Anasayfa / Etiket Arşivi: yonetim (sayfa 2)

Etiket Arşivi: yonetim

Müşterim ne istiyor?

Çoğu şirketin gözü, kendi ürettiğinden başka bir şey görmüyor. Çoğu şirket kendi yaptığına o kadar odaklanmış durumda ki müşterilerin hangi ürünü, hangi ihtiyaçları için satın aldıklarını bilmiyor. Kendi ürünlerini geliştirmek, maliyetlerini düşürmek ve rekabetten geri kalmamak için olağanüstü çaba sarf ediyorlar. İnsanın inanası gelmiyor ama çoğu şirket bildiğini zannetse bile müşterinin markayı gerçekten neden satın aldığını bilmiyor.

Bazı şirketler görme özürlüdür; Theodore Levitt’in dediği gibi miyoptur, geleceklerini göremez. Devamını Oku »

Markalar Futboldan Neler Öğrenebilir?

Taraftar, aynı anda tek bir şeye âşık olabilen en büyük topluluktur… Takımları onların en büyük aşklarıdır… Hiçbir taraftar renktaşının aşkını kıskanmaz; onlar bir bütündür. Hangi kıza (aynı anda) birkaç kişi âşık olup öyle güzelce yaşayabilir ki? İşte takım ve renklere olan aşk paylaşıldıkça artan bir aşktır.” (Uludağ Sözlük)

Futbol hiç şüphesiz, milyonlarca dolarlık yıldız oyuncuları, teknik kadroları, yüz milyonlarca dolarlık yayın hakları, reklam bütçeleri, sponsorlukları, uluslararası maçlarıyla büyük paraların döndüğü Devamını Oku »

Geri bildirim başarıyı tetikler

Elinizden gelenin en iyisini yaptığınızı düşünün. Düşünün ki gerçekten kendinizi vererek hatta üstün gayret sarf edip çalıştınız ama bu işin sonuçlarından faydalananlar (iş hayatında üstleriniz ya da özel hayatınızda sevdikleriniz) bu çabanız hakkında hiçbir şey söylemiyorlar. Sanki yaptıklarınızı kimse fark etmiyor hissine kapılıyorsunuz. Kendinizi nasıl hissederdiniz? Yaptığımız iş, ister büyük ister küçük ister önemli isterse önemsiz olsun, hepimiz sarf ettiğimiz çabanın görülmesini Devamını Oku »

Peki, sizin yöneticiniz en çok kimi beğeniyor? Yoksa kendisini mi?

Kimsenin mükemmel olmadığını, hata yapmanın da zayıflıkların da insana özgü olduğunu herkesin kabul ettiği çok şeffaf bir dönemde yaşıyoruz. İnsanlar artık kusursuz değil “olduğu gibi” görünen alçakgönüllü ama iddialı liderler istiyorlar. Peki, sizin yöneticiniz en çok kimi beğeniyor? Yoksa kendisini mi? Facebook, Instagram, Twitter gibi mecralar, insanların egolarını tatmin etmeleri için biçilmiş kaftan. İsteyen istediği konuyu istediği biçimde abartabiliyor. İnsan, ne giydiğini, ne yediğini, nereye gittiğini, kimlerle beraber olduğunu, ne okuduğunu, hangi etkinliğe katıldığını allayıp pullayarak anlatma imkanına sahip. Devamını Oku »

Teşekkür etmek de özür dilemek de insanı yüceltir

Beşiktaş Çarşı grubu geçtiğimiz hafta bir teşekkür metni yayınlayarak “Gezi parkı direnişi sırasında istemeden de olsa kime zararımız dokunmuşsa.. Geride bıraktığımız tek bir çöp için dahi halkımızdan ve dünyanın en onurlu işini en az ücret karşılığı yapan tüm temizlik işçilerinden özür dileriz.. “ diye başlayan ve “Kapısını arkadan sürgülemeyen semtimizin güzel sakinlerine… Seccadesini sedye yapan cami imamına, su taşıyan kilise papazına… teşekkür ederiz.” diye devam eden bir mesaj yayınladı. Devamını Oku »

İyi satıcı nasıl olur?

İyi satış yapan bir mağazanın en önemli etkeni “lokasyonuna”  –konumuna– bağlıdır. Bazı caddeler, bazı alışveriş merkezleri, kendilerine o kadar çok insan çeker ki buralarda açılan bütün mağazalar iyi iş yapar. Türkçede çok iyi ifade ettiğimiz gibi, “iyi yerde dükkan açmak” perakendede başarının en önemli faktörüdür. Fakat perakendecilikte en az bunun kadar önemli bir faktör de satış ekibinin kalitesidir. Bizim ülkemizde “hizmet anlayışı” birçok Avrupa ülkesinden daha iyi olsa da bu alanda daha yapacak çok işimiz Devamını Oku »

Eğlendiğimiz şeyleri ertelemek şart mı?

İmkansız gibi gelen şeyler olur hayatımızda. Bazen sevdiğimiz yemek, bazen eğlenmek ya da bağımlısı olduğumuz bir şey! Hatta bazen bağımlısı olduğumuz şey bizi o kadar farklı yere götürür ki duygularımız başka aklımız başka şeyler söyleyebilir bu konuda. İşin öznesinde duygularımıza bir türlü karşı koyamıyoruz. Oysa “hazzın” peşinden gitmek hepimizin hakkı değil mi? Ama maalesef hazzı ertelemesini de bilmek gerekiyor; çünkü güzel vücutlu, başarılı insanların neredeyse hepsi hazzı erteleyebilen Devamını Oku »

Bir hobi sahibi olmak ciddi bir iştir!

Yarışmalarda adaylara boş vakitlerinde ne yaptıkları sorulur. Bu, belki de yarışmacıyı tanımak için sorulabilecek en iyi sorudur; çünkü insanın nerede, ne zaman doğduğu hatta hangi okuldan mezun olup hangi işi yaptığı bile kendi iradesi dışında gerçekleştiği için o insan hakkında bütün bilgileri vermez. Ama boş vakitlerimizde ne yaptığımız bizim en kişisel, en özgür tercihlerimizdir. İşe başvuran adaylara da hobilerinin neler olduğu bu nedenle sorulur. İnsanın boş zamanlarında Devamını Oku »

Korku mantıktan daha güçlüdür!

Yediğimiz yemek, içtiğimiz su, tükettiğimiz ürünlerin hepsi hakkında türlü çeşitli söylentiler var. Kimi kanser yapıyor kimi hızlı yaşlandırıyor; bazıları hafıza kaybına neden oluyor bazıları saç döküyor… Ne yiyip içeceğimizi, ne kullanacağımızı bilemez olduk. Üstelik uzmanlar da hem fikir değiller, birinin dediğini diğeri reddediyor. Gazetelerde bir gün bir sebzenin ne kadar yararlı olduğu hakkında bir haberin üzerinden birkaç gün geçmeden bir başka gazetede aynı sebzenin fazla tüketilmesinin insana verdiği zararları okuyoruz. Devamını Oku »

Gurur duyulacak işler yapmak para kazanmaktan daha önemlidir!

Anne babalar çocuklarıyla gurur duymak isterler. Onların  bu arzuları çocuklar için motivasyon kaynağıdır. Her çocuk anne babasının takdirini kazanacak işler yapmak ister. Bu motivasyon gençlerin en tepkisel oldukları çağlarında bile geçerlidir ve takdir edilmek hepimizin ortak ihtiyacıdır. Takdir edildiğini, onaylandığını hisseden insan daha yüksek performans gösterir. Hepimiz takdir kazanmak için gayret göstermeye hazırızdır. Büyükleri tarafından iyi yaptığı şeyler için övülen, kendileriyle gurur duyulan Devamını Oku »