Anasayfa / Motive Olmak / Bazen kirlenmek iyidir…

Bazen kirlenmek iyidir…

Herkesin silgisi olsaydı kirlenmek en güzeliydi. Bazı kalemler var ki çok kalın yazar; silmesi zor olan, bazı kalemler var ki; çok ince yazar, en ucuz silgiyle yok olan. Kalemlerinizin kalitesi doğru adımlarınızda saklı; öyle derin, öyle kalın yazın ki başarılarınız silinmesin. Ana rahminden bir yolculukla başlıyor kirli hallerimiz, bir doktorun elinde temizlenip veriliyoruz bilmediğimiz dünyaya. Daha gözümüzü açtığımız andan itibaren ilk önce öğretilenlerin başında geliyor temiz olmak. Belki de biliniyor ölene kadar kirleneceğimiz.

Her yemekten önce her yemekten sonra, dışarıda oyun oynadıktan sonra, okuldan eve gelince, dışarıda bir hayvanı sevdikten sonra… Her sabah kalkınca gecenin kirini temizlemek için ya da dedikleri gibi uykuda şeytanın pisliğine maruz kaldığımız için temizlenmemiz gerekiyor.

Yaşadığımız her alanı durmadan kirletiyoruz. Evimizi, sokağımızı, okulumuzu, işyerimizi, barları, sokakları, vapur iskelelerini, arabamızı, sahilde güneşlendiğimiz şezlongun etrafını, içinde yüzdüğümüz denizleri…

Bedenimiz kadar ruhumuzu da kirletiyoruz. Ama temizleyecek malzememiz olduktan sonra kirlenmek az da olsa iyidir.

Annemizden, babamızdan korkularımızla başlıyor kirlenmemiz. Daha ilk yalanı söylüyoruz  “ben yapmadım”.

Okullarda devam ediyor kirlenmemiz, çektiğimiz kopyaları bile bile “ben çekmedim” diyerek, “tamam çalışacağım” deyip çalışmayarak kirleniyoruz.

İlgili Yazı :   Motivasyon! Artık senin sırrını biliyorum...

Büyüdükçe arkadaşlarla kirleniyoruz, oyunlar oynuyoruz; saklambaçlarda 100’e kadar saymamız gerekirken 20’ye gelmeden bitti diyerek kirleniyoruz.

kirlenmek güzeldir

Aşk yaşları geliyor aşkın içinde kirleniyoruz; seni çok seviyorum diyoruz ama tek isteğimiz kendimizi sevmek kendimizi onsuz bırakmamak. Kendimi seviyorum en çok kendim için seni istiyorum demeyerek kirleniyoruz.

Sır yaşları geliyor, dostlar ediniyoruz. Sadece sırlarını alıp sırlarımızı vermeyerek dostmuş yalanlarıyla kirleniyoruz.

Meslek yaşları geliyor, hayatta kalabilmek için işler yapıyoruz. Her insan sevdiği işi yapmalı diyen dünyada, sevmediğimiz işlerde çalışarak kirleniyoruz.

Evlilik yaşları geliyor, kendine benzemeyeni bulup kendine benzetmek için evlilik törenleri yapıyoruz. En büyük yeminleri ediyoruz; hastalıkta, sağlıkta, varlıkta, yoklukta daima deyip bir bir boşanarak kirleniyoruz.

En temiz hale gelene kadar en pis hallere giriyoruz. Bazen yalanlarla kirletiyoruz ruhumuzu, temizleyecek doğrularımız varsa, kalp kırarak kirletiyoruz temizleyecek özrümüz varsa, kötü sözlerle kirletiyoruz temizleyecek güzel sözlerimiz varsa kirlenmek az da olsa iyidir.

Doğduğumuz anda başkalarının kalemleriyle çiziliyor hayatımız. Sonra bize veriliyor kalemler bizler çiziyoruz yaşayacaklarımızı. Elimize kalemleri verenler silgileri unutuyor.

Herkesin silgisi olsaydı kirlenmek en güzeliydi. Bazı kalemler var ki çok kalın yazar; silmesi zor olan, bazı kalemler var ki; çok ince yazar, en ucuz silgiyle yok olan. Kalemlerinizin kalitesi doğru adımlarınızda saklı; öyle derin, öyle kalın yazın ki başarılarınız silinmesin.

İlgili Yazı :   Söylemek istediğim sözleri sessizliğin ta yüreğine koyuyorum!

Silgilerinizin kalitesi yanlış adımlarınızda saklı; ne kadar kirlenirseniz kirlenin temizleyecek kadar kaliteli olsun. Her ikisine de sahipseniz, bazen KİRLENMEK İYİDİR.

Bu evren bize doğrularla yanlışlarla verildi. Ne yapmamız gerektiğini bildiğimiz halde, o kadar çok hata yapıyoruz ki.

Yaratıcı her şeyi yapabilmemiz için bize irade vermiş. İnsan iyi ve kötüyü bilir, hangisini çok düşünürse onu yaşar. Aslında kimse bizi kirletmez, bizi kirleten de temizleyen de kendimiziz.

İnsanoğlunu yanıldığı tek şey; geçmişi düşünürken yaşadığı olumsuzluklar için sürekli suçlu aramak. Hiçbirimiz doğuştan iyi ya da kötü doğmayız. Bu özelliklere sonradan sahip oluruz. İnsan kullanma kılavuzu olmayan varlıktır. Ne zaman ne yapacağı belli olmaz. Belli olan tek şey her şeyin sebebi verdiğimiz tepkilerdir.

Bir anda verdiğimiz tepkilerle boşanıp bir anda verdiğimiz tepkilerle evleniyoruz. Bir anda iflas edip bir anda büyüyoruz. Yeryüzündeki en büyük dostumuz ve düşmanımız değişmedi, değişmeyecek; o aynada baktığımızda gördüğümüz kişi.

Yazar : Aşkım KAPIŞMAK

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

3 yorum

  1. Evet, farkında olamadığımız ya da farketmek istemediğimiz bir konuya değinmiş ve de bunu “kirlenmek” olarak tanımlamış. silgimizin silebileceği derecede kirlenmekte fayda var…

  2. Binevi dogru bir yazı :)

  3. yaşamayı insanları hayvanları seviyorum.fakat gavga yerine uzlaşmayı başaramayan insanlarla dolu olan dünyayı.uzlaşmanın anlaşmanın yeri olmasını arzuluyorum.
    her türlü rakiplerimizi uzlaşma yöntemiyle .tıpkı oyun oynar gibi zevkle yenme yollarını arıyorum.ve kişisel gelişme yöntemlerini öğrenerek.bir sanatçı gibi . hem kendimi hem diğer insanları iyiliğe güzelliğe sevgiye .dönüştürmeye çabalıyorum.başaracağımdan eminim.çünki insana hep kavga savaş ve şiddet öğretildi..tabii insanlarda öğrendiklerini uyguladılar.ama şimdi öğreneceğimiz. sevgi anlayış uzlaşma çareleriyle.gelecek nesillerin huzur ve mutlu yaşamasına katkıda bulunacağız..kişisel gelişim uzmanlarıyla hep birlikte..hepimize kolay gelsin.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

x

TAVSİYE

mutsuzluk hastalığı

Mutsuzluk bulaşıcı bir hastalığa nasıl dönüştü?

Mutluluk her ne kadar arzulanan bir durum olsa da etrafımızda olan birçok ...