Yapmak istediklerimiz yerine, yapmamız gereken şeyler yerine, bambaşka şeylere enerjimizi harcamıyor muyuz? Hayatınızın işçisi değil de CEO’su olsaydınız hangi radikal kararları alır ve uygulamaya koyardınız?

CEO Olmak İster misiniz?

Perakende Mağazacılık sektörünün lider kurumsal firmalarında, 23 yıl süresince çok sayıda farklı görevlerde tecrübeler edinmiş Direm Fikir Atölyesi Kurucusu Didem Tınarlıoğlu, hayatımızı nasıl yönetmemiz gerektiği ile ilgili yazı kaleme aldı.

Ah nedir bu kendimizden çektiğimiz, kendimizle alıp veremediğimiz! Sevdiklerimizin ihtiyaçlarına yetişmekten kendi isteklerimize yanıt vermekte biraz ketum davranmıyor muyuz? İncinmelerimiz, kızgınlıklarımız, aşk acılarımız, arzularımıza karşın oluşan ihtiyaçlarımıza ne kadar kulak veriyoruz? Devamını Oku »

Öncelikle “başarısız olmak” öğretilmeli!

Başarılı olmak yapılacak birinci öncelikli iş gibi öğretmeye çalışırız herkese. İş arkadaşlarımıza, çocuğumuza, ailemize, yakınlarımıza.. Hatta bazen o kadar iş körü gibi anlatırız ki başarısız olmanın güzelliği kaçar gider! Sitemizin içinde onlarca başarısızlık hikayesi vardır. Hatta çok büyük başarı hikayeleri “başarısız” olan yüzlerce denemeden çıkmıştır.

Silikon Vadisi’nin resmi olmayan bir sloganı vardır: “Başarısız ol.” Örneğin Facebook’un ofisinde üzerinde “Çabuk Başarısız Ol” yazan posterler bulunur. Çalışanlar daha “sık” başarısız olmaları için adeta teşvik edilir. Hatta “FailCon” isminde dünya çapında düzenlenen bir konferans bile vardır. Devamını Oku »