Anasayfa / İnsan İlişkileri (sayfa 2)

İnsan İlişkileri

iletişim, iletişim teknikleri, iletişim becerileri, güçlü iletişim ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Z Kuşağı İşyerinde Farklı mı Davranıyor?

İnsanları doğdukları döneme göre X, Y, Z olarak etiketleyen ve her dönemin farklı değer yargılarına, farklı dünya görüşüne sahip olduğunu iddia eden kuşaklar teorisi tam bir safsatadır. Bu teorinin dayandığı bilimsel hiçbir kanıt yoktur.

Yönetim ya da pazarlama konferanslarında konuşanlar, Z kuşağı gençlerini anlatırken sanki dünyaya farklı bir insan türü gelmiş de bizim haberimiz yokmuş gibi konuşurlar. Devamını Oku »

Neden 6 Saniye?

Herhangi bir kriz anında tepki vermeden önce 6 saniye beklemenizi, sevdiğiniz 6 tatil noktasını, 6 filmi ya da 6 kitabı düşünmenizi istemiştim sizlerden. Duygu ve his kavramlarını kısaca açıkladığımda bu isteğimin nedeni de açıklığa kavuşmuş olacak.

Duygular, belli bir uyarıcının tarafımızdan yorumlanışına cevaben salınan kimyasallardır. Beynimizin uyarıcıyı tanımlaması ¼ saniye, kimyasalı üretmesi ise bir ¼ saniye daha sürer. Bu arada duygu kimyasalları, yalnız beynimizde değil bedenimiz boyunca serbest kalırlar ve beyin ve beden arasında bir tür geribildirim döngüsü yaratırlar. Toplamda 6 saniye sürerler. Devamını Oku »

İş Arkadaşınız “Patronunuz” Olursa Nasıl Davranmalısınız?

Dün Ahmet iş yerindeki en yakın sırdaşınızdı, bugün ise yöneticiniz… Bu yeni ilişkiye nasıl alışacaksınız?

Avery Augustine’nin muse.com’da yayınlanan, “Olgun ve Profesyonel Bir Çalışan Olarak Çalışma Arkadaşınız Patronunuz Olursa Nasıl Davranırsınız?” başlıklı yazısı birçoğumuzun başına gelen bu duruma sistematik bir yaklaşım getiriyor. Dünkü kankanız, işyerindeki dayanağınız, bugünkü patronunuz haline mi geldi? Kulağa korkutucu geliyor…

Bir sene boyunca karşı masanızda oturan mesai arkadaşınızı düşünün. Sürekli hafta sonu planlarınızdan bahsettiğiniz, birbirinize zorlu görevleri atlatmada yardımcı olduğunuz ve ofis dramalarından uzaklaşmak veya kendinizi korumak için birbirinize destek olduğunuz arkadaşınız. Harika bir mesai arkadaşı, beraber çalışmaktan en çok keyif aldığınız kişi… Devamını Oku »

Nedir bu “Ortalama Olmak” ?

Geçenlerde bir kafede oturmuş hızla bir iş yetiştirirken, yan tarafımda oturan ve sonradan bir IT şirketinde yazılım departmanında çalıştıklarını anladığım iki kız, hummalı bir muhabbet içindeydiler. İlk başlarda sadece bir arka plan sesi olarak duyduğum bu sohbeti, yaptığım işi bitirmeye yakın bir noktada dinlemeye başladım.

Karşısında hararetle bir şeyler anlatan genç kız anladığım kadarı ile birkaç akşam sonra gideceği bir davette ya da düğünde ne giyeceğine karar vermeye çalışıyordu. Çeşitli varsayımlar ve önerilerle acaba şununla şunu mu giysem, annemin aldığı şu şu renk bluz mu, peki hangi ayakkabımı giysem gibi devam eden konuşma neredeyse 20 dakikadır sürüyordu ve devam edeceğe benziyordu. Sonunda genç kız bu davette nasıl gözükmek istediğine dair, beni hayrete düşüren bir çerçeve çizdi Devamını Oku »

Çalışanını Kaybetmenin Püf Noktaları

Genelde söylediğimiz tek bir şey var. Bir şirketin veya organizasyonun en önemli sermayesi insan gücüdür!

Günümüz Türkiye’sinde işsizlik bu kadar hat safhadayken şirketlerden delicesine istifalar yükseliyor. Peki bu insanların derdi ne? Bir düşünelim istiyorum. Şirketlerin çalışanını kazanmak için çabalaması gerekirken fiili olarak ne yazık ki bilerek veya bilmeyerek çalışanının istifa yoluna ışık tutuyor. Araştırdığım ve gerçekleştirdiğim çıkış mülakatlarında en çok duyduğum maddeleri aşağıda sıralıyorum. Bakalım “yöneticilerimiz neler yapıyor?” ve “çalışanlar ne istiyor?” gelin birlikte inceleyelim Devamını Oku »

İskambilden ve Tuğladan İlişkiler

İnsan yaş aldıkça ve kariyerinde ilerledikçe hayatta hemen herşeyin temelinin ilişkiler ve iletişim olduğunu fark ediyor. Belki de sindiriyor demeliyim. İçselleştiriyor. Çünkü fark ederek dilde söylemek ile içine sindirerek düşünce sisteminin bir parçası haline getirmek birbiriyle sıkça karıştırılan oysa birbirinden oldukça uzak haller… Misal, inancı ile parallel dilinden “herşeyde bir hayır vardır”, “hayırlısı” ifadelerini düşürmeyen çoğumuz, en ufak bir problemde kaygı denizinde fırtınaya tutuluruz. Herşeyde hayır olduğuna inansak kaygılanır mıydık? Sonunda hayır olduğunu bilsek dalgalarda boğulur muyduk sörf mü yapardık?

İnsanın profesyonel hayatta başarısı iletişimden geçiyor. Özel hayatındaki huzur iletişimden geçiyor. İkna yeteneği iletişimden geçiyor. Takım çalışması keza. Etrafınızdakiler ile ne kadar iyi iletişim kurar, ne kadar iyi ilişkiler içinde olursanız hayat o derece kolaylaşıyor. Devamını Oku »

Kullandığımız Dil Geleceğimizi Şekillendiriyor

Kulaklarımız vücudumuzdaki en ilginç organ. Bir kere kapatma düğmesi yok. Gözlerimizi kapayınca istemediğimiz bir şeyi görmüyor olmamıza rağmen, kulaklarımızı kapatsak bile yine dışarıdan sinyal almaya devam ediyoruz. Üstelik fiziksel dünyadan en hızlı etkileşim alan organımız…

Genetik yapılanmamızda hayatta kalabilmek, dışarıdan gelen tehlikelerden daha hızlı uyarı almak, uykuda bile belli bir ses yüksekliğinden sonra duyuyor olmak için kulaklarımızın bu şekilde yapılandığını, ya da Allah tarafından bize böyle bahşedildiğini düşünebiliriz. Her ne şekilde düşünürsek düşünelim kulaklarımız her gün ve hayatımız boyunca bizi kendi dışımızdaki dünya ile etkileşim halinde tutuyor. Yaşamdan ölüme kadar, durmaksızın… Devamını Oku »

Bağlanma Korkusu : Neden bazıları “yalnız adam” olmayı seçer?

İnsanın sosyal etkileşimi, temel bir ihtiyaç. Peki neden bazı insanlar, başka insanlardan kaçar? Bağlanma korkusunun mekanizması nasıl çalışır? Bağlanamayanları anlamak için yararlı bir yazı…

Flörtleşme döneminde bir çoğumuzun başına gelmiştir: biriyle görüşüyorsunuz, beraber vakit geçirmeyi seviyorsunuz ve birbiriniz tanımaya çalışıyorsunuz. Aranızdaki ilişki doğru yönde gidiyor gibi duruyor, ancak bu ilişkinin adını koymak istediğinizi belirttiğiniz anda durum birden değişiyor. Görüştüğünüz kişi sorularınıza daha kaçamak cevaplar vermeye başlıyor ve mesajlarınıza daha az geri dönüş yapıyor. Gelecek ile ilgili bir plan yaptığınızda konuyu değiştirmeye çalışıyor.

Karşılıklı oturduğunuzda ve “neler oluyor?” diye sorduğunuzda büyük ihtimalle “bağlanmaktan korkuyorum” veya buna benzer bir cevap alacaksınız. Devamını Oku »

Söylenmek Kolaydır. Düzeltmeyi Denediniz mi?

Hiç kavga edip, çılgınlar gibi bağırdığınız, “Benim kim olduğumu biliyor musun?” dediğiniz, arkasından da “Seni dava edeceğim, yarın avukatımı arayacağım” diye tehditler savurduğunuz oldu mu?

Benim oldu ve hâlâ utanıyorum!

Bunları neredeyse hepimiz şu ya da bu şekilde yapmışızdır. Ve oldukça saçma bir eylemdir. Boşuna bağırır nefes tüketiriz. Aslında içten içe ertesi gün dava etmeyeceğimizi biliriz.

Ertesi gün inat ederek, iddiayı sürdürüp avukatımızı arasak bile avukatımızın bıkkın sesiyle bunun mümkün olmadığı, ispat ve dava açmanın güç olacağı, mümkün olsa bile sonuca ulaşmanın zor olduğunu bize anlatmaya çalıştığı zamanlar olmuştur. Para kazanacak olsalar bile avukatlar sizin saçmalıklarınızla uğraşmak istemeyecektir. Devamını Oku »

Reddedilme Korkusu Dedikleri de Ne?

İlişkilerdeki en büyük sıkıntılardan biri “reddedilme korkusu” olarak karşımıza çıkıyor. Bu korku, kişiyi her alanda yani iş ve özel hayatını da olumsuz yönde etkiliyor. Kişi, özel hayatında reddedilme korkusu yaşıyorsa terk edilme korkusu ve aşırı kıskançlık duygusunu da beraberinde getiriyor. Reddedilen bir kişinin özgüveni oldukça kırılıyor ve bu korku ilerleyen zamanlarda tolere edilemezse kişi oldukça cesaretsiz ve pasif hissedebiliyor. Daha sonra bu durum kişiyi sosyal fobiye, depresyona itebiliyor.

Eğer siz de “reddedilme korkusu” yaşayanlardansanız, bu duyguyu ilk önce ne zaman ve nasıl deneyimlediğinizi hatırlayabiliyor musunuz?
Kaç yaşındaydınız?
Sizi reddeden kimdi ve o an neler hissettiniz? Devamını Oku »