Anasayfa / Etiket Arşivi: değer

Etiket Arşivi: değer

Değerimizi Ne Belirler?

Bir şeyleri başardığımızda, bir yere geldiğimizde kendimizi değerli hissederiz, başaramadığımız zaman ise değersiz. Peki gerçekte değerimizi ne belirler?

İlk soru şu: Başarılarımız ile kendi değerimiz arasında nasıl oldu da böyle bir bağ kuruldu?

Bunun olası nedenlerini ilk çağlara dayanan “hayali” kısa bir kurgu yaparak inceleyelim.

İlk çağlarda bir kabilenin hayatını sürdürebilmesi yırtıcı hayvanlardan ve düşman kabilelerden korunabilmesine bağlıydı. Yani en önemli şey, kabilenin korunmasıydı. Bu nedenle o dönemin en önemli, en değerli kişisi kabileyi koruyabilen fiziksel olarak güçlü ve cesur olan kişilerdi. Devamını Oku »

Değer mi Değmez mi?

Değmez…

Beni tanıyanlar bilir, ne ahkam kesmeyi severim ne de kesilmesini. Ancak uzun zamandır yaptığım “Koçluk” tecrübemi paylaşmak isterim.

Son zamanlarda en çok çalıştığımız konu PİŞMANLIK. Bize gelen danışanlarımızın pişmanlığı/üzüntüsü kendine has kendine özel; hatta kimileri için pişmanlık bile olmayabilir. Zira bu görecelik DEĞERlerle alakalı, kişinin DEĞERleri yani olmazsa olmazları. Ona zeval gelincedir pişmanlığı, üzüntüsü. Yüzleşmeden de geçmez kolay kolay…

Hepimizin bir de zeminleri var tecrübeyle, yaşanmışlıklarla oluşmuş Devamını Oku »

Tutarlı davranmak niçin çok zor?

Herkesin ailesinde ve okulda öğrendiği önemli şeyler var. Bunlardan biri de verdiğimiz sözlerimizin arkasında durmak, söz verdiğimiz gibi davranmak.. Eylemi ve söylemi bir olan insan gibi yetişmenin önemli olduğu öğütleriyle büyüdük.

Bir kişinin söylediği gibi davranması, içinin dışının bir olması, bütün ahlâk öğretileri ve bütün dinler tarafından yüceltilen bir özelliktir.

Fakat sözleriyle davranışları tutarlı bir insan olmak kolay değildir. Çocukluktan başlayarak, girdiğimiz bütün çevrelerde bizden tutarlı olmamız beklenirken, hayatta çok az insan tutarlı davranır.

Ayrıca, özü sözü bir olmak her zaman işe yaramaz hatta aksine bazı durumlarda geri bile tepebilir. Bazı durumlarda içi dışı bir olmak risklidir. Hayatta öyle durumlar vardır ki insan içindekini söylediği, düşündüğü gibi davrandığı zaman başı belaya girer. Devamını Oku »

Değerlerle “performansı” yönetmek

Bir şirkette performansı doğru tanımlamanın iş sonuçlarına etkisi kaçınılmaz. Bu konuda Balanced Score Card, 6 Sigma, toplam kalite yönetimi gibi çeşitli yöntemler var. Bu yazının konusuysa, hizmet sektöründe uygulanan sıra dışı bir performans yönetim sistemi. Performansı tanımlarken rakamlarla ifade edilen hedefleri belirlemek işin belki de en kolay kısmı. Zira hedefler, somut ve ölçülebilir hale getirilebiliyor. Oysa yetkinlik dediğimiz ve davranışlarla adı koyulan gösterge, yöneticilerin genelde soyut bulduğu ve ölçümlemekte zorlandığı bir konu.

Yetkinlik, kişinin işi yaparken ihtiyacı olan bilgi, beceri ve motivasyon bileşkesini ifade ediyor ve şu soruların cevaplanmasını sağlıyor: Bireyler hedeflerini tutturmak için hangi bilgi ve becerileri kullanıyor? Bu konuda yeterince motiveler mi?

Bu meselenin motivasyon kısmında değerler devreye giriyor, yani ilerlediğimiz yolda bizi kararlılıkla tutan inançlar bütünü. Dolayısıyla inanç sistemlerimiz, değerlerimizin temelini oluşturuyor. Devamını Oku »

Bir simit, bir peynir!

Kendine değer verdiğinde başlıyor diğerlerinden değer görmek… Kendini hatalarınla, günahlarınla yargılamadan kabul ettiğinde diğerleri de seni kabul ediyor… Başkalarını sevdiğinde değil, kendini sevdiğinde seviliyorsun… Kırmamak için susmayı seçtiğinde değil, kırılmamak için ifade ettiğinde özgürsün… Sen kendi merkezinde yaşamalısın. Kendi cümlelerin olmalı… İstediklerine yer vermelisin hayatında, istemedikklerine ise yol… Devamını Oku »

Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir

Vaktiyle ergin bir meslek erbabı, yıllarca yanında yetiştirdiği çırağını imtihan etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip: “Oğlum” der “Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.” Çırak, elinde pırlanta bir bakkal dükkanına girer ve “Şunu alır mısınız?” diye sorar. Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır; elinde evirir çevirir; sonra: “Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın” der. Çırak teşekkür edip çıkar. Devamını Oku »