Anasayfa / İnsan İlişkileri (sayfa 3)

İnsan İlişkileri

iletişim, iletişim teknikleri, iletişim becerileri, güçlü iletişim ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Koçluk Öğretisi : Dinlemek

Daha önce de birçok defa yazdık. Dinlemek ve DİNLEMEK arasında çoğu zaman ciddi farklar var. Dinlemek aslında her birimizin yaptığı bir eylemdir. Yaşadığımız olumlu ya da olumsuz her durumu kendimize yakın hissettiğimiz kişilerle paylaşırız. Fakat koçluk seanslarında dinlemek, arkadaşlar arasındaki dinlemek eyleminden çok farklıdır.

Tıpkı Mevlana’nın da dediği gibi “Dertli bir insan içi duman dolu bir oda gibidir. Onu dinlemek, odaya pencere açmaya benzer.” Evet, bizim de dinlememiz pencere açmaya benzer. Devamını Oku »

Özgün olmak için “hikayeler” bize fırsat verir!

Kabul edelim ki günümüz işyerindeki çalışan profesyoneller olarak çok sofistike durumdayız. İş profesyonelleri olarak her yıl çeşitli toplantılara eğitimlere katılır, alanımızda yayınlanan bütün dergi ve kitapları olabildiğince takip etmeye çalışırız. Peki bunlar ne anlama geliyor derseniz, insanlar kendilerini sürekli geliştirmek, alanında uzman birisi olarak anılmak isterler. Katıldığımız toplantılarda, eğitimlerde eğitmenin veya konuşmacının bizlere bilmediğimiz bir şeyi anlatmasını isteriz. Farklı bilgiler duymak bizi her zaman daha mutlu ve çağın gereklerine göre güncellenmiş kılar Devamını Oku »

Sorunu çözmek mühim değil! Önemli olan destek olmak..

Sevdiğiniz birinin canı yanarken sizin de yüreğinizin sızladığı oldu mu? Başkaları için çok fazla empati kurduğunuzda, onlara yardım edemeseniz bile yaşadıkları acıyı üstlendiğiniz oldu mu? Bazen sadece empati yapmak istersiniz ancak karşınızdaki kişi çok sevdiğiniz biriyse, onun sorunlarını üstlenmiş bir halde bulabilirsiniz kendinizi.

Sevdiğimiz insanların canı yandığında, üzüldüklerinde, bir problemle uğraştıklarında, onlara yardım etmek isterken yaşadıkları sorun her ne ise onu üstlenmemek oldukça zor olabiliyor. Çaresizce onların sorunlarını çözmek, zorlukları uzaklaştırmak ve sevdiklerimizi yine mutlu görmek istiyoruz. Bazen içimizdeki kontrol meraklısı taraf, sanki kendini her şeyin düzelticisi gibi görmeye çalışıyor. Sorunları çözmek için kolları sıvıyoruz, daha gergin oluyoruz Devamını Oku »

Duygusal Zekâsı Yüksek Kişilerdeki Ortak Özellikler

İsterseniz öncelikle duygusal zekânın ne olduğunu hatırlatarak başlayalım. EQ (Emotional Intelligence) bir kişinin duyguları anlayıp yönetebilme, ilişki kurma ve duygularını açıklayabilme yeteneklerinin toplamına verilen ad. Nasıl IQ’nun odak noktasında zekâ varsa, EQ’nun odağında da duygular var. Söz konusu olan herhangi bir masa başı çalışması ise IQ daha önemli olabilir ancak ilişki yönetimi, iletişim, müşteri ilişkileri gibi konularda gereksinim duyduğumuz yetenek kesinlikle Duygusal Zekâ. Şimdi duygusal zekâsı yüksek olan kişilerin belirleyici ortak özelliklerine geçelim:

1-Güçlü Empati Yeteneği: Duygusal zekâsı yüksek kişiler, karşılarındaki kişilerin duygularını sezmek konusunda diğer insanlara göre daha başarılıdırlar. Çalışma ortamında sorun yaşayan veya canı bir şeye sıkılmış Devamını Oku »

Karizmatik Değil, Alçakgönüllü Liderlere İhtiyacımız Var

Liderlik kavramını saplantılı bir şekilde abartıyoruz.

Liderlik elbette çok değerli ama birlikte yaşama ve birlikte başarma bilinci olmayan bir topluluğu tek başına bir liderin refaha kavuşturması da mümkün değil. Bugün çoğu şirket çalışanlarının şirkete bağlılıklarının düşük olması, liderliği yücelten, yönetmeyi ve insana değer vermeyi küçümseyen anlayış nedeniyledir.

Karizmatik liderler”, şirketleri yönetirken “birlikte başarmaya değil”, tek başlarına kendilerinin hem hedefi belirleyecekleri hem stratejiyi saptayacakları hem de her konuda en doğru kararı alacakları inancında oldukları için, çalışanlar da doğal olarak kendilerini şirkete yabancı hissederler, kendi kişisel gündemlerinin dışındaki konulara ilgi göstermezler.

Hiçbir şirket, sadece tek bir insanın emir komutasıyla başarılı olamaz. Bütün kararları şirket liderinin aldığı Devamını Oku »

Mutsuz bir çalışan mısınız?

Bankacılık, hukuk, danışmanlık ve muhasebe gibi kurumsal alanlarda kariyerinizin başlangıcındayken sizden daha kıdemli çalışma arkadaşlarınızın çok zeki, çok çalışkan olduklarını düşünebilirsiniz. Ama kariyerinizde ilerlerken başarılı olmak için başka bir şeye daha ihtiyacınız olduğunu öğreneceksiniz. 40 yıllık bankacılık kariyerimde başarının en önemli faktörünün “Duygusal Zeka” (EQ –Emotional Inteligence) olduğunu öğrendim. Duygusal zeka olmadığında şirketiniz için en fazla sadık bir çalışan olabiliyorsunuz. Ama diğer taraftan da silik, takdir görmeyen ve hatta bir türlü terfi alamayan mutsuz bir çalışan oluyorsunuz.

Duygusal zeka; kendi ve diğer insanların duygularını izleme, farklı duygular arasında ayrım yapabilme ve bu duyguları uygun etiket ve düşüncelerle davranışlarına yansıtabilme yeteneğidir. American Express tarafından 2013 yılında yapılan araştırmanın sonuçlarında Devamını Oku »

İletişim belki her şey değil ama çok şeydir!

Hepimizin hayatını değiştiren bir kavram; iletişim. Evde, okulda, iş yerinde, sokakta, bankada, hastanede; her yerde. Gününüzün nasıl geçtiği ve geçeceği bir andaki iletişime bağlı. Öyle sihirli ki; bizi bir meleğe de dönüştürebiliyor, bir şeytana da.

İletişimde en önemli an; ilk karşılaşma ya da ilk izlenim. Birisi ile ilk karşılaştığımızda  bir şey olur, pek çok deney bu konuda bazı süreler veriyor, kabaca ilk 90 sn diyebiliriz. İlk 60 saniyede karşımızdaki hakkında bir fikrimiz, görüşümüz, duygumuz oluşuyor. Ve bu olumlu ya da olumsuz her ne ise çoğu zaman da öyle gidiyor. Elinizde hiçbir somut veri olmamasına rağmen yani, şöyle yaptı, böyle baktı, şunu dedi, türünden bir argüman olmamasına rağmen bilinç dışı zihnin yakaladığı ipuçları ile bir kanaatiniz oluşuyor ve çoğu zaman da bu böyle gidiyor. O halde yeni tanışmalarımızda ilk karşılaşma için özen göstermek ve bu görüşme Devamını Oku »

Yetki devrinde ideal ölçü nedir?

Yetki devrinin önemi konusunda hemen hemen herkes hemfikir… Tartışmalı olan nokta liderin çalışanlarını ne kadar yetkilendirmesi gerektiği… Kimilerine göre lider sadece stratejiyle ilgilenmeli, kimilerine göre lider ipleri sıkı tutmalı… Peki bunun bir ideal ölçüsü yok mu?

Liderin Çalışanları Ne Kadar Yetkilendirmesi Gerekir?

Liderin, işlerin ayrıntısına girip girmemesi gerektiği, çok tartışılan bir konudur. Liderin sadece hedef ve stratejiyle ilgilenmesi gerektiğini savunanlar olduğu gibi, ayrıntılara inmeyen bir liderin gerçek anlamda liderlik yapmadığını savunanlar da vardır. Devamını Oku »

Sözünde Mükemmel Olmaya Yatırım Yap

Freud, “Sözcüklerin sihirli güçleri vardır. Sözcüklerle bir insanı çok mutlu edeceğiniz gibi onu derinden üzebilirsiniz. Sözcükler, insanda en güçlü duyguları uyandıracak, onları eyleme sürükleyecek güce sahiptir.” der.

İnsana küçükken söylenen sözler onun kaderini belirler. Küçükken olumlu sözler duyan çocukların kendilerine güveni yüksek, olumsuz sözler duyanlarınsa düşük olur. Birisi bir çocuğa sen çirkinsin derse, çocuk prenses olsa çirkin olduğuna inanır ve bu inançla büyür. Olumsuz nitelemeler bir insanı lanetlemekten farksızdır. Ben bu anlamda “Lafın canı vardır.” deyişine çok inanırım. Sözlerin genç bir zihinde yarattığı inançları yıkmak kolay olmaz. Devamını Oku »

Sıkıntı Yok’tan Aynen’e kadar Kullanmamanız Gereken 10 Kelime!

Etkili iletişim için bir numaralı aracı kullandığımız dildir. Ancak konuşurken bazen kolaya kaçar ve ağzımıza gelen bazı sözcükleri akıl filtresinden geçirmeden dışa vururuz. Bunun iki zararı vardır. Birincisi insanlar sizi dinlerken güvenleri kaybolur ikincisi ise dikkatleri kaybolur. Her durumda onları etkileyemezsiniz, konuşmanın hedefine varamazsınız.

1. Atıyorum (Sallıyorum ve Benzerleri)

Lütfen “ atmayın”! Eğer bir örnek vermek istiyorsanız mutlaka somut ve net bir ifade, sayı belirtin. Vereceğiniz örneğin tarafınızdan önceden düşünülmüş olması bunun için yeterlidir. Yok o sırada bir örnek gelmiyorsa aklınıza niye dinleyenlerinize sormuyorsunuz? Yaklaşık bir sayı vermek durumunda iseniz ve tam olarak konuşamıyorsanız bir aralık belirtin. (100 ila 200 gibi Devamını Oku »